GENEL - 14 Ekim 2017 Cumartesi 10:06

Bu ilçede kahvelerde sıcak süt satılıyor

A
A
A
Bu ilçede kahvelerde sıcak süt satılıyor

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki kahvehanelerde yaklaşık 10 yıldır havaların soğumasıyla birlikte vatandaşlara soba üzerinde kaynatılan organik süt satılıyor.

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki kahvehanelerde yaklaşık 10 yıldır havaların soğumasıyla birlikte vatandaşlara soba üzerinde kaynatılan organik süt satılıyor. Çayla aynı fiyattan verilen sıcak süte vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.


Türkiye’de en fazla organik süt üretilen ilçelerinden biri olan Kelkit’te insanlar kış mevsiminde gün boyu doğal ve besleyici olan sütü çaya alternatif olarak tüketiyor. Vatandaşlar, ilçe ekonomisine üreticiler açısından ayrı bir katkı sağlayan ve yön veren uygulamanın, Türkiye’nin her noktasında örnek alınması gerektiğini kaydediyor.


İlçe merkezindeki kahvelerin neredeyse tamamında yapılan uygulamaya özellikle Cumartesi günleri kurulan halk pazarına ilçe dışından gelen esnaflar ilgi gösterirken, başta öğretmenler olmak üzere memur kesimi de yoğun ilgi gösteriyor. Sabahın erken saatinde açılan kahvehanelerde Kelkit ilçesiyle özdeşleşen sobaların tutuşturulmasının ardından tencereyle soba üzerinde kaynatılan sütlerin bu sayede de daha da lezzetli olduğu ifade ediliyor.


Kaynadıktan sonra demliğe aktarılarak çay kazanlarının buharı sayesinde gün boyu sıcak kalan sütün tüketimi her kahvede günlük ortalama 15-20 litre arasında değişiyor.



“Sütü kendi köyüm olan Aksöğüt ve diğer köylerden de alıyoruz”


Pazaryeri mevkiinde 10 yıldır kahvehane işleten Murat Balcı, müşterilerin talep etmesi üzerine 7 yıldır süt sattıklarını, bazı kahvelerin bu konuda kendilerine öncülük yaptığını belirterek, “Pazar yerindeki kahvemizde bizde denedik ve tuttu. Memleketimizdeki farklı illerden bu konuda güzel geri dönüşler aldık. Süt herkse faydalı bir içecek. Talep de güzel. Yaşlısından gencine herkes içiyor. Sütü kendi köyüm olan Aksöğüt ve diğer köylerden de alıyoruz. Günlük 3-4 bidon süt gidiyor. Cumartesi günleri halk pazarımız. O gün çevre illerden gelen pazarcılar da kendi illerinde olmadığı için çok beğeniyor” dedi.


Bazı vatandaşların meşhur Kelkit ketesiyle birlikte büyük süt içerek sabah kahvaltısını da yaptığını ifade eden Balcı, sabahın ilk saatlerinde açtıkları dükkanda ilk işlerini sobayı yakmak, ardından da soba üzerinde sütü kaynatmak olduğunu belirterek, erkenden başlayan süt satışının gün boyu devam ettiğini söyledi.



“Kış mevsimi olduğu, havalar soğuduğu zaman süte rağbet artar burada”


Diğer işletmeci Ebuzer Önal ise kış mevsiminde çaydan ziyade süte yönelik bir dönüş olduğunu ifade ederek “Kış mevsimi olduğu, havalar soğuduğu zaman süte rağbet artar burada. Sobanın yanmasıyla birlikte insanlar çaydan ziyade farklı birşeyler tatmak istiyor. Bizde süt uygulaması başlattık. Gayette olumlu karşılandı ve devam ediyor. Kışın soba yandığında sobanın üzerinde sütü kaynatınca daha lezzetli oluyor. Lezzeti daha çok ortaya çıkıyor. Soğuktan üşüyenler sobanın etrafında ısınırken süt içelim diyorlar artık. Çaydan ziyade süte yönelik güzel bir dönüş var” diye konuştu.



“Hanımdan süt isteyince buraya gönderiyor”


Kahvehane müşterilerinden Atilla Altay ise kendisinin evde eşinden süt istediğinde kahvehaneye gönderdiğini söyleyerek “Evde hanımdan süt istediğimde buraya yolluyor. Bende buraya gelip burada içiyorum. Organik süt, çok iyidir. Özellikle sabah kahvaltılarında Kelkit ketesiyle beraber çok güzel tüketiliyor. Parası olmayan, restorana gidemeyen vatandaş buraya gelip bir sütle sabaha kahvaltısını geçiştiriyor. Bu Kelkit’te yaklaşık 10 yıldır yapılıyor ve hemen hemen her kahvede var” şeklinde konuştu.



