GENEL - 14 Mayıs 2017 Pazar 09:30

Engeli çalışmasına engel olamadı

A
A
A
Engeli çalışmasına engel olamadı

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Gümüştuğ köyünde yaşayan 68 yaşındaki Salim Şahiner, 51 yıldır görme engelli olmasına rağmen odun kırıyor, balta ve keser sapı yapıyor.

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Gümüştuğ köyünde yaşayan 68 yaşındaki Salim Şahiner, 51 yıldır görme engelli olmasına rağmen odun kırıyor, balta ve keser sapı yapıyor.


Merkez Mahalle’de yaşayan Şahiner, 17 yaşındayken gerçekleşen bir kaza sonucu sol gözüne gelen mermi saçması sonucu her iki gözünde de görme yetisini kaybetti. Olaydan kalma yüzünde 18 saçmayla yaşayan Şahiner, hayata küsmek yerine daha da sıkı sarılarak normal vatandaşların yaptığı hemen her işi hatta daha fazlasını yapıyor.


Kendisinden 20 yaş küçük kardeşiyle birlikte hayatını köyde devam ettiren Şahiner, aynı zamanda yanık sesi ve besteleriyle de biliniyor.


Haline sürekli şükreden Şahiner, görme engeline rağmen gençliğinde ormana gidip tomruk kesip hayvanlara yükleyerek getirdiğini, ekin biçtiğini fakat yaşlanınca bu işleri daha yapamadığını söyledi.



“Türkiye genelinde çok sayıda doktor gezdim”


Başından geçen kazanın ardından yol olmaması nedeniyle salla Torul’a, oradan da Gümüşhane’deki hastaneye götürüldüğünü kaydeden Şahiner, o olayı şöyle anlattı:


“Gümüşhane’de İbrahim Topaloğlu diye bir doktorumuz vardı. Göz doktoru değildi. Ambulansla Trabzon’a gittim ve orada bir hafta yattım. Sağ gözüm hafif ışık almaya başladı ama olmadı. Türkiye genelinde çok sayıda doktor gezdim. En sonunda İstanbul’da ameliyat oldum orada sağ gözümdeki ışığı da kaybettim.”



“Ev işlerine, köy işlerine yardım ettim, ekin biçtim, arkadaşlarımla gezdim”


Tüm umutları bittikten sonra köyüne dönüp anne, babası ve kardeşleriyle yaşamaya başlayan Şahiner, görmemesine rağmen onlara ev işlerinde, köy işlerinde hep yardım etti, arkadaşlarıyla normal bir şekilde gezip çalıştı. Hatta her hafta arkadaşlarıyla köyden 30 kilometre uzaklıktaki Torul’a gidip geldiğini kaydeden Şahiner, “Gençliğimde çok çalışırdım ama şimdi yaşlandım. Eskiden ormana oduna giderdim. Tomruk yapar, hayvanlara yükler gelirdik. Ekin biçerdim. Ama şimdi yapamıyorum” dedi.



“Herşeyi tahmin ederek yapıyorum”


Görmemesine rağmen tüm bu işleri nasıl yaptığını açıklayan Şahiner, “Herşeyi tahmin ediyorum, el ayarıyla anlıyorum. Elimden geçirince gözümle görmüş gibi geliyor bana. Hala keser sapı, balta sapı yaparım. 3-5 sene öncesine kadar sapan yapardım” diye konuştu.



“Devlete Allah keder vermesin”


Allah’tan bütün engellilere şifa vermesini dileyen Şahiner, devlet kendisine engelli maaşı verdiğini bir de kendisine baktığı için gelinine bakım parası verdiğini belirterek, “Devlete Allah keder vermesin. Biz devletimize, bayrağımıza güveniyoruz” ifadelerini kullandı.


