SPOR - 17 Ekim 2017 Salı 12:42

Türk atletizmine yeni fidanlar ekildi

A
A
A
Türk atletizmine yeni fidanlar ekildi

IAAF Çocuk Atletizmi Projesi 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı çalışmalarına Gümüşhane Üniversitesi’nin talebi üzerine Gümüşhane’den başladı.

IAAF Çocuk Atletizmi Projesi 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı çalışmalarına Gümüşhane Üniversitesi’nin talebi üzerine Gümüşhane’den başladı. Seminer Gümüşhane Üniversitesi Konferans Salonu’nda 12-14 Ekim tarihleri arasında yapıldı.


Çocuk Atletizmi seminerine Türkiye Atletizm Federasyonu IAAF Çocuk Atletizmi Koordinatörlüğü’nün aldığı yeni kararlar sonucu 30 kursiyer katıldı. Seminerde kursiyerlere teori ve uygulama dersleri verilirken, uygulamada Gümüşhane Fevzipaşa Ortaokulu’nda 80 öğrenci yer aldı ve eğlenceli atletizmle tanıştı.


Seminer açılışı öncesinde IAAF Çocuk Atletizmi ekibi, Gümüşhane Vali Vekili Aytaç Akgül, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen ve Gümüşhane Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bünyamin Kocaoğlu’na bir nezaket ziyareti yaparak projeyle ilgili bilgi verdi.


Seminerin açılışını IAAF Çocuk Atletizmi Koordinatörü Necdet Ayaz yaptı. Ayaz, projenin sadece atletizme değil, Türk sporunun altyapısına eğitici ve sporcu kazandırdığını belirtirken şunları söyledi:


“Dünyada bu projeyi farklı uygulayan, projeye yenilikler katan tek ülkeyiz. Bu konuda örnek alınmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Projenin daha etkin ve kaliteli hale gelmesi noktasında yeni düzenlemeler yapılmaktadır. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nce IAAF Çocuk Atletizmi projesinin Halk Eğitim Müdürlüklerinde açılan kurslara modül olarak dahil edilmiş olması bunlardan biridir. Bu nedenle de Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne teşekkürü bir borç biliyoruz. Ve projenin daha kaliteli hale gelmesi noktasında yeni düzenlemeler yapıyoruz. İşte bu düzenlemelerle 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılındaki ilk seminerimizi daha öncede geldiğimiz Gümüşhane’de yapma kararı aldık. Yeni düzenlemede sadece 30 kursiyer aldığımız için, gelen yoğun talebe yanıt vermemiz mümkün olmadı. Ancak şunu belirtmek isterim ki, bu ilgi bize şevk veriyor ve gönüllülük esasıyla çalıştığımız tüm ekibimizle spora hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.”


Ayaz konuşmasının sonunda projenin sağlıklı bir şekilde yürümesinde desteklerini esirgemeyen Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar ve yönetimine Türk Sporu adına teşekkür etti.


Seminerin ilk bölümünde, “Y” nesli ve Çocuk Atletizmine Giriş, Antrenmana Geçişte Fizyolojik Uyum, Çocuk Atletizmi Programı dersleri IAAF Çocuk Atletizmi Eğitim Grubu üyesi Yrd. Doç. Dr. Ercan Haslofça tarafından verildi.


Seminerde uygulamalı dersler yanında IAAF Çocuk Atletizmi Projesi Türkiye Koordinatörlüğü’nün projeye eklediği dersler de kursiyerlere aktarıldı. Bu bağlamda, sporda motivasyonun önemi, “Sporda Çocuklara Psikolojik Yaklaşım” başlığıyla Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Perican Bayar Koruç tarafından bir sunumla anlatıldı. Madde Bağımlılığı konusunda dikkat çekmek üzere programda yer alan “Madde Bağımlılığı ve Çocuklar” dersi ise Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu tarafından verildi.


Sporda ve toplum yaşamında dürüstlük ve centilmenliğin içinde yer aldığı “Fair-Play” konusunu ise Öğretim Görevlisi ve televizyon yorumcusu Haldun Domaç tarafından kursiyerlere iletildi.



Eskimeyen değerler unutulmadı


Gelecek nesillerin sağlıklı ve bilinçli oluşması adına gerçekleşen bu organizasyonda, “Eskimeyen Değerler” de unutulmadı. “Geçmişine Değer Vermeyenler, Geleceğine Yön Veremezler” sloganı doğrultusunda, Türk atletizmi ve Türk sporunun değerleri kursiyerlere tanıtıldı.


Gümüşhane’de gerçekleşen “Eskimeyen Değerler” töreninde kursiyerlere, Türk Atletizminin efsane ismi İsmail Akçay ile Gümüşhane ve Türk Sporuna değerli hizmetler veren Tamer Ünsal, Bayram Yakut, Ertuğrul Sarı ve Muharrem Ateş tanıtıldı. Akçay, kursiyerlere şampiyon bir atlet olmanın sırlarını başından geçen ilginç anılarla süsleyerek anlattı ve kursiyerlerin hoş vakit geçirmesini sağladı.