“Bu uygulama sadece burayla sınırlı kalmamalı, başka ilçeler, başka iller de devam ettirmeli”


Kelkit Anadolu Lisesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olan Erzincanlı Erhan Uğur ise asitli içecekler yerine süt içilmesi tavsiyesinde bulunarak, “Kahvelerdeki süt servisleri çok güzel ve faydalı bir uygulama. Başta çocuklarımız olmak üzere herkese asitli içecek içeceğine süt içmesini tavsiye ediyorum. Süt Kelkit’le özdeşleşmiş durumda. Bir öğretmen olarak sürekli burada süt içiyorum. Bu uygulama sadece burayla sınırlı kalmamalı, başka ilçeler, başka iller de devam ettirmeli” ifadelerini kullandı.



“Kelkit ekonomisine ayrı bir yön veren hizmettir”


Pazaryerinde esnaf olan Ümit Keskin ise vatandaşların uygulamadan çok memnun olduğunu, ayrıca süt üretimi yapan çiftçilerin de memnun olduğuna değinerek, “Özellikle kışın süt uygulaması yapılıyor. Çok memnunuz. Teşvik oluyor. Halk ta genel olarak memnun bu uygulamadan. Süt pazarında sıkıntı olmadığı için de çiftçilerimiz de memnun. Kelkit ekonomisine ayrı bir yön veren hizmettir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Akdeniz Belediyesi üretiyor, onarıyor, tasarruf sağlıyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, ilçe genelinde daha temiz ve yaşanabilir bir çevre oluşturmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında kendi atölyelerinde üretim, bakım ve onarım faaliyetlerini sürdürerek önemli ölçüde tasarruf sağlıyor. Belediye ekipleri, 7 gün 24 saat esasına göre çalışmalarını sürdürürken, maliyetleri azaltmak ve hizmet kalitesini artırmak için atölyelerde yoğun mesai harcıyor. Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı teknik birimlerde görev yapan ekipler, belediyeye ait iş makineleri, araçlar ve çeşitli ekipmanların yanı sıra mobilya ürünlerinin de üretim, bakım ve onarımını gerçekleştiriyor. İlçeye bağlı 65 mahallede çöp konteyneri ihtiyacını karşılamak için yeni alımlar yapan belediye, kullanım sonucu eskiyen, kırılan ya da zarar gören konteynerleri de atölyelerde yenileyerek yeniden hizmete sunuyor. Bu çalışmalar sayesinde belediye bütçesinde önemli ölçüde tasarruf sağlanıyor. Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan atölyelerde görevli ekipler, kaynak ve boya işlemleriyle her gün onlarca çöp konteyneri ve kovasını onarıp yeniliyor. Bakım ve tadilattan geçirilen konteynerler, ihtiyaç duyulan mahalle, sokak, park ve meydanlara yerleştirilerek hizmete kazandırılıyor. Bu sayede hem konteyner eksikliği kısa sürede gideriliyor hem de yeni alım maliyetlerinin önüne geçiliyor. Akdeniz Belediyesinin bu uygulamasıyla hem çevre temizliğine katkı sağlanıyor hem de kamu kaynakları daha verimli kullanılıyor.
Trabzon Denizlerde av yasağının başlamasının ardından tezgahlar kültür balıklarına kaldı Türkiye’de 15 Nisan itibariyle denizlerde av yasağının başlamasının ardından balık tezgahları artık kültür balıklarına kaldı. Sezon boyunca tezgahların vazgeçilmezi olan hamsi ve istavrit yerini levrek, çupra ve özellikle somona bıraktı. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, av yasağıyla birlikte tezgahlarda kültür balıklarının ön plana çıktığını belirterek "Artık sıra yetiştirme balıklarına geldi, onların satışı başladı. Şu an levrek, çupra ve somon ağırlıklı olarak satılıyor. Ancak somon bu yetiştirme balıklar arasında daha fazla talep görüyor. Somon halkımızdan bayağı bir talep görüyor. Tezgahlarda da daha fazla yoğunluğu artmaya başladı. Tezgahlarda istavrit ve hamside bulunan tahtı somona bıraktılar gibi görünüyor. Ayrıca somonun fiyatı uygun. 