GENEL - 14 Mayıs 2017 Pazar 10:08

Limni Gölü’nde turizm sezonu hızlı başladı

A
A
A
Limni Gölü’nde turizm sezonu hızlı başladı

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Zigana köyü sınırlarındaki Limni Gölü Tabiat Parkı’na 10 Nisan’da başlayan turizm sezonu ile birlikte bugüne kadar yaklaşık 10 bin kişi ziyaret etti.

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Zigana köyü sınırlarındaki Limni Gölü Tabiat Parkı’na 10 Nisan’da başlayan turizm sezonu ile birlikte bugüne kadar yaklaşık 10 bin kişi ziyaret etti.


Tarihi İpek Yolu yolu üzerindeki Zigana Dağı Zirvesi’ne çok yakın bir noktada bulunan ve hem buradan hem de Zigana köyünden ulaşımı sağlanan Limni Gölü Tabiat Parkı’nda sezon yolların açılmasıyla bu yıl 10 Nisan tarihinde başladı.


Yeşil Yol kapsamında her iki bağlantı yolunun da asfalt ve parke yapılması nedeniyle ulaşım engellerinin kalktığı tabiat parkı 40 günde yaklaşık 10 bin kişiyi ağırladı.


Göl etrafında yapılan peyzaj çalışması ve kır evleriyle birlikte bir tam gün zaman geçirebilecek aktivitesi bulunan bölgeye hafta sonları yerli turistler, hafta içi ise Arap turistler akın ediyor.


Hem Gümüşhane hem de Trabzon’dan yaklaşık 45 dakikada ulaşımın sağlanabildiği 2 bin 24 metre rakımlı tabiat parkına arkadaşlarıyla gelen AK Parti Trabzon Milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu, Limni Gölü Tabiat Parkı’nın bölge için son derece önemli turizm merkezlerinden birisi olmaya aday olduğunu söyledi.



“Yeni Uzungöller yapmak, yeni Sümelalar’ı turizme açmak durumundayız”


Kendisinin milletvekili olmadan önce de bölgeye geldiğini hatırlatan Köseoğlu, “Çevre düzenlemesi yapılmamıştı. Şimdi bu halde çok daha güzel olduğunu görüyorum. Daha fazla turizme hizmet verecek şekilde teçhizat yapıldığı görüyorum. Arap turistlerin, körfez bölgesinden gelen turistlerin cazibe merkezi Karadeniz bu şekilde turistlerin ilgisini çekecek. Kendilerini daha fazla ağırlayabileceğimiz mekanların olması bölgemizin turizmden daha fazla pay almasına imkan sağlayacaktır. O yüzden Limni’nin de tanımının sağlanması bölgemizin turizm gelirlerinin artmasında önemli rol üstlenecektir. Yeni Uzungöller yapmak, yeni Sümelalar’ı turizme açmak durumundayız. Bu anlamda Limni de önemli bir boşluğu dolduracak” dedi.



“Gidemediğiniz yer sizin değildir”


Tabiat parkına ulaşımı sağlayan yolların tamamen beton döşeli olarak, yeşilliği bozmadan yapılmış olmasının çok büyük bir artı olduğuna değinen Köseoğlu, “Gidemediğiniz yer sizin değildir” değerlendirmesinde bulunarak, “Burası da ulaşımı zor bir turizm merkeziydi. Şimdi ulaşımı kolay hale geldi. Gölün etrafındaki yürüyüş yollarının da yağmurda, çamurda yürümeye müsait hale getirilmiş olması da buradaki etkinliği çok daha aktif hale getirecek bir boyutta. Hükümetimiz çalışıyor” diye konuştu.



