GENEL - 19 Ekim 2017 Perşembe 12:21

Gümüşhane’de muhtarlar günü kutlamaları

A
A
A
Gümüşhane’de muhtarlar günü kutlamaları

Gümüşhane’de 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla kutlama programı düzenlendi.

Gümüşhane’de 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla kutlama programı düzenlendi.


Önceki yıl yayımlanan Başbakanlık Genelgesi ile 19 Ekim tarihinin “Muhtarlar Günü” olarak ilan edilmesinin ardından Gümüşhane’de bu yıl ikinci kez düzenlenen kutlama programı kapsamında Gümüşhane Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği tarafından Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtına çelenk sunuldu.


Cumhuriyet Başsavcısı Bozan Çevik, İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, kurum müdürleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda muhtarın katıldığı törende Dernek Başkanı Gürbüz Demir ve muhtarlar Atatürk anıta çelenk sundu.


Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sona eren törenin akabinde Vali Vekili ve Vali Yardımcısı Ali Arıkan, Valilik toplantı salonunda muhtarlarla bir araya geldi.


Buket takdiminin ardından konuşan Vali Vekili Arıkan, muhtarların vatandaşlarla devlet arasındaki en yaygın kurum ve kişiler olduğuna değinerek, “Bu nedenle muhtarlarımızı, vatandaşlarımızın doğrudan temsilcisi olarak görüyoruz. Onların talepleri ve istekleri bizim için vatandaşlarımızın direk olarak bizden talep ettikleri ihtiyaçları, istekleri, önerileri. O yüzden biz zaman içerisinde muhtarlarımızın öneminin artırılması ve onların maddi ve manevi tatminleri ile ilgili olarak yapılan çalışmalara idareci olarak destekledik” dedi.


Muhtarların köylerde bir mahalli idare temsilcisi olduğunu vurgulayan Arıkan, “Yine şehir merkezlerimizde de kanuni işlerin takipçisi. İnşallah biz gelecekte yerel demokrasi örneği olarak bu kurumun daha da önem kazanacağına inanıyoruz. Biz sizlerle çalışmaktan çok memnunuz. Tüm muhtarlarımızın gününü kutluyorum” ifadelerini kullandı.