300 TL’den kilosu satılıyor. Somonun tüketimi de günden güne artıyor" dedi. Çoğalmış, diğer balık fiyatlarına da değinerek, "Somon dışında geçtiğimiz hafta fiyatı 250 TL’ye çıkmış olan istavrit bugün 150 TL’den satılıyor. Levrek, çupra ve alabalık var. Hamsi haricinde diğer balıklar şu an mevcut. Levrek 500 TL, çupra 400-500 TL, alabalık 300 TL" ifadelerini kullandı. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise av yasağının ardından sınırlı miktarda kıyı balığı geldiğini ancak genel satışın kültür balıklarına döndüğünü ifade ederek "15 Nisan’da malumunuz av yasağı başladı. Şu sıralar olta istavrit, mezgi, barbun ve kıyı balıkları geliyor ancak bundan sonra daha çok yetiştirme balıkları daha fazla satılacak. Alabalık, somon, çupra, levrek gibi balıkları satacağız. Vatandaşın somona karşı bir talebi var. Bunun buğulamasını, ekşilisini yapıyorlar. Hatta bunun ızgarası bile oluyor. Fiyatı da uygun 300-350 TL. Vatandaşımız da somona talep ediyor" diye konuştu. Avcı, önümüzdeki süreçte tezgahlardaki çeşitliliğin sınırlı olacağını vurgulayarak "Tezgahlar kültür balıklarına kaldı. Bundan sonra az miktarda istavrit ve mezgit gelir. Ama genel olarak çupra, levrek, somon, alabalık gibi balıklar daha çok satılır. Somon ağırlıklı satışlar oluyor. Ama levrek de satılıyor. Izgara yapanlar çuprayı da tercih ediyor. Vatandaşın ilgisi de çok iyi" şeklinde konuştu.
Denizli Derinkuyu hem gönülleri hem kupayı kazandı DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Tavas ilçesinde düzenlenen Voleybol Mahalleler Liginde şampiyonluğa ulaşan Derinkuyu, sadece skoruyla değil, sergilediği birliktelik ruhuyla da ilçeye damga vurdu. 12 takım arasından sıyrılarak zirveye yerleşen Derinkuyu takımı, voleybolun bir mahalle kültürü olduğunu tüm ilçeye kanıtladı. Derinkuyu’nun başarısının arkasında güçlü bir organizasyon yatıyor. Şampiyonluk sonrası açıklamalarda bulunan Derinkuyu Mahalle Muhtarı Durmuş Şepik, bu başarının tesadüf olmadığını vurguladı. Şepik, "Voleybol bizim genetiğimizde var. Eskiden de bu sahada ter dökerdik, şimdi tekrar nasip oldu ve yine şampiyon olduk. Bu sadece bir oyun değil, bizim için bir gelenek" diyerek mahalle halkının spora olan tutkusunu dile getirdi. Dernek çatısı altında büyük dönüşüm Mahallede kurulan dernek ile Tavas ilçesine sportif bir hareketlilik getirdiklerini belirten Dernek Başkanı Emrullah Salim, İçişleri Bakanlığı destekli projelerine dikkat çekti. Salim, "Gençlik İçin Harekete Geç projemizi ilçemizde başarıyla uyguluyoruz. Bu vesileyle köyümüzden bir amatör takım çıkardık. Amacımız bir farkındalık ıoluşturmaktı ve bu farkındalığı şampiyonlukla taçlandırdık. Önce köyümüzü, sonra Tavas ilçemizi harekete geçirmenin gururunu yaşıyoruz" dedi. İmamdan mühendise, babadan oğula Turnuvanın en çok dikkat çeken detayı ise Derinkuyu kadrosunun zenginliği oldu. Takımda baba ve oğulun omuz omuza mücadele etmesi duygusal anlara sahne olurken; imam, öğretmen, mühendis, aşçı ve muhtar azalarının aynı hedef için ter dökmesi gerçek bir birliktelik tablosu oluşturdu. Dernek Başkanı Salim, bu tabloyu şu sözlerle özetledi: "Biz bir takımdan öte, büyük bir aile olduk. Farklı mesleklerden, farklı yaşlardan insanların bir araya gelip bu başarıyı yakalaması bizlere şampiyonluktan daha büyük bir mutluluk verdi. Tavas’ı harekete geçiren şampiyon kadromuzda yer alan muhtarımız Durmuş Şepik, Dursun Salim, Emirhan Salim, Mehmet Karışoğlu, Fikret Küçükoğlu, İsa Karışan, Ramazan Şekeroğlu, Süleyman Karışoğlu, Nasuh Çüngür, Mehmet Ali Çüngür, Muammer Çüngür ve Bilal Çüngür’e emekleri için teşekkür ediyoruz"
