ÇEVRE - 26 Mayıs 2018 Cumartesi 08:46

Anne ve yavru boz ayı Gümüşhane’de kameralara takıldı

A
A
A
Anne ve yavru boz ayı Gümüşhane’de kameralara takıldı

Bir at kadar hızlı koşabilen, bir yüzücü kadar iyi yüzebilen ve bir vuruşta sığırı öldürebilen boz ayılar Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde kameralara takıldı.

Bir at kadar hızlı koşabilen, bir yüzücü kadar iyi yüzebilen ve bir vuruşta sığırı öldürebilen boz ayılar Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde kameralara takıldı.


Yavrusuyla birlikte gündüz vakti yiyecek aramaya çıkan dişi ayı, Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Şube Müdürlüğü kameralarına yakalandı.


Bilimsel adı "ursus arctos" olan ve türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olmaları nedeniyle Türkiye’de avlanması yasak hayvanlar listesinde bulunan boz ayılar Şiran ilçesine bağlı Yukarı Kulaca köyünde bulunan Yukarı Kulaca Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında görüntülendi.


Birkaç aylık olduğu tahmin edilen yavrusuyla birlikte bölgede yapılan yaban hayatı kulesinden ileri teknoloji kameralarla görüntülenen yavru ayının annesinin dibinden hiç ayrılmaması dikkat çekti.


Yaşamak için geniş ve rahatsız edilmeyecekleri alanlara ihtiyaç duyan ve bu nedenle diğer türlere habitat olduğundan ‘şemsiye tür’ olarak nitelendirilen boz ayıların yavrularını asla yalnız bırakmadığı biliniyor.


Kurumun sosyal medya hesaplarından da paylaşılan ve çok sayıda beğeni ile paylaşım alan görüntülerde anne ayı ve yavrusunun yiyecek aradığı anlaşıldı.


Nesli azalmış yaban keçisinin koruma altına alınması ve gelişmesinin sağlanması amacıyla 1981 yılında ilan edilen Yukarı Kulaca Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının toplam büyüklüğünün 5 bin 264 hektar olduğunu kaydeden Doğa Koruma ve Milli Parklar Gümüşhane Şube Müdürü İlbeyi Aydın, alanla ilgili gelişme planının 2013 yılı içerisinde onaylanarak yürürlüğe konduğunu söyledi.