Şahiner, en büyük pişmanlıklarından birisini de şöyle açıklayarak, konuşmasını sonlandırdı:


“Görme engelliler için kurs vardı gitmedim. Keşke gitseydim pişmanım şimdi.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Zürafa Şakir’in yavrusu yetim doğdu Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın maskotu olan ve yaklaşık 5 ay önce ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 32 yaşında ölen "Şakir" isimli zürafanın yavrusu yetim olarak dünyaya geldi. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü ve dünyanın da dördüncü büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın simgelerinden "Şakir" isimli zürafa, 2025 yılının aralık ayında öldü. Uzun yıllar yalnız yaşadığı için kamuoyunda ve halk arasında "müzmin bekar "olarak adlandırılan, dünyanın farklı ülkelerinde yapılan arayışların ardından 10 yıl önce Kayseri’den getirilen "Selvi" isimli dişi zürafa sayesinde yalnızlıktan kurtulan "Şakir" isimli erkek zürafa, hayatını kaybetmesiyle eşini yalnız bıraktı. Yavru zürafa babasını göremedi "Şakir" isimli zürafa hayattayken hamile kalan "Selvi" isimli zürafa, eşi vefat ettikten sonra geçtiğimiz şubat ayında yavrusunu yetim olarak dünyaya getirdi. Babasız olarak dünyaya gelen 2 aylık zürafaya anne Selvi, eşi Şakir’in emanetine gözü bakıyor. 2001 yılında Ankara’daki Atatürk Orman Çiftliği’nden Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na getirildiğinde 7 yaşında olan ve 25 yıl boyunca da hayvanat bahçesinin en sevilen canlılarından biri olan zürafa Şakir, yavrusunun dünyaya gelmesine günler kala ölünce yavrusunu göremedi. Şakir’in emaneti olan zürafanın dünyaya gelmesinin sevinci yaşanıyor Türkiye’de ilk defa bir hayvanat bahçesinde dünyaya gelen zürafanın annesi zürafa Selvi, yavrusunun başından bir an olsun ayrılmazken, hayvanat bahçesi yetkilileri, zürafa Şakir’e 20 yıl boyunca bakıcılık yapan Ali Görgel ile bahçedeki diğer bakıcılar, bir yandan zürafa Şakir’in yavrusunu görememesine üzülürken, bir yandan da Şakir’in emaneti olan zürafanın dünyaya gelmesinin sevincini yaşıyor. Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen minik yavru, Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu. İlk kez vatandaşların karşısına çıkan ve büyük bir ilgi gören bu özel buluşmaya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı. Parkın maskotu haline gelen ve vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören zürafa Şakir ile Selvi çiftinin erkek yavrusuyla Fatma Şahin yakından ilgilendi. Anne ve yavru zürafanın sağlık durumuyla ilgili Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler’den bilgi alan Şahin’in mutluluğu dikkat çekti. Yavru zürafanın ismi düzenlenecek anket ile belirlenecek Yaklaşık 15 ay süren hamilelik döneminde hayatını kaybeden zürafa Şakir’in yavrusunun ismi sosyal medya üzerinden düzenlenecek anket ile belirlenecek. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, dünyaya yeni gelen zürafa yavrusunun isminin belirlenmesi için sosyal medya üzerinden bir anket düzenleneceğini belirterek, en çok tercih edilen ismin yavruya verileceğini ifade etti. "Şakir yavrusunu göremedi" Zürafa Şakir ile Selvi’nin aşk hikayesini anlatan Şahin, "15 aylık hamilelik sürecinde Şakir vefat ederek evladının olduğunu göremedi. Çünkü bir zürafanın ortalama ömründen çok daha fazla yaşadı. Şu anda Şakir’in bebeği oldu ve bir oğlan bebeğimiz var. İlk kez bir zürafamız Türkiye’de dünyaya geldi. Aslında bu durum, nasıl doğa dostu ve hayvan dostu bir şehir olduğumuzun en büyük göstergesidir. Dünyada ve Avrupa’da en iyilerden bir tanesiyiz. 