ASAYİŞ - 15 Temmuz 2017 Cumartesi 08:40

Gümüşhane’de son 10 günde 6 kişi doğada kayboldu

A
A
A
Gümüşhane’de son 10 günde 6 kişi doğada kayboldu

Gümüşhane İl Afet ve Acil Durum Müdürü Mesut Bayrak, il genelinde son 10 günde 4 kayıp vakasında 6 kişinin kaybolduğunu ve bunların 4’ünün bulunduğunu söyledi.

Gümüşhane İl Afet ve Acil Durum Müdürü Mesut Bayrak, il genelinde son 10 günde 4 kayıp vakasında 6 kişinin kaybolduğunu ve bunların 4’ünün bulunduğunu söyledi.


Geçtiğimiz günlerde Merkez ilçe ve Kürtün ilçesine bağlı köy ve yaylalarda kaybolan şahısların son durumuyla ilgili gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bayrak, Kürtün ilçesine bağlı Beytarla köyü Aksu yaylasında sis nedeniyle üst üste 2 ayrı kaybolma vakası olduğunu, burada kaybolan 4 kişinin 24 saat geçmeden bulunduğunu hatırlattı.


Merkez ilçeye bağlı Çayırardı köyünden ayrıldıktan sonra kaybolan 84 yaşındaki Durmuş Can ile Arslanca köyü yaylasında kaybolan 63 yaşındaki Samettin Kul’un bulunamadığın ve arama faaliyetlerinin durduğunu kaydeden Bayrak, her iki şahısla ilgili arama çalışmalarının herhangi bir ipucu bulunması halinde yeniden başlayacağını dile getirdi.



Yaşlı adam 8 gün arandı ama bulunamadı


Kelkit ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nden merkez Çayırardı köyüne taziyeye gelen 84 yaşındaki Durmuş Can’ın köyde bir gün kaldıktan sonra Kelkit’e gitmek üzere evden ayrıldığını, eşinin arkadaşlarıyla konuştuğu sırada onun önden gittiğini ve daha sonra haber alınmadığını dile getiren Bayrak, “Kelkit-Gümüşhane karayolunda görüldüğü bilgisini almamıza rağmen kendisine bir türlü ulaşamadık. Çayırardı vadisinin tamamını taradık ancak ulaşamadık. İşin adli boyutu da var. Jandarma ile yaptığımız aramalar neticesinde ulaşamadık. Arama faaliyetlerine 8.günden itibaren ara verdik. Bir ipucu bulduğumuzda arama çalışmalarımıza yeniden başlayacağız. Biz, o vadide olmadığına kanaat getirdik. Ancak olmayacağı anlamına da gelmez. Herhangi bir ipucu bulursak devam edeceğiz” dedi.



Koyunlarının peşine giden vatandaş da bulunamadı


Bu olaydan bir akşam sonra merkeze bağlı Yağmurdere vadisinde yer alan Arslanca köyü yaylasında 63 yaşındaki Samettin Kul’un da çobana teslim ettiği koyunlarının kırkım zamanı geldiği için koyunlarına sahip çıkmak için sabah kalkıp çobanın arkasından gittiğini ve kendisinden bir daha haber alınamadığını kaydeden Bayrak, “Arslanca’nın 8 yaylası var. Bu yaylaların tamamını taradık. Zaten çıplak arazi olduğu için görmeme imkanımız biraz daha zayıf. Bir hafta süreyle ondan da haber alamadık ve aramaya ara verdik. Bunda da herhangi bir ip ucu elde edersek tekrar arama çalışmalarına başlayacağız” şeklinde konuştu.


Bayrak, Kürtün’ün Beytarla köyü Aksu yaylasında da ard arda 2 kaybolma vakası yaşadıklarını, birisinde kaybolan 3 kadının ve atıyla kuzu almaya gelen bir kasabın kayboldukları gecenin sabahında bulduklarını söyledi.



Cep telefonundan konum bildirmeyi öğrenmek şart


Son 10 gün içerisinde Gümüşhane’de 4 kaybolma vakası ve 6 kayıp yaşadıklarını, dördünü bulduklarını fakat diğerlerinde bir sonuca ulaşamadıklarını ifade eden Bayrak, vatandaşlara bu tür durumlarla ilgili şu uyarılarda bulundu: “Vatandaşlar uyarımız son günlerde merkezlerde hava açık ancak yüksek kesimlerde dağlar sisli. Sisin ne zaman geleceği belli olmuyor. Vatandaşlarımız meteorolojik uyarıları takip ederek, mümkünse şarjı tam olan cep telefonu bulundurmalıdırlar. Gittikleri yeri akrabalarına, arkadaşlarına bildirmelidirler. Bu da kaybolmaları anında bize kolaylık sağlayacaktır. Vatandaşlarımız cep telefonundan konum bildirmeyi de öğrenmeleri bizlere büyük kolaylık sağlayacaktır.”


