GENEL - 04 Eylül 2016 Pazar 13:39

Karadeniz yaylalarında pazar ve göçebelik hayatı sürdürülüyor

A
A
A
Karadeniz yaylalarında pazar ve göçebelik hayatı sürdürülüyor

Karadeniz yaylalarında pazar ve göçebelik geleneği sürdürülüyor.
Giresun’un Yağlıdere ilçesine bağlı Buları Yaylasında Nisan ayı ile başlayan pazar kurulumu Ekim ayına kadar devam ediyor. Her pazar günü yaylada kurulan pazara civar yayla ve obalardan binlerce insan gelip ihtiyacını gideriyor. Yüzlerce yıldır pazar geleneğini sürdüren yayla sakinleri göçebelik hayatında da vazgeçmiyor.
Yaylada bulunan çay ocakları ve lokantalarda buluşan yayla sakinleri uzun süre sohbet ederek yayla geleneklerini sürdürüyor. Buları Yaylasında kasap ve çay ocağı işleten Metin Kahraman, yaylacılığın eskisi kadar olmadığını ama yaşatmaya çalıştıklarını söyledi.
Mayıs ayının 21’inde yaylaya geldiğini ve yaklaşık 5 ay boyunca yaylada kalacağını belirten Kahraman, "Yaylada kasaplık yapıyorum, vatandaşa hizmet ediyorum, isteyenlere et pişiriyorum ve havyacılık yapıyorum. Yaylanın eski hali bitti artık o günler yok. Eskiden bizim obamızda 80 göç oluyordu ama şimdi 20-30 göç zor oluyor. Hayvancılık da azaldı artık hayvan bakan çok az. Eskiden ben burada bir günde 7-8 kuzu kesip satıyordum ama son yıllarda artık haftada kesemiyorum o kadar hayvanı" dedi.
Buları Yaylasının bağlı bulunduğu Ahallı köyünün muhtarı Emin Akkaya ise, yaylacılık hayatında göçebeliğin azaldığını fakat günü birlik yaylacılığın arttığını belirtti.
Ailesinden aldığı yaylacılık geleneğini 60 yıldır sürdürmeye çalıştığını vurgulayan Kibar Yap ise, "Yaylaya mayıs ayında gelirim ekim ayında giderim. Vallahi yaylacılık hayatımız olmazsa biz olmayız, bizim buraları ömrümüze ömür katar. Yeni nesle yaylalarını, özgeçmişlerini unutmamalarını isterim" ifadelerini kullandı.
Yaylada doğal ürünleri obadaki ev hanımlarından toplayıp pazarda satarak geçimini sağlayan Mustafa Yap ise, "Her yayla pazarına çıkıyoruz. Pazarda yağ, çökelek, pekmez, pestil gibi ürünleri satıyoruz. Satışlarımız bu sene biraz düşük ama geçen sene iyiydi" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kaymakamlar Toplantısı" gerçekleştirildi Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında düzenlenen "Kaymakamlar Toplantısı" düzenlendi. Toplantıya vali yardımcıları ile ilçe kaymakamları katıldı. Toplantıda, Kars genelinde yürütülen kamu yatırımları, altyapı çalışmaları, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler başta olmak üzere birçok alandaki mevcut durum değerlendirildi. İlçelerde devam eden projelerin son aşamaları gözden geçirilirken, önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında da istişarelerde bulunuldu. Vali Ziya Polat, kamu hizmetlerinin etkin ve hızlı şekilde vatandaşlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlçelerde vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Polat, sahada yürütülen çalışmaların titizlikle sürdürülmesini istedi. Toplantıda ayrıca, kamu kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesine yönelik konular ele alındı. Kaymakamlar, ilçelerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek karşılaşılan ihtiyaç ve talepleri paylaştı. İlçelerin gelişimine katkı sağlayacak yeni projeler ve planlanan yatırımların da değerlendirildiği toplantının, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması açısından önemli olduğu kaydedildi.
Tekirdağ Tekirdağ’da doğurganlık hızı düşüyor Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tekirdağ’da 2025 yılında 11 bin 859 bebek dünyaya gelirken, ilin toplam doğurganlık hızı 1,37 çocuk olarak açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Tekirdağ İli Doğum İstatistikleri" bültenine göre, 2025 yılında Tekirdağ’da canlı doğan bebek sayısı 11 bin 859 oldu. Doğan bebeklerin 6 bin 30’unu erkek, 5 bin 829’unu ise kız bebekler oluşturdu. Türkiye genelinde ise 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Tekirdağ’ın toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,37 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oranla Tekirdağ, doğurganlık hızının en düşük olduğu 48’inci il oldu. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk olarak açıklandı. Uzmanlar, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un altında kalınmasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olurken, onu 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Tekirdağ’da kaba doğum hızı ise binde 9,9 olarak açıklandı. Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Tekirdağ bu oranla Türkiye sıralamasında 53’üncü sırada yer aldı. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı da Tekirdağ’da 27,6 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Tekirdağ ise bu alanda 29’uncu sırada yer aldı.
Bayburt Bayburt’ta öğrenciler ruh sağlığı konusunda bilgilendirildi Bayburt’ta lise öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimde ruh sağlığı sorunları, erken destek almanın önemi ve psikiyatrik hastalıklarda damgalamayla mücadele konularında bilgilendirme yapıldı. Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından Kop Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrencilere ’Psikiyatrik Hastalıklarda Damgalama ile Mücadele’ konulu eğitim verildi. Psikolog Zeynep Ayan Deligöz ve Sosyal Çalışmacı Esra Demir Gül tarafından verilen eğitimlerde, gençlik döneminde ruh sağlığının önemi, ruhsal hastalıklarda erken destek almanın gerekliliği ve toplumda damgalama kaygısının tedavi sürecine etkileri anlatıldı. Eğitimde, ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireyi değil, aile ve sosyal çevreyi de etkileyebildiğine dikkat çekilerek, öğrencilerin psikiyatrik hastalıklara karşı doğru bilgiyle hareket etmeleri gerektiği vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gençlerin karşılaştığı önemli sağlık sorunları arasında ruh sağlığı problemlerinin de yer aldığı belirtilen programda, 10-19 yaş grubundaki bireylerde ruhsal bozuklukların görülebildiği, bu sorunların erken dönemde ele alınmasının yaşam kalitesi açısından önem taşıdığı ifade edildi. Program kapsamında öğrenci ve öğretmenlere, ruhsal hastalıklara karşı önyargıların azaltılması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim kurulması konularında bilgilendirme yapıldı.