KÜLTÜR SANAT - 15 Mayıs 2019 Çarşamba 09:00

Ramazan’da Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e iftar yapmadan aç gitmek yok

A
A
A
Ramazan’da Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e iftar yapmadan aç gitmek yok

Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e ulaşılan Zigana Geçidi üzerinde bulunan Gümüşhane, Ramazan ayında iftar yapmadan sürücülerin ve yolcuların geçişine izin vermiyor.

Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e ulaşılan Zigana Geçidi üzerinde bulunan Gümüşhane, Ramazan ayında iftar yapmadan sürücülerin ve yolcuların geçişine izin vermiyor.


Erzincan-Gümüşhane karayolu üzerindeki Kırıklı köyünde ve Erzurum-Bayburt-Gümüşhane karayolu üzerindeki Geçit köyünde her Ramazan ayında hayırsever vatandaşların girişimleriyle ücretsiz iftar sofraları kuruluyor.


Bayburt-Gümüşhane arasındaki Vauk dağının eteklerinde yer alan ve Gümüşhane kent merkezinde 30 kilometre uzaklıktaki Geçit köyünde 10 yıl önce başlayan iftar geleneği köylülerin, köy derneğinin ve ülke genelindeki Geçit köylü hayırseverlerin katkılarıyla bazı günlerde yüzlerce kişinin katılımıyla sürdürülüyor.


Bölünmüş karayolunun hemen kenarında yer alan köyde cami avlusunda kurulan iftar sofrasında Gümüşhane’deki yemek fabrikasından getirilen yemekler iftar saatinde hazır ediliyor.


Köy muhtarı, cami imamı, dernek yetkilileri ve köylüler tarafından her gün kurulan masalarda sıraya girerek yemeklerini alan vatandaşlar iftarlarını yaptıktan sonra yine ücretsiz olarak ikram edilen çayını yudumlayıp, namazını kıldıktan sonra yoluna devam ediyor. Tesiste ayrıca kadınlar için özel bir bölüm de bulunuyor.


Geçit köyündeki iftar sofrasına hemen her gün Trabzon’dan Bayburt’a yolcu taşıyan bir seyahat firmasının otobüsü de uğrayarak yolcularına iftar imkanı sunarken, tır ve kamyon şoförleri arasında bilinirliği oldukça yüksek olan Geçit köyündeki iftar uygulamasında her gün 3 çeşit yemek, tatlı veya salata sunuluyor.


Geçit Köyü Muhtarı Hayri Osmanoğlu, köyün İpek yolu üzerinde yer aldığını ve Bayburt, Erzurum, Trabzon’a giden tüm yolların Geçit köyünden geçtiğini belirterek, “Bu nedenle köyün ismi de Geçit olmuştur. Biz bu işi ilk olarak 4 yıl boyunca köy halkı arasında gerçekleştiriyorduk. Dernekle organize ederek bu işi Ramazan ayı boyunca tüm gelen giden yolculara vermek için böyle bir şeye kalkıştık. 6 yıldır da bu şekilde sürdürüyoruz. Finansmanını da köy halkı ve dernek tarafından sağlanıyor. Biz de gelen misafirlerimize bu yemekleri ikram ediyoruz. Oldukça rağbet var. Geçtiğimiz Pazartesi akşamı 100 kişiye yakın burada iftar yapan oldu. Böyle güzel bir etkinlik yapıyoruz. Burada genelde kamyoncular, otobüsler, pazarcılar duruyor” dedi.



“Ramazan boyunca Gümüşhane’den aç geçmeleri mümkün değil”


İftar yapan vatandaşların olumlu tepkiler gösterdiğini dile getire Osmanoğlu, “Yoldan gelen geçen, burayı gören insanların hepsi burada durarak iftar yapıyorlar. Güzel bir şekilde buradan ayrılıyorlar. Böyle güzel bir etkinlikle karşılaştıkları için çok mutlu oluyorlar. Bu durum bizi de mutlu ediyor. Elimizden geldiğince insanlara Ramazan ayı nedeniyle en iyi şekilde hizmet sunabilmenin gayretindeyiz. Bizim burada aç geçmeleri mümkün değil. Bilhassa bizde yola çıkıp insanları durdurup Ramazan günü iftar yapmaları için elimizden geleni yapıyoruz. Kırıklı köyünde de iftar programı yapılıyor. Erzincan bölgesinden gelenler orada iftar yapıyor. Bizim burada da Trabzon’dan Bayburt, Erzurum istikametine ve tersi istikamete gidenler iftar yapıyorlar. Ramazan boyunca Gümüşhane’den, Kırıklı ve Geçit köyünden aç geçmeleri mümkün değil” diye konuştu.


