GENEL - 17 Temmuz 2018 Salı 13:39

Gümüşhane Üniversitesi’nde 2’nci yılında ‘15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’ paneli gerçekleştirildi

A
A
A
Gümüşhane Üniversitesi’nde 2’nci yılında ‘15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’ paneli gerçekleştirildi

Gümüşhane Üniversitesinde 15Temmuz hain darbe girişiminin 2.

Gümüşhane Üniversitesinde 15Temmuz hain darbe girişiminin 2.yıldönümünde “Tüm Yönleriyle Hain Darbe Girişimi” konulu panel düzenlendi.


15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen panel Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi.


Paneli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Coşkun Topal yönetirken, İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Kuzudişli ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Kadir Sancak da panelist olarak katılım sağladı.


Panelin açılış konuşmasında Türkiye’nin tarihine bakıldığında çeşitli darbelerin olduğunu dile getiren İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Coşkun Topal, Türkiye’deki yaşanmış darbeler hakkında bilgiler paylaştı.



“15 Temmuz darbe girişimi, tarihimiz boyunca yapılan diğer darbelerin hiçbirisine benzemiyor”


Özelikle çok partili hayata geçtikten sonra Türkiye’de birçok kez darbe yaşandığını ve birçok kez darbe girişimine maruz kalındığını hatırlatan Topal, “Bizim siyasi tarihimizde 27 Mayıs 1960 darbesi çok önemlidir. Bu tarihte yapılan askeri darbe, ondan sonraki süreçte Türkiye’deki darbelerin de kapısını aralamıştır. Darbeler Türkiye’de toplumu şekillendirmeye çalışmış; ama siyasal iktidarları da zayıflatmıştır. Yapılan bu müdahaleler hiçbir şekilde Türkiye’nin problemlerini çözmemiş, daha da ağırlaştırmıştır. 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi, tarihimiz boyunca yapılan diğer darbelerin hiçbirisine benzemiyor. Ordu içerisinde FETÖ adı verilen bir cunta, milletin silahlarıyla millete yönelik bir katliama girişti. Başta Cumhurbaşkanlığı ve TBMM olmak üzere birçok yer bombalandı. 251 şehidimiz ve 2 bin 193 gazimiz oldu. Tabi burada Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı darbeye karşı direnişe ve sokaklara davet etmesi ordu içerisinde esas yapıyı oluşturan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin cuntacılara karşı durması darbeyi fakir bırakmıştır” dedi.



“Dini değerlerin istismarı bugün ortaya çıkan bir olay değil”


Darbe girişiminin çok yönlü olarak ele alındığı panelde “Dini Değerlerin İstismar Edilmesi” başlıklı sunumunu gerçekleştiren İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Kuzudişli, FETÖ’nün kullandığı kaldıraçlardan en önemlilerinden birisi olan dini değerlerin istismar edilmesi olduğunu söyledi. Kuzudişli, “Hain FETÖ darbe girişiminin üzerinden iki yıl geçti. Bu iki yıl içerisinde biz akademisyenler olarak daha serinkanlı ve bilimsel değerlendirmeler yapmak ve bu tür olayların bir daha ülkemizde ortaya çıkmaması için geçmişe yönelik olarak çeşitli analizler yapmak üzere önlemler almak mecburiyetindeyiz. Günümüz toplumsal olayları içerisinde dini değerlerin istismarına baktığımız zaman, bunun bugün ortaya çıkan bir olay olmadığını, ilk münafıkların ve yalancı peygamberlerin ortaya çıktığı döneme kadar uzandığını görmekteyiz. Yaptığımız araştırmalar neticesinde ulaştığımız sonuçları başlıklar halinde sunacak olursak, her değer aynı zamanda istismara müsaittir. Siyaset içerisinde aktif olmak, makam sahibi olmak isteyen kimseler, hem siyaset hem de halk bu ilişkiyi kötü bir şekilde kullanmaktadır. Dini kullanarak ekonomik yarar ve çıkar elde etmek, kayıtsız ve denetimsiz olarak toplanan paralar ile birlikte Türkiye’de çeşitli ekonomik yapılar ortaya çıkmıştır. Kendini dindar ve belli bir gruba bağlı olarak göstererek, üst mertebelere de tırmanmaya çalışılabiliyor. Yaşadığımız olayları eğer serinkanlı bir şekilde analiz edebilirsek, bu tür olayların bir daha çıkmaması için önlem almaya çalışırsak, bir daha sıkça bu tür olaylarla karşılaşmayız” diye konuştu.



