ÇEVRE - 22 Temmuz 2019 Pazartesi 13:13

Yüksek zirvelerin cenneti: Artabel Gölleri Tabiat Parkı

A
A
A
Yüksek zirvelerin cenneti: Artabel Gölleri Tabiat Parkı

Gümüşhane’nin çatısı olarak nitelendirilen 58 bin 590 dekarlık alan sahip Artabel Gölleri Tabiat Parkı, bünyesinde barındırdığı 20’nin üzerindeki buzul gölü, endemik bitki ve canlıları, yabani hayvan çeşitliliği, zengin flora ve faunası ve eşsiz manzarası ile Türkiye’nin dört bir tarafından insanların ilgisini çekmeye devam ediyor.

Gümüşhane’nin çatısı olarak nitelendirilen 58 bin 590 dekarlık alan sahip Artabel Gölleri Tabiat Parkı, bünyesinde barındırdığı 20’nin üzerindeki buzul gölü, endemik bitki ve canlıları, yabani hayvan çeşitliliği, zengin flora ve faunası ve eşsiz manzarası ile Türkiye’nin dört bir tarafından insanların ilgisini çekmeye devam ediyor.


Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) üyesi sporcular her yıl olduğu gibi bu yıl da yüksek zirvelerin cenneti, ışıkla suyun buluştuğu zirve olarak adlandırılan ve 1998 yılında tabiat parkı ilan edilen Artabel Gölleri Tabiat Parkı’na doğa yürüyüşü düzenledi.



Buz gibi suda yüzdüler


Kulüp üyesi sporcular, Gümüşhane Üniversitesi akademisyenleri ve ülkenin değişik kentlerinden gelen sporculardan oluşan 40 kişilik kafileyle gerçekleştirilen yürüyüş Torul ilçesine bağlı Gülaçar köyü yaylasından başladı.


Araçlarından indikleri anda binbir çeşit çiçeklerin kokusunu derin derin ciğerlerine dolduran sporcular bol bol çiçek topladıkları yürüyüşte ilk olarak 2 bin 890 metre rakımdaki Adalı göle ulaştı. Burada bir süre dinlenerek yemek yiyen sporculardan bazıları sıcak havanın etkisiyle buz gibi suya girerek yüzdü.


Daha sonra ikiye ayrılan gruptan bir kısmı 2 bin 980 metre rakımdaki Ahtabur gölüne, bir kısmı da 2 bin 720 metre rakımdaki Büyük göle ulaştı. 11 kilometrelik parkuru 7 saatte tamamlayan sporcular, kucaklarında yayla çiçekleriyle yürüyüşün başladığı noktada araçlara binerek etkinliği tamamladı.


Etkinlikte 5’i büyük olmak üzere irili ufaklı 10 göl görme fırsatı yakalayan sporcular eşsiz manzaranın tadını çıkarırken, Temmuz ayının son günlerinde olunmasına rağmen göl kenarlarında bulunan dev kar kütlelerinin üzerinde gezme imkanı buldu, iniş ve çıkışlarıyla orta seviyede zorlu olan parkuru başarıyla tamamlamanın gururunu yaşadı.



Aydın’dan Gümüşhane’nin Artebel Gölleri’ni gezmeye geldi


Gümüşhane’nin 3 bin 331 metre rakımla en yüksek zirvesi olan Abdalmusa zirvesine ev sahipliği yapan Artabel Gölleri Tabiat parkındaki etkinlik için daha önce Gümüşhane’de okuyan kızıyla birlikte Aydın’dan gelen Memnune Şehitlioğlu, “Bir tabiat harikası olan Artabel göllerindeyiz. Ailemiz gibi olan GÜDAK ekibiyle yürüyüş için buraya geldik. Müthiş doğal güzellikler arasında güzel bir etkinlik gerçekleştirdik” dedi.


Mersin’den gelerek etkinliğe katılan Gamze Akyüz de yaz tatili için geldiği Gümüşhane’de geçtiğimiz yıl da farklı etkinliklere katıldığını hatırlatarak, “Artabel Gölleri Tabiat Parkını devamlı duyuyordum fakat gelmek nasip olmamıştı. Parkur çok zorlamadı. Müthiş güzellikleri görüp yaşamak nasip oldu” diye konuştu.


