GÜNDEM - 07 Ocak 2025 Salı 14:07

Şahinbey Belediyesi 177 öğrenciyi daha umreye gönderiyor

A
A
A
Şahinbey Belediyesi 177 öğrenciyi daha umreye gönderiyor

Şahinbey Belediyesi tarafından 7’incisi düzenlenen “Umre Ödüllü Kitap Okuma Yarışması” kapsamında okullarında 1’nci, 2’nci ve 3’ncü olan 177 öğrenci Umre ziyareti öncesi Şahinbey Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen bilgilendirme seminerine katıldı.


Gaziantep Valiliği, Şahinbey Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gaziantep İl Müftülüğü ile birlikte organize ettiği proje kapsamında sınava giren ve sınavda 1’nci, 2’nci ve 3’ncü olan 177 öğrenci Umreye gidecek olmanın heyecanını yaşadı. Umreye gitmeye hak kazanan öğrencilere Şahinbey Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminerde neler yapmaları gerektiği yönünde bilgiler verildi. Şahinbey Belediyesi’nin 7’incisi düzenlediği proje kapsamında bin 110 öğrenci Umre’ye gitmiş olacak.



“Zamanınızı ibadetle geçirin”


Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, genç yaşta Umreye gitmenin çok önemli olduğuna dikkati çekerek, “Öncelikle hepinizi tebrik ediyorum. Allah Umrenizi şimdiden mübarek eylesin. Ben de en az sizler kadar heyecanlıyım. Hac ve Umre ziyaretleri çok önemli. Oranın havasını teneffüs etmek çok kıymetli. Dünyaya gönderilişimizin gayesi Rabbimizi tanımak ve ona ibadet etmek. Her şeyin ilki çok kıymetli. Bu ziyaret gençlerimizin hayatında çok önemli bir yer alacak. Bu turistik bir gezi değil. Allah’ın evine özel davetli olarak gidiyorsunuz. İnsan sevmediği kişiyi evine davet etmez. Bunların hepsi bir nimet ve biz de ona vesileyiz. Oradaki zamanlarınızı ibadetle dolu dolu geçirin. Ülkemiz, memleketimiz ve Gazze’deki kardeşlerimiz için dua edin. Bu projemizde amacımız milli ve manevi değerlerimizle donatılmış bir nesil yetiştirebilmek. Yedincisini düzenlediğimiz projemiz kapsamında bin 110 öğrencimizi Umreye uğurlamış olacağız” dedi.



“Özel bir proje”


Umreye gidecek olan öğrenciler kadar heyecanlı olduğunu ifade eden Gaziantep İl Müftüsü Dr. Hüseyin Hazırlar, “Umre’ye gidecek olan öğrencilerimiz kadar heyecanlı ve mutluyum. Bu proje o kadar özel bir proje ki sadece gidenleri değil, adeta bütün şehri Peygamber sevgisi ile ilmek ilmek dokuyan özel bir proje. Bu projenin kıymetli Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.



Herkese böyle bir şeyin kısmet olmayacağını ifade eden Şahinbey İlçe Müftüsü Mehmet Arslaner, “Umre‘ye gidecek olan öğrencilerimiz Allah’ın sevdiği kullarmış ki onun evine gitmek onlara nasip oluyor. Buna vesile olan Şahinbey Belediyemize ve organizasyonu yapan İl Müftülüğümüze şükranlarımı sunuyorum” ifadelerine yer verdi.



Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Güneş ise, “Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu tarafından planlanan ve Gaziantep Valiliğimiz tarafından hayata geçirilen Umre ödüllü kitap okuma yarışmamızdan bu yıl Şefkat Peygamberi kitabını öğrencilerimizle buluşturduk. 45 bin öğrencimiz bu sınava dahil oldu ve bu öğrencilerimiz içerisinden dereceye girenler 18 Ocak’ta Umre‘ye gidecekler. Böyle büyük bir organizasyonu düzenleyen Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na, İl Müftülüğümüze ve İlçe Müftülüğümüze şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.



Şahinbey Belediyesi 177 öğrenciyi daha umreye gönderiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.