Eskimeyen Değerlere ödülleri; Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu, Prof. Dr. Perican Bayar Koruç, Yrd. Doç. Dr. Ercan Haslofça, Mirza Egeli, Necdet Ayaz ve Haldun Domaç tarafından verildi.


Gerçekleşen törenin ardından, alınan yeni kararlar doğrultusunda, kursiyerlere seminer öncesi verilen proje konularının sunumu gerçekleşti. 30 kursiyer 15 proje konusunu IAAF Çocuk atletizmi projesi eğitmenlerinin önünde anlattı. Başarılı olan kursiyerler düzenlenen törenle sertifikalarını aldı.


Seminerde sertifika alan kursiyerler Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Halk Eğitim Merkezlerinde istihdam edilme fırsatını da yakalamış oldu. IAAF Çocuk Atletizmi seminerlerinin bu yılki 2. toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde Ankara Üniversitesi’nde gerçekleşecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de sahil hattına ’Plaj Mersin’ projesi Mersin Büyükşehir Belediyesinin, kent merkezinde denize güvenli ve kolay erişim sağlamak amacıyla Müftü ve Mezitli dereleri arasında 8 kilometrelik sahil hattında ‘Plaj Mersin’ projesini hayata geçirmeye hazırlandığı bildirildi. Mersin’de yaşayan her vatandaşa, erişilebilir bir kent ortamı sunma amacıyla çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, turistik açıdan daha cazibeli bir kent için start verdi. Kent merkezinde yaşayanların güvenli bir alanda denize girebilmesi için çalışma yapan Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı, Müftü Deresi ile Mezitli Deresi arasında yer alan kuş uçuşu 8 kilometrelik bir alanda ‘Plaj Mersin’ projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Akdeniz’in mavi sularında serinlemek, plaj ve su sporları yapmak, deniz kenarında yürümek, açık hava sinemasının ve konserlerin tadını çıkarmak isteyen herkese hitap edecek olan ‘Plaj Mersin’, 40 metre genişliğindeki kum beslemesi yoluyla oluşturulacak. Batımetri (deniz tabanı kot ölçümleri) haritalanmasına başlanan proje sayesinde Mersinliler, deniz, kum ve güneşin tadını kentin en işlek alanında çıkarabilecek. "Kent merkezinde denize kolayca erişmek isteyen her yurttaşı düşündük" Projeyle ilgili bilgi veren Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan İnşaat Mühendisi Burhan Tokgöz, "Yenişehir ve Mezitli ilçeleri sınırları içerisinde yer alan ‘Plaj Mersin’ projemize başladık. Proje alanı, Müftü Deresi ile Mezitli Deresi arasında kuş uçuşu yaklaşık 8 kilometrelik bir hatta olacak. Bu hatta, 40 metre genişliğinde kum beslemesi yoluyla kumsal oluşturma ve koruyucu kıyı yapıları çalışılacak" dedi. Çalışmanın ilk aşaması olan batımetri ölçümlerinin başladığını da ifade eden Tokgöz, "Çalışmaları 2 adet tekne ve 1 adet insansız deniz aracı ile sürdürüyoruz. Proje kapsamında çeşitli plaj sporları, su sporları, yürüyüş alanı, açık hava sineması ve konser alanları gibi yapılar da yer alacak.Bu proje kapsamında, merkezde güvenli bir şekilde denize girmek isteyen her yaştan vatandaş için ‘Plaj Mersin’ çalışmalarını başlattık. En kısa sürede plajımızı hizmete sunacağız" diye konuştu.
Bursa Dijital dünyadaki büyük tehlikeler Dijital güvenlik uzmanları, ebeveynlerin sosyal medyada çocuklarına dair yaptığı paylaşımların önümüzdeki yıllarda ciddi riskler doğuracağı konusunda uyarıyor. Yapılan değerlendirmelere göre, önümüzdeki dört yıl içinde dünyadaki kimlik hırsızlığı vakalarının üçte ikisinin bu paylaşımlardan kaynaklanabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre sorun, verilerin tek seferde çalınmasından ziyade "yapboz" yöntemiyle ilerliyor. Siber saldırganlar, farklı kaynaklardan topladıkları küçük bilgileri bir araya getirerek çocuklar ve aileler hakkında kapsamlı profiller oluşturabiliyor. "Asıl hedef çocuklar üzerinden aileler" Son yıllarda siber saldırı yöntemlerinin değiştiğine dikkat çeken Siber Güvenlik Uzmanı Yazar Elçin Biren, hackerların artık doğrudan yetişkinleri değil, çocukları hedef aldığını vurguladı. Özellikle çevrim içi oyunlar ve sosyal medya platformları üzerinden kurulan iletişimler, saldırganlar için önemli bir giriş noktası oluşturuyor. ABD’de yaşanan bir olayda, başarılı bir genç sporcunun sahte bir hesap üzerinden manipüle edilerek özel görüntülerinin yayıldığı ve bu durumun organize bir kampanyanın parçası olduğunun ortaya çıktığı aktaran Biren, bu tür