KÜLTÜR SANAT - 29 Ekim 2017 Pazar 11:30

Bu kılıç ve zırh gömleği 700 yıllık

A
A
A
Bu kılıç ve zırh gömleği 700 yıllık

Anadolu’nun ve Karadeniz’in İslamlaşması ve Türkleşmesinde önemli bir rol oynayan Orta Asya evliyalarından Ahmet Yesevi’nin Anadolu’ya gönderdiği talebelerinden olduğu belirtilen Güvenç Abdal’a ait olduğu belirtilen kılıç ve zırh gömleği 700 yılı aşkın süredir torunları tarafından korunuyor.

Anadolu’nun ve Karadeniz’in İslamlaşması ve Türkleşmesinde önemli bir rol oynayan Orta Asya evliyalarından Ahmet Yesevi’nin Anadolu’ya gönderdiği talebelerinden olduğu belirtilen Güvenç Abdal’a ait olduğu belirtilen kılıç ve zırh gömleği 700 yılı aşkın süredir torunları tarafından korunuyor.


Edinilen bilgiye göre, Güvenç Abdal Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Taşlıca köyüne gelerek bu köyde yaşadı. Türbesi Kırşehir’de bulunan Güvenç Abdal’ın temsili mezarlarından birisi de adının verildiği ilçeye bağlı Güvende Yaylası’nda yer alıyor ve burada yüzyıllardır yayla şenlikleri yapılıyor. Güvenç Abdal’a ait olduğu ifade edilen kılıç ve zırh gömleği ise torunları tarafından yüzyıllardır korunarak günümüze kadar geldi.


Kırşehir’den Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Taşlıca köyüne geldikten sonra bölgenin İslamlaşmasında önemli rol oynayan Güvenç Abdal, ilk iş olarak köyde mescit yaptırdı. O zaman yapılan mescit bin 800’lü yıllarda tamir edildikten sonra günümüze kadar ayakta durmayı başarıyor ve halen hizmet veriyor.


Güvenç Abdal tarafından yaptırılan camide uzun yıllardan beri görev yapan torunu İsmail Güvendi ise atalarından yadigar kılıç ve zırh gömleğini özel bir kutuda muhafaza ediyor.


Üniversitelerde görevli bilim adamları tarafından karbon testi yapılarak 1300’lü yıllardan kaldığı kesinleşen kılıç ve zırh gömleğinin deforme olması ise 1915 Rus harbi sırasında korunması için toprağa gömülmesinden kaynaklanıyor.


Trabzon’un fethi sırasında sağladıkları katkının ardından Fatih Sultan Mehmet’e ait fermanla tekke beratına kavuşan Güvenç Abdal ocağında Cumhuriyetin ilanıyla birlikte tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar yıllarca kazanlar kaynadı.


Güvenç Abdal’ın oğlu Hıdır Baba ve torunlarının mezarlığının bulunduğu Taşlıca köyünde yine Güvenç Abdal’ın tekkesinin bulunduğu alana evini yapan İsmail Güvendi, Güvenç Abdal’ın Ahmet Yesevi tekkesinde hamuru pişmiş ve Anadolu’da etkin rol oynamak amacıyla Taşlıca köyüne yerleştiğini, köyde ikamet ettiği sürece de birçok müridanı olduğunu söyledi.


Trabzon’un fethi sırasında Gümüşhane’nin Tekke köyünde türbesi bulunan Çağırgan Baba’nın 22 bin kişilik orduyla Trabzon Değirmendere’ye gelip Fatih Sultan Mehmet’e yardımcı olması ve Trabzon’un çok zorlanılmadan fethinden ve Karadeniz’in İslamlaşmasındaki rolünden dolayı Güvenç Abdal ve evlatlarına Fatih Sultan Mehmet tarafından tekke beratı verildiğini ve bu beratın aslının ellerinde olduğunu ifade eden Güvendi, “Bu fermanın içeriğinde civar köylerin buraya vergi verdiği ve burada tekke aşının kaynağı, buradan gelip geçen insanlara, yoksullara, mağdur kişilere yardımda bulunulduğu yazıyor. 1930’lu yıllarda tekkeye ait birçok kazana el konuldu. Topkapı müzesinde şuanda Kürtün Taşlıca kariyesinden gelen lokma kazanları metfun bulunduğu söyleniyor” dedi.


Bugün Türkiye’nin 370 köyü 19 vilayetinde bu ocağa tabi insanlar olduğunu ve zaman zaman gelip bölgeyi ziyaret ettiklerini ifade eden Güvendi, Türkiye’deki bütün Güvenç Abdal ocağı taliplerine şu sözlerle seslendi:


“Güvenç Abdal Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Taşlıca köyünde yaşamıştır. Güvenç Abdal’ın emanetleri 1300’lü yıllardan beri saklanmaktadır. Biz Güvenç Abdalı evladıyız diye çıkanlara sakın kanmayın. Gelin Güvenç Abdal’ı yerinde, ziyaret edin, emanetlerine siz de sahip olun ve görün.”


Emanet kılıcın karbon testiyle 1300’lü yıllara ait olduğunu araştırmacıların belirlediğini dile getiren Güvendi, “Gazi Üniversitesi’den arkadaşlar geldiler ve karbon testine gönderdik. Güvenç Abdal’a ait olmasa bize kalma şansı olmazdı. Bizde bunu atadan, dededen gördüğümüz şekilde muhafaza ediyoruz. Bana kaldı, benden sonra da evlatlarıma kalacak. Bu bizim için olmazsa olmazlarımızdan birisi” diye konuştu.