“Bölgemizde sanayi çok gelişmiş değil ama bölgenin kurtuluşu turizm”


Köseoğlu, Karadeniz bölgesinde devam eden Yeşil Yol çalışmalarının da buradaki turizm bölgelerinin canlanması anlamında son derece önemli bir proje olduğunu belirterek, şunları söyledi:


“Bölgenin kalkınmasını sağlayacak en önemli projelerden birisi. Bölgemizde maalesef sanayi çok gelişmiş değil. Ama bölgenin kurtuluşu hem körfez ülkelerinden gelecek turistlerle beraber turizmden kaynaklanacaktır. Turizme yapılan yatırımların en önemlisi de yaylalara ulaşan, yaylaları birbirine bağlayan yeşil yolun tamamlanarak turizmin hizmetine sunulmasıdır. Önemli olan yeşil yolun etrafında o doğal güzellikleri bozmadan onları da koruyarak insanımızın bu doğal güzelliklerden faydalanmasını sağlamaktır. Esas olan budur. Bizde bunu istiyoruz. Yeşilliği koruyalım, ama bölgemizin tüm güzelliklerini dünyanın kullanımına, gelmesine gelecek şekilde hazırlayalım.”



Tabiat Parkını 40 günde 10 bin kişi ziyaret etti


Tesis işletmecisi Murat Eroğlu ise Limni Gölü Tabiat parkında 2017 yaz sezonunu 10 Nisan tarihi itibariyle açtıklarını, o günden bugüne yaklaşık 10 bine yakın ziyaretçi olduğunu, hafta sonu sadece bir günde bin kişi civarında misafirleri olduğunu söyledi.



“Hafta sonu yerli, hafta içi Arap turist geliyor"


Gelenlerin genelinin bölge halkı olduğunu ifade eden Eroğlu, “Hafta sonu yerli misafirlerimiz ağırlıkta. Hafta içi de gelenlerin yüzde 80’i Arap turist. Zigana dağı, Limni Gölü ve Karaca Mağarası destinasyonu birbirini destekliyor. Zigana dağı olmadan Gümüşhane’de turizm olmaz. Gümüşhane’de turizm olacaksa sayın Valimizin de dediği gibi Gümüşhane’de turizmin giriş yapısı Zigana dağıdır” dedi.



Yol yapılınca ziyaretçi sayısı yüzde 100 arttı


Eskiden büyük otobüslerin Limni Gölüne bozuk yollar ve çamur nedeniyle gelemediğini fakat şimdi yeni yapılan çalışmalarla yolun bitmek üzere olduğuna değinen Eroğlu, yollara yapılan yatırımın karşılığını şimdiden almaya başladıklarını, ziyaretçi sayısının yüzde 100 arttığını söyledi.



Limni gölünde neler yapılabilir?


Limni gölüne gelenlerin bir gün içerisinde neler yapabileceğini sıralayan Eroğlu, şöyle konuştu:


“Sabah kahvaltısının ardından öğlene kadar doğa yürüyüşünü yapabilir. Futbol, voleybol oynayabilir. Doğal maden suyumuz var onun tadına bakabilir. Yakında ATV ve bisikletler de gelecek. Bu şekilde akşama kadar vakit geçirebilir. Buradaki su sesiyle akşama kadar oturabilir. Çocuklar için 2 tane oyun parkımız var. Yenileri de bir ay içinde eklenecek. 10 tane kır evimiz var. Bunlar tamamen ahşaptan 2 oda 1 salon, banyo ve tuvaletli şekilde. Şuanda faaliyetteler. Konaklama sezonu da açıldı.”



“Çok güzel ve keyifli zaman geçirdik burada”


Gümüşhane’den eşi ve arkadaşlarıyla Limni Gölü Tabiat Parkına gelen Elif Öktem ise hayatın yoğun temposu içinde bütün bir kış sezonunda çalıştıklarını ve çok yorulduklarını belirterek, “Uzun bir kış geçirdiğimiz için dinlenme fırsatımız olmamıştı. O yüzden güneşi görünce kendimizi Limni’ye atalım dedik. Hava da güzeldi şansımıza. Bugün yoğun ve kalabalıktı burası ama çok güzel keyifli zaman geçirdik burada. Yolun yapılmış ve buraya özen gösterilmiş olması, çevre düzenlemesinin yapılmış olması da çok iyi bir avantajdı” ifadelerini kullandı.


