POLİTİKA - 25 Haziran 2016 Cumartesi 15:18

Başbakan Yardımcısı Canikli Giresun'da

A
A
A
Başbakan Yardımcısı Canikli Giresun'da

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, İngiltere’nin refarandum ile Avrupa Birliği’nden ayrılma kararını değerlendirerek "Artık AB bundan sonra büyüme, bütünleşme, güçlenme değil bana göre, çözülme ve dağılma sürecine girmiştir" dedi.
Bazı ziyaretlerde bulunmak ve partisinin il danışma toplantısına katılma için bugün özel bir uçakla Giresun’a gelen Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Ordu-Giresun Havalananı’nda basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin "İngiltere’nin AB’den ayrılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Canilki, “AB açısında tam bir şoktur, büyük bir darbedir” cevabını verdi. Canikli, “Avrupa Birliği tarihi açısında bu çok önemli bir hadise. Çünkü İngiltere Avrupa’nın en kadim, en güçlü ülkelerinden bir tanesi, İngiltere’nin bu nedenle AB’den ayrılması öncelikle AB açısında tam bir şoktur, büyük bir darbedir ve bundan sonra AB açısından hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır” ifadelerini kullandı.
“ÇOK FAZLA HAYALPEREST OLMAYA GEREK YOK”
“Çok hayalperest olmaya gerek yok, çok aşırı iyimser yorum da yapmaya gerek yok” diyen Canikli, “Olayı gerçek boyutuyla, gerçek sonuçları itibariyle değerlendirmek gerekiyor. Artık AB bundan sonra büyüme, bütünleşme, güçlenme değil bana göre, çözülme ve dağılma sürecine girmiştir. Bu noktaya tesadüfen gelinmedi, AB biliyorsunuz bir medeniyet projesi, medeniyetlerin barıştırılması projesi, evrensel değerlerin korunması ve onların sürdürülmesi üzerine inşa edildi. Avrupa Birliği fakat uygulama öyle olmadı, AB bir haçlı anlayışına saplandı kaldı. Onun ötesine geçemedi. Esasında medeniyetler arası çatışmanın önlenmesi ve dünyanın gerçek anlamda da daha barışçı bir ortamın oluşturulması açısından öyle bir hedef için Avrupa Birliği çok harika bir fırsattı. Avrupa Birliği savunduğu ilkelerin hemen hemen hiç birisine özellikle evrensel ilkeler açısından uymadı, ona sadık kalmadı. Eğer bunları hayata geçirmiş olsaydı, yani bir haçlı kulübünün ötesine taşıyabilmiş olsaydı, bu değerleri gerçek anlamda medeniyetleri buluşturmayı başarabilmiş olsaydı, belki bir daha medeniyetlerin çatışmasından kaynaklanan sorunlar gündeme gelmeyecekti yada en az seviyede gündeme gelecekti” şeklinde konuştu.
Avrupa Birliği’nin bu tarihi fırsatı kaçırdığını vurgulayan Canikli, ”Avrupa Birliği bütünleştirici, bütün medeniyetleri kavrayıcı, kapsayıcı, kuşatıcı olması gerekirken, AB tam tersini yaptı. Dışlayıcı ve sadece belirli bir dine mensup olan ülkelerin, insanların bir araya gelip oluşturduğu bir topluluk haline getirdi ve orada saplandı, kaldı. Bunu da içeride kırılmalara yol açmaması düşünülemez. Çünkü alan daraldıkça İngiltere’de çok büyük ihtimalle hem ciddi bir maliyet ödüyor katkı anlamında, hem de muhtemelen bu dışlayıcı yaklaşım İngiltere’yi de kapsayacak şekilde politikaların üretilmesinde ortaya çıktı. AB’nin bütün insanların, bütün ülkeleri eşit olarak objektif olarak evrensel değerler ve kriterler çerçevesinde kapsama özelliği kalmadı artık. Eğer bu şok iyi yönetilemezse AB’nin çatırdamaya başladığını çok net işaretidir” diye konuştu.