Manisa TURBELDAK’tan Ulubey Kanyonu’nda nefes kesen doğa yürüyüşü Turgutlu Belediyesi Dağcılık Akademisi’nin (TURBELDAK) Uşak’taki Ulubey Kanyonu’nda düzenlediği yürüyüşte doğa ve tarih iç içe yaşandı, katılımcılar eşsiz manzaralara tanıklık etti. Turgutlu Belediyesi Dağcılık Akademisi (TURBELDAK) tarafından Uşak Ulubey Kanyonu’nda doğa ve tarih yürüyüşü düzenlendi. Turgutlu Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı olarak şehir içi ve şehir dışında farklı parkurlarda doğa yürüyüşleri gerçekleştiren TURBELDAK’ın bu haftaki rotası, Türkiye’nin en etkileyici doğal oluşumlarından biri olan Ulubey Kanyonu oldu. Yaz-Kış Yürüyüş Liderleri Orhan Mert ile Haydar Atilla’nın sevk ve idaresinde gerçekleştirilen yaklaşık 10 kilometrelik yürüyüşte ilk durak, kanyonun eşsiz manzarasını kuşbakışı izleme imkanı sunan Ulubey Cam Teras oldu. Katılımcılar burada doğanın görkemine tanıklık etti. Yürüyüş, Avgan Beldesi’nden başlayarak Bakırali Kamp Alanı ve erken Hristiyanlık döneminin önemli yerleşimlerinden Pepouza Antik Kenti üzerinden devam etti. Tarihi kalıntılar arasında ilerleyen grup, doğa ile tarihin iç içe geçtiği eşsiz bir parkurda yürüyüş gerçekleştirdi. Parkurun ilerleyen bölümünde Kırlangıç Mağarası ve antik çağlardan günümüze uzanan Kral Yolu üzerinde de yürüyen katılımcılar, bölgenin doğal ve kültürel zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu. Etkinlik, Karahallı ilçesinde yer alan Clandras Su Kemeri’nde sona erdi. Yaz-Kış Yürüyüş Lideri Orhan Mert, yürüyüşe ilişkin yaptığı açıklamada, "Doğa severlerimizle birlikte çok güzel bir yürüyüş gerçekleştirdik. Doğanın ve tarihin iç içe geçtiği parkurda pek çok yer görme fırsatı yakaladık. Aynı zamanda eşsiz manzaraların da keyfini yaşadık. Bu tür etkinliklerin hem fiziksel sağlığa katkı sunduğunu hem de doğa bilincini artırdığını görüyoruz. Bu nedenle doğa severleri yeni rotalarda buluşmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 33’üncü seneyi devriyesinde kabri başında anıldı Türkiye Cumhuriyeti’nin 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin katıldığı törende vefatının 33’üncü yıl dönümünde İstanbul Topkapı’daki anıt mezarı başında törenle anıldı. 1993 yılında hayatını kaybeden Türk siyasetinin ve ekonomisinin önemli ismi ve 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 33’üncü senesinde Zeytinburnu’nda bulunan anıt mezarda anıldı. Tören programına Merhum Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, Ahmet Özal’ın eşi Asuman Özal, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 52. Motorlu Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Hakan Tunç, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, ,İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Sahil Güvenlik Marmara Ve Boğazlar Bölge Komutanı, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, İl Müftü Yardımcısı Ahmet Aktürkoğlu katıldı. Özal’ın kabrine çelenk bırakıldı Anma töreni, Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın özgeçmişi okunması ile başladı. Özgeçmişin okunmasının ardından, Özal’ın kabrine askerler tarafından Cumhurbaşkanlığı çelengi bırakıldı. Daha sonra Duanın ardından törene katılan protokol üyeleri, Turgut Özal’ın ailesine taziyelerini iletti. Bakan Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyet, anıtmezar içerisinde bulunan Turgut Özal Müzesini de ziyaret etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adnan Menderes ve arkadaşlarının kabirlerini ziyaret etti İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve protokol heyeti anma programının ardından Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun kabirlerini ziyaret ederek karanfil bıraktı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve İstanbul Valisi Davut Gül, Adnan Menderes’in eşi Berin Menderes, Aydın Menderes’in eşi Ümran Menderes ve Aydın Menderes’in kabirlerini ziyaret etti. (DH-MD-