YEREL HABERLER - 11 Mayıs 2017 Perşembe 14:37

Gümüşhane’de Engelliler Haftası kutlanıyor

A
A
A
Gümüşhane’de Engelliler Haftası kutlanıyor

Gümüşhane’de 10-16 Mayıs Engelliler Haftası nedeniyle, Gümüşhane Üniversitesiyle ortaklaşa program düzenlendi.

Gümüşhane’de 10-16 Mayıs Engelliler Haftası nedeniyle, Gümüşhane Üniversitesiyle ortaklaşa program düzenlendi.


Milli Eğitim Müdürlüğü, Gümüşhane Üniversitesi ve Özel Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitimi Merkezi ortaklığında Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu çok amaçlı salonda düzenlenen programda özel öğrenciler hünerlerini sergileme imkanı buldu.


Programda konuşan Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Halil İbrahim Zeybek, engelliliğin doğuştan olduğu gibi sonradan da olabildiğini belirterek, “İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne gelinceye dek toplumda engel durumunun yol açtığı sıkıntıları daha aza indirebilmek, bunları paylaşabilmek, engelli diye tanımlanan insanlarımızı hayata daha rahat adapte edebilmek, onların birtakım ihtiyaçlarını giderebilmek adına çeşitli çalışmalar ve etkinlikler yapılıyor” dedi.



“Hem dünyada hem de ülkemizde engellilerle ilgili çok önemli gelişmeler oldu ama asla yeterli değil”


Bu tür program ve anmaların engelli insanları tekrar hatırlama, kısa süreli de olsa empati yapma, onların sosyal hayata adapte olma noktasında düşünmeye davet etme gibi bir faydası ve önemi olduğunu kaydeden Rektör Zeybek, “Hem dünyada hem de ülkemizde engellilerle ilgili çok önemli gelişmeler oldu. Ama asla yeterli değil. Engellilerin hayata dair beklenti ve hedeflerini yerine getirecek her türlü gelişmeyi sağlamakla sorumluyuz” diye konuştu.


Rektör Zeybek konuşmasının arında 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesinde bugüne kadar Engelli birimi kurulmadığını, şimdi Engelliler Biriminin kurulumunu başlattıklarını ve bir temsilci atayacaklarını sözlerine ekledi.



“Onların dünyasına inebilmek, hayata onların gözüyle bakabilmek ve onların duygularıyla yaşayabilmek sağlıklı insanlar için çok kolay bir durum değildir”


İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mesut Olgun da konuşmasında özel bireyleri anlayabilmek, empati yapabilmek adına bir araya geldiklerini hatırlatarak, “Özel bireylere dair cümleler kurabilmek sağlıklı insanlar için çok kolay bir şey değil. Onların dünyasına inebilmek, hayata onların gözüyle bakabilmek ve onların duygularıyla yaşayabilmek sağlıklı insanlar için çok kolay bir durum değildir. Ama geldiğimiz noktada bu sadece Türkiye’nin değil, dünya üzerindeki tüm ülkelerin ortak meselesidir. Özel bireylerimizle ilgili kamuda yada özelde sunulan hizmetler artık bunların engelli değil, toplum her noktasında, meslek edinme, üretme noktasında, hayatlarını devam ettirebilmek ve toplumun bir parçası olması noktasında ciddi anlamda bizlerden bir farklarının olmadığını, fırsat verildiğinde neleri başarabildiklerinin çok güzel örneklerini hep birlikte görüyoruz. Engelin bu bireylerde mi yoksa bunlara hayatı zorlaştıran sağlıklı insanlarda mı olduğu bu toplum içerisinde yıllarda tartışılagelmiştir” dedi.


Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak il genelinde özel bireylere yönelik eğitim faaliyetleriyle ilgili rakamları paylaşan Olgun, şöyle konuştu: “Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan 246 öğrencimiz örgün eğitim kurumlarında kaynaştırma eğitimi yoluyla eğitimlerine devam etmekteler. Bunun dışında 19 özel eğitim sınıfımızda hafif ve orta ağır düzeyde tanılanmış öğrencilerimizden 68 bireyimize özel eğitim verilmektedir. Devletimizin katkılarıyla özel eğitim rehabilitasyon merkezlerimiz aracılığıyla 443 bireyimize destek eğitimi sunulmakta ve özel eğitim sunulmaktadır. Ayrıca bağımsız bir okul olarak faaliyetlerini sürdüren özel eğitim uygulama okulunun bünyesinde orta ağır düzeyde tanılanmış 42 öğrencimizle eğitimlere devam ediyoruz.”



