ÇEVRE - 19 Haziran 2023 Pazartesi 13:11

Denize 40 km mesafedeki tepeye deniz feneri yaptılar yetmedi şimdi de tekne yapıyorlar

A
A
A
Denize 40 km mesafedeki tepeye deniz feneri yaptılar yetmedi şimdi de tekne yapıyorlar

Bu ancak Karadeniz’de olur denilen olaylardan birisi daha Giresun’da yaşandı.

Bu ancak Karadeniz’de olur denilen olaylardan birisi daha Giresun’da yaşandı. Denizden en uzak, deniz fenerinin ardından şimdi de tekne inşa ediliyor. Denize 40 kilometre mesafede, 2 bin rakımlı Çaldağ Tepesi’ne yapılan deniz fenerinin ardından şimdi de aynı yere tekne yapılıyor. Deniz olmayan yere deniz feneri ve taka yapılmasını ilginç kılan ise yöre halkının bölgeye yerleşen atalarının tepelere doğru yükselen sisi deniz sanarak yapılan kayıkla denize açılmaya çalıştıkları efsanesi oldu.


Giresun’un Melikli köyünde yaşayan Makine Mühendisi Yusuf Çakır, bir efsaneden yola çıkarak, deniz fenerinden sonra bir tekne yapımına başladığını belirterek “Yaşadığımız coğrafyanın jeolojik yapısına baktığımızda geçmişte sular altında olduğuna dair izler var. Ayrıca yöredeki atalarımız tepelere doğru yükselen sisi deniz sanarak yapılan kayıkla denize açılmaya çalıştığına dair bir efsanesine var. Bu efsaneden yola çıkılarak denize en uzak mesafede bir deniz feneri yapıldı. Bu deniz fenerinin yanı sıra bir de tekne olması gerektiğini düşünerek böyle bir çalışma başlattım. Yaklaşık 6 aydır devam eden çalışmalarımız sonunda teknenin iskeletini tamamlamış durumdayız. Bundan sonra mekanik ve diğer aksamlarını tamamlayacağız” dedi.



Tekne yapıldıktan sonra, denize taşımanın zor olduğu akla geldi


Yaptığı tekneyi yaptıktan sonra denize indirmeyi düşündüğünü de anlatan Çakır, “Tekneyi yaparken aslında denize indirmeyi düşünmüyordum. Tekne şekil alıp kendini göstermeye başlayınca satın almak isteyenler oldu. O zaman teknenin denize indirilmesinin zor olacağını düşündüm. Karadenizliler’in aklı bazen değişik şekilde çalışıyor ve bazı tanıdıklar bu yaptığımızın tam Laz işi olduğunu söylediler. İlk yapımına 9 metre olarak tasarladım daha sonra ise 13 metre olarak tamamladım. Fakat iş işten geçtikten sonra teknenin buradan çıkartabilmenin çok zor olduğunu gördük. Ancak daha sonra bazı tanıdık çevreler, ihtiyaç duyulması halinde nakliye helikopterleriyle taşınabileceklerini söylediler. İlk başlarken bize çok gülen oldu, köyde tekne mi yapılır diyenler oldu. Yaptığımız tekne bir motor yat ve bugün motorsuz 3 milyon TL değerinde piyasa değeri olan lük bir tekne. Tekneyi ise fiberden imal ediyoruz ve yaklaşık 6 aydır da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şuanda iş donanımı ve mekanik işleri kaldı” diye konuştu.



