KÜLTÜR SANAT - 25 Nisan 2023 Salı 13:47

Yılda sadece 2 ay üretiliyor

A
A
A
Yılda sadece 2 ay üretiliyor

Giresun’un Bulancak ilçesinde yılda sadece iki ay üretimi yapılan ve yöre halkı tarafından beğenilerek tüketilen Mayıs helvası tezgahlardaki yerini aldı.

Giresun’un Bulancak ilçesinde yılda sadece iki ay üretimi yapılan ve yöre halkı tarafından beğenilerek tüketilen Mayıs helvası tezgahlardaki yerini aldı.


Birçok hastalığa iyi geldiği ileri sürülen şeker, meyan kökü ve limon tuzu karışımından üretilen Mayıs helvasının 250 yıllık geçmişe sahip olduğu belirtildi.


İlçede dededen toruna helva imalatı yapan Ahmet Günaydın, sadece nisan, mayıs ayında üretimi yapılan ve aylarca bozulmadan tüketilebilen helva ile ilgili yaptığı açıklamada “Yörede helva üretimi 250 yıllık tarihi bir geçmişe sahip. Bu helvanın özelliği yılda sadece nisan ve mayıs ayları olmak üzere iki ay üretilmesi. İlkbahardan yaz dönemine geçiş ayı olan nisan, mayıs ayında üretilmesi nedeniyle bölge halkı tarafından Mayıs helvası olarak adlandırılmış. Dededen toruna bir geleneğe sahip” dedi.



Şeker, meyan kökü ve limon tuzundan üretiliyor


Helvanın imalatıyla ilgili de bilgi veren Günaydın, “Helvanın hammaddesi şeker, meyan kökü ve liman tuzudur. Önce kökünü eziyoruz, parçalayıp suda kaynatıyoruz. Daha sonra suyunu alarak karıştırıyoruz. Beyaz bir köpük elde edene kadar bu işlemi sürdürüyor. Daha sonra tavada bu köpüğü şeker ve limon tuzu ile karıştırarak helva haline getiriyoruz. Üretilen helva 6 ay hiç bozulmadan güven içerisinde tüketilebiliniyor. Yılda iki ay üretilen helvadan bolca alıp bir yıl boyunca tüketenler dahi oluyor. Genellikle çayın yanında kahvaltı malzemesi olarak tüketiliyor. Helvanın sade hali olduğu gibi fındıklı ve cevizli de yapıla biliniyor” diye konuştu.