“Türkiye’de darbe gerçekleşiyorsa bunun Amerika’nın bilgisi ve rızası olmadan gerçekleşebilmesi aklın alacağı bir şey değil”


İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Kadir Sancak ise “15 Temmuz Darbe Girişiminin Dış Bağlantıları ve Darbe Girişiminin Dış Basındaki Yansımaları” adlı sunum gerçekleştirdi. Sancak, sunumunda şu noktalara dikkat çekti: “15 Temmuz darbe girişimi Türkiye’nin yaşadığı ilk darbelerden değildir. Cumhuriyet dönemi darbeler tarihine baktığımız zaman bir anlamda Türkiye-NATO ilişkileri tarihidir desek çok da yanlış olmaz. Türkiye’nin NATO’ya üyelik tarihi 1952 ve Türkiye’de yapılan ilk darbenin tarihi de 1960’dır. Türkiye’de çok somut olaylara değinmeden önce sadece mantık yürüterek dahi bir darbe gerçekleşiyorsa eğer ve o darbe bir sonuca ulaşıyorsa, bunun Amerika’nın bilgisi ve rızası olmadan gerçekleşebilmesi aklın alacağı bir şey değildir. 15 Temmuz bir darbe girişimidir; ama nihai olan bir şeydir. Çünkü ondan önce olan gelişmeler darbeye gerek kalmadan da bir şeyler değiştiririz, diye yapılan başka eylemler de vardır. 15 Temmuz’a giden süreçte neler yaşandı, cemaat-hükümet arasındaki çatışma ne zaman başladı, bugün FETÖ dediğimiz yapılanma iktidarı ne zaman devirmeye başladı, şeklinde onları hatırlamak lazım. Üzerinde uzlaşılamamış olsa da birtakım değerlendirmeler yapılabilir. Bunlardan bir tanesi de 2010 yılında gerçekleşen Mavi Marmara olayıdır. İsrail Devleti’nin Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda hukuka aykırı bir şekilde operasyon yapılması ve buna karşılık olarak da FETÖ’nün de ‘otoriteden izin alınmalıydı’ şeklinde İsrail Devleti’ne destek açıklaması, belki de hükümet ile cemaat arasındaki en önemli kırılmadır denilebilir. Devamında basına yansıyan bir iddia da 2010 yılında cemaatin AK Parti’den 100 ya da 150 milletvekili istemesi, iktidarın da buna izin vermemesidir. Yine 2011 yılında özellikle hükümetin bürokrasideki ‘cemaatçi kadroları’ yavaş yavaş temizlemeye çalışması ilk işaretler olarak ifade edilmektedir. FETÖ’nün bu yaşanan olaylardaki rolü oldukça nettir. FETÖ’nün de şuan Amerika Birleşik Devletleri himayesinde olmuş olduğunu biliyoruz. İslam dünyasındaki liderler seviyesinde genel olarak darbeye karşı çıkıldığını görmekteyiz. Basında ise tek sesli bir duruş söz konusu değildir. Daha ziyade iki ölçekli bir duruş vardır. Halk nezdinde ise Türkiye’nin Cumhurbaşkanımız Erdoğan lehinde bir duruş sergilediğini söyleyebiliriz.”



