GÜNDEM - 08 Temmuz 2025 Salı 12:17

Torun sahibi ninelerin okumayı öğrenme azimleri imrendiriyor

A
A
A
Torun sahibi ninelerin okumayı öğrenme azimleri imrendiriyor

Gaziantep’te yaşları 60 ile 85 arasında değişen torun sahibi nineler, yıllar sonra okuma-yazma öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor.


Çocuk yaşta zor şartlardan ve imkansızlıklardan dolayı okula gidemedikleri ve okulu yarıda bırakmak zorunda kaldıkları veya hayata erken atıldıkları için okuma yazma bilmeyen torun sahibi nineler, yıllar sonra okuma-yazmayı öğrenmenin sevincini yaşıyor.


Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’nde Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından açılan okuma-yazma kursuna nineler, büyük bir ilgi gösteriyor.


Yıllarca hayatlarında büyük eksikliğini hissettikleri okuma-yazmayı öğrenmeye başlayan ve ilerleyen yaşlarına rağmen kurstaki eğitimlerini hiç aksatmayan nineler, gösterdikleri gayret ve azim ile okuma-yazma öğrenmenin yaşının olmadığını gösteriyor.


Okuma-yazma kursuna katılan, kısa sürede okuma ve yazma öğrenen, artık cadde ve sokak isimlerini okuyabilen, adını ve soyadını yazabilen, tek başına bankaya gidip ATM’den emekli maaşını çekebilen ve toplu taşıma araçlarını rahatlıkla kullanabilen ninelerin sevinçleri ise görülmeye değer görüntülere neden oluyor.


Ninelerin hayallerini gerçekleştirmek için attıkları bu adım başta aileleri olmak üzere komşularını ve diğer tanıdıklarını duygulandırıyor. Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’nde keyif dolu vakit geçirdiklerini, okuma-yazma kursunun yanı sıra müzik, resim ve ahşap boyama gibi merkezdeki diğer kurslara da katıldıklarını belirten nineler, kendilerine bu imkanları sağladığı için Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür ettiler.


Merkezin ve kursun en yaşlı kursiyerlerinden 85 yaşındaki Aysel İyikasap başta olmak üzere kursa katılan nineler, yıllardır içlerinde taşıdıkları en büyük özlemin okuma-yazmayı öğrenmek olduğunu dile getirdiler.



"Hepimiz okuma-yazma öğrendik"


Okula devam edemediği için eğitim-öğretim hayatını yarıda kaldığını ve çok az bildiği okuma-yazması ile zorlandığını anlatan 6 çocuk, 12 torun sahibi 85 yaşındaki Aysel İyikasap, "Biz bu merkeze vakit geçirmek için gelirdik. Daha sonra resim ve müzik dersleri gibi derslere katıldık. Şimdi de okuma-yazma kursuna geldim. Okuma yazma birazda olsa biliyordum ama daha da ilerletmek ve kendimi geliştirmek istedim. Burada hepimiz okuma-yazma öğrendik. Bu merkez bizim için çok iyi oldu. Bu merkezi açtığı için Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür ederim" dedi.



"Okuyup da sevgiline mektup mu yazacaksın"


İlkokulu üçüncü sınıfa kadar okuduğunu ve babasının, "okuyup da sevgiline mektup mu yazacaksın" diyerek kendisini okuldan çıkardığını anlatan 68 yaşındaki Ünzile Çolakfakıoğlu da, "Hayat bize çok şeyler öğretti. İlkokul üçüncü sınıfa kadar okula gittim. Babam, ‘okuyup da sevgiline mektup mu yazacaksın’ dedi ve beni okuldan çıkardı. Fakat ben okuyup doktor veya öğretmen olmayı çok isterdim. Bu hayallerim hep içimde ukde kaldı. Beş çocuk annesi iken ilkokula gidip kaydını yaptım. Ehliyet aldım. Okuma-yazmayı çocuklarla birlikte öğrendim. Okumak benim içimde ukde kaldığı için çocuklarımın hepsini okuttum. Okumanın yaşı yoktur. Okuma-yazmayı bu merkezde öğrendik. Bu merkezdeki herkesten çok memnunuz. Belediye Başkanımız Fatma Şahin’e teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.



"Büyük gözüktüğüm için beni okula göndermemişler"


Ailesi tarafından okula gönderilmediğini ve yıllardır okuma-yazma bilmediği için hep üzüldüğünü belirten 76 yaşındaki Tülay Yalçınkaya da, "Hiç okula gitmemiştim. Ablam ve ağabeyim okula gitti ama ben biraz büyük gözüktüğüm için beni okula göndermemişler. Bu merkeze okuma-yazma öğrenmek için geldim. Adımı soyadımı yazmayı öğrendim. Bankaya gidip aylığımı alabiliyorum. Tek başıma toplu taşıma araçlarını daha rahat kullanıyorum. Kendimi darda koymuyorum" şeklinde konuştu.



