SAĞLIK - 30 Nisan 2025 Çarşamba 12:10

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde anneden oğluna ikinci hayat

A
A
A
SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde anneden oğluna ikinci hayat

SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Nakil Merkezi’nde (TransplANTEPSANKO) Hataylı N.K. (32), annesi tarafından bağışlanan böbrekle sağlığına yeniden kavuştu.


Kusma, mide bulantısı, halsizlik ve yüzünde sararma şikayetleriyle hastaneye başvuran N.K., yapılan tetkikler sonucunda böbrek yetmezliği tanısı aldı. Tedavi için SANKO Üniversitesi Hastanesi’ni tercih eden N.K.’ya yapılan değerlendirmeler sonucunda organ nakli olması gerektiği bilgisi verildi.


SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı / Nefroloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mehtap Akdoğan, Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı / Organ Nakil Merkezi Cerrahları Doç. Dr. Yücel Yüksel ve Dr. Öğr. Üyesi Kenan Demirbakan ile Üroloji Anabilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Erbay Tümer’in yürüttüğü titiz hazırlık ve ameliyat süreciyle, N.K.’ya annesinden alınan böbrek başarıyla nakledildi.


Ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğunu belirten N.K., yaşadıklarını anlatarak, "Yaşadığım rahatsızlıklar nedeniyle yapılan tetkiklerle bana böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Araştırmalarım sonucunda SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne ulaştım. Nakil olmam gerektiği söylenince annem A.K. (58) bana böbreğini vermek istediğini iletti. Tetkikler tamamlanınca annemin böbreğinin bana uyumlu olduğu belirlendi. Hocalarımın titiz çalışmaları, yoğun ilgi ve destekleriyle nakil operasyonum başarıyla gerçekleşti. Annemin de benim de sağlık durumumuz son derece iyi. Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Annem, bana ikinci kez hayat verdi. Ne kadar teşekkür etsem az. Emeği geçen tüm doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza da sonsuz teşekkür ederim" dedi.


SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Yücel Yüksel, "Anne ile oğlunun sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam edecek olması en büyük mutluluğumuzdur. Alanında uzman kadromuzun multidisipliner yaklaşımıyla, böbrek nakli başta olmak üzere organ nakli alanında başarılı çalışmalara imza atmaya devam ediyoruz" diye konuştu.