İzmirli Mete Odabaş ise ailesinin görevi nedeniyle yaşadığı Gümüşhane’den gitmeden önce Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nı görmesi gerektiği düşüncesiyle yürüyüşe katıldığını belirterek, “Parkurumuz güzeldi. Görülmeye değer ve endemik bir bölge burası. Bazen zorlandık ama herşey çok iyiydi” ifadelerini kullandı.



“Gümüşhane’nin Maldivlerindeydik”


Artabel Gölleri Tabiat Parkını Gümüşhane’nin cennetten bir köşesi olarak tanımlayan GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut ise “Tabiat güzel görüntülerini bize sundu. Özellikle göllerimiz çok güzeldi ve bazı arkadaşlarımız yüzdü. Bugün adeta Gümüşhane’nin Maldivlerindeydik” dedi.


Katılımın çok yüksek olmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Akbulut, “Daha çok insana ulaştığımız için, bölgemizi ve Gümüşhanemizi tanıttığımız için mutluyuz. Buranın en güzel dönemi bu günlerdi. Çok güzel bir gün geçirdik” diye konuştu.


Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nda Osmanlı-Rus harbi dönemine ait çok sayıda siper ve şehitlik bulunması nedeniyle ayrıca bir önemi olduğunu kaydeden Akbulut, “O dönemde burada bir taburumuzun olduğu ve çatışmaların yaşandığını biliyoruz. Ahtabur gölümüzün üzerinde şehit mezarlarımız da var. Eski top arabası yoluyla ulaşılan gölün zirvelerinde ve çeşitli noktalarda siperlerimiz mevcut. Artabel Gölleri Tabiat Parkı hem tarihi, hem endemik bitki ve canlı çeşitliliği hem de doğal güzellikleriyle Gümüşhane’nin cennet köşelerinden birisi” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de buzağı kayıplarını azaltma ve verimlilik eğitimi Edirne’de hayvancılıkta verimliliğin artırılması ve buzağı ölümlerinin azaltılması amacıyla düzenlenen eğitim programında, savaş ve küresel krizlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde hayvancılık sektörüne katkı sunulması amacıyla gerçekleştirilen programda ’yeni doğan buzağı ölümlerinin azaltılması ve döl veriminin artırılması’ konuları ele alındı. Programın açılış konuşmasını yapan İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, her buzağının ülke ekonomisi açısından değer taşıdığını belirterek, buzağı kayıplarının azaltılmasının sürdürülebilir hayvansal üretimin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Köse, üreticilerin bilinçlendirilmesine yönelik eğitim çalışmalarının devam edeceğini kaydetti. Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı ise günümüzde tarım ve hayvancılığın yalnızca üretim faaliyeti değil, aynı zamanda stratejik bir alan haline geldiğini belirterek savaş, kuraklık ve ekonomik dalgalanmaların üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Subaşı, küresel gelişmelerin girdi fiyatlarında öngörülemeyen artışlara yol açtığını belirterek, üreticilerin hem iç hem de dış riskleri hesaplayarak hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Subaşı ayrıca, buzağı ölümlerinin azaltılmasının da üreticinin bir yıllık emeğinin korunması anlamına geldiğini dile getirdi. Eğitimde Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Engin Canikli tarafından doğum öncesi bakım, doğum sürecinin doğru yönetimi ve doğum sonrası buzağı sağlığını korumaya yönelik bilimsel yöntemler aktarıldı. Sağlıklı bir buzağı için dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşan Canikli, gebeliğin son sürecinde annenin de doğru beslenmesi ve bu sürecin hijyen kurallarını uygun bir şekilde geçirilmesi gerektiğine değindi. Yetiştiricilere yönelik düzenlenen eğitimde, sağlıklı buzağı yetiştirmenin gebelik döneminden itibaren planlı bakım ve doğru besleme ile mümkün olduğu vurgulandı. Eğitimlerle buzağı kayıplarının önlenmesi, verimli üretim için doğru bakım yöntemleri ve hayvancılıkta sürdürülebilirliğin artırılması hedefleniyor. Eğitimin ikinci etabı 2 Nisan Perşembe günü Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Sakarya Sıfır Atık hareketinin vizyonu Sakarya’daki konferansta ele alındı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık projesi