"İlk önce alfabeyi öğreniyorlar"


Okuma-yazma eğitimi veren öğretmenlerden Alpaslan Kar ise, "Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Aktif Yaşam Merkezi bünyesinde yaşlılarımıza okuma-yazma dersi vermekteyim. Yaklaşık beş yıldır bu eğimleri veriyorum. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan protokol kapsamında okuma-yazma serüvenimiz başladı. Merkezimize gelen yaşlılarımız ilk önce alfabeyi öğrenerek bir yol kat ediyorlar. Daha sonra isim yazmak, kendi hayallerini gerçekleştirmek ve öykü yazmak gibi sırasıyla okuma yazma serüvenine devam etmektedirler" diye konuştu.



Torun sahibi ninelerin okumayı öğrenme azimleri imrendiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya "TUA Astro Hackathon" maratonunun kazananları belli oldu İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya Teknokent ana sponsorluğunda ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi stratejik partnerliğiyle gerçekleştirilen "TUA Astro Hackathon" sona erdi. Malatya’da bilim, teknoloji ve gençlik buluşmasına sahne olan etkinlikte, ödüller sahiplerine takdim edildi. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) himayesinde gerçekleştirilen etkinliğin ödül törenine; Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, farklı liselerden öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Ödül töreni öncesi konuşan Doç. Dr. Hasan Yılmaz, kurumlar arası işbirliğine dikkat çekti. Etkinliğe katkı veren kurumlara teşekkür eden Yılmaz, "Rektörümüzün önümüzü açması ve bizlere verdiği destekle başlayan bu süreç, büyükşehir belediyemizin, Yeşilyurt Belediyemizin ve diğer kurumlarımızın katkılarıyla çok büyük bir etkinliğe dönüştü. Türkiye genelinde 37 il arasında 4. olduk. Bu başarı hepimizin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, gençlerin ortaya koyduğu projelerin önemine vurgu yaptı. Geçit, "Bu organizasyonun temel amacı gençlerimizin inovatif, araştırmacı ve üretken yönlerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan her çalışma, her proje aslında geleceğe atılmış önemli bir adımdır. Hiçbir zaman yaptığınız işi küçümsemeyin. Belki de bugün burada ortaya koyduğunuz bir fikir, yarın bu ülkenin geleceğini, hatta insanlığın geleceğini değiştirebilir. Bilim ve teknoloji alanında geçmişte bazı fırsatları kaçırmış olabiliriz ancak son yıllarda çok önemli bir ivme yakaladık. Sizler de bu sürecin en önemli aktörlerisiniz" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat da etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin önemine dikkat çeken Akpolat, "Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda düzenlenen Astro Hackathon’da sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Üniversitemiz adına bu önemli organizasyona ev sahipliği yapmak bizler için gurur vericidir. Türkiye genelinde katılım açısından 4. sırada yer almamız da ayrıca mutluluk vericidir. Bu etkinlik gençlerimizin teknik, analitik ve girişimcilik becerilerini geliştiren çok kıymetli bir platformdur. Hayallerin projeye dönüştüğü, projelerin ise geleceği şekillendirdiği bir ortamdır. Bugün yazılan her bir satır kod, yarın uzayda görev yapacak bir sistemin parçası olabilir" şeklinde konuştu. Akpolat, ilk 5’e giren yarışmacılara Teknokent’te şirket kurmaları için destek sağlayacaklarını belirterek sözlerini tamamladı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise gençlerle bir arada olmanın memnuniyetini dile getirdi. Başkan Er, "Gençlerle bir arada olmaktan her zaman büyük mutluluk duyuyorum. Malatya olarak sadece depremin yaralarını sarmakla kalmıyor aynı zamanda geleceğin şehrini inşa ediyoruz. Bilim, teknoloji ve gençlik odaklı projelere büyük önem veriyoruz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz bilim merkeziyle bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye artık savunma sanayi, bilişim ve teknoloji alanında güçlü bir konuma gelmiştir. Siz gençler bu sürecin en önemli parçasısınız. Kendinize güvenin, çalışın ve ülkenize katkı sağlayın" şeklinde konuştu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, birinci "Yer Gök Ayna", ikinci "Nirvana", üçüncü "Infinity" olurken Teknokent Jüri Özel Ödülünü ise dördüncü "Kodere" ve beşinci olan "Göktürk" takımı elde etti.Ödül takdiminin ardından etkinlik sona erdi.