Gümüşhane Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği Gürbüz Demir ise bu günün kutlamasında emeği geçen devlet büyüklerine, TBMM üyelerine ve Gümüşhane Valiliğine teşekkür ederek, “Bizi bu günümüzde yalnız bırakmadınız. Ayrıca Muhtarlık kurumunun öneminin ne kadar değerli ve önemli olduğunu bugün bir kez daha hepimiz birlikte görüyoruz. Muhtarlık hakikaten vatandaşımızla devletimiz arasında köprü vazifesi gören, vatandaşımızın başı ağrıdığı zaman, iyi ve kötü gününde günün hangi saatinde olursa olsun çalacağı tek kapı muhtarlık müessesesi. Tabi bizlerde görevimizin bilincindeyiz. İnanıyorum ki ilimizde muhtarlık kurumu işleten görev başındaki arkadaşlarımız görevlerini son derece titizlikle ve duyarlılıkla yerine getirmektedirler. Muhtarlar günümüzün bütün Gümüşhane’deki muhtarlarımıza hayırlı olmasını diliyor, daha önce görev yapmış eski muhtarlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de sahil hattına ’Plaj Mersin’ projesi Mersin Büyükşehir Belediyesinin, kent merkezinde denize güvenli ve kolay erişim sağlamak amacıyla Müftü ve Mezitli dereleri arasında 8 kilometrelik sahil hattında ‘Plaj Mersin’ projesini hayata geçirmeye hazırlandığı bildirildi. Mersin’de yaşayan her vatandaşa, erişilebilir bir kent ortamı sunma amacıyla çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, turistik açıdan daha cazibeli bir kent için start verdi. Kent merkezinde yaşayanların güvenli bir alanda denize girebilmesi için çalışma yapan Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı, Müftü Deresi ile Mezitli Deresi arasında yer alan kuş uçuşu 8 kilometrelik bir alanda ‘Plaj Mersin’ projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Akdeniz’in mavi sularında serinlemek, plaj ve su sporları yapmak, deniz kenarında yürümek, açık hava sinemasının ve konserlerin tadını çıkarmak isteyen herkese hitap edecek olan ‘Plaj Mersin’, 40 metre genişliğindeki kum beslemesi yoluyla oluşturulacak. Batımetri (deniz tabanı kot ölçümleri) haritalanmasına başlanan proje sayesinde Mersinliler, deniz, kum ve güneşin tadını kentin en işlek alanında çıkarabilecek. "Kent merkezinde denize kolayca erişmek isteyen her yurttaşı düşündük" Projeyle ilgili bilgi veren Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan İnşaat Mühendisi Burhan Tokgöz, "Yenişehir ve Mezitli ilçeleri sınırları içerisinde yer alan ‘Plaj Mersin’ projemize başladık. Proje alanı, Müftü Deresi ile Mezitli Deresi arasında kuş uçuşu yaklaşık 8 kilometrelik bir hatta olacak. Bu hatta, 40 metre genişliğinde kum beslemesi yoluyla kumsal oluşturma ve koruyucu kıyı yapıları çalışılacak" dedi. Çalışmanın ilk aşaması olan batımetri ölçümlerinin başladığını da ifade eden Tokgöz, "Çalışmaları 2 adet tekne ve 1 adet insansız deniz aracı ile sürdürüyoruz. Proje kapsamında çeşitli plaj sporları, su sporları, yürüyüş alanı, açık hava sineması ve konser alanları gibi yapılar da yer alacak.Bu proje kapsamında, merkezde güvenli bir şekilde denize girmek isteyen her yaştan vatandaş için ‘Plaj Mersin’ çalışmalarını başlattık. En kısa sürede plajımızı hizmete sunacağız" diye konuştu.
Bursa Dijital dünyadaki büyük tehlikeler Dijital güvenlik uzmanları, ebeveynlerin sosyal medyada çocuklarına dair yaptığı paylaşımların önümüzdeki yıllarda ciddi riskler doğuracağı konusunda uyarıyor. Yapılan değerlendirmelere göre, önümüzdeki dört yıl içinde dünyadaki kimlik hırsızlığı vakalarının üçte ikisinin bu paylaşımlardan kaynaklanabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre sorun, verilerin tek seferde çalınmasından ziyade "yapboz" yöntemiyle ilerliyor. Siber saldırganlar, farklı kaynaklardan topladıkları küçük bilgileri bir araya getirerek çocuklar ve aileler hakkında kapsamlı profiller oluşturabiliyor. "Asıl hedef çocuklar üzerinden aileler" Son yıllarda siber saldırı yöntemlerinin değiştiğine dikkat çeken Siber Güvenlik Uzmanı Yazar Elçin Biren, hackerların artık doğrudan yetişkinleri değil, çocukları hedef aldığını vurguladı. Özellikle çevrim içi oyunlar ve sosyal medya platformları üzerinden kurulan iletişimler, saldırganlar için önemli bir giriş noktası oluşturuyor. ABD’de yaşanan bir olayda, başarılı bir genç sporcunun sahte bir hesap üzerinden manipüle edilerek özel görüntülerinin yayıldığı ve bu durumun organize bir kampanyanın parçası olduğunun ortaya çıktığı