Yöre halkından kendilerine yardımcı olmalarını isteyen Bayrak, “Kayıp vakasının olduğu bölgenin insanı nerede kalınır, nerede saklanılır daha iyi biliyor. Haliyle o vatandaşlara çok ihtiyacımız oluyor. Onların da bize destek olmasını bekliyor ve istiyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kara’dan 23 Nisan mesajı Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Kara, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Kara, "Bugün, Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara bayram olarak hediye etmesi, geleceğimize duyduğu güvenin en güçlü göstergelerinden biridir. 23 Nisan, yalnızca çocuklarımızın bayramı değil; aynı zamanda millet iradesinin, bağımsızlığımızın ve demokrasimizin simgesidir. GAGİAD olarak bizler; gençlerimizin enerjisine, üretkenliğine ve yarının liderleri olma yolundaki azmine yürekten inanıyoruz. Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkarak, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Gençlerimize girişimcilik ruhu kazandırmak, onları ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü bireyler olarak geleceğe hazırlamak en önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Çünkü biliyoruz ki güçlü yarınlar, bugünün bilinçli, donanımlı ve vizyon sahibi gençleriyle inşa edilecektir. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, rahmet ve minnetle anıyor; vatan uğruna can veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Yakın zamanda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan üzücü olayların bir daha tekrar etmemesini temenni ediyor; bu anlamlı günün tüm dünya çocuklarına barış, mutluluk ve umut getirmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.
Düzce Bölgesel kalkınma kongresiyle öncü rol DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresinin ikinci günü de birbirinden değerli oturumlara sahne oldu. Cumhuriyet Konferans Salonu’ndaki I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin ikinci günü, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk’ün yönetimindeki Bölgesel Kalkınma Politikaları, İhtisaslaşma ve Kurumsal Kapasite Analizleri-I başlıklı birinci oturumla başladı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, "Bölgesel Kalkınma Perspektifinde Kırsal Alanlar ve Tarım: Düzce İli Analizi" başlıklı sunumunda, köylerde kırsal altyapının geliştirilmesi, kırsalda nüfusun tutulması, üretim ve pazarlama konularında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hedeflerini açıkladı. Prof. Dr. Yekta Karaduman, "Bölgesel Kalkınmada Stratejik Bitki: Kenevir ve Yüksek Katma Değerli Ürün Ekosistemi" ile ilgili bilgiler paylaşırken; Prof. Dr. Rüştü Hatipoğlu, "Bölgesel Kalkınmada Üniversitelerin Rolü: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Örneği", Prof. Dr. Tamer Keçeli, "Çankırı Kaya Tuzunun Sektörel ve Stratejik Önemi", Prof. Dr. Murat Korunur, "Stratejik Hammaddeler İçin Sürdürülebilirlik Rezerve Alanları Oluşturmasının Bölgesel Kalkınma Açıdan Değerlendirmesi" ve Dr. Öğr. Üyesi Ebubekir İzol ise "Bingöl Üniversitesi Tarım ve Havza Bazlı Kalkınma ve İhtisaslaşma Çalışmaları" başlıklı sunumlarıyla programa katkı sağladı. Stratejik analizler gerçekleştirildi Düzce Üniversitesi ve ülkemizin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin oturum başkanlığını yürüttüğü kongrenin ikinci oturumda "Bölgesel Kalkınma Politikaları, İhtisaslaşma ve Kurumsal Kapasite Analizleri-II", üçüncü oturumda "Fonksiyonel Gıda Geliştirilmesi ve Uygulamaları", dördüncü oturumda ise "Geleneksel Tıp ve Biyoaktif Bileşenler" konusunda bildiriler paylaşıldı. Atatürk Eğitim ve Kültür Merkezi’nde de eş zamanlı oturumlar gerçekleştirildi. İlk oturumda "Bitkisel ve Doğal İçerikli Ürün Geliştirilmesi-I" ve "Bitkisel ve Doğal İçerikli Ürün Geliştirilmesi-II" başlıkları masaya yatırıldı. İkinci oturumlarda "Biyokütle, Atıklar ve Biyobazlı Malzemeler" ile "Enerji ve Biyo-Temelli Teknolojiler" hakkında önemli bildiriler sunuldu. Üçüncü oturumlarda ise "Kültürel Miras, Sürdürülebilir Sanat ve Turizm" ile "Ekosistem Yönetimi" ne yönelik bildiriler paylaşıldı. Dördüncü ve son oturumda ise "Tarım, Kırsal Kalkınma ve Agroekoloji" ile "Akıllı Sistemler" konularında önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Kongrenin kapanış oturumunda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin çok verimli