1 milyon metrekare yeşil alan içerisinde tam bir doğal hayat var. En önemli şey ise 100 çalışan arkadaşımızın sevgiyle, hayvanı ve doğayı severek çalışmasıdır. Veterinerinden teknikerine kadar çok iyi yetişmiş bir ekip burada görev yapıyor" dedi. "Hayvanlarımızı kebap, lahmacun ve baklava ile besliyoruz" Vatandaşlara yeni zürafa yavrusunun ismi için anket çalışmasını duyuran Şahin, "Türkiye’de ilk defa doğan bebek zürafayı görmek için Gaziantep’e gelin. Gaziantep’in Doğal Yaşam Parkı’na gelin. Herkesi buraya davet ediyoruz. Selvi’nin ve Şakir’in zürafa yavrusunu görmek için sizleri yeniden buraya bekliyoruz. Şimdi bana, ‘başkanım canlılarınız niye böyle çok doğuruyorlar?’ diye soruyorlar. Ben de ‘mutlular’ diyorum. Biz hayvanlarımıza gastronomi şehrinde çok iyi bakıyoruz. Kebap, lahmacun ve baklava ile besliyoruz. Günün sonunda da yavru sayımız artıyor. Onlar mutlu, biz mutluyuz. Gelen ziyaretçilerimiz mutlu. Bu bebeklerimizi görmek için herkesi yeniden buraya davet ediyoruz" diye konuştu. 2026 yılının ilk 4 ayında 115 yavru dünyaya geldi Öte yandan, Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda 2026 yılı içerisinde toplam 115 yavru dünyaya geldi. Yaklaşık yüzde 52-53 doğurganlık oranıyla, Türkiye’nin en yüksek üreme başarısına sahip doğal yaşam parklarından biri olan parkın yeni yavrularını da biberonla besleyen Şahin, sevimli yavruları kucağına alıp sevdi. 23 Nisan’da ziyaretçi akını Şahin, 2026 yılı için Doğal Yaşam Parkı’nın ziyaretçi hedefinin yeni bir rekorla 10 milyon olduğunu açıkladı. Ayrıca, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan kararla, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla öğretmen ve öğrencilere ücretsiz hizmet veren Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda yoğunluk yaşandı. Bayram günü 28 bin ziyaretçiyi ağırlayan parkta, 2026 yılının ilk 4 ayında toplam ziyaretçi sayısı 1 milyon 800 bine ulaştı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Daire Başkanı Celal Özsöyler ise zürafa Selvi’nin hamilelik süreci ile parkta dünyaya gelen yavruların genel sağlık durumları hakkında bilgi verdi.
Çanakkale Çanakkale Kara Savaşları’nda dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan jamming kullanıldı Çanakkale’de 111 yıl önce düşman askerine denizde ve karada geçit vermeyerek ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Çanakkale Kara Savaşları sırasında dünyanın ilk elektronik harp karıştırması yapılarak, itilaf devletlerine ait zırhlılarının ışıklı Mors ve telgraflı haberleşmesini alt üst eden Goncusuyu Telsiz istasyonunda dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jamming kullanıldı. Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale muharebeleri esnasında enteresan bir örnek yaşanacak. HMS Queen Elizabeth gemisinin kaptanı daha sonra hatıralarında bu olayı anlattığında Selahattin Adil Bey’e şunu söylüyor, diyor ki; ‘Biz boğaza girdiğimizde atış yaptığımızda gemilerimizle karaya isabetli atışlar yapmıştık, ancak bir süre sonra fark ettik ki, uçağımız yere inmiş olmasına rağmen bozuk bir Fransızcayla hala bize yer yön tayini yapıldığını gördük. Fark ettik ki Türkler bizim telsizimize girmişler ve bizim telsizimizi karıştırmışlardı. İşte bu Jamming yöntemi Dünya harp tarihinin ilk örneklerinden birisidir ve o da Çanakkale harbi esnasında telsiz, telgraf zabiti Tevfik beyinde görev yaptığı ve şu anda bulunmuş olduğumuz gonca suyu telsiz istasyonunda yaşanmış olduğunu söyleyebiliriz" dedi. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasında, Goncusuyu Telsiz istasyonunda Çanakkale Kara Savaşları sırasında dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jamming kullanıldı. Türkler Gonca Suyu Telsiz İstasyonundan İtilaf Donanmasının Çanakkale Boğazı içerisine girdiğinde uçaklarla ve gemiler arasında sağlanan haberleşme sırasında düşman askerlerinin telsizlerine girerek Dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jammingin yöntemiyle yer yön tayini sırasında karıştırma yapıldı. Çanakkale Kara Harbi esnasında taraflar arasındaki güç dengesinin farklı olmasından kaynaklı olarak özellikle Türk tarafınca birçok savaş hilesini denenmiş olduğunu göreceğiz ki bunlardan özellikle ilk akla gelenler sahte siperlerin oluşturulması aynı zamanda sahte bataryaların teşkil edilmesi ki bir tanesi haberleşme alanında yapılacaktı. Bu da her iki taraf için aslında ilginç bir örnek olacaktı. Hatta Dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi yani Jammingin ilk yapıldığı yerlerden birisi. Şu anda Çanakkale Kara Savaşları esnasında özellikle Çanakkale Boğazı içerisindeki topçu atış tanzim esnasında İtilaf Donanmasının bu tanzimleri yaparken kullandığı yöntemlerden bir tanesi de uçaklarla, gemiler arasında sağlanan haberleşmeydi. Bu yöntem aslında gayet basitti. Uçak havalandığında aşağıdaki atış tanzimini tarif edici geminin yaptığı atış sonrasında ona tek yönlü bir telsiz yöntemiyle yani Simplex yöntemiyle haber ulaştırıyor. Bu haberi alan gemi ise flama marifetiyle haberi aldım işareti verecektir. Ancak bu haberleşme esnasında Çanakkale Kara Harbi esnasında enteresan bir örnek yaşanacak. HMS Queen Elizabeth gemisinin kaptanı daha sonra anlarında bu olayı anlattığında Selahattin Adil Bey’e şunu söylüyor, diyor ki; ‘Biz boğaza girdiğimizde atış yaptığımızda gemilerimizle karaya isabetli atışlar yapmıştık, ancak bir süre sonra fark ettik ki, uçağımız yere inmiş olmasına rağmen bozuk bir Fransızcayla hala bize yer yön tayini yapıldığını gördük. Fark ettik ki Türkler bizim telsizimize girmişler ve bizim telsizimizi karıştırmışlardı. İşte bu Jamming yöntemi Dünya harp tarihinin ilk örneklerinden birisidir ve o da Çanakkale Kara Harbi esnasında telsiz, telgraf zabiti Tevfik beyinde görev yaptığı ve şu anda bulunmuş olduğumuz gonca suyu telsiz istasyonunda yaşanmış olduğunu söyleyebiliriz" dedi.
Aydın Aydın’da ’Tarım Sahada’ buluşmaları sürüyor Aydın Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ’Tarım Sahada’ projesi kapsamında düzenlenen Cuma buluşmalarıyla üreticilerle doğrudan temas kurulmaya edilirken, yetkililer vatandaşlarla bir araya geliyor. Aydın il genelinde 24 Nisan 2026 Cuma günü saat 14.00’te Aydın genelinde eş zamanlı gerçekleştirilecek programlarda, çiftçilerin talep ve önerileri yerinde dinlenecek. Tarımın kalbi olan köylerde düzenlenecek buluşmalarda; bitkisel ve hayvansal üretim, verimlilik, desteklemeler ve sahadaki sorunlar ele alınacak. Yetkililer, üreticilerle birebir görüşerek çözüm odaklı istişarelerde bulunacak. Program kapsamında birçok ilçede belirlenen köylerde toplantılar yapılacak. Buna göre Bozdoğan’da Çarşı, Çine’de Kahramanköy, Didim’de Balat, Efeler’de Kadıköy, Germencik’te Turanlar, İncirliova’da Hamitler, Karacasu’da Güzelbeyli, Karpuzlu’da Ömerler, Koçarlı’da Halilbeyli, Köşk’te Cumadere, Kuşadası’nda Kirazlı, Kuyucak’ta Yaylalı, Nazilli’de Toygar, Söke’de Çalıköy, Sultanhisar’da Demirhan ve Yenipazar’da Doğu mahallelerinde çiftçilerle bir araya gelinecek. Aydın Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada üretimin sürdürülebilirliği ve verimliliğin artırılması için sahada olmanın önemine dikkat çekerek, "Üreten, alın teriyle toprağa değer katan tüm çiftçilerimizi buluşmalarımıza bekliyoruz. Tarım sahada, üreticimizin yanında" ifadelerine yer verildi.