saldırıların bireysel değil, çoğu zaman sistematik şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Algoritmalar ve dikkat süresi alarm veriyor Sosyal medya platformlarının kullandığı algoritmaların çocukların dikkat süresini ciddi şekilde düşürdüğüne de dikkat çeken Elçin Biren, "Yapılan araştırmalara göre, Z kuşağının dikkat süresi saniyeler seviyesine gerilerken, ilk kez bir neslin bilmekle alakalı testlerde önceki kuşaklardan daha düşük performans gösterdiği belirtiliyor. Ayrıca dijital platformların artık "dikkat ekonomisinden" "sohbet ekonomisine" geçtiği, yapay zekâ araçlarıyla kullanıcıların platformlarda daha uzun süre tutulmasının hedeflendiği ifade ediliyor" dedi. Oyunlar "dijital bağımlılık" riskini artırıyor Araştırmalar, bazı çevrim içi oyunların dopamin seviyesini uyuşturucu maddelerden bile daha fazla artırabildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle sonu olmayan ve sürekli ödül sistemiyle çalışan oyunların çocuklarda bağımlılık riskini yükselttiğini belirtiyor. Bu durumun çocukları yalnızca ekran başında tutmakla kalmadığı, aynı zamanda onları siber saldırılara ve dolandırıcılıklara karşı daha savunmasız hâle getirdiği vurgulanıyor. En büyük tehdit: "Grooming" ve dijital şantaj Siber Güvenlik Uzmanı Biren’in en çok dikkat çektiği konulardan biri ise "grooming" olarak adlandırılan çevrim içi istismar süreci. "Bu yöntemde saldırganlar, çocuklarla uzun süreli güven ilişkisi kurarak onları manipüle ediyor, ardından şantaj ve tehdit yoluyla sömürmeye başlıyor. Bu süreçte çocukların büyük bir bölümünün yaşadıklarını utanç nedeniyle paylaşmadığı, vakaların önemli kısmının kayıt altına alınmadığı ifade ediliyor." Kriz anında ne yapılmalı? Biren, muhtemel bir dijital şantaj durumunda şu adımların hayati önem taşıdığını belirtiyor: "Kesinlikle ödeme yapılmamalı, saldırgan engellenmeli, delil niteliğinde ekran görüntüleri alınmalı, yetkili kurumlara başvurulmalı, psikolojik destek alınmalı" "En güçlü savunma iletişim" Dijital ebeveynlikte en önemli unsurun kontrol değil, iletişim olduğunu vurgulayan Elçin Biren, çocukların çevrim içi dünyada karşılaştıkları riskleri aileleriyle paylaşabilmeleri için güven ortamı oluşturulması gerektiği belirtti. Biren, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: "Çocukların kullandığı uygulamalar yakından takip edilmeli. Konum, kamera ve mikrofon izinleri kontrol edilmeli. Paylaşımlar sınırlı ve bilinçli yapılmalı. Çocuklara erken yaşta dijital farkındalık kazandırılmalı." "Teknolojiye yetişmek mümkün değil, bilinç şart" Teknolojinin, toplumun uyum sağlayabileceğinden çok daha hızlı ilerlediğine dikkat çeken Biren, "Bu nedenle ebeveynlerin, okulların ve devletlerin tek başına çözüm üretmesi yeterli değil. Dijital dünyada çocukları korumanın yolu, toplumsal farkındalık ve bilinçli kullanım alışkanlıklarından geçiyor" dedi. "Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" sözünü hatırlatan Biren, dijital çağda bu sorumluluğun artık herkes tarafından paylaşılması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Şubat ayında 173,5 milyar dolar oldu Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, 28 milyon ABD doları artarak Şubat ayı itibarıyla 173,5 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, 28 milyon ABD doları artarak Şubat ayı itibarıyla 173,5 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 239,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,5 oranında azalarak 77,2 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 2,1 oranında azalarak 8,8 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 5,6 oranında azalışla 18,3 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı 22,2 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatlar yüzde 3,3 oranında artarak 28,0 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,9 oranında artarak 69,6 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 1,6 oranında artarak 62,4 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 5,4 artarak 7,2 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 34,6’sının ABD doları, yüzde 26,0’sının Euro, yüzde 26,5’inin Türk lirası ve yüzde 12,9’unun diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri 70,4 milyar dolara düşerken, ticari kredi yükümlülükleri 63,1 milyar dolara yükseldi.