"TERÖRLE MÜCADELEDE İKİNCİ AŞAMA KIRSALDA BAŞLADI"
Yerleşim yerlerinde, terör karşı tam bir darbe vurulduğunu hatırlatan Canikli, “Yerleşim yerleri tamamen temizlendi ve şimdi artık ikinci aşama kırsalda. Elbette yerleşim yerlerinde ki mücadele devam edecek, onların tekrar oralara yerleşmemesi için gereken her türlü tedbir alındı, alınıyor yani yerleşim yerlerinden çekilme söz konusu değil. Tam aksine kalıcı olacak şekilde çalışmalar devam ediyor. Buna ilaveten yerleşim yerlerinde ki terör örgütünün ve uzantılarının temizlenmesinden sonra şimdi bu mücadeleyi kırsalda, terörün, terör örgütünün yuvalandığı ve birçok eylemlerini planladığı hatta gerçekleştirdiği alanlara yönelik olarak bu mücadele şimdilik sürdürülüyor” açıklamasında bulundu.
Terör örgütünün finansman kaynağı olan uyuşturucuya da darbe vuracaklarını belirten Canikli, “Özellikle finansman kaynağı sağlamak amacıyla uyuşturucu Lice kırsalında olduğunu biliyoruz. Ona yönelik 8 bin güvenlik gücümüzle birlikte çok güçlü bir şekilde gerçek anlamda bir darbe vurmak amacıyla mücadele başlatıldı. İnşallah şehirlerden sonra kırsal alanda da terör örgütünün bütün varlığı ortadan kaldırılacak” dedi.
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli daha sonra Giresun Valiliği’ni ziyaret etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf yoksa çarşı yok, çarşı yoksa şehir yok" Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki esnaf odası başkanları ile birlikte Kurban Bayramı öncesinde Malatya esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Keskin, Malatya esnafının üst üste gelen felaketlerle çok büyük bir sınav verdiğini vurguladı. Keskin, "Malatya’daki esnaf camiamız önce pandemi, ardından asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri nedeniyle çok büyük sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen, depremin enkazı 3 yıldan beri tamamen kaldırılmamışken ve 3 yılda Malatya Çarşısı esnafımıza tam olarak teslim edilmemişken; İstanbul ve Ankara’da hiçbir deprem yaşamamış, düzeni bozulmamış olanlarla aynı vergi yükümlülüklerine ve aynı idari para yaptırımı kurallarına tabi tutulmamız asla adil bir yaklaşım değildir. Buradaki esnafın durumu mücbir sebep ötesidir" dedi. Yeni yapılan çarşıda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarlarının fahiş seviyelerde olduğunu belirten Keskin, hem mülk sahiplerine hem de yetkililere seslenerek ortak bir paydada buluşulması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, "Malatya Çarşısı’nda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarları çok yüksek. Bunun için ne mal sahibinin ne de esnafımızın mağdur olmayacağı makul bir orta yol uygulamasının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şunu kimse unutmasın; esnafın yüksek kiralar nedeniyle taşınamadığı, kepenk açamadığı iş yerlerinin mal sahibi için hiçbir getirisi olamaz. Esnafın olmadığı, ticaretin dönmediği çarşılar karanlık kalmaya mahkumdur. Esnaf yoksa çarşı yok; çarşı yoksa şehir yok" dedi. Konuşmasında esnafın bir şehir için sadece ekonomik bir unsur değil, kentin ruhu ve kalbi olduğunu belirten Şevket Keskin, "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz. Çarşısız şehir, kalpsiz bedene benzer. Esnafın kepengi açılırsa, memleketin umudu da açılır. Kepenklerin kapalı olduğu yerde, şehir de eksik kalır. Esnafı ayakta tutmak, Malatya’yı ayakta tutmaktır" dedi. Kurban Bayramı öncesinde Malatya halkına da hayati bir çağrıda bulunan Keskin, deprem sürecinin açtığı yaraların ancak toplumsal dayanışma ile sarılabileceğini ifade etti. Vatandaşların bayram alışverişlerinde ulusal zincir marketler veya şehir dışı firmalar yerine kendi hemşehrisine, yerel esnafına yönelmesi gerektiğini belirten Keskin, "Malatya’yı ayağa kaldırmanın yolu esnafı ayağa kaldırmaktan geçer. Yerel esnafa sahip çıkmak, kendi şehrine sahip çıkmaktır. Bu zorlu deprem sürecini atlatabilmemiz için her birimizin birbirine candan destek olması gerekiyor. Bu bayram vesilesiyle tüm hemşerilerime sesleniyorum: Yerel esnaftan alışveriş yap, paran Malatya’da kalsın. Kepenkler açıldıkça umut çoğalır. Gelin, bu bayramda umudu hep birlikte büyütelim" dedi.