aktaran Biren, bu tür saldırıların bireysel değil, çoğu zaman sistematik şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Algoritmalar ve dikkat süresi alarm veriyor Sosyal medya platformlarının kullandığı algoritmaların çocukların dikkat süresini ciddi şekilde düşürdüğüne de dikkat çeken Elçin Biren, "Yapılan araştırmalara göre, Z kuşağının dikkat süresi saniyeler seviyesine gerilerken, ilk kez bir neslin bilmekle alakalı testlerde önceki kuşaklardan daha düşük performans gösterdiği belirtiliyor. Ayrıca dijital platformların artık "dikkat ekonomisinden" "sohbet ekonomisine" geçtiği, yapay zekâ araçlarıyla kullanıcıların platformlarda daha uzun süre tutulmasının hedeflendiği ifade ediliyor" dedi. Oyunlar "dijital bağımlılık" riskini artırıyor Araştırmalar, bazı çevrim içi oyunların dopamin seviyesini uyuşturucu maddelerden bile daha fazla artırabildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle sonu olmayan ve sürekli ödül sistemiyle çalışan oyunların çocuklarda bağımlılık riskini yükselttiğini belirtiyor. Bu durumun çocukları yalnızca ekran başında tutmakla kalmadığı, aynı zamanda onları siber saldırılara ve dolandırıcılıklara karşı daha savunmasız hâle getirdiği vurgulanıyor. En büyük tehdit: "Grooming" ve dijital şantaj Siber Güvenlik Uzmanı Biren’in en çok dikkat çektiği konulardan biri ise "grooming" olarak adlandırılan çevrim içi istismar süreci. "Bu yöntemde saldırganlar, çocuklarla uzun süreli güven ilişkisi kurarak onları manipüle ediyor, ardından şantaj ve tehdit yoluyla sömürmeye başlıyor. Bu süreçte çocukların büyük bir bölümünün yaşadıklarını utanç nedeniyle paylaşmadığı, vakaların önemli kısmının kayıt altına alınmadığı ifade ediliyor." Kriz anında ne yapılmalı? Biren, muhtemel bir dijital şantaj durumunda şu adımların hayati önem taşıdığını belirtiyor: "Kesinlikle ödeme yapılmamalı, saldırgan engellenmeli, delil niteliğinde ekran görüntüleri alınmalı, yetkili kurumlara başvurulmalı, psikolojik destek alınmalı" "En güçlü savunma iletişim" Dijital ebeveynlikte en önemli unsurun kontrol değil, iletişim olduğunu vurgulayan Elçin Biren, çocukların çevrim içi dünyada karşılaştıkları riskleri aileleriyle paylaşabilmeleri için güven ortamı oluşturulması gerektiği belirtti. Biren, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: "Çocukların kullandığı uygulamalar yakından takip edilmeli. Konum, kamera ve mikrofon izinleri kontrol edilmeli. Paylaşımlar sınırlı ve bilinçli yapılmalı. Çocuklara erken yaşta dijital farkındalık kazandırılmalı." "Teknolojiye yetişmek mümkün değil, bilinç şart" Teknolojinin, toplumun uyum sağlayabileceğinden çok daha hızlı ilerlediğine dikkat çeken Biren, "Bu nedenle ebeveynlerin, okulların ve devletlerin tek başına çözüm üretmesi yeterli değil. Dijital dünyada çocukları korumanın yolu, toplumsal farkındalık ve bilinçli kullanım alışkanlıklarından geçiyor" dedi. "Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" sözünü hatırlatan Biren, dijital çağda bu sorumluluğun artık herkes tarafından paylaşılması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Şubat ayında 173,5 milyar dolar oldu Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, 28 milyon ABD doları artarak Şubat ayı itibarıyla 173,5 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, 28 milyon ABD doları artarak Şubat ayı itibarıyla 173,5 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 239,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,5 oranında azalarak 77,2 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 2,1 oranında azalarak 8,8 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 5,6 oranında azalışla 18,3 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı 22,2 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatlar yüzde 3,3 oranında artarak 28,0 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,9 oranında artarak 69,6 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 1,6 oranında artarak 62,4 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 5,4 artarak 7,2 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 34,6’sının ABD doları, yüzde 26,0’sının Euro, yüzde 26,5’inin Türk lirası ve yüzde 12,9’unun diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri 70,4 milyar dolara düşerken, ticari kredi yükümlülükleri 63,1 milyar dolara yükseldi.