GÜNDEM - 11 Eylül 2025 Perşembe 18:01

Şehit oğlundan ayrılmamak için harabe evde yaşam mücadelesi veriyor

A
A
A

Kars’ın Kağızman ilçesinde 1994 yılında şehit düşen Piyade Komando Er Asım Türk’ün Çanakçı’ya bağlı Egeköy köyünde yaşayan anne ve babasının durumu yürekleri dağlıyor. Patika yollardan güçlükle ulaşılabilen, çatısı yağmurdan korunmak için naylon ve çadırla kapatılmış evde şehit annesi Pamuk Türk ile şehit babası Harun Türk yaşam mücadelesi veriyor.

Evladını toprağa verdikten sonra hayatı değişen şehit babası Harun Türk, tek isteğinin oğlunun mezarına yakın kalmak olduğunu gözyaşlarıyla dile getirerek "Şehit verdiğim tek oğlumu rüyalarımda görüyorum. Bana ’Beni bırakma baba’ diye sesleniyor. Hangi baba, şehidinin mezarını bırakıp başka yerlere gidebilir? Bu yüzden buradan ayrılamıyorum. Durulmayacak durumda olsa da bu evde kalmaya devam ediyorum. Devletimden tek isteğim, ömrümün sonuna biraz daha rahat edeceğim bir evdir" dedi.

"Ne ev yapacak ne de onaracak imkanımız yok"

Şehit annesi Pamuk Türk ise "Oğlumuzun şehit olmasının ardından devletimiz bir miktar para vermişti. Üzerine hayvanlarımızı, ziynetimizi satıp komşuların da yardımıyla Görele’den bir ev aldık. Orada yarı konuşma engelli kızım kalıyor. Ben oraya gidelim diyorum ama eşim oğlumuzun mezarını bırakmak istemiyor. Mecbur ben de onun yanında kalıyorum. Bu evimiz biraz onarılırsa en azından daha rahat ederiz. Ancak bizim ne yeni ev yapacak, ne de onarmaya gücümüz var" diye konuştu.

Şehit oğlundan ayrılmamak için harabe evde yaşam mücadelesi veriyor

Araziler orman yazıldı, tapular iptal edildi

Egeköy Muhtarı Hacı Ali Aydoğan ise ev yapımı için yaşanan tapu sorununa da dikkat çekerek, "Harun amca, şehidinin mezarını bırakıp köyden gitmek istemiyor. Ancak yaşadığı ev babasından kalma ve çok kötü durumda. Ev yapılması için girişimler oldu fakat 2009 yılında kadastro geçerken Harun amcanın evinin bulunduğu yer orman arazisi olarak kayıtlara geçti. Atadan kalma tapular iptal edildi. Bu nedenle köyde 100’den fazla mağduriyet var ve hukuki süreç yıllardır devam ediyor. Harabe bir evde, yağmurun altında, çaresizlik içinde yaşam mücadelesi veren şehit ailesinin ise acil bir eve ihtiyacı var. Tek isteği, ömürlerinin son demlerinde insanca yaşayabilecekleri, oğullarının mezarına yakın bir yuva" ifadelerini kullandı.