kapsamında, "COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık Sakarya Çalıştayı Sonuç Konferansı" gerçekleştirildi. Vakıf Başkanı Samed Ağırbaş’ın BM temaslarındaki başarıları anlattığı, Vali Rahmi Doğan’ın ise Sapanca Gölü’ndeki kaçak yapılaşmaya karşı yürütülen yıkımların süreceğini vurguladığı konferansta, Sıfır Atık vizyonunun küresel ve yerel yansımaları ele alındı. Sıfır Atık Vakfı tarafından; Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) işbirliğinde düzenlenen konferans, Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Programa Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık ile kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Uluslararası alanda karşılık buldu" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Mehmet Kuyumcu, programda yaptığı konuşmada, "Sıfır Atık" yaklaşımının proje olmaktan çıkıp yeni bir yaşam kültürüne dönüştüğünü belirterek, "Çevresel, toplumsal ve ekonomik dönüşüm seferberliği amacıyla 2017 yılında sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde başlatılan Sıfır Atık yaklaşımı, yalnız bir proje değil, insanların tabiatla olan ilişkisinde yeni bir bilinç ve yeni bir yaşam kültürü olmuştur. İsrafın önlenmesini, kaynakların verimli kullanılmasını ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu esas alan bu anlayış, kısa sürede ülkemizin sınırlarını aşarak uluslararası alanda da bir karşılık bulmuştur" dedi. "Sıfır Atık hareketi global bir harekete dönüştü" Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, hareketin 193 ülkede karşılık bulan global bir vizyon haline geldiğini vurgulayarak, "Geçtiğimiz günlerde Sıfır Atık günü vesilesiyle Birleşmiş Milletler genel merkezindeydik. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile beraber, başta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve birçok üst düzey isim ile bir araya geldik. Görüştüğümüz her isimden Türkiye ile alakalı ciddi övgüler duyduk. Türkiye’de başlayan Sıfır Atık projesinin, dünya ekonomisine ve dünyadaki atık tüketimine dair faydalarını duyduk. Amerika Birleşik Devletlerinde 140’tan fazla sivil toplum kuruluşunun ve iş dünyasının liderleri ile bir araya geldik. Birbirinden önemli isimlerin olduğu bu toplantıda biz dünyamızın geleceğini konuştuk. Bu toplantıda bile 2017’de sayın Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından başlatılan Sıfır Atık projesine ve bu hareket çok ciddi övgüler ve teşekkürler aldık" diye konuştu. Tatlı su kaynaklarının azaldığına dikkati çeken Ağırbaş, altyapı yatırımları ve çeşitli aparatlarla vatandaşların yeniden musluklardan su içebilmesini hedeflediklerini sözlerine ekledi. SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Sıfır Atık’ı yalnızca çevre politikası değil, bütüncül bir dönüşüm vizyonu olarak gördüklerini ifade ederken, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık da projenin daha az hammadde ile daha fazla fayda üretmeyi hedefleyen bilimsel ve teknolojik bir model olduğunu dile getirdi. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise Sıfır Atık hareketinin atık meselesinden ziyade bir "gelecek ve nizam meselesi" olduğunu belirterek, projeyi başlatan Emine Erdoğan’a şükranlarını sundu. "Sapanca Gölü çevresindeki kaçak iskelelerin yıkımı sürecek" Sakarya Valisi Rahmi Doğan, 1 milyar 300 milyon ton içme suyu barındıran Sapanca Gölü’nün korunmasının önemine işaret ederek, şunları kaydetti: "Bu gölün etrafında yapılan yapılaşmalar ve atıklarla göl adeta can çekişir hale geldi. Bir kaç öncesinde Büyükşehir Belediyemizle yapmış olduğumuz çalışmada gölün etrafındaki iskelelerin yıkılması ile kıyı kenar çizgisinin en azından açılması sağlanmış durumda. Bu proje devam edecek. Bundan dolayı da Büyükşehir Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Her zaman yanında olduğumuzu da buradan ifade ediyorum. Sakarya birinci sınıf tarım arazisi, dolayısıyla bizim bu toprakları korumamız lazım. Bu toprakları gelecek nesillere temiz şekilde teslim etmemiz lazım."