“Biz 10 bin liralık proje alamazken, FETÖ mensupları, FETÖ ile ilgisi olan öğretim üyeleri milyon dolarlık projeleri çok rahatlıkla alıyordu”


Panelistlerin konuşmalarının ardından kürsüye çıkan Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, “İhanet teşebbüsünün aslında akademik olarak, üniversitelerde çalışanlar olarak benzer işaretlerini hepimiz görüyorduk. Diğer kurumlarda olduğu gibi üniversitelerde de öğretim üyeleriyle oluşturulan bir sohbet gurubuyla bu işler yürütülüyordu. Bizler bugünkü bütçelerle 10 bin liralık, 20 bin liralık TÜBİTAK projelerine almakta zorluk çekerken, birkaç ret cevabı aldıktan sonra o projelerimizi kabul ettirirken milyon dolarlık projelerin cemaat mensupları, cemaat ile ilgisi olan öğretim üyeleri tarafından çok rahatlıkla alındığını, ortaya da bilimsel ciddi bir üretimin de konmadığını hatırlıyoruz. Olayın sona ermesinde teşebbüsün engellenmesinde bütün vatandaşlarımız gibi özellikle Emniyet teşkilatımızın çok önemli bir rolü oldu. Bir başka nokta ayak seslerinin aslında bu tür bir gidişatın işaretlerini her birimiz gördük, hissettik. Lakin ihanetin bu boyutlara gelebileceğini hepimizin bildiği gibi kendi silahlarımızın kendi vatandaşlarımızın üzerine doğrultacağını göremedik, hissedemedik. Üniversitemizde de diğer kurumlarda olduğu gibi bu süreç 15 Temmuz sonrası inceleme ve soruşturma komisyonu vasıtasıyla devam ettiriliyor. Bütün kurumlarda olduğu gibi üniversitemizde de ilk günden bu güne kurum olarak hassasiyetle, elemanlarımız ile ilgili bu konuyla bağlantılı gerekli idari tahkikatı sürdürüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Başaramayacaksınız, ülkemizi bölemeyeceksiniz, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, ezanımızı susturamayacaksınız ve bin yıllık bu kutlu yürüyüşü durduramayacaksınız’ tespitlerine canı gönülden katıldığımızı ifade etmek isterim. Çok sık söylediğimiz bir dörtlükle aslında yaşadığımız bütün darbelerin, o kanlı ihanet gecesinin ve bundan sonra yaşayacağımız bütün benzeri olayların temel sebebi Anadolu’daki varlığımızdır. Şair ‘Mal da bizim, mülk de bizim. Son da bizim, ilk de bizim. Ebed müddet silinemez, damgamız var, mülk de bizim’ diyor. Her birimizin 251 şehidimiz, 2 bin 193 gazimize öncelikle vefa borcumuzu yerine getirmek, şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, gazilerimizin her türlü ihtiyaçlarını gidermek gibi sorumluluklarımız bulunmaktadır. Ayrıca o şehitlerimize karşı bir diğer sorumluluğumuz da gerek akademik, gerek idari olarak çalıştığımız kurumlarda görevlerimizi bu milletin refahı, huzuru ve ülkemizin bölgesel güç olma noktasından, küresel güç olma noktasında alabileceği yola katkı sağlamak gibi bir sorumluluğumuz da bulunmaktadır. Tekrar 251 şehidimizi ve bu güne kadar gelen tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. İkinci yılı olması sebebiyle basında gördüğümüz ve halen tedavileri devam eden gazilerimiz var. Onlara da Allah’tan acil şifalar diliyoruz” ifadelerini kullandı.