Kelkit’te özel eğitim okulu açıldı, merkezde lise düzeyinde eğitim verilecek


Olgun, ilçelerdeki tüm öğrencilerin bu imkanlardan faydalanabilmesi adına önümüzdeki yıldan itibaren Kelkit ilçesinde Özel Eğitim Uygulama Okulu açılmasıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü, Merkez ilçede ise ortaöğretim düzeyindeki öğrenciler için merkez açılışının tamamlandığını ve gelecek yıldan itibaren lise düzeyinde eğitim almaya başlayacaklarını sözlerine ekledi.



Özel öğrenciler bateri çaldı, zeybek oynadı


Programda daha sonra Özel Eğitim Uygulama okulunun özel öğrencileri tarafından dakikalarca alkışlanan sahne performansı programı düzenlendi. İlk olarak türkü ve şarkılar söyleyen özel öğrenciler daha sonra bateri şovu gerçekleştirdi. Ayrı ayrı zeybek ve horon oynayan özel öğrenciler ise salonda bulunanlar tarafından büyük beğeni topladı.


Salon programının ardından bu kez yine özel öğrenciler tarafından gerçekleştirilen ürünler ile Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Beden Eğitimi Yüksekokulu, Sağlık Bilimleri Fakültesine ait stantlar gezildi.



Üniversiteli abi ve ablalarından özel öğrencilere özel ilgi


Özel öğrencilere yönelik üniversiteli öğrencilerin tulum ve gitar eşliğinde şarkılar söylediği programda yine özel öğrencilerin yüzleri üniversiteli ablaları tarafından boyandı, balonlar dağıtıldı, palyaço gösterisi gerçekleştirildi.