Erzurum’dan Samsun’a yük taşıyan tır şoförü Murat Köse ise 2 -3 yıldan beri Geçit köyünde iftar yaptığını belirterek, “Çok güzel bir hizmet. Ramazan bağışı olarak her sene burada iftar çadırı yapıyorlar. Birkaç yerde gördüm ama oralarda günlük yapıyorlar ama burada Ramazan ayı boyunca yemek veriliyor” şeklinde konuştu.



“Bizim milletimiz necip bir millet, paylaşmayı seven bir millet”


Van’dan Trabzon’a yük götüren ve 14 yıldır haftada 2 kez bu yolu kullanan tır şoförü Yılmaz Uğur ise “Geçen yılda nasip olmuştur burada iftar yapmak. Amaç yemek yemek değil, burada ki havayı solumak, ortamı tatmak, insanları görmek ve cemaatle namaz kıldıktan sonra yolumuza devam etmek. Bizim milletimiz necip bir millet, paylaşmayı seven bir millet. Allah hepsinden binlerce defa razı olsun” ifadelerini kullandı.


Trabzon-Bayburt arasında yolcu taşımacılığı yapan firmanın otobüs şoförü Muhammet Emin Sarıkan ise “Sürekli bu yoldayız. Çok güzel bir organizasyon. Trabzon’dan Bayburt’a gidip geliyoruz. Bu saatlerde buradan geçerken ezan okunduğu için yolcularımızla durup orucumuzu açıyoruz. Trabzon’dan 17.30’da çıkan aracımız iftar saatine denk geldiği için her gün burada duruyor. Emeği geçen herkesten Allah Razı olsun” derken, İstanbul Geçit Köyü Dernek Başkanı Abdulkadir Osmanoğlu da “Gümüşhane ile Bayburt arasında yemek yiyecek tesis olmadığı için biz 10 yıl önce böyle bir etkinlik başlattık. 4 yıl boyunca köylülerimiz kendi aralarında yapıp yolculara veriyordu. Son 6 yıldır da bir yemek firmasıyla anlaşıp yoldan geçen insanlara Ramazan ayı boyunca iftar yemeği veriyoruz” diye konuştu.



Geçen yıl 3 bin 800 kişi Geçit köyünde iftar yaptı


Geçtiğimiz yıl 3 bin 800 kişinin Geçit köyünde kurulan iftar sofrasında orucunu açtığını kaydeden Osmanoğlu, “Doğudan gelip Karadeniz’e giden insanlar burada duruyor, iftarını yapıyor çayını içiyor namazını kılıyor. Hayır dualarını edip yollarına devam ediyorlar. Bu bizim çok büyük bir övünç kaynağı. Çünkü oruçlu bir insana orucunu açtırmak kadar sevap bir şey olamaz. Biz bununla bir Gümüşhaneli olarak gurur duyuyoruz” dedi.



Yurt dışı ve Türkiye’nin dört bir tarafında yaşayan Geçitliler maddi katkı sağlıyor


İftar sofrasının finansmanını da dernek yönetimi olarak ülke genelindeki Geçit köylülerine kısa mesajla ulaşarak sağladıklarını ifade eden Osmanoğlu, “Köylülerimiz sağ olsunlar bizi hiçbir zaman bizi yarı yolda bırakmadılar. Bir havuz sistemi oluşturarak bütçeyi karşılıyoruz. Bizim yaptığımız bu etkinlik inşallah diğer köylere de bir örnek olur. Muhtarlık ve dernek bu programı beraber organize ediyoruz” şeklinde konuştu.


Yurt dışında ve Türkiye’nin dört bir tarafında yaşayan Geçit köylülerinin bu etkinliğe maddi ve manevi katkı sağladığını dile getiren Osmanoğlu, “Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Allah hayırlarını kabul eylesin. Bizde onların güvenlerini boşa çıkarmamak için Ramazan boyunca buraya gelerek muhtarımızla birlikte bu etkinliği organize ediyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.