EKONOMİ - 03 Ağustos 2018 Cuma 11:54

Giresun’da bio yakıt ve pelet üretimi başladı

A
A
A
Giresun’da bio yakıt ve pelet üretimi başladı

Giresun’da bir firma yenilenebilir enerji kaynakları alanında,3 milyon liralık AR-GE yatırımı ile bio yakıt pelet üretim tesisini hizmete açtı.

Giresun’da bir firma yenilenebilir enerji kaynakları alanında,3 milyon liralık AR-GE yatırımı ile bio yakıt pelet üretim tesisini hizmete açtı. Her türlü odun, odun artığı ve ormansal artıkların öğütüldükten sonra kurutularak yüksek basınçla preslenerek sıkıştırılması suretiyle yoğunluğu arttırılarak enerji elde etmek maksadıyla kullanılan küçük parçacıklardan oluşan bio yakıt peletin verimi yüksek, fiyatının ise düşük olduğu ifade edildi. Çevreci bir yakıt olduğu kaydedilen bio yakıt peletin ağaç atıklarından üretilmesi sebebi ile yenilenebilir bir enerji kaynağı ve kömür gibi zehirleme tehlikesinin olmadığı ileri sürüldü. Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Atakan Ayvaz “Saatte 6 ton üretme kapasitesine sahip tesisimizde makine ekipmanları ve preside kendimiz üretiyoruz. Hali hazırda yıllık 25 bin ton üretim kapasitemiz var ve kapasitemizi orta vadede 60 bin tona çıkarmayı planlıyoruz” diye konuştu.



Avrupa, ABD ve Rusya’dan sonra Türkiye’de


Avrupa, ABD ve Rusya’da yaklaşık kırk yıldır kullanılan peletin kayda değer AR-GE yatırımları ile küreselde geliştirilen yakıt türü olduğu bilgisini veren Atakan Ayvaz, ürünün Türkiye’de 2010 yılı itibari ile üretilmeye başlandığını ve bu nedenle yeni bir ürün olduğuna vurgu yaptı.


Firma olarak ihracat pazarına açılmak istediklerini dile getiren Ayvaz “Türkiye bu sektörde Almanya ve İtalya’dan geride değil, geride oluğumuz noktalar çelik kalitesi süresi ve kullanımı. Hammaddenin yerli olması sebebi ile maliyet oldukça düşük 3 milyon liralık AR-GE yatırımı yaptık ve pelet üretimi yapan tesisimiz kurduk deneme üretimine başladık. Tesisimizde 16 adet patent ve faydalı model bulunmaktadır. Saatte 6 ton üretim kapasitesine sahip tesisimizde makine ekipmanları ve pres dahil her şey kendi imalatımız.Hali hazırda yıllık 25 bin ton üretim kapasitemiz var bu kapasitemiz orta vade de 60 bin tona çıkarmayı planlıyoruz” diye konuştu.



Üçte bir fiyatına fabrika kuruluyor


Aynı tesiste anahtar teslimi fabrikada satacakları bilgisini veren Ayvaz “Saatte 3 ton üretim yapabilen bir tesis 10 milyon lira yatırım bedeli ile kurulurken biz anahtar teslim 3 milyon liraya kurulum yapıyoruz. Aynı zamanda sattığımız fabrikada kalifiye elemanımız personeli eğiterek üretime hazırlayacak Avrupa’dan alınan makine ekipmanlarının amortismanları pahalı ve servis ağı yok biz kendini bir yılda amorti eden fabrika satıyoruz” şeklinde konuştu.



Pelet çevrey duyarlı ve tamamen yerli


Yakıt tasarrufu ile öne çıkan peletin odun artığından elde edilmesi nedeniyle çevreye duyarlı ve yerli olduğunun altını çizen Ayvaz “Yenilenebilir çevreci bio yakıt olan peletin yanma verimliliği yaklaşık yüzde 97 oranında. Kömürün yanma kalorisi pelete göre daha yüksek ancak yüzde 35’i gaz veya katı artık olarak atıldığı için pelet daha avantajlı bir yakıt türü. Fiyat olarak da yüzde 30 avantaj sağlayan pelet, odun ve benzeri ürünlerden elde edildiği için çevreci özelliği ile de öne çıkıyor” ifadelerini kullandı



Fındık kabuklarıyla sektöre başladı


Fındığın anavatanı Giresun’da dere kenarlarına dökülen fındık kabuklarını toplayan girişimci Ayvaz “Bu kabukları fırınlara yakıt olarak satmaya başladık. 2008 yılında kabukmatik adında yanma ünitesi üreterek sektöre girdik. Yüzme havuzlarının ısınma alt yapısını değiştirdik. Söz konusu ünite ile işletmelerin yıllık 600 bin liralık fuel oil maliyetini 80 bin liraya düşürererk bu yöndeki AR-GE çalışmaları için 3 milyon lira yatırım yaptık. Böylelikle küresel piyasalarda yenilenebilir enerji kaynakları içinde tercih edilen bio yakıt pelet üretimine başladık” ifadelerini kullandı.


Firmanın tesisinde incelemelerde bulunan AK Parti Giresun Milletvekili Kadir Aydın ise Atakan Ayvaz gibi AR-GE çalışmaları yaparak girişimci olan her yatırımcıya destek verilmesi gerektiğini ifade ederek bölgenin bir milletvekili olarak her daim yanında olacağı ve bürokratik ve siyasi konularda önünün açılması için destek vereceğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
Rize 2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.