Programa Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Halil İbrahim Zeybek, Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Melih Okcu, kurum müdürleri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Zürafa Şakir’in yavrusu yetim doğdu Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın maskotu olan ve yaklaşık 5 ay önce ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 32 yaşında ölen "Şakir" isimli zürafanın yavrusu yetim olarak dünyaya geldi. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü ve dünyanın da dördüncü büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın simgelerinden "Şakir" isimli zürafa, 2025 yılının aralık ayında öldü. Uzun yıllar yalnız yaşadığı için kamuoyunda ve halk arasında "müzmin bekar "olarak adlandırılan, dünyanın farklı ülkelerinde yapılan arayışların ardından 10 yıl önce Kayseri’den getirilen "Selvi" isimli dişi zürafa sayesinde yalnızlıktan kurtulan "Şakir" isimli erkek zürafa, hayatını kaybetmesiyle eşini yalnız bıraktı. Yavru zürafa babasını göremedi "Şakir" isimli zürafa hayattayken hamile kalan "Selvi" isimli zürafa, eşi vefat ettikten sonra geçtiğimiz şubat ayında yavrusunu yetim olarak dünyaya getirdi. Babasız olarak dünyaya gelen 2 aylık zürafaya anne Selvi, eşi Şakir’in emanetine gözü bakıyor. 2001 yılında Ankara’daki Atatürk Orman Çiftliği’nden Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na getirildiğinde 7 yaşında olan ve 25 yıl boyunca da hayvanat bahçesinin en sevilen canlılarından biri olan zürafa Şakir, yavrusunun dünyaya gelmesine günler kala ölünce yavrusunu göremedi. Şakir’in emaneti olan zürafanın dünyaya gelmesinin sevinci yaşanıyor Türkiye’de ilk defa bir hayvanat bahçesinde dünyaya gelen zürafanın annesi zürafa Selvi, yavrusunun başından bir an olsun ayrılmazken, hayvanat bahçesi yetkilileri, zürafa Şakir’e 20 yıl boyunca bakıcılık yapan Ali Görgel ile bahçedeki diğer bakıcılar, bir yandan zürafa Şakir’in yavrusunu görememesine üzülürken, bir yandan da Şakir’in emaneti olan zürafanın dünyaya gelmesinin sevincini yaşıyor. Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen minik yavru, Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu. İlk kez vatandaşların karşısına çıkan ve büyük bir ilgi gören bu özel buluşmaya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı. Parkın maskotu haline gelen ve vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören zürafa Şakir ile Selvi çiftinin erkek yavrusuyla Fatma Şahin yakından ilgilendi. Anne ve yavru zürafanın sağlık durumuyla ilgili Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler’den bilgi alan Şahin’in mutluluğu dikkat çekti. Yavru zürafanın ismi düzenlenecek anket ile belirlenecek Yaklaşık 15 ay süren hamilelik döneminde hayatını kaybeden zürafa Şakir’in yavrusunun ismi sosyal medya üzerinden düzenlenecek anket ile belirlenecek. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, dünyaya yeni gelen zürafa yavrusunun isminin belirlenmesi için sosyal medya üzerinden bir anket düzenleneceğini belirterek, en çok tercih edilen ismin yavruya verileceğini ifade etti. "Şakir yavrusunu göremedi" Zürafa Şakir ile Selvi’nin aşk hikayesini anlatan Şahin, "15 aylık hamilelik sürecinde Şakir vefat ederek evladının olduğunu göremedi. Çünkü bir zürafanın ortalama ömründen çok daha fazla yaşadı. Şu anda Şakir’in bebeği oldu ve bir oğlan bebeğimiz var. İlk kez bir zürafamız Türkiye’de dünyaya geldi. Aslında bu durum, nasıl doğa dostu ve hayvan dostu bir şehir olduğumuzun en büyük göstergesidir. Dünyada ve Avrupa’da en iyilerden bir tanesiyiz. 1 milyon metrekare yeşil alan içerisinde tam bir doğal hayat var. En önemli şey ise 100 çalışan arkadaşımızın sevgiyle, hayvanı ve doğayı severek çalışmasıdır. Veterinerinden teknikerine kadar çok iyi yetişmiş bir ekip burada görev yapıyor" dedi. "Hayvanlarımızı kebap, lahmacun ve baklava ile besliyoruz" Vatandaşlara yeni zürafa yavrusunun ismi için anket çalışmasını duyuran Şahin, "Türkiye’de ilk defa doğan bebek zürafayı görmek için Gaziantep’e gelin. Gaziantep’in Doğal Yaşam Parkı’na gelin. Herkesi buraya davet ediyoruz. Selvi’nin ve Şakir’in zürafa yavrusunu görmek için sizleri yeniden buraya bekliyoruz. Şimdi bana, ‘başkanım canlılarınız niye böyle çok doğuruyorlar?’ diye soruyorlar. Ben de ‘mutlular’ diyorum. Biz hayvanlarımıza gastronomi şehrinde çok iyi bakıyoruz. Kebap, lahmacun ve baklava ile besliyoruz. Günün sonunda da yavru sayımız artıyor. Onlar mutlu, biz mutluyuz. Gelen ziyaretçilerimiz mutlu. Bu bebeklerimizi görmek için herkesi yeniden buraya davet ediyoruz" diye konuştu. 2026 yılının ilk 4 ayında 115 yavru dünyaya geldi Öte yandan, Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda 2026 yılı içerisinde toplam 115 yavru dünyaya geldi. Yaklaşık yüzde 52-53 doğurganlık oranıyla, Türkiye’nin en yüksek üreme başarısına sahip doğal yaşam parklarından biri olan parkın yeni yavrularını da biberonla besleyen Şahin, sevimli yavruları kucağına alıp sevdi. 23 Nisan’da ziyaretçi akını Şahin, 2026 yılı için Doğal Yaşam Parkı’nın ziyaretçi hedefinin yeni bir rekorla 10 milyon olduğunu açıkladı. Ayrıca, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan kararla, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla öğretmen ve öğrencilere ücretsiz hizmet veren Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda yoğunluk yaşandı. Bayram günü 28 bin ziyaretçiyi ağırlayan parkta, 2026 yılının ilk 4 ayında toplam ziyaretçi sayısı 1 milyon 800 bine ulaştı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Daire Başkanı Celal Özsöyler ise zürafa Selvi’nin hamilelik süreci ile parkta dünyaya gelen yavruların genel sağlık durumları hakkında bilgi verdi.