Deniz fenerinden sonra, tekne yapıldı


Deniz fenerinden sonra yapılan teknenin efsaneyi tamamladığını ifade eden İbrahim İlyasoğlu ise “Batlama Vadisindeki köylülerin bugün yayla olarak kullandığı Çaldağ, daha önceden yerleşim yeriydi. Efsaneye göre; Köylüler 500 yıl önce bölgede yaşanan tuz sıkıntısını gidermek tuz ekimi yaparlar ve bir türlü başarılı olamayınca şehre inmeye karar verirler. Şehre inmek için de tepelere doğru yükselen sisi deniz sanırlar ve yaptıkları kayıkla bu sisin içerisine doğru dalar giderle ve hepsi perişan olur. İşte bu efsanenin yaşandığı Çaldağ tepesine ise efsaneden yola çıkarak bir deniz feneri yaptık. Şimdi de bu efsanenin tamamlayıcısı olan tekneyi de köyümüzden Makine Mühendisi Yusuf Çakır yapmaktadır. Yöremiz efsaneler diyarı ve biz de bu efsanelere konu olan unsurları günümüz imkanlarıyla yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Hisarcık Kaymakamı Atam: "İstiklâl Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık inancının en güçlü ifadesidir" Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde, 12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Hisarcık Kaymakamı Erkan Atam, İstiklâl Marşı’nın aziz milletimizin bağımsızlığa olan sarsılmaz inancının ve vatan sevgisinin en güçlü ifadesi olduğunu söyledi. Seydi Resul İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen anma programına Kaymakam Erkan Atam’ın yanı sıra Belediye Başkanı Mustafa Demirtaş ve ilçe protokol üyeleri katıldı. Programda öğrenciler tarafından hazırlanan sunumlar ve oratoryo gösterileri, İstiklâl Marşı’nın yazıldığı zorlu dönemi ve milletimizin bağımsızlık mücadelesini bir kez daha duygu dolu anlarla hatırlattı. Programda konuşan Kaymakam Atam, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan İstiklâl Marşı’nın, milletimizin en zor şartlar altında bile özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden eşsiz bir destan olduğunu belirterek şunları söyledi: "İstiklâl Marşı’mız, aziz milletimizin bağımsızlığa olan sarsılmaz inancının ve vatan sevgisinin en güçlü ifadesidir. Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mirası anlamak, yaşatmak ve gelecek nesillere aynı ruh ve bilinçle aktarmaktır" dedi. Kaymakam Atam, programın hazırlanmasında emeği geçen okul yönetimine, öğretmenlere ve öğrencilere teşekkür ederek, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahraman şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını ifade etti.
Samsun Canik Belediyesi’nden ’Vatan, Bayrak, Şehadet’ programı SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediyesi’nin düzenlediği ’Vatan, Bayrak, Şehadet’ programında şehitler ve güvenlik güçleri için dualar edildi. Canik Belediyesi’nin ilçede düzenlediği ’Vatan, Bayrak, Şehadet’ İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü programı yoğun ilgiye sahne oldu. Şehitler ve görevini sürdüren güvenlik güçleri için dualar edilen ve Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirilen programda duygu dolu anlar yaşandı. Canik Belediyesi’nin ’Canikli Gençler Ecdadın İzinde’ projesini anlatan kısa film gösterimi salonda alkışları topladı. Programa katılan vatandaşlar ve gençler Canik Belediyesi’nin milli ve manevi değerler temalarında düzenlediği programları ilgiyle takip ettiklerini ifade ederek, "Canik Belediyesi milli ve manevi değerler üzerine gerçekleştirdiği programlarla farkındalık oluşturuyor. Her alanda farkındalık sahibi nesiller yetiştirme hedefiyle çalışıyor. Böylesine anlamlı programlarla bizlerin buluşmasına vesile olan Canik Belediye Başkanımız İbrahim Sandıkçı’ya ve tüm belediye çalışanlarına teşekkür ediyoruz" dediler. Belediye ve Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen programda, öğrenciler tarafından sahnelenen Çanakkale Geçilmez Oratoryo Gösterisi ve ’O Gün Mecliste’ adlı drama gösterisi katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda öğrencilerin seslendirdiği marşlara katılımcılar ellerinde salladıkları Türk bayraklarıyla eşlik etti. Salonun Türk bayraklarıyla donatıldığı, duygu dolu anlar ile birlikte coşkulu anların da yaşandığı program çerçevesinde, ayrıca Canik Borsa İstanbul Anadolu Lisesi öğrencilerinin yer aldığı koro tarafından Sakarya Marşı, Ordunun Duası ve Bayrağım Marşı seslendirildi.