Malatya Malatya’da çiçek açan kayısı bahçeleri havadan görüntülendi Türkiye’nin kayısı başkenti Malatya’da baharın gelişiyle birlikte kayısı ağaçları beyaza büründü. Kent genelinde kartpostallık görüntüler oluşurken, üreticiler yeni sezon için umutlu olduklarını ifade etti. Yaklaşık 10 milyon kayısı ağacının bulunduğu Malatya’da çiçeklenme dönemiyle birlikte bahçeler havadan görüntülenirken görsel şölen ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşayan üreticiler bu yıl hava şartlarının olumlu seyretmesini bekliyor. Battalgazi ilçesine bağlı Ağılyazı Mahallesi Muhtarı ve kayısı üreticisi Yaşar Adak kayısıların bu yıl genel olarak iyi durumda olduğunu belirterek, "Eğer don olmazsa ve aşırı yağış etkili olmazsa iyi bir sezon bekliyoruz. Şu anda çiçek dökme aşamasındayız, inşallah daha iyi olacak" dedi. Üretim maliyetlerinin yüksek olduğunu kaydeden Adak geçen yılki kayıplara rağmen devlet desteklerinin üreticiye katkı sağladığını ifade etti. Alacakapı Mahallesi Muhtarı Nafiz Sayın ise mahallede yaklaşık 32 bin dönüm arazide kayısı üretimi yapıldığını belirterek, "Çiçeklerimiz şu an güzel görünüyor. En büyük temennimiz don olmaması. Malatya kayısısı dünya çapında önemli bir ürün" dedi. Dolamantepe Mahalle Muhtarı Ahmet Bayduz da geçen yıl yaşanan don olayının etkilerinin sürdüğünü ifade ederek, "Ağaçlarımız çiçeklenme döneminde. Yoğun çiçek var ancak geçen yılki don nedeniyle yalancı çiçek oranı fazla. Kalan ürün yeterli olursa iyi bir sezon geçirebiliriz" diye konuştu.
Edirne 88’lik usta gençlere taş çıkarıyor Edirne’de 14 yaşında başladığı elektrik işini 88 yaşında da sürdüren usta, yıllar içinde onlarca çırak yetiştirdiğini ancak artık gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini söyleyerek, ölene kadar işini büyük bir aşkla yapmayı sürdüreceğini belirtti. Edirne’de sanayi sitesinde çalışan 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, 14 yaşında başladığı oto elektrik mesleğini yaklaşık 74 yıldır sürdürüyor. İlerlemiş yaşına rağmen her gün iş yerinin yolunu tutan Uyguner, mesleğine olan sevgisinin kendisini ayakta tuttuğunu ifade etti. Yıllar boyunca çok sayıda çırak yetiştirdiğini belirten Uyguner, bugüne kadar 50’nin üzerinde çırak yetiştirdiğini söyledi. Günümüzde ise gençlerin meslek öğrenmeye eskisi kadar ilgi göstermediğini dile getiren Uyguner, birçok kişinin işin kolayına kaçtığını ifade etti. Sanayi sitesinde uzun yıllardır esnaflık yaptığını anlatan Uyguner, sağlığını ise işine olan bağlılığına borçlu olduğunu belirtti. Çalışmayı sevdiğini dile getiren Uyguner, imkân bulduğu sürece mesleğini sürdürmeye devam edeceğini söyledi. "Artık çırak yetişmiyor 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, "14 yaşında elektrikçiliğe başladım. Yaşım 88. Sabahleyin kalkarım, işime gelirim. Akşama kadar burada işime devam ederim, hizmet veririm. Gelene yardımcı olurum. Böylece mutluluğu elde ediyorum. Çalışarak elde ediyorum. Çok çırak yetiştirdim. 50’nin üzerinde çırak yetiştirdim. Hatta daha fazla. Ama artık çırak yetişmiyor . Bu şartlarda herkes işin kolayına kaçmaya çalışıyor. Olmuyor, yok" dedi. "Çalışmayı çok seviyorum" Çalışmayı çok sevdiğini belirten Uyguner, "Bir, çalışmayı çok seviyorum. İki, çalışmanın sonucunu görüyorum. İnsanlar buradan mutlu ayrılıyor. Vergimi veriyorum, aileme geçindiriyorum. Ve sağlığımı bu yaşta da olsa yerine getirmeye çalışıyorum. İşi yapacağım dersen zorluğu falan yok. Var değil, yalan söyler. Yanlış söyler. Peygamberimiz diyor ki, 8 gün ömre 9 gün çalışma. 8 gün ömrü, 9 gün çalışma. Herkes çalışacak. Eli, ayağı tutan, kafası yerinde olan, kendini bir şeylere adamağa kalkan, kahvede oturmayan insanlar çalışacak. Bu ülkenin çalışmaya ihtiyacı var. Herkes çalışacak" şeklinde konuştu. "Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum" Gençlerle arasında kuşaklar olduğunu ifade eden Uyguner, "Bugüne kadar ülkemize sahip çıktık. Benle olsun, kardeşlerim olsun, akrabalarım, tanıdıklarım sahip çıktık. Bundan sonra gelecek nesiller iyi bir şekilde yaşamak istiyorlarsa önce ülkesine sahip çıkacak. Demokrasiye sahip çıkacak. Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum. Yeniliyorum. Bir şey yaptığım vakit karşılığında diyorum ki ya ben bir şeylere yarıyormuşum demek ki. İşte sen burada bir şey yaptın, yeni göstereyim, tamir ettim. Kolay kolay yapılacak bir iş değil. Ama gene de bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu ülke bizim. Çalışarak, hayata durarak ben görevimi yapmaya çalışıyorum, yapacağım da. Söylene kadar. Bu yaşa kadar geldim. Hiç rahatsız olmadım, memnun oldum, mutlu oldum. Ölene kadar çalışacağım" ifadelerini kullandı.