SAĞLIK - 07 Mayıs 2025 Çarşamba 13:57

SANKO’da Türkiye’de beslenmenin geleceğine ve besin üretimine bakış sempozyumu düzenlendi

A
A
A
SANKO’da Türkiye’de beslenmenin geleceğine ve besin üretimine bakış sempozyumu düzenlendi

SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından IV. Beslenme ve Diyetetik Günleri etkinlikleri kapsamında "Türkiye’de Beslenmenin Geleceğine ve Besin Üretimine Bakış" sempozyumu düzenlendi.


SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, sempozyumda yaptığı konuşmada beslenmenin; biyolojik yapılanması göz önüne alındığında insanın en evrensel davranışı olduğunu belirterek, "İnsanın beslenmeden yaşamını sürdürmesi imkansızdır" dedi.


Yeterli ve dengeli beslenen toplumların üretkenlik ve kalkınmada ön sıralarda yer aldığını, yetersiz ve dengesiz beslenen toplumlarda ise tersine üretkenlik ve verimliliğin düştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, şunları kaydetti:


"Beslenme, besinlerin tüketilmesi ile gerçekleşir. Besinler ise bitkisel ve hayvansal tarım faaliyetleri kapsamında üretilir ve çeşitli dağıtım ve pazarlama yollarıyla insanlara ulaştırılır. Dünyada her insanın yeterli, güvenli ve sağlıklı besine kolaylıkla ve sürekli olarak ulaşması en temel hakkıdır. İklim değişikliği, dünyada üretim kaynaklarının bilinçsiz kullanılması, besin fiyatlarının artışı, nüfusun artması ve kentleşme gibi etmenlerin besin üretimini ve insanların besine ulaşmasını olumsuz etkilemesinden dolayı gelecekte de beslenmenin sürdürülmesi ve besin güvencesi dünya gündeminin ilk sıralarında yer almaya devam edecektir."


Sağlıklı beslenmenin ön şartı sağlıklı besin üretimi


SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, sağlıklı olmanın ön şartının sağlıklı beslenme, sağlıklı beslenmenin ön şartının da sağlıklı besin üretimi olduğunun altını çizdi.


"Türkiye’de Besin Üretimi ve Beslenmenin Geleceği" konulu sempozyumda, besin üretiminin farklı boyutlarının ve konu ile ilgili güncel durumun irdeleneceğini dile getiren Prof. Dr. Pasinlioğlu, "Toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla SANKO Üniversitesi olarak böyle bilimsel toplantılara ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz. Toplantıya katılan ve katkı sunan tüm hocalarıma ve sempozyumun gerçekleştirilmesinde emeği geçen ekibime teşekkür ediyorum" diye konuştu.


İnsanın besine ulaşması nesef alması kadar temel bir haktır


"Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisine göre insanın besine ulaşması, nefes alması kadar temel bir haktır" diyen SBF Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Karabudak ise günümüzün en önemli sorunlarının başında gelen besine erişememe ve besin güvensizliği ülkelere göre farklılık göstermekle beraber dünyada yaygın bir sorun oluşturduğunu söyledi.


Gıda güvencesi Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından beslenme ve gıda politikaları üzerinde sosyo-ekonomik gelişmeler ve sürdürülebilir çevre yönetiminin etkili olduğu vurgulanıp bu konularla ilgili üç stratejinin geliştirilmesi üzerinde durulduğunu ifade eden Prof. Dr. Karabudak, stratejileri sıraladı:


"Birinci strateji; insan sağlığı üzerinde, kimyasal ve biyolojik tehlikeler sonucu gıdalarda oluşan gıda güvensizliği konusunda "tarladan çatala" isimli gıda güvenliği stratejisinin geliştirilmesi, ikincisi; toplumda sağlıklı beslenme stratejilerinin geliştirilmesi, üçüncüsü de; kırsal alanlarda sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıyla yeterli miktarda ve kalitede sürdürülebilir bir gıda güvencesi stratejisinin geliştirilmesidir."


Gıda güvencesinin 5 temel ilkesini, sağlanabilirlik, erişilebilirlik, kabul edilebilirlik, yeterlilik, bireysel ve kurumsal etkenler olarak sıralayan Prof. Dr. Karabudak, düzenlenen sempozyumda başta bir tüketici olarak tarladan çatala gelen besinlerin işleme ve denetim mekanizmalarını alanında uzman konuklarla tartışacaklarını belirtti.


İki oturumdan oluşan sempozyumun oturum başkanlıklarını SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, SBF Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Karabudak, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Deniz Mıhçıoğlu üstlendi.