Vatandaşlar ise Mayıs helvasını şifa niyetine alıp tükettiklerini kaydederek aynı zamanda enerji deposu olduğunu ifade ettiler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Gazze’ye yardım götüren Sakaryalı aktivistin kızından İsrail’e tepki Gazze Şeridi’ne yardım ulaştırmak üzere teknelerle yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu’ndaki Sakaryalı Özkan Özer’in kızı, İsrail’i kınayarak babasını özlemle beklediğini söyledi. Gazze Şeridi’ne insani yardım ulaştırmak için teknelerle 44 ülkeden yola çıkan aktivistler, İsrail ordusu tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulmuştu. İçinde Sakarya’nın Hendek ilçesinde ikamet eden Özkan Özer’inde olduğu 78 Türk katılımcı bulunan aktivistleri taşıyan uçak, Ramon Havalimanı’ndan yola çıkarak, saat 17.30 sıralarında İstanbul Havalimanı’na indi. İsrail’in saldırısı sonrasında alıkonulan babasından haber alamayan Özer’in kızı Zeynep Özer, Adapazarı ilçesi 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda Filistin destekçileriyle bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Özer, babasının yaşadığı zorluklardan bahsederek İsrail’i kınadı. "Silahsız insanlara silah doğrulttular, onları zorla alıkoydular" İsrail güçleri tarafından alıkonulan Özkan Özer’in kızı Zeynep Özer, "Bugün burada Gazze için denizlere açılan Sumud filosunun yalnız olmadığını göstermek için toplandık. ‘İnsanlığın vicdanı kurudu mu’ dediğimiz bir zamanda 44 ülkeden 428 cesur insan Gazze’ye doğru yelken açtı. Türkiye’den 78 kişinin bulunduğu bu güzel insanlar sivil bir inisiyatif aldılar. Devletlerin İsrail’e karşı adım atmadığı bir dünyada, küçücük tekneler denizlere açıldı. Savaş gemilerine karşı 50 yelkenli İsrail’e meydan okudular. Ben, acımasız bir soykırıma tabi tutulan Gazze halkı ile dayanışmak için Sumud filosu ile yola çıkan işgalci İsrail’in uluslararası sularda hukuksuz bir şekilde alıkoyduğu ve arkadan elleri kelepçelenen bir babanın kızıyım. Ben, herkesin sustuğu bir zamanda mazlumlar için Gazze’ye doğru denize açılan Özkan Özer’in kızıyım. Babamla gurur duyuyorum. Her türlü riski bilerek evden onu büyük bir gururla gönderdik. Her gün onun Gazze’ye yaklaşmasını heyecanla takip ettik. Hep Gazze sahillerine ayak basıp oradan onları bekleyenlerle kucaklaşmasını hayal ettik ama olmadı. Soykırımcı, hukuk tanımaz katil İsrail babamın da bulunduğu tekneye müdahale etti. İnsani gayelerle yola çıkan, silahsız insanlara silah doğrulttular, onları zorla alıkoydular" dedi.
İstanbul İsrail’in alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki 422 aktivist İstanbul’a geldi İsrail’in Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesi sonrası alıkonulan 422 aktivist, özel uçaklarla İstanbul’a getirildi. Aktivistlerden yaralı olanlar ambulanslara alınarak hastaneye sevk edildi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik ablukasını kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında Yunan kara sularına birkaç mil mesafede İsrail ordusunun müdahalesine uğramıştı. Uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahalede çok sayıda aktivist alıkonulmuş ve kötü muamele sonrası bazıları yaralanmıştı. İsrail’in serbest bıraktığı 422 aktivist için Türkiye’den 3 tane uçak gönderildi. İsrail’in Ramon Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan uçaklar, saat 17.30 sıralarında İstanbul Havalimanı’na ulaştı. Aktivistler, havalimanı VIP salonunda sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın yoğun katılımıyla karşılandı. Bazı aktivistlerin yürümekte güçlük çektiği görülürken, sedye ve tekerlekli sandalye yardımıyla ambulanslara alınan aktivistler, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. "70 ülkeden aktivist bu misyona katıldı" HAK-İŞ Genel Başkanı ve filo katılımcısı Mahmut Arslan yaptığı açıklamada, "70 ülkeden yaklaşık 500 aktivist Sumud misyonuna katıldı. Bu organizasyonun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Dünyanın birçok ülkesinden insanların Filistin için bir araya gelmesi çok kıymetli" dedi. "Plastik mermilerle yaralanan arkadaşlarımız oldu" Yaralanan aktivistlerden Mecit Bağcivan ise, "Birçok arkadaşım plastik mermilerle yaralandı. Burada bulunan her aktivist İsrail’in zulmüne maruz kaldı. Ama Gazze’de yaşananların yanında bizim yaşadıklarımız çok küçük kalıyor" ifadelerini kullandı. "Gerçek kahramanlar direnişçilerdir" Aktivistlerden Emrullah Demir, "Çok sert müdahalelerle karşı karşıya kaldık. Ancak Gazze’de insanların yaşadıklarıyla kıyasladığımızda bizim yaşadıklarımız bir fragman gibi kalıyor. Gerçek kahramanlar direnişçilerdir" diye konuştu. "Biz vicdan taşıyorduk" Aktivistlerden Ömer Arslan ise açıklamasında, "Biz vicdan taşıyorduk, insani yardım taşıyorduk. Bizim silahımız merhametimizdi" dedi. Müdahale sırasında kadınlara yönelik şiddet uygulandığını belirten aktivistlerden Fatma Zengin, "Biz Filistin’e gittik, İsrail’e değil. Bunun sadece Filistin’in değil tüm insanlığın meselesi olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.