Rektör Zeybek’in konuşmasının ardından panelistlere hediye takdimi ile panel sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’ta miniklerden renkli mesaj, şapkalarıyla empati vurgusu yaptılar Zonguldak Bahçelievler İlkokulu öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığının nisan ayı için belirlediği "Maarifin Kalbinde Çocuk" teması kapsamında düzenlenen "Empati Fest" etkinliğinde anlamlı ve renkli görüntülere imza attı. Okulun rehberlik servisi tarafından spor salonunda organize edilen etkinlikte, öğrenciler kendi elleriyle tasarladıkları "empati şapkalarını" takarak sahneye çıktı. Arkadaşlarının farklılıklarını görebilmek ve onların duygularını daha iyi anlayabilmek amacıyla tasarlanan şapkalar, üretkenlikte sınır tanımadı. Minik öğrenciler şapkalarını oyuncak, şeker, ponpon, toka gibi çeşitli eşyalarla süsleyerek okul bahçesinde rengarenk bir atmosfer oluşturdu. Kendi sözlerini besteleyip sahnelediler Müzik ve sanatın iç içe geçtiği festivalde şapka tasarımının yanı sıra sahne performansları da büyük beğeni topladı. Öğrenciler kendi kaleme aldıkları şarkı sözlerini besteleyerek arkadaşlarına ve öğretmenlerine sundu. Etkinlik boyunca öğrenci ve öğretmenlerin zaman zaman koro, zaman zaman ise solo halinde sergiledikleri müzik performansları izleyenlerden tam not aldı. "Farklılıkları görmek ve duyguları anlamak istedik" Düzenlenen organizasyon hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçelievler İlkokulu Müdürü Ferit Karadayı, projenin çocukların duygu dünyasına dokunduğunu belirterek şunları kaydetti: "Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından nisan ayı içerisinde ’Maarifin Kalbinde Çocuk’ teması belirlendi. Biz de bu tema doğrultusunda bugün okulumuzda çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Bu programlardan biri de Empati Fest etkinliğimiz oldu. Bu çalışmada öğrencilerimizden kendi yazdıkları şarkı sözlerini bestelemelerini istedik. Çok güzel şarkılar yazıp bestelediler ve bugün başarıyla sahnelediler. Ardından empati şapkaları yaptılar. Amacımız, çocukların birbirlerinin farklılıklarını görmesi ve duygularını anlayabilmesiydi. Bu süreci başarıyla yürüten rehberlik servisimize, emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyor, hepsini kutluyorum."
Aydın Teslime Hanedan’ın ölümüne ilişkin mahkemeden karar çıktı Aydın’ın Efeler ilçesinde geçtiğimiz Ağustos ayında zeytinlik alanda başından vurulmuş halde bulunan üniversite öğrencisi Teslime Hanedan’ın (20) ölümüne ilişkin ikinci dava bugün görülürken, sanık olarak yargılanan sevgilisi Efe F. hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. 6 Ağustos 2025 Çarşamba günü Efeler ilçesi Kalfaköy yolu yakınlarında meydana gelen olayda, üniversite öğrencisi Teslime Hanedan’ın (20) başından tabancayla vurularak öldüğü belirlenmişti. Olayla ilgili çelişkili ifadeler verdikleri öğrenilen Teslime Hanedan’ın erkek arkadaşı Efe F.’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alınmış, Efe F. cinayet şüphesiyle çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Efe F. hakkında ‘tasarlayarak kadına karşı kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. Cinayet zanlısı olarak yargılanan Efe F., bugün ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle ikinci kez hakim karşısına çıktı. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanığın yargılanma sürecine ilişkin görülen mahkemede taraflar hazır bulunurken, hakim karşısına çıkan Efe F. savunmasında Teslime’yi kendisinin öldürmediğini ve intihar ettiğini öne sürerek beraatını talep etti. Sağlık personelleri dinlendi Olay günü ihbar üzerine bölgeye giden sağlık personelleri de mahkemede tanık olarak dinlendi. Sağlık personeli G.K.; "Olay tarihinde ‘bir ateşli silahlı canına kıyma vakası olduğu’ ihbarı geldi. Hatta hastanın nefes aldığı da söylendi. Olay yerine ambulansla intikal ettik. Gittiğimizde nefes almıyordu. Tüm ölüm belirtileri oluşmuştu. İlk olay yerine gittiğimizde yanında erkek bir şahıs vardı ama karanlık olduğu için buradaki sanık olup olmadığını bilmiyorum. Bu erkek şahıs kendisini hastanın erkek arkadaşı olarak tanıttı. Kendisine olay hikayesinin nasıl olduğunu sorduğumuzda, kız arkadaşına ulaşamadığını ve uygulama üzerinden nerede olduğunu bulup geldiğini söyledi" dedi. Diğer sağlık personeli tanık İ.A. ise "Olay tarihinde bize canına kıyma diye anons geldi. Oraya gittiğimizde buradaki erkek şahıs oradaydı ve panik halindeydi. Hastanın kendisini vurarak canına kıydığını söyledi. Bul uygulamasından bulduğunu, buraya geldiğini ve kendisinin canına kıydığını söyledi" şeklinde konuştu. Mahkemeye SEGBİS üzerinden bağlanan ve olay tarihlerinde yanlarında olan tanık A.P. ise olay günü ve öncesinde yaşananları anlatarak "Beni U.B. aradı. ‘Teslime kafasına sıkmış acil gelmen lazım’ dedi. Olay yerine geldiğimizde ambulansın olduğu yere gittim. Yerde Teslime’yi gördüm üstü kapatılmıştı. Efe, o an kendinde değildi, ilk başta bir şey konuşamadım. Daha sonra hep beraber yanına gidip sorduk, hiçbir şey söylemedi" dedi. Teslime’nin babası Beytullah Hanedan ise mahkemede, "Tanık beyanları çelişkilidir. En ağır cezanın uygulanmasını istiyoruz" dedi. Tekrar savunması alınan sanık Efe Fidan da "Suçlamaları kabul etmiyorum. Olay benim anlattığım şekilde oldu. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Tanıkların dinlenmesinin ardından İddia Makamı yeniden iddianameyi okuyarak Efe F.’nin olayı daha önceden planladığını, tasarlayarak öldürdüğünü ve intihar süsü vermek istediğini öne sürerek sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi. Sanık ve tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti Efe F.’nin ‘kadına karşı nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası almasına ve ruhsatsız silah bulundurmak nedeniyle de 2 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. "Biz adaletin yerini bulduğunu düşünüyoruz" Mahkeme çıkışında açıklamalarda bulunan Hanedan ailesinin avukatı Ahmet Çetinbilek; "6 Ağustos 2025 tarihinde hayatını kaybeden Teslime Hanedan’ın cinayeti ile ilgili ikinci celse duruşması yapıldı ve bir karara bağlandı. Sandık Efe Fidan hakkında kasten öldürmeden dolayı ceza verildi. Aynı zamanda bunun kadına karşı işlendiğinden bahisle nitelikli hal uygulandı ve ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrildi. İddia makamı aynı mütalaayı tekrar etti. Mahkeme sadece burada tasarlayarak değil bunun kadına karşı kasten öldürme olduğuna kanaat getirdi. Bu ceza verildi ancak, 2 hafta içerisinde mahkeme bu kararı hangi gerekçeyle verdiğini açıklayacak. Gerekçeli karar açıklandıktan sonra sanık müdafileri İzmir İstinaf Mahkemesi’ne itiraz edeceklerdir. Şu an yerel mahkeme aşaması bitti. Biz adaletin yerini bulduğunu düşünüyoruz. Bu davada da toplanan somut deliller uyarınca sanığın suça eğilimli kişiliği ve daha önceden atmış olduğu tehdit mesajları, madde bağımlılığı, sanık Efe’nin tanıklarla olan beyanındaki çelişkiler, otopsi raporundaki darp, cebir bulguları, tape kayıtlarındaki dökümler incelendiğinde, aslında biz bunun tasarlayarak bir cinayet olduğunun kanaatindeyiz ancak mahkeme bunun tasarlayarak olmadığını kanaat getirdi. Biz bu noktada bir itirazda bulunacağız. Üst mahkemeye bunun aynı zamanda tasarlayarak bir cinayet olduğu konusunda itirazlarımızı yapacağız. Mahkeme kasten öldürmenin haricinde sanığın ruhsatsız silah sebebiyle de cezalandırılmasına karar verdi. Sanık bundan dolayı da 2 yıllık bir hapis cezası aldı" dedi. Mahkeme çıkışında karara ilişkin konuşan baba Beytullah Hanedan ise "Çocuğumun kanı yerde kalmadı. Adalet yerini buldu" şeklinde konuştu.