Çanakkale Çanakkale Kara Savaşları’nda dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan jamming kullanıldı Çanakkale’de 111 yıl önce düşman askerine denizde ve karada geçit vermeyerek ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Çanakkale Kara Savaşları sırasında dünyanın ilk elektronik harp karıştırması yapılarak, itilaf devletlerine ait zırhlılarının ışıklı Mors ve telgraflı haberleşmesini alt üst eden Goncusuyu Telsiz istasyonunda dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jamming kullanıldı. Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale muharebeleri esnasında enteresan bir örnek yaşanacak. HMS Queen Elizabeth gemisinin kaptanı daha sonra hatıralarında bu olayı anlattığında Selahattin Adil Bey’e şunu söylüyor, diyor ki; ‘Biz boğaza girdiğimizde atış yaptığımızda gemilerimizle karaya isabetli atışlar yapmıştık, ancak bir süre sonra fark ettik ki, uçağımız yere inmiş olmasına rağmen bozuk bir Fransızcayla hala bize yer yön tayini yapıldığını gördük. Fark ettik ki Türkler bizim telsizimize girmişler ve bizim telsizimizi karıştırmışlardı. İşte bu Jamming yöntemi Dünya harp tarihinin ilk örneklerinden birisidir ve o da Çanakkale harbi esnasında telsiz, telgraf zabiti Tevfik beyinde görev yaptığı ve şu anda bulunmuş olduğumuz gonca suyu telsiz istasyonunda yaşanmış olduğunu söyleyebiliriz" dedi. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasında, Goncusuyu Telsiz istasyonunda Çanakkale Kara Savaşları sırasında dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jamming kullanıldı. Türkler Gonca Suyu Telsiz İstasyonundan İtilaf Donanmasının Çanakkale Boğazı içerisine girdiğinde uçaklarla ve gemiler arasında sağlanan haberleşme sırasında düşman askerlerinin telsizlerine girerek Dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jammingin yöntemiyle yer yön tayini sırasında karıştırma yapıldı. Çanakkale Kara Harbi esnasında taraflar arasındaki güç dengesinin farklı olmasından kaynaklı olarak özellikle Türk tarafınca birçok savaş hilesini denenmiş olduğunu göreceğiz ki bunlardan özellikle ilk akla gelenler sahte siperlerin oluşturulması aynı zamanda sahte bataryaların teşkil edilmesi ki bir tanesi haberleşme alanında yapılacaktı. Bu da her iki taraf için aslında ilginç bir örnek olacaktı. Hatta Dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi yani Jammingin ilk yapıldığı yerlerden birisi. Şu anda Çanakkale Kara Savaşları esnasında özellikle Çanakkale Boğazı içerisindeki topçu atış tanzim esnasında İtilaf Donanmasının bu tanzimleri yaparken kullandığı yöntemlerden bir tanesi de uçaklarla, gemiler arasında sağlanan haberleşmeydi. Bu yöntem aslında gayet basitti. Uçak havalandığında aşağıdaki atış tanzimini tarif edici geminin yaptığı atış sonrasında ona tek yönlü bir telsiz yöntemiyle yani Simplex yöntemiyle haber ulaştırıyor. Bu haberi alan gemi ise flama marifetiyle haberi aldım işareti verecektir. Ancak bu haberleşme esnasında Çanakkale Kara Harbi esnasında enteresan bir örnek yaşanacak. HMS Queen Elizabeth gemisinin kaptanı daha sonra anlarında bu olayı anlattığında Selahattin Adil Bey’e şunu söylüyor, diyor ki; ‘Biz boğaza girdiğimizde atış yaptığımızda gemilerimizle karaya isabetli atışlar yapmıştık, ancak bir süre sonra fark ettik ki, uçağımız yere inmiş olmasına rağmen bozuk bir Fransızcayla hala bize yer yön tayini yapıldığını gördük. Fark ettik ki Türkler bizim telsizimize girmişler ve bizim telsizimizi karıştırmışlardı. İşte bu Jamming yöntemi Dünya harp tarihinin ilk örneklerinden birisidir ve o da Çanakkale Kara Harbi esnasında telsiz, telgraf zabiti Tevfik beyinde görev yaptığı ve şu anda bulunmuş olduğumuz gonca suyu telsiz istasyonunda yaşanmış olduğunu söyleyebiliriz" dedi.
Aydın Aydın’da ’Tarım Sahada’ buluşmaları sürüyor Aydın Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ’Tarım Sahada’ projesi kapsamında düzenlenen Cuma buluşmalarıyla üreticilerle doğrudan temas kurulmaya edilirken, yetkililer vatandaşlarla bir araya geliyor. Aydın il genelinde 24 Nisan 2026 Cuma günü saat 14.00’te Aydın genelinde eş zamanlı gerçekleştirilecek programlarda, çiftçilerin talep ve önerileri yerinde dinlenecek. Tarımın kalbi olan köylerde düzenlenecek buluşmalarda; bitkisel ve hayvansal üretim, verimlilik, desteklemeler ve sahadaki sorunlar ele alınacak. Yetkililer, üreticilerle birebir görüşerek çözüm odaklı istişarelerde bulunacak. Program kapsamında birçok ilçede belirlenen köylerde toplantılar yapılacak. Buna göre Bozdoğan’da Çarşı, Çine’de Kahramanköy, Didim’de Balat, Efeler’de Kadıköy, Germencik’te Turanlar, İncirliova’da Hamitler, Karacasu’da Güzelbeyli, Karpuzlu’da Ömerler, Koçarlı’da Halilbeyli, Köşk’te Cumadere, Kuşadası’nda Kirazlı, Kuyucak’ta Yaylalı, Nazilli’de Toygar, Söke’de Çalıköy, Sultanhisar’da Demirhan ve Yenipazar’da Doğu mahallelerinde çiftçilerle bir araya gelinecek. Aydın Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada üretimin sürdürülebilirliği ve verimliliğin artırılması için sahada olmanın önemine dikkat çekerek, "Üreten, alın teriyle toprağa değer katan tüm çiftçilerimizi buluşmalarımıza bekliyoruz. Tarım sahada, üreticimizin yanında" ifadelerine yer verildi.