Aydın, Yukarı Kulaca Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde toplam 50 familyaya ait 4’ü endemik, 174 adet bitki taksonu saptandığını, Türkiye’de yaşayan 160’ın üzerindeki memeli türünden en az 59 adedinin yaşadığını, ülkedeki 460’ın üzerindeki kuş türünden en az 215 adedinin yaşadığını, en az 24 adet sürüngen ve 8 adet de amfibi türüne de ev sahipliği yaptığını belirterek, “Yukarı Kulaca Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Doğu Karadeniz Bölgesinden Doğu Anadolu Bölgesine geçiş kuşağında bulunan ve biyolojik çeşitlilik bakımından oldukça zengin Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nın güneyine bitişiktir. Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nın bulunduğu alan ve civarı yani sahanın hemen kuzeybatısındaki Gümüşhane Örümcek Ormanı Tabiatı Koruma Alanı ise Avrupa ve Kafkasların en uzun boylu ağaçları olan 61,5 m boyundaki Doğu Ladini ve 58,5 boyundaki Doğu Karadeniz Göknarı bireylerini barındırmaktadır. Gümüşhane ilinin Tabiat anıtlarından, Kirana Evliya Ardıcı ve Ali Ağanın Kavağı da yine Kuluca Yaban Hayatı Geliştirme Sahasına yakın yerlerde bulunmaktadır. Yukarı Kulaca Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, sahip olduğu doğal orman alanları, yaban hayvanları, bitkiler, kültürel, estetik ve manzara değerleri bakımından ülkedeki önemli alanlardan birisi durumundadır” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ başvuruları sürüyor Tarım ve Orman Bakanlığı’nca başlatılan Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin başvuru süreci Elazığ’da devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ve kadınların üretime daha fazla katılımı ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla başlattığı, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin başvuru süreci tüm Türkiye’de olduğu gibi Elazığ’da da devam ediyor. Hayata geçirilen projeyle birlikte küçükbaş üretimi yapan işletme sayısını ve anaç hayvan sayısının artırılması, daha fazla materyalin ülke kaynakları ile karşılanması, böylece kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliğinin sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından temin edilecek. 1 Nisan itibariyle başlatılan kampanya, 31 Nisan itibariyle tamamlanırken, Elazığ’da vatandaşlar başlatılan projeye büyük önem gösteriyor. Proje hakkında bilgilendirmelerde bulunan Elazığ İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mustafa Küçükgün, "Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından, hayvancılığı geliştirmek kırsalda üretimi teşvik etmek ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi için başvuru süreci başladı. Şehrimizin ve ülkemizin tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak, özellikle küçük aile işletmelerin güçlendirerek sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak temel gayemizdir. Projenin amacı ve kapsamına bakacak olursak bu projeyle hali hazırda hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimizin yanı sıra, bu alana yeni adım atmak isteyen üreticilerimizi de kapsamaktadır. Temel amacımız, üretimde sürekliliği sağlamak, kırsaldan kente göçü önlemek ve gençleri üretim süreçlerine dahil ederek yerel ekonomiyi canlandırmaktır. Başvurular 1 Nisan 2026 tarihi itibariyle başlamış olup 30 Nisan 2026 mesai bitimine kadar devam edecektir. Vatandaşlarımız başvurularını işletmelerinin bulunduğu yerdeki il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine şahsen yapabileceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, en fazla 105 küçükbaş hayvana sahip olanlar veya hiç hayvancılık yapmayanlar projeden faydalanabileceklerdir. Öncelikli gruplarımız da olacak. Bunlar, bakanlığımızın toplumsal dayanışmayı ve uzlaşmayı desteklemek adına, kadınlara, gençlere, engellilere, şehit yakını ve gazilerimize pozitif ayrımcılık tanımaktadır. Ayrıca, veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendisi meslek gruplarıyla tarımsal amaçlı örgüt üyeleri de öncelikli olarak değerlendirilecektir. Süreç şeffaf bir şekilde yürütülecektir. Nisan ayındaki başvuruların ardından mayıs ayında askı ve itiraz süreçleri tamamlanacaktır. Mayıs sonu itibariyle değerlendirmeler HAYGEM ve TİGEM’e iletilecektir" dedi. 2026 yılının ikinci yarısından itibaren 2028 yılına kadar kademeli olarak hayvan teslimatlarının gerçekleştirileceğinin de altını çizen Küçükgün, "Bu projeyle birlikte ülkemizin et ve süt üretimine de katkı sağlamış olacağız. Üreticilerimizin bu fırsatı değerlendirmeleri için gerekli tüm hazırlıkları yaptık. Başvuru sürecinde istenen tüm belgeleri tamamladıktan sonra bunlarla ilgili detaylı bilgiyi kendi il ve ilçe müdürlüklerinden ve aynı zamanda internet sitemizden ulaşabileceklerdir. Üretim varsa gelecek vardır anlayışıyla bu projenin tüm yetiştiricilerimize hayırlı ve bereketli olmasını Allah’tan diliyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da gerçekleşecek seçimi öncesi konuşan Başkan Adayı Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz. 19 Nisan’da seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" dedi. İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek olan seçimi öncesi Değişim Grubu’nun Başkan Adayı olan Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Acil Tıp Uzmanı olarak görev yapan Dr. Nedim Uzun değerlendirmelerde bulundu. Uzm. Dr. Uzun, meslektaşlarının sorunlarına yönelik çıkarımlar yaptıklarını, bunlara yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini belirtti. "Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakları için ciddi mücadele vereceğiz" Malpraktis konusuna yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini söyleyen Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Bu riski sigorta şirketlerinin üstlenmesi gerekiyor çünkü sigorta zaten bunun için yapılan bir şey. Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımız uluslararası kongrelere gitmekte zorlanıyorlar, meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. 180 bin lira pekala caydırabilir, kaldı ki hastanelerde meslektaşlarımıza saldıranlar aynı zamanda vatandaşlarımızın anayasal hakkı olan sağlık hizmeti alma hakkına da tecavüz ediyorlar" diye konuştu. "Sağlıkta şiddet; saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" Trafikteki gibi sağlıkta şiddete yönelik cezaların da artırılabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Uzun, "Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira idari para cezası uygulanması için mücadele edeceğiz. Meslektaşlarımız bir araya gelmek için odalarına gitmiyorlar, daha doğrusu odanın nerede olduğunu dahi kimse bilmiyor. Neden; öyle bir ortam hazırlanmamış. Vaatlerimizden bir tanesi; İstanbul’da bir hekim evi, meslektaşlarımızın sosyalleşebileceği bir alan oluşturmak için mücadele vereceğiz. En büyük vaadimiz şu; hekim kimliği altında bütün meslektaşlarımızı odamızda kucaklayacağız. Bu birliği ve bütünlüğü sağlayacağız" dedi. "Meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" "Meslektaşlarımız değişim istiyor fakat sandığa gelme konusunda adım atmakta zorlandıklarını görüyorum" diyen Uzun, şu ifadeleri kullandı: "19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde saat 09.00 ile 17.00 arasında seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar, odalarına sahip çıksınlar. Şu anda 3 grup seçime giriyor, bir mevcut yönetim var, biz, bir de diğer grubumuz var. Geçen seçimi 700 oyla kaybetmiş Değişim Grubuyuz. En büyük eksiklerden bir tanesi maalesef sağlık okuryazarlığı, sağlık konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirecek kişiler kimler; hekimler. Hekimlerin üzerindeki yükü azaltacağını özellikle kamu hastanelerine yapılan gereksiz başvuruları da ciddi anlamda azaltacağını düşünüyoruz. Sağlık okuryazarlığı anlamında İTO’nun çok aktif rol üstleneceği bir yönetim olacağını düşünüyoruz. Biz meseleye sadece hekim sadece hasta gözüyle bakmıyoruz. Hekimlerimiz de hastalarımız da bu memleketin evlatları dolayısıyla adil davranacağımızı söylemek istiyorum."