Anne A.K. ise oğlunun sağlık durumunun düzelmesinden dolayı mutlu olduğunu dile getirdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "GÖKBEY sadece bir helikopter değil, milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli ve milli helikopteri GÖKBEY’e ilişkin, "GÖKBEY sadece bir helikopter değil; sivil havacılıkta bağımsızlığımızın, sağlık, yangın söndürme, genel maksat görevlerinde milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, düzenlenen törenle Türkiye’nin yerli ve milli helikopteri GÖKBEY’e ilişkin önemli bir belgeyi takdim etti. Bakan Uraloğlu, GÖKBEY helikopterinin hava aracı, motor veya pervane tasarımının ve performansının uçuşa elverişliliğini gösteren sertifikayı, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’e düzenlenen törenle takdim etti. Törende konuşan Uraloğlu, Türkiye’nin havacılık alanında son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını belirterek, GÖKBEY’in bu başarının somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Sertifikanın, helikopterin uluslararası standartlara uygunluğunu ortaya koyduğunu ifade eden Uraloğlu, yerli ve milli üretim hamlelerinin kararlılıkla sürdürüleceğini dile getirdi. Savunma Sanayii Başkanı Görgün ise GÖKBEY’in geliştirilmesinde emeği geçen tüm kişilere teşekkür ederek, alınan sertifikanın Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisine önemli katkı sağlayacağının altını çizdi. "Dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk" Teknoloji ve savunma mekanizmaları konusunda Türkiye’nin dünyada önde gelen ülkeler arasına girdiğini belirten Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; son 24 yılda yerli sanayimizi geliştirerek, savunma sanayi ürünleri, makine, medikal, ulaştırma, elektrik-elektronik ve haberleşme sektörleri gibi birçok stratejik alanda yüksek teknolojiye sahip milli ürünlerimizle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk. Kendi otomobilimizi, haberleşme ve gözlem uydularımızı, savaş uçaklarımızı, helikopterlerimizi, gemilerimizi, elektrikli trenlerimizi üreterek tarihe damga vuran bir süreç yaşadık. Savunma sanayii alanında dünya güç dengelerini değiştiren İHA/SİHA teknolojilerimizle başladık. Bayraktar TB2, Akıncı, Kızılelma gibi platformlarla gökyüzünde söz sahibi olduk. MİLGEM projesiyle kendi savaş gemilerimizi, TCG Anadolu ile dünyanın ilk SİHA gemisini denize indirdik. Togg ile otomobil hayalimizi gerçeğe dönüştürdük, TÜRKSAT 6A ile uzayda kalıcı iletişim gücümüzü gösterdik ve uydu ihracatçısı ülkeler arasına yükseldik. Elektrikli trenlerimiz, sürücüsüz metrolarımız, milli banliyö trenlerimiz raylara indi. Bu başarılar, milletimizin azmi, devletimizin kararlı desteği ve mühendislerimizin alın teriyle yazılmış hikayelerdir" diye konuştu. "GÖKBEY sadece bir helikopter değil, milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ) bu projede önemli bir yere sahip olduğunu da ayrıca ifade eden Uraloğlu, "TUSAŞ’ın 1973’te iki küçük kulübede başlayan bağımsızlık yolculuğu, bugün 4 milyon metrekarelik dev tesislerde, KAAN’dan HÜRJET’e, ANKA’dan ATAK-2’ye kadar dünya çapında projelerle taçlandı. Başlangıçta sivil amaçlı tasarlanan GÖKBEY, 23 Mart 2016’da yapılan başvuruyla başlayan, tam 10 yıllık yoğun bir süreç sonunda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün verdiği tip sertifikasına kavuşmuş oldu. 600’den fazla teknik toplantı, 180’den fazla sertifikasyon testi, yaklaşık 18 bin uçuş test noktası, 800’den fazla uyum dokümanı ve Şubat’ta gerçekleştirilen doğrulama uçuşları. Tüm bunlar, CS-29 standartları başta olmak üzere uluslararası gerekliliklere tam uyumlandı. Üstelik bu süreç, Kamusal Dönüşüm Modeli kapsamında geliştirilen KDM-ERP Sertifikasyon Modülü ile tamamen dijital ortamda, kanıt bazlı ve şeffaf bir şekilde yürütüldü. Artık ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada ve Brezilya gibi köklü havacılık sistemlerinin yanına gururla kendi bayrağımızı da bu şekilde dikmiş oluyoruz. Bu, sadece teknik bir başarı değil; tam anlamıyla teknolojik egemenlik, milli irade ve bağımsızlık manifestosudur. GÖKBEY sadece bir helikopter değil; sivil havacılıkta bağımsızlığımızın, sağlık, yangın söndürme, genel maksat görevlerinde milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" şeklinde konuştu. "İlk helikopteri temmuz ayında Sağlık Bakanlığımıza teslim edeceğiz" GÖKBEY’i ilk olarak Sağlık Bakanlığına teslim edeceklerini ve bugün itibarıyla 75 helikopter için sipariş aldıklarını vurgulayan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, "Bugün itibarıyla 75 helikopterimiz için firmamız sipariş almış ve üretime başlamış durumda. İlk helikopteri temmuz ayında Sağlık Bakanlığımıza teslim edeceğiz. Yıl sonuna doğru ikinci helikopteri, 2027 yılı ortalarında da üçüncü helikopteri teslim etmiş olacağız" ifadelerine yer verdi.