SAĞLIK - 07 Nisan 2021 Çarşamba 12:28

Covıd-19 ilacının, KKKA tedavisinde sonuç verdi

A
A
A
Covıd-19 ilacının, KKKA tedavisinde sonuç verdi

Doktorun hastasına kullandığı tesadüfi ilaç, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının tedavisinde etkili oldu ve Avrupa’nın saygın tıp dergisinde makale olarak yayınlandı.

Doktorun hastasına kullandığı tesadüfi ilaç, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının tedavisinde etkili oldu ve Avrupa’nın saygın tıp dergisinde makale olarak yayınlandı.


Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Ana Bilim Dalı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, bu ilacın Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığını tedavi edebileceğini tesadüfi olarak gözlemlediklerini ve başarılı olduklarını söyledi.


Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, “İnsanlık tarihindeki çalışmalar ve buluşlar genellikle tesadüfen ortaya çıkıyor. Burada da yine buna benzer bir durum yaşadık. Bilindiği gibi Giresun’un güneyinde bulunan Alucra, Çamoluk ve Şebinkarahisar ilçeleriyle komşu ilimiz Sivas’ta KKKA vakaları yaz aylarında sıkça yaşanmaktadır. Covid-19’da bazen hastalarda da Covid mi, başka hastalık mı diye bakılırken tüm hastalara başlangıç tedavisi olarak Covid-19’da kullanılan Favipiravir isimli Japon menşeili bir ilacı veriyoruz. Bu ilacın KKKA hastalığını tedavi edebileceğini tesadüfi olarak gözlemledik ve başarılı olduk. Bu gözlemimizi Avrupa’da saygın bir tıp dergisi olan European Journal of Case Reports in Internal Medicine’de yayımlattık. Bundan sonraki çalışmalar için bir ön adımdır. Bundan sonraki geniş kapsamlı vaka seyirlerinde deneneceğini umut ediyoruz. Bu sürecin sonrası çok merkezli ve uzun vadeli bir çalışma modeli olacaktır. Bu çalışma dünyada bir ilktir. Bu Kırım Kongo hastalığını kısa sürede düşük maliyette ve başarılı bir şekilde tedavi etmemiz tıp tarihinde bir ilktir.” dedi.



-Covıd ilacı, KKKA tedavisinde kullanıldı


Çalışmalarında Covid-19 pandemisi için kullanılan ilacın esasında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığında da etkili olabildiğini gösterdiklerini açıklayan İç Hastalıkları Uzmanlı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yakarışık ise, “Hastaların ilk gün 8’er tablet ve sonrasında 3’er tablet aldığı ilacımız sayesinde hastalarımızı değerlendirdiğimizde özellikle bu ilkbahar aylarında Kırım Kongo yaygın olduğu için hastaya tanı koyma aşamasında aklımıza gelmesi ve tanıyı atlamamasında önemli bir yer tuttuğunu düşünüyoruz. O yüzden çalışmamızı yurt dışına yolladık ve orada da kabul edildi. Belki ilerleyen süreçte daha ileri çalışmalar yapılarak belki bu Covid-19’da kullandığımız ilacın rutin bir ilaç olması Kırım Kongo’yu tedavi etmesinde önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Bu hastalık akut bir hastalık. O yüzden tanı konduktan sonra yaklaşık 2 hafta içinde tedavisi biten bir hastalık. Sağlık Bakanlığı tarafından kabul edilmesi için esasında uzun araştırmalar gerekiyor. Mutlaka ileri araştırmalar yapılması gerekiyor. Ama bu ileride yapılacak bir çalışmaya ön ayak oldu. Kısaca ifade etmek gerekirse, çalışmalarında Covid-19 pandemisi için kullanılan ilacın esasında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığında da etkili olabildiğini gösterdik” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.