POLİTİKA - 05 Temmuz 2016 Salı 16:27

Canikli: "Ülkemizde 3 milyon Suriyeli var ve bu insanların kısa vadede ülkelerine dönme ihtimalleri gözükmüyor"

A
A
A
Canikli: "Ülkemizde 3 milyon Suriyeli var ve bu insanların kısa vadede ülkelerine dönme ihtimalleri gözükmüyor"

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "Ülkemizde 3 milyon Suriyeli var ve bu insanların kısa vadede ülkelerine dönme ihtimalleri gözükmüyor" dedi.
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Ramazan Bayramı için geldiği memleketi Giresun’da partilileriyle bir araya geldi. AK Parti Giresun İl Başkanlığı’nda konuşan Canikli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeli vatandaşlar için ’vatandaşlık’ çağrısı yaptığını belirtti.
Canikli, " Suriye’deki kargaşa nedeniyle ülkemizde 3 milyona yakın civarında kardeşimiz misafir ediliyor şu anda. Bununla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımız vatandaşlığa alınması noktasında bir açıklaması oldu. Aynı zamanda çağrısı oldu. Bunun üzerine bazı çevrelerden sert saldırılar geldi. Şimdi bakın değerli kardeşlerim, bu insanlar Türkiye’deler kısa vadede ülkelerine dönme ihtimalleri gözükmüyor en azından tahmin edebileceğimiz kısa vadede yani Suriye’de her şey normale dönüp bu insanların tekrar vatanlarına topraklarına dönmeleri kısa vadede gözükmüyor. Bu insanlar burada kalacaklar onları misafir ediyoruz bu şekilde yürütülmesinin Türkiye açısından da hem maliyeti yüksek hem de o insanlar açısından da sıkıntılı durumların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Daha akılcı politikalar üretilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Türkiye’de bazı alanlarda elemana ihtiyaç var"
"Türkiye’de bazı alanlarda elemana ihtiyaç var" diyen Canikli, "Ekonominin insan gücüne ihtiyacı var iki alanda. Bir kalifiye yetişmiş işte mühendisinden tutun buna benzer alanlarda doktoruna kadar yetişmiş elemanlara ihtiyacı var ve bu Suriyeli kardeşlerimiz arasında da kalifiye olarak ciddi sayıda insan var. Ekonomimizin ihtiyaç duyduğu alanlarda o insanlar şu anda çalışmıyorlar oturuyorlar bir katkısı sağlamıyorlar. İkincisi bir de bizim eleman bulmakta zorlandığımız bizim istihdam piyasamızın çok tercih etmediği alanlar var zor alanlar diyelim bunlara, zor şartlar. Bazı alanlarda Türkiye’de eleman bulmakta ciddi problem yaşanıyor. İşte bu alanda da hem kalifiye eleman noktasında Türkiye’ye ciddi katkı sağlayacak insanlar var şu anda biz onlara her türlü desteği sağlıyoruz ama onlar oturuyorlar. Bu kapasitelerini bu birikimlerini üretime katkı olarak dönüştüremiyorlar. Diğer tarafta bizim insanların tercih etmediği alanlarda da ciddi sıkıntılar yaşanıyor. İşgücü, işçi bulma noktasında bu iki alanda orada çok ciddi bir kaynak var. Kaçan olarak bazı çalışmaların olduğunu biliyoruz çalışanların olduğunu biliyoruz ekonominin ihtiyacı var. O alanlarda çalıştırılıyor özellikle bazı illerde bazı bölgelerde, şimdi bunu legal daha koordineli bir şekilde ekonominin ihtiyaç duyduğu bölge alanlara kanalize ederek ve tamamen legal şekilde yapmaya çalışıyoruz. Son derece akılcı bir politikadır" diye konuştu.
"Barış havzasının oluşturulması için çok önemli ve başarılı bir başlangıç oldu"
Rusya ve İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi konusuna da değinen Canikli, "Barış havzasının oluşturulması için çok önemli ve başarılı bir başlangıç oldu. Bu iki ülkeyle normalleşmenin belli bir noktaya gelmiş olması Türkiye’nin aktif girişimleriyle gelmiş olması psikolojik olarak bölgede ve Türkiye içerisinde daha barışçıl bir ortama ulaşılabilir oluğu algısını insanlarda daha kuvvetli bir şekilde oluşturmaya başladı. Yani bundan birkaç ay önce böyle bir barış havzası oluşturulmasının bu bölgede çok zor hatta imkansız olduğu şeklinde genel bir kanaat vardı ama bu hamleden sonra düşünceler daha olumlu olarak önümüzdeki sürece yönelik değişmeye başladı içeride ve dışarıda. Sadece Türkiye içerisinde değil bütün coğrafyamız başta olmak üzere bütün uluslararası alanda da bu noktada barışın gerçek anlamda tesis edilebileceğini, yıkımların durdurabileceğini, ölümlerin ortadan kaldırılabileceğini ve tarihin en büyük dramatik bu hadiselerin savaşın, kargaşa, kaosun ortadan kalkabileceğine dair yeniden umutlar yeşermeye başladı. Bu son dönemde hükümetimizin attığı adımlar yaptığı hamlelerin sonucu olarak ortaya çıktı" dedi.
Suudi Arabistan’a geçmiş olsun ve başsağlığı dileklerini de ileten Canikli şöyle devam etti:
"Kardeş halkımız dostumuz. Tabi bu saldırılar ifade etmeye çalıştığım gibi bölgedeki birçok ülkeye yapılıyor. İşin en ilginç tarafı bu saldırıların muhatap olduğu kesim Müslümanlar. Bu gerçekten çok üzerinde düşünülmesi gereken bir hadise bir konu. İslam adına yola çıktıklarını iddia edenler tarafından biliyorsunuz IŞİD tarafından gerçekleştiriliyor bu saldırılar ama bu saldırıların hedefinde hep Müslümanlar var. Müslümanlar katlediliyor, Müslümanlar şehit ediliyor. Yani bununla diğer taraflara niye yapılmıyor anlamında söylemiyoruz ama bu önemli bir hadisedir. Şuanda IŞİD ile mücadele konusunda en etkili mücadeleyi yapan Türkiye. Hem hedef olarak en büyük hedef Türkiye şuanda ama mücadeleyi yapan da Türkiye."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Amasya’da sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz devlet desteği istiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Amasya’da 16 Mayıs’ta Yeşilırmak Nehri’ndeki taşkın sonrası oluşan sel felaketinden 5 bin 865 dekar tarım alanının etkilendiğini açıkladı. Bayraktar, "Sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" dedi. İl genelinde 13 köy, 1 belde ve 1 mahallede zarar oluştuğunu belirterek incelemede bulunduğu Aksalur, Kızılca ve Ovasaray köylerinde çiftçilerle buluşan Bayraktar, "TARSİM dışında olan üreticilerimizin de bir destek beklentisi var. Nasıl geçen yıl dondan zarar gören üreticilerimiz, TARSİM dışında olan üreticilerimiz devlet desteği almışlarda yine bu sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" diye konuştu. "Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz" Afet yaşanan bölgelerdeki durumun rapor edilip ilgili kurumlara bildirildiğine değinen Bayraktar, "İnşallah çiftçilerimize yardımcı olunur. Bir can suyu verilir. Borçları yapılandırılır. Önemli olan çiftçimizi sahada tutabilmek. Bu çok önemli. Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz. Göç veren bir sektör. Bu gibi afetler karşısında eğer çiftçimize destek veremezsek korkarım ki bu göçler devam eder" diye konuştu. "Yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı" Türkiye’nin geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadığını hatırlatan Bayraktar, "Bu sene bir yağış olmasını temenni ediyorduk. Yağışlar geldi. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu sene gelen yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı. Hatta buğday ve arpa üretimimiz son yıların rekolte rekorunu kırabilir" şeklinde konuştu. İncelemelere TZOB Orta Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Yunus Kılınç ve Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci de katıldı.
Sakarya Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.
Muğla Fethiye Kirme ve Kozağaç içme suyu hatları yenileniyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Fethiye’nin Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde artan nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su ihtiyacını karşılamak amacıyla içme suyu hat yenileme çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında toplam 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattı yenilenirken, mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede su iletimi sağlanacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, artan nüfusa bağlı olarak bölgenin su ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalan içme suyu hatlarının yenilenmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Fethiye’de devam ediyor. Bu kapsamda Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde, özellikle yaz aylarında yaşanan nüfus artışının oluşturduğu su ihtiyacı dikkate alınarak 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattının yenilenmesine başlandı. Çalışmalarla mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede ve kesintisiz su sağlanması hedefleniyor. Artan nüfusa karşı altyapı güçlendiriliyor MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Fethiye’nin Kirme ve Kozağaç mevkilerinde içme suyu hat yenileme çalışması başlattı. Yükselen nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su tüketimine bağlı olarak yaşanan yetersizliklerin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarla, bölgenin içme suyu altyapısı daha güçlü hale getirilecek. Çalışmalar kapsamında mevcut içme suyu hatlarının çapı büyütülerek daha yüksek kapasiteli hat sistemine geçilecek. Toplam 1400 metre uzunluğunda gerçekleştirilecek yenileme çalışması sayesinde bölgeye sağlanan su miktarı artırılırken, yaz dönemlerinde yaşanan kesinti sorunlarının da önüne geçilmesi hedefleniyor. Kirme ve Kozağaç mevkilerinde sürdürülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte mahallelerin uzun süredir yaşadığı önemli altyapı sorunlarından biri çözüme kavuşacak. Yürütülen içme suyu çalışmalarına ilişkin Özellikle nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle yaz aylarında yaşanan içme suyu yetersizliği ve kesinti problemlerinin son bulacağını Karaağaç Mahalle Muhtarı Selma Göktepe, "Nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle özellikle yaz aylarında içme suyu yetersiz kalıyor, sık sık kesintiler yaşanıyordu. Bu sorunu gidermek amacıyla bölgede hatların çapı büyütülerek daha geniş borular döşeniyor. Öncesinde terfi merkezinde de yenileme yapıldı, kapasite artırıldı. Elektrik hattı yetersizdi, o da değiştirilerek güçlendirildi. Şu anda depolarımız MUSKİ ekipleri tarafından yenileniyor. Yapılan çalışmalarla bölgemizdeki su sorunu çözülecek. Bu hizmetlerin hayata geçirilmesinde başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a, MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e, sahada çalışan tüm ekiplere mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.