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: "Özel’in, Cumhurbaşkanımızın ara seçimle seçilerek Meclis’e geldiğini söylemesi tamamen zırvadır" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekili olma sürecine yönelik yaptığı açıklamalara ilişkin, "Özel, bu söylemini güçlendirmek için bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanımızın da ara seçimle seçilerek Meclis’e geldiğini söylemiş bulunuyor, bu tamamen zırvadır" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Yazıcı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekili olma sürecine yönelik "2002 yılında parlamentoda Erdoğan milletvekili olamıyordu. Mevcudiyetini, varlığını bir ara seçime borçlu" şeklindeki sözleri hakkında AK Parti Genel Merkez binası önünde açıklamalarda bulundu. "Özel’in, Cumhurbaşkanımızın ara seçimle seçilerek Meclis’e geldiğini söylemesi tamamen zırvadır" Ara seçimlerin ne zaman ve hangi koşullarda yapılacağına ilişkin düzenlemenin Anayasa’nın 78’inci Maddesi’nde ve Milletvekili Seçimi Kanunu’nda ayrıntılı bir şekilde yazıldığını dile getiren Yazıcı, "Özel, bu söylemini güçlendirmek için bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanımızın da ara seçimle seçilerek Meclis’e geldiğini söylemiş bulunuyor, bu tamamen zırvadır. Bir ana muhalefet partisi genel başkanı çok özenli, söylediklerinin yere basar olması ve dayanaklarının bulunması, belgeli ve doğru olması zaruridir. Genel Başkan elinde tutuşturulan dokümanları bir hedefe odaklanarak; ne anlama geldiği ve neyin ne zaman yapıldığını irdelemeden rastgele bir söylem icap etmektedir, bu üzüntü vericidir" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın herhangi bir ara seçimde seçilmişliği söz konusu değil" Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002 seçimlerinde YSK kararıyla aday olamadığını hatırlatan Yazıcı, "Ama, Siirt’te o tarihte yapılan seçimlerin 9 Mart 2003 tarihinde yenilenmesi, o arada yapılan anayasa değişikliği ve birtakım düzenlemelerin de dikkate alınmak suretiyle 9 Mart Siirt seçimlerinin yenilenmesiyle aday olmuş ve milletvekili seçilmiştir. Olay bundan ibarettir. Herhangi bir ara seçimde seçilmişliği söz konusu değil. Tavsiyem; Sayın Genel Başkan, herhangi bir konuda özellikle siyasal değerlendirme konusu yapılacak alanlarda bir fikir beyan ederken dokümanları iyi analiz etsin" açıklamasında bulundu. "Türkiye’nin bir ara seçim gündemi söz konusu değil" Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özel’in bir ara seçim gerekli olduğuna yönelik ifadeleri sorulması üzerine Yazıcı, "Sayın Genel Başkan maalesef gündemde olmayan veya gündemde çok ağır başka konular varken onların dışına çıkarak kendine gündem oluşturuyor. Türkiye’nin bir ara seçim gündemi söz konusu değil. Milletvekili seçimi yapıldıktan sonra 30 ay dolmadıkça ve yapılacak seçime 1 yıl kalmadıkça ara seçim olamaz. Bunun dışında koşullar oluşmuşsa bu konuda karar verecek olan merci TBMM’dir. Bu konuda Meclis Başkanımıza yöneltilen soruya Başkanımızın da verdiği cevap doğrudur" cevabını verdi.
