KÜLTÜR SANAT - 05 Mayıs 2019 Pazar 09:18

Türkiye’de gezen insanlar Türkiye’yi yeniden keşfediyor

A
A
A
Türkiye’de gezen insanlar Türkiye’yi yeniden keşfediyor

Gezgin Murat Özbilgi, Türkiye’de gezen insanların Türkiye’yi yeniden keşfetmeye başladıklarını söyledi.

Gezgin Murat Özbilgi, Türkiye’de gezen insanların Türkiye’yi yeniden keşfetmeye başladıklarını söyledi.


Gümüşhane Valiliği ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) işbirliğinde Gümüşhane’ye gelen ’gezimanya.com’ internet sitesi sahiplerinden Murat Özbilgi ve Tuğçe Yılmaz çifti, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş rehberliğinde şehri karış karış geziyor.


Zigana dağı, Limni Gölü Tabiat Parkı, Karaca Mağarası, Süleymaniye Mahallesi, Satala Antik Kenti, Tomara Şelalesi Tabiat Parkı, Santa Harabelerini gezip pestil ve köme yapımını kayıt altına alan gezginler, son günde Torul Kalesi Cam Seyir Terası ve Krom Vadisini gezecek.


Gittikleri yerde bol bol fotoğraf ve video çeken, vatandaşlarla ve tesis işletmecileriyle sohbet eden gezgin çift, önümüzdeki günlerden itibaren Gümüşhane’de öne çıkan destinasyonların fotoğraf ve videolarını sosyal medya hesaplarından takipçileri ile paylaşacak.



“Türkiye’de gezen insanlar Türkiye’yi yeniden keşfetmeye başladılar”


Gezgin Murat Özbiligi, Türkiye’de kendi çocukluk döneminde gezilecek yerlerin Kapadokya, Pamukkale, sahil beldeleri ve Nemrut Dağı’ndan ibaret sanıldığını hatırlattı. Bugün ise Türkiye’nin böyle olmadığını örnekleriyle aktaran Özbilgi, “Artık bugün Kars en popüler yer oldu. Isparta’yı insanlar eskiden gül suyu ve lokum alırdı şimdi Isparta lavanta ve gül destinasyonu oldu. Mardin patladı büyük bir destinasyon oldu. İnsanlar artık daha yeni nerelere gidebilirim? Türkiye’de gezen insanlar Türkiye’yi yeniden keşfetmeye başladılar" dedi.



“Gümüşhane’de potansiyel var”


Bu bağlamda her destinasyonun kendi potansiyeline doğru gideceğini kaydeden Özbilgi, “Kimisi gidecek, kimisi gidemeyecek. Gümüşhane henüz oraya varmış durumda değil. Henüz o tomurcuk yeni açıyor. Yapılan çalışmaların, otellerin, yolların çok ciddisi etkisi olacak. Şehir üniversite nüfusuyla gençleşiyor. Onun topluma bilinirlik anlamında çok önemli ve pozitif bir etkisi var. Gümüşhane’nin o potansiyele doğru gideceğini düşünüyorum. Doğal güzellikleri şehir turizmi potansiyelinin önüne geçecektir. Şehir turizmi potansiyeli açısından rakip çok fazla ama doğal tarafta trekking, bisiklet, agro turizm, ekoturizm konaklamalarıyla birlikte yavaş yavaş olacak. Bir gün içerisinde burası İsviçre Alpleri olmaz. Adım adım olacak. Burada bir potansiyel var. Herşeyi biranda yapmak istersek başarı olmuyor. Pek çok destinasyon Türkiye’de yanlışlıkla ve hızla büyüdü, kontrol edemediler. Doğa kirlendi, çarpık yapılaşıldı. Gümüşhane’de bu devlet eliyle büyütülen bir konu olduğu için planlama açısından bir avantaj bu. Doğru adımlar atılırsa güzel yapılandırılabilir burada bazı şeyler” ifadelerini kullandı.



“İnsanlara daha fazla yer tanıtalım diye yola çıktık”


Bugüne kadar 110 civarında ülke gezen reklamcı Tuğçe Yılmaz ise hem eşiyle birlikte kendisi hem de yazarlar aracılığıyla bir seyahat içeriği sağladıklarını belirterek, “İlk kurulmasında amaçladığımız şey insanları daha fazla gezmeye, seyahat etmeye teşvik etmekti. İnsanlar daha yakın bölgelerle ilgili internette aradığında bilgi bulabiliyordu ama daha uzak destinasyonlar, daha az bilindik destinasyonlarla ilgili bilgi bulamıyordu. Biz bu içerik boşluğunu dolduralım, insanlara daha fazla yer tanıtalım diye yola çıktık” dedi.



“Kaç kilometre yol yaptık biz bile bilmiyoruz”


Bugüne kadar kaç kilometre yol kat ettiklerini kendilerinin bile bilmediğini kaydeden Yılmaz, “Sürekli seyahat halindeyiz. Murat’ın 60-70 benim de 110 civarında gezdiğim ülke oldu. Gittiğimiz yerlere sürekli gidiyoruz. Bir ülkeye gittiğimizde onun A’dan Z’ye her yerine gitmeye çalışıyoruz. Sri Lanka’ya 6 kez gittim. Gezerken enteresan şeyler gelebiliyor başımıza” şeklinde konuştu.



“Gümüşhane önceliği doğa turizmiyle kültür turizmine vermeli”


Gümüşhane’de özellikle Tomara Şelalesi, Karaca Mağarası ve Limni Gölünü çok beğendiklerini kaydeden Yılmaz, “Bunlar hem çevre düzenlemesi hem de ulaşım kolaylığıyla kitlesel turizme de açık durumda. Santa Haraberlerini gördük. Yolların yapılması ve konaklamayla orayı biraz daha cazibe merkezi haline getirecektir. Gümüşhane önceliği doğa turizmiyle kültür turizmine vermeli. Çünkü herkes biranda herşeyi yapmak istiyor ama önceliklendirme olması lazım. Doğa ve kültür ön planda. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansının (DOKA) çok vizyonel bir yapısı var. Dolayısıyla bölgelerin kalkınmasında nereye yatırım yapılacağının bilinmesi büyük bir avantaj. Şuanda buraya bile DOKA aracılığıyla geldik” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.