Havanın kararmasına rağmen Limni Gölü Tabiat Parkı’nı terk etmeyen ziyaretçiler, güzel ve temiz havanın tadını çıkararak eşsiz manzarayla gün boyunca “Dünyanın en lezzetli işlenmemiş eti” olarak nitelendirilen Zigana’nın kuzu etini, kuymağını, semaver çayını, Türk kahvesini tatma imkanı buluyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Zürafa Şakir’in yavrusu yetim doğdu Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın maskotu olan ve yaklaşık 5 ay önce ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 32 yaşında ölen "Şakir" isimli zürafanın yavrusu yetim olarak dünyaya geldi. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü ve dünyanın da dördüncü büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın simgelerinden "Şakir" isimli zürafa, 2025 yılının aralık ayında öldü. Uzun yıllar yalnız yaşadığı için kamuoyunda ve halk arasında "müzmin bekar "olarak adlandırılan, dünyanın farklı ülkelerinde yapılan arayışların ardından 10 yıl önce Kayseri’den getirilen "Selvi" isimli dişi zürafa sayesinde yalnızlıktan kurtulan "Şakir" isimli erkek zürafa, hayatını kaybetmesiyle eşini yalnız bıraktı. Yavru zürafa babasını göremedi "Şakir" isimli zürafa hayattayken hamile kalan "Selvi" isimli zürafa, eşi vefat ettikten sonra geçtiğimiz şubat ayında yavrusunu yetim olarak dünyaya getirdi. Babasız olarak dünyaya gelen 2 aylık zürafaya anne Selvi, eşi Şakir’in emanetine gözü bakıyor. 2001 yılında Ankara’daki Atatürk Orman Çiftliği’nden Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na getirildiğinde 7 yaşında olan ve 25 yıl boyunca da hayvanat bahçesinin en sevilen canlılarından biri olan zürafa Şakir, yavrusunun dünyaya gelmesine günler kala ölünce yavrusunu göremedi. Şakir’in emaneti olan zürafanın dünyaya gelmesinin sevinci yaşanıyor Türkiye’de ilk defa bir hayvanat bahçesinde dünyaya gelen zürafanın annesi zürafa Selvi, yavrusunun başından bir an olsun ayrılmazken, hayvanat bahçesi yetkilileri, zürafa Şakir’e 20 yıl boyunca bakıcılık yapan Ali Görgel ile bahçedeki diğer bakıcılar, bir yandan zürafa Şakir’in yavrusunu görememesine üzülürken, bir yandan da Şakir’in emaneti olan zürafanın dünyaya gelmesinin sevincini yaşıyor. Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen minik yavru, Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu. İlk kez vatandaşların karşısına çıkan ve büyük bir ilgi gören bu özel buluşmaya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı. Parkın maskotu haline gelen ve vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören zürafa Şakir ile Selvi çiftinin erkek yavrusuyla Fatma Şahin yakından ilgilendi. Anne ve yavru zürafanın sağlık durumuyla ilgili Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler’den bilgi alan Şahin’in mutluluğu dikkat çekti. Yavru zürafanın ismi düzenlenecek anket ile belirlenecek Yaklaşık 15 ay süren hamilelik döneminde hayatını kaybeden zürafa Şakir’in yavrusunun ismi sosyal medya üzerinden düzenlenecek anket ile belirlenecek. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, dünyaya yeni gelen zürafa yavrusunun isminin belirlenmesi için sosyal medya üzerinden bir anket düzenleneceğini belirterek, en çok tercih edilen ismin yavruya verileceğini ifade etti. "Şakir yavrusunu göremedi" Zürafa Şakir ile Selvi’nin aşk hikayesini anlatan Şahin, "15 aylık hamilelik sürecinde Şakir vefat ederek evladının olduğunu göremedi. Çünkü bir zürafanın ortalama ömründen çok daha fazla yaşadı. Şu anda Şakir’in bebeği oldu ve bir oğlan bebeğimiz var. İlk kez bir zürafamız Türkiye’de dünyaya geldi. Aslında bu durum, nasıl doğa dostu ve hayvan dostu bir şehir olduğumuzun en büyük göstergesidir. Dünyada ve Avrupa’da en iyilerden bir tanesiyiz. 