GENEL - 11 Nisan 2021 Pazar 10:26

Bakan Soylu geçtiğimiz yıl Giresun’da yaşanan afetin maliyetini 2.2 milyar TL olarak açıkladı

A
A
A
Bakan Soylu geçtiğimiz yıl Giresun’da yaşanan afetin maliyetini 2.2 milyar TL olarak açıkladı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Giresun’da geçtiğimiz yıl 22 Ağustos tarihinde Dereli başta olmak üzere bir çok noktada yaşanan sel afetinin maliyeti ile ilgili olarak “332 milyon 415 bin tl ödenek ve nakdi yardım aktardık; 1 milyar 879 milyonluk, afet kapsamında yatırım planlıyoruz.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Giresun’da geçtiğimiz yıl 22 Ağustos tarihinde Dereli başta olmak üzere bir çok noktada yaşanan sel afetinin maliyeti ile ilgili olarak “332 milyon 415 bin tl ödenek ve nakdi yardım aktardık; 1 milyar 879 milyonluk, afet kapsamında yatırım planlıyoruz. Yani 2.2 milyar tl’lik maddi maliyet. Sadece Giresun ilindeki bir afet için.. Bu maliyetle, hem insan maliyetiyle hem maddi maliyetle tekrar karşılaşmamamız lazım” dedi.


Ordu-Giresun Havaalanı üzerinden sabah saatlerinde Giresun’a gelen Bakan Süleyman Soylu, Giresun Valiliği’nde geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Dereli başta olmak üzere bir çok noktada yaşanan sel afeti ile ilgili bir değerlendirme toplantısı yaptı.


Toplantıda afet sonrası iyileştirme çalışmalarının hedefi ile ilgili olarak konuşan Bakan Soylu “Afet sonrası iyileştirme çalışmalarının 2 hedefi olmalıdır. Birincisi, kaybedileni tamamen yerine koymak; insanların hayatını afet öncesindeki hale getirmek, can kayıpları hariç her türlü kaybı tamamen geri getirmek. İkinci hedef de aynı afetin tekrar yaşanmamasını temin edecek önlemleri almaktır. Yağmur elbette ki tekrar yağacak. Elbette ki tekrar yüksek miktarda yağacak, ancak bunun bir sele dönüşmemesi için gereken önlemi almak durumundayız. İşte bunu, tam da bu çalışmalarımız sırasında yapmamız lazım. İyileştirme çalışmalarımız sırasında bu noktayı atlarsak, gelecekte karşılaşacağımız maliyet, hem insan canı hem de maddi maliyet, bizim kimseye izah edemeyeceğimiz bir maliyet olur” ifadelerini kullandı.



“Afetler, afet neticesinde alınan hasarlar, bir yanıyla zarardır, bir yanıyla da değişim için fırsattır”


“Afetler, afet neticesinde alınan hasarlar, bir yanıyla zarardır, bir yanıyla da değişim için fırsattır” diyen Bakan Soylu “Dünyadaki pek çok ülke, afetler sonrasında zarara yol açan yapılaşma sorunlarını, ihmallerini;


afet sonrası iyileştirme çalışmalarında hallettiler. İlgili kanunları çıkardılar veya tedbirlerini aldılar. Yaşanan afet olayı dolayısıyla direnç kırılmış olduğu için, bir nevi, afeti, geleceğe ait bir fırsat haline dönüştürmüşler. Onun için bizler de buradaki çalışmalarımızda hiçbir gereklilikten, bilimsel ve teknik olarak yapılması gerekenden sarf-ı nazar etmeden bu çalışmalarımızı gelecekteki olası afetlerden zarar görmeyecek şekilde kurgulamamız lazım” şeklinde konuştu.


Giresun’da yaşanan afette 15 kişinin hayatını kaybettiğini vurgulayan Bakan Soylu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:


“332 milyon 415 bin tl ödenek ve nakdi yardım aktardık. 1 milyar 879 milyonluk, afet kapsamında yatırım planlıyoruz. Yani 2.2 milyar tl’lik maddi maliyet. Sadece Giresun ilindeki bir afet için..Bu maliyetle, hem insan maliyetiyle hem maddi maliyetle tekrar karşılaşmamamız lazım. Bunun da anahtarı, sizlerin elindedir. Çalışmalarımızda bu konuya hassasiyet göstermenizi ve bu ilkeden hiçbir kararınızda taviz vermemenizi istirham ediyorum. Afetten etkilenen toplam 806 kilometre uzunluğundaki 118 köy yolunun tamamı açılmış. Yine afet nedeniyle elektriği kesilen 70 köy ve 8 mahallenin elektriği tekrar verilmiştir. Toplam 54 bin 126 metre su iletim ve şebeke hattında onarım çalışmaları tamamlanmış, Yağlıdere, Doğankent, Üçtepe, Dereli ve Güce’de arızalar giderilmiş ve su verilmeye başlanmıştır. Giresun genelinde mobil iletişimde bir sorun yaşanmamış; kesilen 22 santralin tamamı yeniden servise alınmıştır. Hasar tesbit çalışmaları tamamlanmış, toplamda bin 749 binada 5 bin 264 bağımsız bölüm incelenmiştir.”



“Hisseli mülkiyet yapısı sorunu karşımıza çıkıyor”


Yörede yeni konut yapımında, yer göstermelerde, Karadeniz’in genelinde büyük bir sorun olan hisseli mülkiyet yapısı sorunu ile karşılaştıklarını kaydeden Bakan Soylu “Vatandaşın yıkılan evi hisseli, yeni yapılacak evin hisseli olması gerekiyor, yer göstermelerde yine hisseli arazi sorunu var. Muvafakat veya feragatname alma sorunu karşımıza çıkıyor. Bu konuda vatandaşlarımızla diyaloğu arttırmak ve uygun olan hazine arazisi ve meraların kabulü konusunda biraz daha gayret etmek lazım. Aksi takdirde çalışmaların gecikmesi sorunu ortaya çıkacaktır” dedi.


Bakan Soylu’nun konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.