GENEL - 29 Kasım 2017 Çarşamba 02:01

Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Olçum: “Eğitim Sen ve Türk Eğitim Sen’in yetkili olduğu 9 yıllık dönemde koca bir sıfır çektiler”

A
A
A
Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Olçum: “Eğitim Sen ve Türk Eğitim Sen’in yetkili olduğu 9 yıllık dönemde koca bir sıfır çektiler”

Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, Giresun’da ‘ Eğitim Bir-Sen Eğitimciler Buluşması’ programına katıldı.

Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, Giresun’da ‘ Eğitim Bir-Sen Eğitimciler Buluşması’ programına katıldı.


Giresun Şubesi tarafından düzenlenen programda konuşan Atilla Olçum, Eğitim Sen ve Türk Eğitim Sen’in yetkili olduğu 9 yıllık dönemde koca bir sıfır çektiklerini söyledi.


Eğitim Bir-Sen’in kuruluş günlerinde yaşanan sıkıntıları anlatan Olçum, “ Bir zamanlar şube yönetim kurulu listesini bile oluşturacağımız zaman kapı kapı gezip listeye yazmak için yalvardığımız günlerden hamd olsun bugün Giresun’un en büyük salonuna sığmayan bir teşkilat olmuşuz. Bugünlere gelişimizde sağına ve soluna bakmayan ve bende varım düsturuyla bu sürece katkı sunduğunuz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum” dedi.



Konuşmasında geçmişi anlatacağını ve o günlerden bugünlerin fotoğrafını ortaya koyacağını belirten Olçum, “2001 yılında dönemin bakanların makam araçlarının bagajında sendikalardan istifa formu taşıdığı, gittikleri illerde bürokratlara, ‘bagajda ki formları akşama kadar dolu istiyorum’ talimatlarını verdiği günlerden bugünlere geldik. Ben o günlerde Mersin’de sendikacılık yaparken 2003 yılında İl Milli Eğitim Müdürüne mutabakat metni getirdiğimizde sağımız da ki sendikanın 6 bin 500 solumuzda ki sendikanın 6 bin ve bizim Eğitim Bir Sen’inde 254 üye sayısına imza attığı günü hatırlıyorum. Ben biliyorum ki 20 bin eğitim çalışanın bulunduğu Mersin’de benim gibi düşünen, hayata benim gibi bakan insan sayısı 254’den fazlaydı ama biz 254 kişiydik resmiyette. Bugün hamd olsun Türkiye’nin 81 ilinde 950 ilçesinde 130 şubesi ile eğitim alanında 450 bin memur sen üye sayısıyla 1 milyon üye sayısıyla emek ve çileyle fert sayımızı çoğalttık ve hamd olsun bugün geldiğimiz noktada kurumsallaşmamızı tamamladık” ifadelerini kullandı.



Eğitim Sen ve Türk Eğitim Sen’i eleştiren Atilla Olçum sözlerini şöyle sürdürdü:


“Bu hükümetle 2001’den 2010 yılına kadar tam 9 defa toplugörüşme yapıldı ve bu toplu görüşmelerin ilk 4’ünde Eğitim Sen 5’inde Türk Eğitim Sen yetkili sendika olarak bizi temsil etti. Gittiğim her yerde soruyorum Eğitim Sen’in yetkili olduğu 4 yılda boyunca eğitim çalışanları adına ne istedi ve ne aldı? Cevabı koca bir sıfır. Türk Eğitim Sen yetkili olduğu 5 yılda eğitim çalışanları adına ne istedi neyi aldı? Koca bir hiç. 9 yılı koca bir sıfırla geride bıraktılar 2011 yılında aldığımız yetki ile ya yasa, ya masa diyerek masaya oturmayan sizi iradenizi ipotek koydurmayan ve bu şekilde tarihe geçen bir sendika olduk hamd olsun. 2012 yılında toplu sözleşme yasası çıkınca masaya oturduk dönemin bakanı Ömer Dinçer’in meslek hayatımız noktasında bizi soktuğu sıkıntıyı hepimzi biliyoruz. Yetmez gibi sorun yaşadığımız süreçte 2012’inin 23 Mayıs’ında masadayken masadan kalkan iş bırakma eylemi yapıldı.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, siyasetçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılışa, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Başkan Yardımcısı Doğan Hatun, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış Anneleri Meclisi, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, uluslararası alanda faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Forumda cemiyetin kutuplaşmadan kurtulması, demokratik çözüm, yerel yönetimlerin rolü ve Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü görüşüldü, kayyım politikaları, birlikte hayat, yerel demokrasi ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı. Forumda ayrıca Amed’in "kalıcı ve onurlu barışın adresi" olduğu mesajı verildi. Forumun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak barış ve demokratik toplumu hep birlikte gerçekleştirme sürecine yerelden, yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Bucak, "Bu çabamıza destek verdiğiniz için hepinize tek tek, ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. Forumun çıktılarını elbette bizler de sizler gibi heyecanla bekliyoruz. Ve bu dayanışmanın daimi olmasını istiyoruz. Bizler bu barış sürecine, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine yeniden gönderilmesi olarak bakıyoruz. Ve bunun bir an evvel gerçekleşmesini ümit ediyor, bunu talep ediyoruz" dedi. Sivil toplum örgütlerine destekleri için teşekkür eden Başkan Bucak, "Her çalışmamızda yer alan, bizimle dayanışan, dayanışmalarını bizden esirgemeyen, bizden de dayanışma isteyen; gösterdikleri ilgi, alaka ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Forum koordinasyonumuza içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Form katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.
Diyarbakır 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti. Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK’lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi’ne gelmişti. Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK’lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. ‘’Biz onları unutmayacağız’’ Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, ‘’Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016’da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün burada bulunmamızın sebebi onları unutmamak ve unutturmamaktır. Şehit ailelerinin sesi olan, her daim onların yanında bulunan ve onların sözüyle hareket eden Devlet Bahçeli’yi buradan saygıyla selamlıyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Açmış olduğu bu yolda şehit aileleri olarak biz de destek vermeye devam edeceğiz, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Söz konusu vatan ise biz her zaman vatanımızın ve devlet büyüklerimizin yanındayız. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız’’ dedi. ‘’Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak’’ Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da ‘’Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Devlet Bahçeli’ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun’’ diye konuştu. ‘’Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor’’ Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise ‘’12 Mayıs 2016’da Tanışık köyünde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor’’ şeklinde konuştu.