Güvendi, Kürtün ilçesine bağlı olan ve yüzyıllardır yayla şenlikleri yapılan Güvende Yaylası’nın isminin de Güvenç Abdal’dan geldiğini belirterek “Şuanda yaylada çalgılı şenlikler düzenleniyor. Daha önceleri Güvende yaylasında Cuma namazı kılınır, Kur’an okunur, lokmalar dağıtılırdı. Son yıllarda artık bu iş çalgı-çengi olayına döndü. Ama son zamanlarda Belediye Başkanımız sağ olsun program Kur’an’la açıyor ve dua ediliyor. Sonra eğlenecek olanlar birşekilde eğleniyorlar” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı’da okul ve yurt güvenliği toplantısı yapıldı Ağrı Valisi Önder Bozkurt başkanlığında, okul ve yurtların güvenliğine yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Valilik koordinasyonunda düzenlenen toplantıya, il merkezinde görev yapan ilk, orta ve lise kademelerindeki okul müdürlerinin yanı sıra İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Fatih Cemal Kiper, İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, İl Millî Eğitim Müdürü Hasan Kökrek ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Çelebi katıldı. Toplantıda, öğrencilerin huzur ve güvenliğini sağlamaya yönelik mevcut uygulamalar ele alınırken, eğitim kurumları ve yurt çevrelerinde alınan güvenlik tedbirleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve muhtemel risklere karşı alınabilecek ilave önlemler üzerinde duruldu. Okulların iç ve dış güvenliği kapsamında giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları ve servis güzergâhları yeniden gözden geçirildi. Ayrıca öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu alanlara ilişkin güvenlik analizleri yapıldı. Toplantıda, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Çocukların güvenliğinin öncelikli olduğu vurgulanan toplantıda, okullarda alınan tedbirlerin artırıldığı ve risk unsurlarına karşı gerekli tüm önlemlerin titizlikle uygulanacağı belirtildi.
Van Anaokulunun misafiri ‘Fındık’ 6 yavru dünyaya getirdi Van’ın Tuşba ilçesinde bir anaokulunun girişinde doğum yapan ve ‘Fındık’ ismi verilen kedi, 6 yavrusuyla birlikte okulun neşesi oldu. Tuşba ilçesine bağlı Altıntepe Mahallesi’nde bulunan Beşiktaş Denizcilik Kızılay Anaokulu, kapılarını bu kez sevimli bir misafire açtı. Okul yönetimi tarafından uzun süredir beslenen ve ‘Fındık’ adı verilen kedi, yaklaşık bir hafta önce okulun giriş kısmında doğum yaparak 6 yavru dünyaya getirdi. Okul müdürü ve öğrenciler tarafından koruma altına alınan anne kedi ve yavruları için okul içerisinde güvenli ve sıcak bir alan oluşturuldu. Beslenmesinden hijyenine kadar her türlü ihtiyacı titizlikle karşılanan kedi ailesi, öğrencilerin de ilgi odağı haline geldi. "Okulu güvenli bulup burada doğum yaptı" İHA muhabirine konuşan Beşiktaş Denizcilik Kızılay Anaokulu Müdürü Alper Davran, küçüklüğünden beri hayvanlarla iç içe olduğunu ve evinde de kedi beslediğini belirtti. Okulda göreve başladığı günden bu yana sokak hayvanlarına şefkatle yaklaştıklarını ifade eden Okul Müdürü Davran, "Buradaki görevime başladıktan sonra da gelen, giden, doğum yapan veya hasta olan tüm kedilere sürekli ilgi ve şefkatle yaklaştık. Daha sonra burada beslediğimiz, adını ’Fındık’ koyduğum bir kedimiz vardı. Fındık burayı güvenli bulmuş olacak ki bugün itibarıyla tam bir hafta önce okulumuzda doğum yaptı. Şu an 6 yavrusu bulunmakta ve okul olarak çocuklarla birlikte bakımını üstlenmekteyiz. Kedilerimizin sağlığı gayet iyi; yavrular henüz bir haftalık oldukları için gözleri açılmadı" dedi. Yavruların sağlık durumunun iyi olduğunu dile getiren Davran, "Anneyi en iyi şekilde besliyor, bakımını yapıyor ve hijyenine büyük önem veriyoruz. Doğum okul içerisinde gerçekleştiği için ısı ve sıcaklık konusunda herhangi bir problem yaşamıyoruz. Mamasını ve suyunu eksik etmiyoruz" diye konuştu. Çocukların hayvanlara karşı genel bir ilgisi olduğunu ifade eden Davran, "Daha önce çocuklarla birlikte Van Kedi Villası’na bir ziyaret gerçekleştirmiştik; genel olarak zaten tüm hayvanlara ilgileri var. Elbette korkan veya alerjisi olan öğrencilerimizle ilgili istisnai durumlar yaşayabiliyoruz ancak genel tabloya baktığımızda çocukların ilgisi gayet iyi; kedilerin beslenmesine, hijyenine ve temizliğine dikkat ediyorlar" şeklinde konuştu.