İzmir Türkiye’de geliştirilen ilk Türk Mobile Mmorpg oyunu lansmana hazırlanıyor Türkiye’de geliştirilen MMORPG oyunu Rise Online World’ün mobil versiyonu, 10 Nisan’da 5 kıtada eş zamanlı olarak kullanıcılarla buluşacak. Türkiye merkezli oyun geliştirme stüdyosu Roko Game Studios tarafından geliştirilen Rise Online World’ün mobil versiyonu, 10 Nisan 2026 tarihinde dünya genelinde yayınlanacak. Oyun, Google Play Store ve App Store üzerinden eş zamanlı olarak 5 kıtada erişime açılacak. PC platformunda belirli bir oyuncu kitlesine ulaşan yapımın mobil versiyonu, küresel pazara açılmayı hedefliyor. MMORPG türündeki oyun, farklı bölgelerden oyuncuların aynı sunucular üzerinden etkileşim kurabildiği bir yapı sunuyor. Oyun dünyasında rekabetçi yapısıyla öne çıkan Rise Online World Mobile’da, oyuncular "Protean" ve "Lunaskar" adlı iki farklı ırk arasında geçen mücadelede yer alıyor. Yapım, mobil cihazlar için optimize edilen grafik ve oyun mekanikleriyle dikkat çekiyor. Roko Game Studios yetkilileri, mobil lansmana ilişkin yaptıkları açıklamada, Türkiye’de geliştirilen bir oyunun global ölçekte aynı anda yayınlanmasının önemli bir adım olduğunu belirtti. Açıklamada, "Mobil versiyon ile birlikte daha geniş bir oyuncu kitlesine ulaşmayı hedefliyoruz. Farklı coğrafyalardan kullanıcıların aynı platformda buluşmasını sağlayacak bir altyapı kurduk" ifadelerine yer verildi. İstanbul’da geliştirilen Rise Online World, oynaması ücretsiz (free-to-play) modeliyle kullanıcıların erişimine sunulacak. Oyunun, lansman sonrası küresel oyuncu kitlesiyle etkileşimini artırması bekleniyor. 10 Nisan 2026 çıkışlı MMORPG türündeki oyun, iOS ve Android platformlarında ücretsiz oynanabilecek.
Manisa Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali için geri sayım başladı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin lansmanını gerçekleştirdi. Festivali bir adım ileriye taşıyarak, düzenleyeceklerini belirten Başkan Dutlulu, konserlerden gastronomiye, bilimsel panellerden dev kortejlere kadar şehri 21-26 Nisan tarihleri arasında bir karnaval alanına çevireceklerini söyledi. Osmanlı tıbbının dehası Merkez Efendi’nin, Hafsa Sultan’a şifa olan 41 çeşit baharatlı mesir macunu, 486. kez halkla buluşuyor. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin 2026 yılı programı, düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Lansman öncesi toplantıda Sultanlar Ligi’ne yükselen Vestel Manisa Büyükşehir Belediyespor Voleybol takımını ağırlayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, takımı tebrik ederek Sultanlar Liginde de büyük başarılara imza atacaklarını kaydetti. Festival programını kamuoyuyla paylaşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bir hafta boyunca dopdolu bir festival yaşanacağını müjdeledi. Toplantıya Başkan Dutlulu’nun yanı sıra Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık katıldı. "Üstüne katarak ilerleyeceğiz" Sözlerine vefa vurgusuyla başlayan Başkan Besim Dutlulu, "Çocukluğumuzun festivalidir bu. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada sayılı festivallerden bir tanesi. Hem biz ilçe belediyelerimiz dört koldan çalışıyoruz. Manisa’ya yakışan, Mesir’e yakışan bir festival olacak. Çok yönlü bir festival bu. Bu sene bunun üstüne katarak ilerleyeceğiz. Tüm Manisalıları, tüm ilçelerimizdeki halkımızı festivalimize bekliyoruz. Aylardır bu işe hazırlanıyoruz. Bu sene Mesir’i bir adım öteye taşıyacağız" dedi. Geleneksel şifaya bilimsel dokunuş Mesir macununun 1522’den beri süregelen bir inanç ve 41 çeşit baharatla yoğrulan bir emanet olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, bu yılki yenilikleri şu sözlerle aktardı: "Biz bu yıl geleneği bilimle buluşturuyoruz. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle ilk kez düzenleyeceğimiz Mesir Fitoterapi Günleri ve Hakkı İplikçi Parkı’ndaki Aromaterapi Panayırı ile bu kadim reçeteyi modern dünyanın standartlarına taşıyoruz. Hakkı İplikçi Parkı’nda 5 gün sürecek." 10 ton mesir saçılacak Toplantıda söz alan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, 10 ton mesir macununun saçılacağını müjdeleyerek festivalin geleneğe en yakın ve özüne uygun şekilde, tam bir bayram havasında geçeceğini vurgularken; Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Besim Dutlulu’nun bayrağı en iyi şekilde devralarak dolu dolu bir festival için gerekli tüm çalışmaları titizlikle yürüttüğünü belirtti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek ise organizasyonun Manisa için hayırlı olmasını dileyerek emeği geçen tüm ekiplere teşekkürlerini sundu. Doğa, spor ve turnuvalar 18-19 Nisan tarihlerinde Spil Dağı’nda kamp ve trekking etkinlikleriyle başlayacak heyecan; profesyonel kaya tırmanışçısı Zorbey Aktuyun ve ileri sürüş eğitmeni Orkun Olgar’ın katılımıyla zirveye taşınacak. Saruhan Otel’de düzenlenecek Uluslararası Satranç Turnuvası, atıcılık ve briç kupalarıyla sporun her branşı festival coşkusuna ortak olacak. Bu yıl ikincisi düzenlenen Ulusal Manisa Mesir Fotoğrafçılar Maratonu ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen fotoğraf sanatçıları, festivalin en özel karelerini yakalamak için yarışacak. Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı ile başlayacak programda, bu yıl ikincisi düzenlenen 2. Manisa Mesir Tiyatro Festivali kentin dört bir yanını dev bir sahneye çevirecek. Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açılacak "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi ile sanatın kalbi Manisa’da atarken, 21 Nisan akşamı saat 20.30’daki "Hoş Geldin Mesir" Korteji ile coşku sokaklara taşacak. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle 24-25 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Mesir Fitoterapi Günleri, tüm bilim insanlarını Manisa’da buluşturacak. Hakkı İplikçi Parkı’nda kurulacak Aromaterapi Panayırı’nda ise "41 Derde Deva, 41 Çiçek" mottosuyla Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kayıtlı ürünler ve interaktif atölyeler halkla buluşacak. Yıldızlar geçidi ve dev organizasyon 21 Nisan’da Duman konseriyle başlayacak festivalde; Kibariye, Simge ve Zeynep Bastık gibi dev isimler sahne alacak. 23 Nisan coşkusunun Ezo Sunal Çocuk Konseri ve palyaço gösterileriyle kutlanacağı programda, 13 ülkeden gelen halk dansçıları Cumhuriyet Meydanı’nda görsel bir şölen sunacak. Ulupark’ta kurulacak Gastronomi Arenası; Danilo Zanna, Erkan Can, Güven Kıraç ve Taylan Kümeli gibi ünlü isimlerin söyleşilerine ev sahipliği yapacak. Dokuz farklı ülkeden canlı tadım etkinliklerinin ve "Mesir İnovatif Lezzetler" yarışmalarının yapılacağı mutfak etkinlikleri, Manisa’nın lezzet vizyonunu dünyaya tanıtacak. "Toprağın Belleği" arkeoloji söyleşisinden Turizm Vizyonu paneline, Cahit Berkay’ın konuk olacağı Niobe Sanat/Edebiyat Söyleşileri’ne kadar pek çok kültürel durak kurulacak. 25 Nisan Cumartesi günü Serhan Asker’in sunduğu "Görkemli Hatıralar" programı, Manisa’dan canlı yayınlanacak. Büyük final ve geleneksel saçım 15 kadın işçinin elleriyle ve dualarla hazırladığı 10 ton mesir macunu, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin kubbelerinden halka saçılacak. Yeni Han’da düzenlenecek Uluslararası Mesir Defilesi ile taçlanacak bu tarihi an, 486 yıllık geleneği bir kez daha ölümsüzleştirecek.