Amasya TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Amasya’da sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz devlet desteği istiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Amasya’da 16 Mayıs’ta Yeşilırmak Nehri’ndeki taşkın sonrası oluşan sel felaketinden 5 bin 865 dekar tarım alanının etkilendiğini açıkladı. Bayraktar, "Sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" dedi. İl genelinde 13 köy, 1 belde ve 1 mahallede zarar oluştuğunu belirterek incelemede bulunduğu Aksalur, Kızılca ve Ovasaray köylerinde çiftçilerle buluşan Bayraktar, "TARSİM dışında olan üreticilerimizin de bir destek beklentisi var. Nasıl geçen yıl dondan zarar gören üreticilerimiz, TARSİM dışında olan üreticilerimiz devlet desteği almışlarda yine bu sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" diye konuştu. "Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz" Afet yaşanan bölgelerdeki durumun rapor edilip ilgili kurumlara bildirildiğine değinen Bayraktar, "İnşallah çiftçilerimize yardımcı olunur. Bir can suyu verilir. Borçları yapılandırılır. Önemli olan çiftçimizi sahada tutabilmek. Bu çok önemli. Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz. Göç veren bir sektör. Bu gibi afetler karşısında eğer çiftçimize destek veremezsek korkarım ki bu göçler devam eder" diye konuştu. "Yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı" Türkiye’nin geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadığını hatırlatan Bayraktar, "Bu sene bir yağış olmasını temenni ediyorduk. Yağışlar geldi. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu sene gelen yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı. Hatta buğday ve arpa üretimimiz son yıların rekolte rekorunu kırabilir" şeklinde konuştu. İncelemelere TZOB Orta Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Yunus Kılınç ve Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci de katıldı.
Sakarya Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.
Muğla Fethiye Kirme ve Kozağaç içme suyu hatları yenileniyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Fethiye’nin Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde artan nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su ihtiyacını karşılamak amacıyla içme suyu hat yenileme çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında toplam 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattı yenilenirken, mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede su iletimi sağlanacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, artan nüfusa bağlı olarak bölgenin su ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalan içme suyu hatlarının yenilenmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Fethiye’de devam ediyor. Bu kapsamda Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde, özellikle yaz aylarında yaşanan nüfus artışının oluşturduğu su ihtiyacı dikkate alınarak 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattının yenilenmesine başlandı. Çalışmalarla mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede ve kesintisiz su sağlanması hedefleniyor. Artan nüfusa karşı altyapı güçlendiriliyor MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Fethiye’nin Kirme ve Kozağaç mevkilerinde içme suyu hat yenileme çalışması başlattı. Yükselen nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su tüketimine bağlı olarak yaşanan yetersizliklerin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarla, bölgenin içme suyu altyapısı daha güçlü hale getirilecek. Çalışmalar kapsamında mevcut içme suyu hatlarının çapı büyütülerek daha yüksek kapasiteli hat sistemine geçilecek. Toplam 1400 metre uzunluğunda gerçekleştirilecek yenileme çalışması sayesinde bölgeye sağlanan su miktarı artırılırken, yaz dönemlerinde yaşanan kesinti sorunlarının da önüne geçilmesi hedefleniyor. Kirme ve Kozağaç mevkilerinde sürdürülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte mahallelerin uzun süredir yaşadığı önemli altyapı sorunlarından biri çözüme kavuşacak. Yürütülen içme suyu çalışmalarına ilişkin Özellikle nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle yaz aylarında yaşanan içme suyu yetersizliği ve kesinti problemlerinin son bulacağını Karaağaç Mahalle Muhtarı Selma Göktepe, "Nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle özellikle yaz aylarında içme suyu yetersiz kalıyor, sık sık kesintiler yaşanıyordu. Bu sorunu gidermek amacıyla bölgede hatların çapı büyütülerek daha geniş borular döşeniyor. Öncesinde terfi merkezinde de yenileme yapıldı, kapasite artırıldı. Elektrik hattı yetersizdi, o da değiştirilerek güçlendirildi. Şu anda depolarımız MUSKİ ekipleri tarafından yenileniyor. Yapılan çalışmalarla bölgemizdeki su sorunu çözülecek. Bu hizmetlerin hayata geçirilmesinde başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a, MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e, sahada çalışan tüm ekiplere mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.