Şehit oğlundan ayrılmamak için harabe evde yaşam mücadelesi veriyor

Ahmet Bilge

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Menemen Belediyesi Aşevi’nden her gün 10 bin kişiye yemek Menemen Belediyesi, Ramazan Ayı nedeniyle aşevinin günlük yemek kapasitesini 10 bin kişiye çıkardı. Ustaların hazırladığı ve gıda mühendislerinin denetlediği yemekler, ilçenin dört bir yanında ihtiyaç sahibi ailelere kapı kapı dağıtılırken, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahiplerimizle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz" dedi. Menemen Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Ayı için kapasitesini artırdı. Lezzet ve hijyen kırmızı çizgisiyle hareket eden deneyimli mutfak ekibi, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın talimatıyla her gün 10 bin kişilik yemek hazırlıyor. Menemen Belediyesi Aşevi’nde gün aydınlanmadan başlayan hummalı hazırlıklar, sebzelerin titizlikle yıkanıp doğranmasıyla başlayıp, yemeklerin dev kazanlarda hazırlanıp, porsiyonlanarak paketlenmesiyle devam ediyor. 150 kişilik kadroyla hizmet veriliyor Hazırlanan paketler, yine Menemen Belediyesi personeli tarafından Çukurköy’den Maltepe’ye, Asarlık’tan Çaltı’ya kadar ilçenin dört bir tarafına hızla taşınıp, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Mutfaktan lojistiğe kadar toplam 150 personelin görev yaptığı günlük yemek operasyonu, vatandaşlardan da takdir görüyor. "Sofralara sıcak bir tebessüm ekliyoruz" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yılın 12 ayı kesintisiz olarak hizmet veren aşevimizin kapasitesini, bu yıl da Ramazan boyunca sınırlarımızı zorlayarak çok üst bir seviyeye çıkardık. Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz. 10 bin hemşehrimiz için hazırladığımız yemeklerle sofralara sıcak bir tebessüm eklemeye gayret gösteriyoruz. Bununla birlikte sadece günlük yemekle değil, birçok farklı kalemde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını giderebilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Malatya Malatya Büyükşehir Belediyesi’nde yoğun kar mesaisi Malatya Büyükşehir Belediyesi Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün kar yağışı uyarılarının ardından, aldığı tedbirlerle birlikte kent genelinde karla mücadele çalışmalarına kesintisiz devam ediyor. Yağışın başlamasıyla eş zamanlı olarak sahaya inen ekipler, vatandaşların ulaşımda herhangi bir olumsuzluk yaşamaması için gece gündüz demeden yoğun mesai harcıyor. Ana arterler başta olmak üzere sorumluluk alanındaki yollarda tuzlama ve solüsyonlama çalışmaları gerçekleştiren ekipler, kar yağışının etkili olduğu yüksek kesimlerde ise kar küreme çalışmalarını sürdürüyor. Yolların açık tutulması ve ulaşımın aksamaması için ekipler gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmaları kapsamında, Akçadağ ilçesinde 9 mahallede, Arapgir ilçesinde 3 mahallede, Arguvan ilçesinde 3 mahallede, Battalgazi ilçesi kırsalında 3 mahallede, Darende ilçesinde 19 mahallede, Doğanşehir ilçesinde 5 mahallede, Doğanyol ilçesinde 3 mahallede, Hekimhan ilçesinde 18 mahallede, Kale ilçesinde 9 mahallede, Kuluncak ilçesinde 7 mahallede, Pütürge ilçesinde 18 mahallede, Yazıhan ilçesinde 6 mahallede ve Yeşilyurt ilçesi kırsalında 6 mahalle yolunda çalışmalar devam ediyor. Toplamda 109 mahalle yolunda 2 bin 105 kilometre uzunluğundaki yollarda ise ekipler çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yol açma çalışmalarının yanı sıra yolda mahsur kalan vatandaşlara müdahale ederken, hasta olan vatandaşların sağlık ekiplerine güvenli bir şekilde ulaştırılması için de yoğun çaba sarf ediyor. Ekipler Hekimhan ilçesi Başkavak Mahallesinde rahatsızlanan vatandaşı sağlık ekiplerine teslim ederek vatandaşın hastaneye ulaşımını sağladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kar yağışının etkisini sürdürdüğü bölgelerde ulaşımın aksamaması ve vatandaşların güvenli bir şekilde seyahat edebilmesi için 7/24 görev başında olmaya devam edecek.
İstanbul Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
Bursa Yıldırım’da, gönüller de sofralar da bir Yıldırım Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmalarına dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da da devam ediyor. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte ilçenin 14 farklı noktasında iftar sofraları kuran Yıldırım Belediyesi, günlük 3 bin 500 kişiye iftar, 100 kişiye de sahur ikramı gerçekleştiriyor. Evlerinde yemek yapamayan vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Aşevi’nde de günlük 250 kişiye sıcak yemek çıkarıyor. Aşevinde özenle hazırlanan yemekler, iftar vakti sıcak şekilde adreslere ulaştırılıyor. Yıldırım Belediyesi mobil hizmet araçları ise ilçenin farklı noktalarında, günlük 950 kişilik çorba, su ve hurma dağıtımı gerçekleştiriyor. Dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, 5 bin aileye gıda kartı desteği sağladı. "Yıldırım’da kimse yalnız değil" Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun yoğun bir şekilde hissedildiği Ramazan ayında, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Medeniyetimizin özü ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözünde saklıdır. Yıldırım Belediyesi olarak bu bilinç ve inançla tüm hizmetlerimizin merkezine insanı alıyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz. Bu kapsamda, Ramazan’dan önce olduğu gibi Ramazan ayında da sosyal belediyecilik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor" ifadelerini kullandı.