1 milyon metrekare yeşil alan içerisinde tam bir doğal hayat var. En önemli şey ise 100 çalışan arkadaşımızın sevgiyle, hayvanı ve doğayı severek çalışmasıdır. Veterinerinden teknikerine kadar çok iyi yetişmiş bir ekip burada görev yapıyor" dedi. "Hayvanlarımızı kebap, lahmacun ve baklava ile besliyoruz" Vatandaşlara yeni zürafa yavrusunun ismi için anket çalışmasını duyuran Şahin, "Türkiye’de ilk defa doğan bebek zürafayı görmek için Gaziantep’e gelin. Gaziantep’in Doğal Yaşam Parkı’na gelin. Herkesi buraya davet ediyoruz. Selvi’nin ve Şakir’in zürafa yavrusunu görmek için sizleri yeniden buraya bekliyoruz. Şimdi bana, ‘başkanım canlılarınız niye böyle çok doğuruyorlar?’ diye soruyorlar. Ben de ‘mutlular’ diyorum. Biz hayvanlarımıza gastronomi şehrinde çok iyi bakıyoruz. Kebap, lahmacun ve baklava ile besliyoruz. Günün sonunda da yavru sayımız artıyor. Onlar mutlu, biz mutluyuz. Gelen ziyaretçilerimiz mutlu. Bu bebeklerimizi görmek için herkesi yeniden buraya davet ediyoruz" diye konuştu. 2026 yılının ilk 4 ayında 115 yavru dünyaya geldi Öte yandan, Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda 2026 yılı içerisinde toplam 115 yavru dünyaya geldi. Yaklaşık yüzde 52-53 doğurganlık oranıyla, Türkiye’nin en yüksek üreme başarısına sahip doğal yaşam parklarından biri olan parkın yeni yavrularını da biberonla besleyen Şahin, sevimli yavruları kucağına alıp sevdi. 23 Nisan’da ziyaretçi akını Şahin, 2026 yılı için Doğal Yaşam Parkı’nın ziyaretçi hedefinin yeni bir rekorla 10 milyon olduğunu açıkladı. Ayrıca, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan kararla, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla öğretmen ve öğrencilere ücretsiz hizmet veren Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda yoğunluk yaşandı. Bayram günü 28 bin ziyaretçiyi ağırlayan parkta, 2026 yılının ilk 4 ayında toplam ziyaretçi sayısı 1 milyon 800 bine ulaştı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Daire Başkanı Celal Özsöyler ise zürafa Selvi’nin hamilelik süreci ile parkta dünyaya gelen yavruların genel sağlık durumları hakkında bilgi verdi.
Çanakkale Çanakkale Kara Savaşları’nda dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan jamming kullanıldı Çanakkale’de 111 yıl önce düşman askerine denizde ve karada geçit vermeyerek ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Çanakkale Kara Savaşları sırasında dünyanın ilk elektronik harp karıştırması yapılarak, itilaf devletlerine ait zırhlılarının ışıklı Mors ve telgraflı haberleşmesini alt üst eden Goncusuyu Telsiz istasyonunda dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jamming kullanıldı. Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale muharebeleri esnasında enteresan bir örnek yaşanacak. HMS Queen Elizabeth gemisinin kaptanı daha sonra hatıralarında bu olayı anlattığında Selahattin Adil Bey’e şunu söylüyor, diyor ki; ‘Biz boğaza girdiğimizde atış yaptığımızda gemilerimizle karaya isabetli atışlar yapmıştık, ancak bir süre sonra fark ettik ki, uçağımız yere inmiş olmasına rağmen bozuk bir Fransızcayla hala bize yer yön tayini yapıldığını gördük. Fark ettik ki Türkler bizim telsizimize girmişler ve bizim telsizimizi karıştırmışlardı. İşte bu Jamming yöntemi Dünya harp tarihinin ilk örneklerinden birisidir ve o da Çanakkale harbi esnasında telsiz, telgraf zabiti Tevfik beyinde görev yaptığı ve şu anda bulunmuş olduğumuz gonca suyu telsiz istasyonunda yaşanmış olduğunu söyleyebiliriz" dedi. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasında, Goncusuyu Telsiz istasyonunda Çanakkale Kara Savaşları sırasında dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jamming kullanıldı. Türkler Gonca Suyu Telsiz İstasyonundan İtilaf Donanmasının Çanakkale Boğazı içerisine girdiğinde uçaklarla ve gemiler arasında sağlanan haberleşme sırasında düşman askerlerinin telsizlerine girerek Dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi olan Jammingin yöntemiyle yer yön tayini sırasında karıştırma yapıldı. Çanakkale Kara Harbi esnasında taraflar arasındaki güç dengesinin farklı olmasından kaynaklı olarak özellikle Türk tarafınca birçok savaş hilesini denenmiş olduğunu göreceğiz ki bunlardan özellikle ilk akla gelenler sahte siperlerin oluşturulması aynı zamanda sahte bataryaların teşkil edilmesi ki bir tanesi haberleşme alanında yapılacaktı. Bu da her iki taraf için aslında ilginç bir örnek olacaktı. Hatta Dünya harp tarihinde elektronik harbinde ilk örneklerinden birisi yani Jammingin ilk yapıldığı yerlerden birisi. Şu anda Çanakkale Kara Savaşları esnasında özellikle Çanakkale Boğazı içerisindeki topçu atış tanzim esnasında İtilaf Donanmasının bu tanzimleri yaparken kullandığı yöntemlerden bir tanesi de uçaklarla, gemiler arasında sağlanan haberleşmeydi. Bu yöntem aslında gayet basitti. Uçak havalandığında aşağıdaki atış tanzimini tarif edici geminin yaptığı atış sonrasında ona tek yönlü bir telsiz yöntemiyle yani Simplex yöntemiyle haber ulaştırıyor. Bu haberi alan gemi ise flama marifetiyle haberi aldım işareti verecektir. Ancak bu haberleşme esnasında Çanakkale Kara Harbi esnasında enteresan bir örnek yaşanacak. HMS Queen Elizabeth gemisinin kaptanı daha sonra anlarında bu olayı anlattığında Selahattin Adil Bey’e şunu söylüyor, diyor ki; ‘Biz boğaza girdiğimizde atış yaptığımızda gemilerimizle karaya isabetli atışlar yapmıştık, ancak bir süre sonra fark ettik ki, uçağımız yere inmiş olmasına rağmen bozuk bir Fransızcayla hala bize yer yön tayini yapıldığını gördük. Fark ettik ki Türkler bizim telsizimize girmişler ve bizim telsizimizi karıştırmışlardı. İşte bu Jamming yöntemi Dünya harp tarihinin ilk örneklerinden birisidir ve o da Çanakkale Kara Harbi esnasında telsiz, telgraf zabiti Tevfik beyinde görev yaptığı ve şu anda bulunmuş olduğumuz gonca suyu telsiz istasyonunda yaşanmış olduğunu söyleyebiliriz" dedi.
Aydın Aydın’da ’Tarım Sahada’ buluşmaları sürüyor Aydın Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ’Tarım Sahada’ projesi kapsamında düzenlenen Cuma buluşmalarıyla üreticilerle doğrudan temas kurulmaya edilirken, yetkililer vatandaşlarla bir araya geliyor. Aydın il genelinde 24 Nisan 2026 Cuma günü saat 14.00’te Aydın genelinde eş zamanlı gerçekleştirilecek programlarda, çiftçilerin talep ve önerileri yerinde dinlenecek. Tarımın kalbi olan köylerde düzenlenecek buluşmalarda; bitkisel ve hayvansal üretim, verimlilik, desteklemeler ve sahadaki sorunlar ele alınacak. Yetkililer, üreticilerle birebir görüşerek çözüm odaklı istişarelerde bulunacak. Program kapsamında birçok ilçede belirlenen köylerde toplantılar yapılacak. Buna göre Bozdoğan’da Çarşı, Çine’de Kahramanköy, Didim’de Balat, Efeler’de Kadıköy, Germencik’te Turanlar, İncirliova’da Hamitler, Karacasu’da Güzelbeyli, Karpuzlu’da Ömerler, Koçarlı’da Halilbeyli, Köşk’te Cumadere, Kuşadası’nda Kirazlı, Kuyucak’ta Yaylalı, Nazilli’de Toygar, Söke’de Çalıköy, Sultanhisar’da Demirhan ve Yenipazar’da Doğu mahallelerinde çiftçilerle bir araya gelinecek. Aydın Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada üretimin sürdürülebilirliği ve verimliliğin artırılması için sahada olmanın önemine dikkat çekerek, "Üreten, alın teriyle toprağa değer katan tüm çiftçilerimizi buluşmalarımıza bekliyoruz. Tarım sahada, üreticimizin yanında" ifadelerine yer verildi.