ve başarılı şekilde geçtiğini ifade ederek Araştırma Dekanı ve Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin’e ve Düzce Üniversitesi birimlerine teşekkür etti. Donanımlı bir akademik kadroya sahip olduklarını dile getiren Nedim Sözbir, proje başvuru ve desteklenmede hamle yaptıklarını belirtti. Sağlık ve mühendisliği birleştirip Türkiye’ye örnek olmak istediklerine işaret eden Sözbir, kongreyi gelecek yıllarda da düzenlemek istediklerini söyleyerek sözlerini sonlanırdı. Kongreyle Ulusal Kalkınma, Proje Geliştirme ve İş Birliği Fırsatları Noktasında Önemli Hizmet Düzce Üniversitesi’nin "Bölgesel Kalkınma Üniversitesi" olması, çevre ve sağlık alanlarında ihtisaslaşması da kongreye ayrı bir değer katarken, Düzce Üniversitesi akademisyenleri ve ülkemizin dört bir yanından gelen akademisyenler, bölgesel kalkınmaya yönelik stratejik değerlendirmelerde bulundu. Kongre, ulusal kalkınmaya katkı, proje geliştirme ve iş birliği fırsatları oluşturma noktasında da önemli hizmet sağladı. Üniversitelerin bölgesel kalkınmaya sağladıkları katkılar vurgulandı Üniversitelerin eğitim-öğretim ve bilimsel araştırmanın yanında bölgesel kalkınma misyonuyla da ülkemize önemli katkılar sunduğu vurgulanırken, Düzce Üniversitesi organizasyona ev sahipliği yaparak bu konuda da öncü bir rol üstlendi.
Ankara Uluslararası Denizcilik Örgütü Deniz Hukuku Komitesi’nin 113. Dönem Toplantısı Londra’da yapıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının temsil edildiği Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Deniz Hukuku Komitesi’nin (LEG) 113. Dönem Toplantısı, 13-17 Nisan tarihlerinde Londra’da gerçekleştirildi. IMO LEG’in 113. Dönem Toplantısı 13-17 Nisan tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının da temsil edildiği görüşmede birçok hususlar öne çıktı. Bu hususlar ise, Türkiye’nin de taraf olduğu ’Tehlikeli ve Zararlı Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınmasından Kaynaklanan Zararın Tazmini ve Sorumluluğuna İlişkin HNS Sözleşmesi 2010 Protokolü’ne Belçika, Almanya, Hollanda ve İsveç’in taraf olduğu bildirildi. Böylece sözleşmenin uluslararası anlamda yürürlük kazanması için 12 ülkenin taraf olması şartı sağlandığı ifade edildi. Sözleşmenin taraf ülkelerce yıllık toplam 40 milyon ton katkı yükü bildirimi şartını da bu yıl içinde yerine getirerek izleyen 18 ay içinde yürürlüğe girmesinin beklendiği kaydedildi. Korsanlık ve silahlı soygunlarla ilgili gelişmeler de ele alındı Toplantıda Türkiye tarafından sunulan ‘Insurer’s liabilities and verification of insurance policies / Sigortacının Sorumluluğu ve Sigorta Poliçelerinin Doğrulanması’ dokümanıyla Türkiye’de yaşanan Amnah kazasından yola çıkılarak gemilerin uluslararası mevzuat gereği bulundurmak zorunda oldukları sigortanın varlığı, geçerliliği ve doğrulanmasının önemi LEG Komitesinin dikkatine sunulduğu vurgulandı. Konunun, Oturumlararası Yazışma Grubu’nda ülkelerin bu alanda yaşadıkları deneyimlerin paylaşılarak etraflıca tartışılmasına karar verildi. Ayrıca, ‘Gemi Sicili Tutulmasına İlişkin Rehber’in onaylandığı ise edinilen bilgiler arasında yer aldı. Gemi Sicili Tutulmasında yasadışı uygulamaların önüne geçilmesine ilişkin önlemler konusunda mevcut Çalışma Grubu’nun ise incelemelerinin sürdüğü belirtildi. Alternatif yakıt kullanan gemilerin sorumluluk ve tazmin rejimine uyumu konusunda yasal boşluk olabileceği değerlendirmesinden yola çıkılarak LEG 114’e bir rapor sunmak üzere Oturumlararası Yazışma Grubu’nun kurulduğu kaydedilirken, korsanlık ve silahlı soygunun ötesindeki deniz güvenliği tehditleriyle ilgili son dönemdeki hukuki ve politik gelişmelerin ele alındığı, denizde artan sınır ötesi organize suçlar ve denizcilerin suçlu muamelesi görme vakalarındaki keskin artış konusunda kapsamlı bir rapor oluşturulabilmesi için ayrı bir Yazışma Grubu’nun kurulduğu açıklandı. Liman, kıyı ve bayrak devletlerinin iş birliği konusu ele alındı Toplantıda, gemi insanlarının terk edilmesi konusunda geçtiğimiz yılda vaka sayısındaki artışa dikkat çekilerek zorunlu mali güvence bulunmayan gemilerde özellikle bayrak devletlerinin yükümlülüklerini etkili biçimde yerine getirmesinin önemi vurgulanırken; liman, kıyı ve bayrak devletlerinin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği toplantıda ele alınan önemli hususlar arasında yer aldığı belirtildi.