Bursa Nilüfer’de kulak sağlığı masaya yatırıldı Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Sağlık Buluşmaları’nda konuşan Op. Dr. Vedat Oruk, kulak temizleme çöplerinin zararlarına dikkat çekerek, işitme cihazı kullanımının tıpkı gözlük takmak gibi doğal bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Nilüfer Belediyesi tarafından Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen "Sağlık Buluşmaları"nda kulak sağlığı konuşuldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Op. Dr. Vedat Oruk "Kulak Hastalıkları ve İşitme Bozuklukları" üzerine kapsamlı ve anlaşılır bilgiler paylaştı. Söyleşide kulağın anatomisi, işitme kayıpları, çınlama ve baş dönmesi gibi sık karşılaşılan sorunlar ele alındı. "Kulak çöpleri fayda değil, zarar getiriyor" Kulağın dış, orta ve iç olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu belirterek sistemin çalışma prensibini anlatan Op. Dr. Vedat Oruk, günlük hayatta yapılan en büyük yanlışlardan birine dikkat çekti. Halk arasında "kulak kiri" olarak bilinen salgının aslında kulağı koruyan doğal bir sıvı olduğunu ifade eden Oruk, şunları söyledi: "Kulağın kendi ürettiği bu sıvı, dışarıdan gelen toz ve tüyleri tutarak kulağı korur. Ancak biz pamuklu kulak çöpleriyle kulağımızı temizlemeye çalıştığımızda, dışarı atılması gereken bu sıvıyı kulak zarına doğru itiyoruz. Bu durum tıkanıklıklara ve işitme kayıplarına yol açabiliyor. Kulağa hiçbir yabancı cisim sokulmamalıdır." "İşitme cihazı yaşlılık belirtisi değildir" Orta kulak iltihapları ve sinir sel işitme kayıpları hakkında da bilgi veren Oruk, vücudun sinir dokularını onarmasının aylar sürebildiğini belirtti. İlaç veya cerrahi müdahalenin yetersiz kaldığı durumlarda işitme cihazlarının devreye girdiğini anlatan uzman isim, "İşitme cihazı kullanmak yaşlılık belirtisi veya utanılacak bir durum değildir. Tıpkı görme bozukluğunda gözlük kullanmak veya eksik bir dokuyu protezle tamamlamak gibidir. Günümüzde bu cihazlar çok küçük, estetik ve gelişmiş özelliklere sahi" dedi. Kulaktan dolma tedavilerden uzak durun Etkinliğin sonunda kulak sağlığını korumak için temel tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Vedat Oruk, özellikle gençlerin yüksek sesli ortamlardan ve yüksek volümlü kulak içi kulaklıklardan uzak durması gerektiğini belirtti. Oruk, kulak ağrısı veya enfeksiyonu durumunda kulağa zeytinyağı damlatmak gibi bilimsel dayanağı olmayan evsel çözümler yerine mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğinin altını çizdi.
Samsun Atakum’da ata tohumla geleceğe yatırım Samsun’un Atakum Belediyesi, ata tohumla geleceğe yatırım yapıyor. Atakum’da öğrenim gören anaokulu öğrencileri, binlerce yıllık atalık tohumlarının geleceğe aktarılması için hizmet veren Atakum Belediyesi Ata Tohum Merkezini ziyaret etti. Belediye ekiplerinden ata tohum hakkında önemli bilgiler alan öğrenciler, eğitici olduğu kadar eğlenceli anlar yaşadı. Ziyarette miniklere, lavanta ve sebze tohumları hediye edildi. Ata Tohum’un üretim parsellerini gezen minikler, Belediyenin Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri ile mevsimlik sebzeleri inceledi. Ata tohumların üretilmesi, yaygınlaştırılması ve geleceğe taşınması konularında ziraat mühendisleri ve teknikerlerinden önemli bilgiler alan minik öğrenciler, eğitici olduğu kadar eğlenceli anlar yaşadı. Ziyarette öğrencilere, merkezin bahçelerinde üretilen bakla, bamya gibi sebze tohumlarının yanı sıra lavanta tohumları hediye edildi. Kırsal Hizmetler Müdürü Eylem Oktay Aktaş, ata tohumları yaygınlaştırma çalışmalarına ara vermeden devam ettiklerini belirterek, "Geleceğe yatırım yapan belediyecilik anlayışımızla ata tohumlarımızı üretmeye, çoğaltmaya ve dağıtmaya devam ediyoruz. 2025 yılında yaklaşık 2 bin adet yazlık ve 2 bin adet kışlık sebze tohumlarımızı, üreticilerimize ücretsiz olarak dağıttık. 2026 yazlık sebze tohumlarımızı, 20 Nisan’a kadar dağıtmayı hedefliyoruz. İsteyen tüm üreticilerimizi, Ata Tohum Merkezimize davet ediyoruz. Tarımda sürdürülebilirliği önemsiyoruz ve bunun için de ata tohum çalışmalarını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bugün Ata Tohum Merkezimizde, minik öğrencileri ağırladık. 2-5 yaş arası öğrencilerimize, tohumun ne olduğunu ve nasıl yetiştirileceğini anlattık. Keyifli zaman geçirdiklerini düşünüyoruz. Öğrenci, okul ziyaretlerimiz merkezimizde yoğun ilgi görüyor. Bütün okullarımızı, öğrencilerimizi merkezimizi ziyaret etmeye bekliyoruz" dedi.