SANKO Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Nurten Budak "Besin Güvencesi", Ege Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Reci Meseri Dalak "Sürdürülebilir Beslenme", Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı Dr. Betül Vazgeçer "Türk Gıda Mevzuatları", Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol ve Laboratuvar Daire Başkanlığı Dr. Çiğdem Kurtar "Gıda İşletmelerinin Resmi Kontrolleri", Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Gıda Mühendisi Ramazan Güngör "Gıda Sahteciliği ve Denetimler", Hasan Kalyoncu Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mine Yuttagül "Sağlık Odaklı Besin Üretimi", Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilciliği Yük. Gıda Mühendisi Gamze Atar Kayabaşı "Geleceğin Gıda Üretim Sistemleri", SANKO Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Elemanı Öğr. Gör. Benan Semercioğlu ise "Bilinçli Besin Tüketimi" konulu sunum yaptı.


SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen, sunuculuğunu SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Utku Arslan’ın yaptığı etkinliğe, SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Gaziantep ve çevre illerde görev yapan ilgili çalışanlar ile akademik personel ve öğrenciler katıldı.



SANKO’da Türkiye’de beslenmenin geleceğine ve besin üretimine bakış sempozyumu düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Eski eşini öldürüp oğlunu yaralayan sanığın ceza almamak için yaptığı şok savunma Kocaeli’de boşandığı eşini öldürdüğü, oğlunu da yaraladığı gerekçesiyle yargılanan sanık suçlamaları kabul etmeyerek, "Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek amacıyla gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek. Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim. Bunu devlet büyükleri de biliyor" dedi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 20 yıldan 32 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Olay, 27 Temmuz 2024’de Gölcük ilçesi Yeni Mahalle Kazım Karabekir Caddesi’ndeki apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, eski eşi Sözen Tutci’nin (55) evine gelen Mustafa Y. (50), tabancayla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yerde kalırken; Mustafa Y., oğlu Vedat Y.’yi (33) de bacağından vurdu. Vedat Y. de babasını, silahla ateş ederek yaraladı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Sözen Tutci’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan Vedat Y., tekerlekli sandalye ile sevk edildiği adliyede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ağır yaralanan Mustafa Y., Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 1 ay süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Mustafa Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Baba ve oğlu hakkında dava açıldı Mustafa Y. hakkında, ’tasarlayarak kadına karşı ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürme’, ’tasarlayarak alt soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’, ’konut dokunulmazlığını ihlal’, ’ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma ve taşıma suretiyle 6136 sayılı yasaya muhalefet’ suçlarından, oğlu Vedat Y. hakkında ise babasına yönelik eylemi için ’üst soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan dava açıldı. Tasarlayarak eylemi gerçekleştirdi Olaya ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 4. celsesine devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Y. ile avukatı katıldı. Savcı, sanık Mustafa Y’nin boşandığı eşi Sözen Tutci’ye yönelik husumet beslediğini ve bu husumetin olayın nedeni olduğunu belirtti. Mütalaada, sanığın Sözen Tutci’nin pornografik videolar çektirdiğini düşündüğü ve oğlu Vedat Y’nin kendi öz oğlu olmadığına inandığı ifade edildi. Bu nedenle sanığın, eşine ve oğluna karşı öldürme kastı oluşturduğu, silah temin ederek plan yapıp olay yerine geldiği kaydedildi. Ağırlaştırılmış müebbet ve ile 20 yıldan 32 yıla kadar toplamda hapis istemi Mütalaada; sanık Mustafa Y’nin Sözen Tutci’ye yönelik eylemi sebebiyle "Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, oğlu Vedat Y’ye yönelik tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıldan 21 yıl hapse kadar cezalandırılmasını talep edildi. Ayrıca sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, vahim nitelikte silah bulundurma suçundan 5 yıldan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Sanık Vedat Y. hakkında ise eylemin saldırıyı önlemeye yönelik olduğu değerlendirilerek meşru müdafaa kapsamında kaldığı ve ceza verilmesine yer olmadığı yönünde mütalaa verildi. "Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim" Duruşmada, geçen celse istenen akıl sağlığı raporuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu tarafından kanaate varılamadığı, sanığın gözlem altına alınarak değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği okundu. Bunun üzerine sanık, "Akıl sağlığım yerindedir. Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek amacıyla gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek. Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim. Bu durum bana 2023’te tebliğ edildi. Bunu devlet büyükleri de biliyor. Bunu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Celal Şengör ve hakimler de biliyor. Ben bunu açıklamadan gelip beni almayacaklar. Ben bunu açıklamadan gelip beni almayacaklar. Benden mermi geçmez, inanmazsınız deneyelim. Tahliyemi istiyorum. Sözen’i ben öldürmedim, suçum yok " diye konuştu. Sanık Mustafa Y.; önceki celselerde verdiği savunmasında Sözen Tutci’nin Vedat Y. tarafından öldürüldüğünü iddia etmişti. Akıl sağlığı raporu için gözlem altında tutulacak Mahkeme heyeti, ATK ihtisas kararı gereğince sanığın gözlem altına alınarak düzenlenecek raporun mahkemeye gönderilmesine ve tutukluluğunun devamına karar verdi.
Ankara DMM: "Vatandaşlarımızın resmi açıklamaları esas alması kritik önem arz etmektedir" Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın, kara propaganda ve psikolojik harp amacı taşıyan paylaşımlara itibar etmeyip hassas olması; yalnızca yetkili makamlarca yapılan resmi açıklamaları esas alması kritik önem arz etmektedir" denildi. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Kahramanmaraş’ta meydana gelen üzücü hadiseyi istismar ederek; devlet-millet bağını zayıflatmayı, kamu kurumlarımızı zan altında bırakmayı, dezenformasyonlar ve provokasyonlar üzerinden toplumsal bir kırılma oluşturmayı amaçlayan içeriklerin dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Halkımızın hassasiyetlerini sömürerek bir algı operasyonu ve psikolojik harekat yürüten bu odaklara karşı devletimizin tüm ilgili birimleri, toplumsal düzenin korunması amacıyla tam bir eş güdüm içerisinde teyakkuz halindedir. Kirli bilgi yayarak toplumsal huzuru tehdit eden, toplumu kin ve düşmanlığa sevk eden ve provokatif içerik üreten tüm şahıs ve içerikler hakkında gerekli adli süreçler ve teknik incelemeler ilk andan itibaren başlatılmıştır. Vatandaşlarımızın, kara propaganda ve psikolojik harp amacı taşıyan paylaşımlara itibar etmeyip hassas olması; yalnızca yetkili makamlarca yapılan resmi açıklamaları esas alması kritik önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
İstanbul Rıza Kayaalp: "Hedefim 13. Avrupa şampiyonluğu, bu da benim için rekor olacak" Milli Güreşçi Rıza Kayaalp, 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda hem takım hem de bireysel olarak iyi derece almak istediklerini söyleyerek, "İnşallah 15. kez final yapıp, 13. şampiyonluğu elde etme hedefim var ve bu da benim için rekor olacak" dedi. Arnavutluk’ta 20-26 Nisan’da gerçekleştirilecek 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’na İstanbul’da Sarıyer Kamp Eğitim Merkezi’nde hazırlanan Grekoromen Milli Takımı, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Son hazırlıkları yaptıklarını belirten milli güreşçi Rıza Kayaalp, "Amacımız hem takım halinde hem de bireysel olarak iyi bir derece elde etmek. Zaten şimdiye kadar 14 kez final yaptım. İnşallah 15. kez final yapıp, 13. şampiyonluğu elde etme hedefim var ve bu da benim için rekor olacak. Olimpiyat kadar önemsiyorum. Çünkü kırılması zor bir rekoru kırmak çok zor ve stresli. Daha büyük stresler yaşadığım için bu stresler bana normal gelmeye başladı. O yüzden minderde hazırlığımı zaten iyi yapıyorum, fiziksel durumum da çok iyi Allah’a şükürler olsun. Allah’ın izniyle, yardımıyla çıkıp aslanlar gibi mücadele edip, ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğiz. Bizi büyüten devletimize de vefamızı bir kez daha minderde savaşarak, kazanacağımız madalyalarla inşallah göstereceğiz. Altın madalya olursa daha güzel olacak. Bireysel ve takım halinde inşallah vefamızı göstermek istiyoruz" diye konuştu. Avrupa Şampiyonası’nın kendisi için olimpiyat kadar önemli olduğunu söyleyen Kayaalp, "Sonuçta ’kırılamaz’ denilen bir rekoru yakalayıp, kırmak ülkem ve benim için de büyük bir şeref ve onur. Avrupa rekorunun, bu kadar şampiyonluğun uzun yıllar boyunca bir Türk’te kalmasının ülkem adına da çok iyi olacağını düşünüyorum. Bireysel olarak her şey gelip geçici. Bir anda her şey değişebiliyor. Bazen başına istemediğin şeyler de gelebiliyor. Önemli olan ’Bu rekor kimde?’ denildiğinde ’Bir Türk’te’ denilmesi yeterli" şeklinde konuştu. Kerem Kamal: "Takım olarak hazırız" Yaklaşık 1 haftalık bir süreçleri kaldığını hatırlatan milli güreşçi Kerem Kamal ise, "Artık son aşamaya geldik. Yaklaşık bir hafta gibi bir sürecimiz kaldı. Yaklaşık bu sanırım altıncı veya beşinci kampımız. Hocalarımızla birlikte bütün eksiklerimizi kapatabildiğimiz kadar çalıştık. Çok şükür takım olarak da hazır olduğumuzu düşünüyoruz. Kaptanımız, büyük şampiyonumuz Rıza ağabey önderliğinde inşallah bu seneki Avrupa Şampiyonası’nda elimizden gelen bütün gayreti gösterip hem kendimizi hem ailemizi hem ülkemizi hem sevdiklerimizi mutlu etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Ahmet Yılmaz: "Rıza ağabeyimizin aramızda olması bizim için büyük bir avantaj" İyi hazırlandıklarını söyleyen milli güreşçi Ahmet Yılmaz da, "Son aşamadayız. Bu sene bir avantajımız olarak kaptanımız, şampiyon ağabeyimiz Rıza ağabeyimizin aramızda olması bizim için büyük bir avantaj. Bizim yaptığımız spor ne kadar bireysel olsa da ’takım ruhu’ denilen bir şey var. Biz birbirimizi destekleyerek, birbirimizin eksiklerini kapatarak Allah’ın izniyle aslanlar gibi mücadelemizi verip, ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, takım olarak şampiyonluk hedefimiz. Allah yar ve yardımcımız olsun. Arnavutluk bize iyi gelmişti. Ben ilk Dünya Şampiyonası’nda orada üçüncü olmuştum. İnşallah bu sefer de şampiyon olacağımı düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu. Milli güreşçi Yüksel Sarıçiçek, ağabeyleriyle aynı takım kadrosunda bulduğu için gurur duyduğunu ifade ederek, "Hazırlıkların son aşamasındayız. Özellikle Rıza Kayaalp ile bu sezon birlikte maçlara gittik, geldik. Güzel de geçti benim için. İnşallah Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda da ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğime inanıyorum" dedi.
İstanbul İstanbul Vali Davut Gül, milli güreşçileri ziyaret etti İstanbul Valisi Davut Gül, Arnavutluk’ta yapılacak 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda mücadele edecek Grekoromen Milli Takımı’nın Sarıyer’deki kampını ziyaret etti. Arnavutluk’ta 20-26 Nisan’da düzenlenecek 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’na İstanbul’da bulunan Sarıyer Kamp Eğitim Merkezi’nde hazırlanan Grekoromen Milli Takımı’nı, İstanbul Valisi Davut Gül ziyaret etti. Ziyarette Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, yöneticiler ve eski futbolcu Mesut Özil yer aldı. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül, milli güreşçilere başarılar dileyerek, "Şampiyonlarımız kampta. Başkanımla konuşup onları ziyarete geldik. Sadece kendileri için güreşmiyorlar. Bütün milletimiz ve devletimiz adına güreşiyorlar. Geçmişte, güreşte çok önemli başarılar yakaladık. Başkanımızın da bu başarılarda katkıları oldu. Bu rol modellerle geçmişte alınan madalyaların daha iyisini bu yarışmalarda alırız. Kampta her şey uygun. Arkadaşlarımızın da morali iyi" diye konuştu. Gençlerin spor yapmasının önemli olduğunu belirten Gül, "Okullarımızdaki öğrencilerimiz, şampiyonları örnek alıyorlar. Sporcularımız, şampiyon olduktan sonra öğrencilerle bir araya gelecek. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve tüm ekibe teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Taha Akgül: "İnşallah Avrupa Şampiyonası’nda Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz sözleri yerine getiririz" Ziyaretleri için İstanbul Valisi Davut Gül’e teşekkür eden Taha Akgül, "Sarıyer Mersinli Ahmet Kamp ve Eğitim Tesisleri, tarihi bir yer. 50 senedir burası Türk güreşine hizmet veriyor. Gençlik ve Spor Bakanlığının destekleriyle burasına tadilat yapıldı. Burada gençlerimiz iyi şartlarda çalışıyor. Valimizi Sivas’tan tanıyoruz. Onun devlet adamlığını kendimize örnek alıyoruz. İnşallah Avrupa Şampiyonası’nda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a verdiğimiz sözleri yerine getiririz. Rıza Kayaalp de inşallah 13. kez şampiyon olup, Rus Aleksandr Karelin’in rekorunu kıracak" ifadelerini kullandı. Burada olduğu için mutluluğunu dile getiren Mesut Özil de, "Burada olduğum için çok mutluyum. Tüm arkadaşlara başarılar diliyorum. Rabbim utandırmasın. Bol bol dua edeceğiz" dedi.