EKONOMİ - 26 Haziran 2021 Cumartesi 09:41

Türkiye bal rekoltesinde düşüş beklentisi

A
A
A
Türkiye bal rekoltesinde düşüş beklentisi

Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kubilay Elevli, kestane ve çiçek balı bal üretiminde gal arıları nedeniyle yüzde 70’lere varan rekolte düşüşü beklendiğini söyledi.

Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kubilay Elevli, kestane ve çiçek balı bal üretiminde gal arıları nedeniyle yüzde 70’lere varan rekolte düşüşü beklendiğini söyledi.


Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kubilay Elevli, normalde bal akımının bu zamanda başlamasına rağmen bu yıl özellikle kestane ve çiçek balında ciddi rekolte kayıpları olduğunu belirterek kovan başına ortama 60 kilogram bal alındığını, miktarın bu yıl 20 kilograma kadar düştüğünü ifade etti.


Kubilay Elevli, “Yerli arıcılarımız kestane balından, Doğu ve Güneydoğu illerine giden gezgin arıcılarımız da çiçek balından beklediğini bulamadı. Gal arılarının verdiği zarar nedeniyle kestane çiçekleri bu sene açmadı. Kestane bal rekoltesi bu sene geçen yıla göre yüzde 60-70 civarında ürün kayıplarımız olacaktır. Bu rekolte düşüklüğü haliyle fiyatlara yansıyacaktır. Geçen yıl 150 lira civarında satılan kestane balının kilosu bu sene 200 liradan aşağı satılmayacaktır o da bulunabilirse. Çiçek balı için Doğu ve Güney Doğu Anadolu illerine giden gezginci arıcılarımızda hayal kırıklığına uğradı. Çiçek balında da yüzde 60 civarında rekolte kaybı endişesi yaşanıyor. Bu sene hedefimiz artık bal almak değil, arılarımızı kurtarmak ve gelecek yıla hazırlayabilmektir. Arıcıların bu seneki bal üretimi oldukça düşük olmaktadır. Bu durum sadece Giresun için değil, ülkemiz genelinde arıcılık yapan 72 bin arı yetiştiricileri için de ciddi bir sıkıntı meydana getirmektedir. Çünkü arıcılarımızın kredileri var, masrafları var, gezgin arıcıların ulaşım, konaklama giderleri var ve bir de kendi geçimlerini sağlayabilme sıkıntıları var. Bu durumu zirai afet kapsamına aldırabilirsek kredilerimizin en azından bir, iki yıl ertelenmesini bekliyoruz“ dedi.


Giresun’da 2 bin 500 birliğe kayıtlı arıcının olduğunu da ifade eden Elevli, “Yaklaşık 150 bin kovanla arıcılık yapıyoruz. Bu 150 bin kovanın 50 bini kestane balı üretimi yapan arıcılarımız, geri kalan 100 bin civarındaki koloni de gezginci olarak devam etmektedir. Ortalama yıllık 7 bin ton çiçek balı, bin tona yakın da kestane balı üretimimiz vardı. Bu sene gal arısı nedeniyle yüzde 70 civarında verim kaybı bekliyoruz” diye konuştu.



Arıcılar, gal arısına karşı mücadele edilmesini bekliyor


Giresun’da kestane balı üretimi yapan Hicabi Çakır ise, “Ben sabit arıcılık yapıyorum ve bütün üretimim kestane balıydı. Bütün hayallerimi kestane balına bağlamıştım. Geçen yıl başlayan gal arısı hastalığı her geçen yıl kestane ağaçlarında artmaya devam etmektedir. Özellikle bu sene gal arısı iyice kendisini hissettirdi ve kestane ağaçları çiçek açmadı. Böyle giderse kestane balı üretimi yok olacak diyebiliriz. Yetkililer biran önce bölgemizde gal arısı mücadelesine başlamalıdır. Bu konuda başka bölgelerde biyolojik mücadele yapıldığını görüyoruz, çok geç olmadan bizim bölgemizde de başlatılmalıdır” şeklinde konuştu.


Arıcıların da devlet desteğine ihtiyacı olduğunu ifade eden Nazmi Yılmaz da geçen yıl bir kovandaki çerçeveden 10 kilo bal alabilmek mümkünken bu yıl 3 kilo dahi alamayacaklarını ve bunun da masraflarını kurtarmaya yetmeyeceğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi. Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.
Kırşehir Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Özbağ Belde Belediye Başkanı İsmail Çanakçı’nın bir şizofreni hastasını darbettiği iddiasıyla hakkında şikayette bulunuldu. İddiaya göre, Özbağ beldesi Yeni Mahalle’de ikamet eden S.B., sosyal medya paylaşımları nedeniyle kardeşinin belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. S.B. ifadesinde, bir araca bindiklerini ve evlerine gittiklerini, belediye başkanının da araçta bulunduğunu belirtti. S.B., evlerine vardıklarında belediye başkanının şizofreni hastası olan kardeşi B.B.’ye kafa attığını ve silah çektiğini iddia etti. Olayla ilgili konuşan Gülay Gündüz, Özbağ kasabasında oturan dayısı B.B.’nin şizofreni hastası olduğunu ve belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. Olayla ilgili darp raporu alındığını ve şikayetçi olunduğunu ifade eden Gündüz, "Özbağ kasabasında ikamet eden şizofren hastası dayım, Belediye Başkanı İsmail Çanakçı tarafından darbedilmiş. Şizofren hastası dayımla konuşurken kafa atıp, alnına silah dayamış. Olayın peşini bırakmayacağım. Ben belediye başkanından yardımcı olmasını beklerdim" dedi. Özbağ Belediye Başkanı İsmail Çanakçı ise, iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, son günlerde sosyal medyada yer alan paylaşımlar üzerine kendilerinin de suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Çanakçı, kasabada vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını ifade ederek, kimseyle husumetlerinin olmadığını ve olamayacağını, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kendilerine emanet olduğunu söyledi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.