SAĞLIK - 12 Kasım 2024 Salı 10:00

Uzman Dr. Karakan: “Çocuklarda ve 65 yaş üstünde zatürreden ölüm riski daha yüksek”

A
A
A
Uzman Dr. Karakan: “Çocuklarda ve 65 yaş üstünde zatürreden ölüm riski daha yüksek”

Dünyada zatürrenin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeliz Karakan, “Zatürre bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşan bir akciğer iltihabıdır. Çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik hastalığı (diyabet, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, akciğer hastalıkları vb.) olanlarda, sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı ve hastalık durumlarında daha sık görülüp, daha ağır seyredebilir” dedi.


Liv Hospital Gaziantep Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeliz Karakan, 12 Kasım Dünya Zatürre Günü dolayısıyla uyarılarda bulundu. Dünyada zatürrenin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Yeliz Karakan, zatürrenin çocuk ve erişkinde en sık ve ölüme neden olan enfeksiyon hastalıklarından biri olduğunu söyledi.


Zatürrenin kısaca tanımını yapan Uzm. Dr. Karakan, “Zatürre bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşan bir akciğer iltihabıdır. Çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik hastalığı (diyabet, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, akciğer hastalıkları vb.) olanlarda, sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı ve hastalık durumlarında daha sık görülüp, daha ağır seyredebilir” ifadelerini kullandı.


“Öksürük ve göğüs ağrısı görülebilir”


Hastalığın belirtilerinden bahseden Uzm. Dr. Karakan, “En sık rastlanan belirtiler öksürük, balgam, ateş, göğüs ağrısı olup ilerlediğinde nefes darlığıdır. Üşüme, titreme, 39- 40 C’ye varan yüksek ateş, öksürük, kirli, iltihaplı (yeşil, sarı, pas rengi) balgam çıkarma olabilir. Bazı zatürre türlerinde ise sinsi başlangıç olur. Birkaç gün devam eden iştahsızlık, halsizlik, eklem ve kas ağrılarını takip eden kuru öksürük, ateş yükselmesi, bulantı, kusma, baş ağrısı gibi belirtiler olabilir” şeklinde konuştu.


“Fiziki muayene ile tanı konulabilir”


Zatürrenin erken teşhis edilmesi ve gecikmeden tedaviye başlanmasının öneminden bahseden Uzm. Dr. Karakan, “Teşhiste, fiziki muayene, laboratuvar testleri ve akciğer görüntüleme yöntemleri kullanılır. Tedavi ise hastanın durumuna göre ayaktan veya yatarak planlanabilir. Antibiyotikler, ağrı kesici ve ateş düşürücüler, oksijen ve sıvı destek tedavisi verilebilir” ifadelerini yer verdi.


“Tedavi ihmal edilmemeli”


Tedavinin zamanında başlanmasının büyük önem arz ettiğini dile getiren Uzm. Dr. Karakan, “Bununla birlikte hastalıktan korunmak esas olmalıdır. Zatürreden korunmak için zatürre (pnömokok), grip (influenza) aşıları, sigara ve alkolden uzak durmak, yeterli ve dengeli beslenmek, el hijyeni, iyi havalandırma ve riskli bireylerin maske kullanımı önem taşımaktadır” diyerek sözlerini noktaladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan 1992 Erzincan Depreminde bile birleşmeyen sular Erzincan’daki Ekşisu Mesire Alanı, dünyada ender rastlanan doğal oluşumlarından biriyle dikkat çekiyor. Bölgede birbirinden farklı özelliklere sahip 5 ayrı su kaynağı, aynı noktadan yeryüzüne çıkmasına rağmen birbirine karışmadan akıyor. Ekşisu bölgesinde ekşisu, kükürtlü su, tatlı su, sıcak su ve mineralli maden suyu, dar bir alanda yüzeye çıkarak kimyasal özelliklerini korumayı sürdürüyor. Uzmanlar, bu durumun dünya ölçeğinde nadir görülen doğal oluşumlardan biri olduğunu belirtiyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan, Ekşisu’nun dünya çapında eşine az rastlanan bir alan olduğunu ifade ederek, "Çok küçük bir alanda farklı özelliklere sahip beş ayrı su kaynağı yan yana bulunuyor. Ekşisu, Horhor olarak bilinen kükürtlü su, çinko oranı yüksek ve ayak sağlığına iyi gelen su, tatlı su ve sıcak su birbirine karışmadan yüzeye çıkıyor. 1992 depreminde bile bu sular birleşmedi. Bu gerçekten olağanüstü bir durum" dedi. Ekşisu’nun yalnızca jeolojik açıdan değil, biyolojik açıdan da önemli bir alan olduğuna dikkat çeken Ayan, sazlık bölgelerin göçmen kuşlar için konaklama alanı oluşturduğunu, ayrıca "Erzincan Sütotu" olarak bilinen endemik bitki türüne de ev sahipliği yaptığını söyledi. Bölgenin jeopark ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan Ayan, Ekşisu’nun korunarak Erzincan’ın tanıtımında önemli bir değer haline getirilmesinin hem turizme hem de ekonomiye katkı sağlayacağını kaydetti.