GENEL - 28 Ekim 2019 Pazartesi 09:12

Bu elma sadece Gümüşhane’de yetişiyor

A
A
A
Bu elma sadece Gümüşhane’de yetişiyor

Türkiye’de sadece Gümüşhane’de yetişen ‘Göbek Elması’nda hasat mevsimi başladı.

Türkiye’de sadece Gümüşhane’de yetişen ‘Göbek Elması’nda hasat mevsimi başladı. Şeker hastalarının yiyebildiği yegane elmalardan birisi olan Göbek Elması, Gümüşhane’de ki 24 yerel elma çeşidinden sadece birisi.


Osmanlı döneminde saraya elma gönderen şehirlerin başında gelen ve bu elma varlığını Rus işgali sırasında talan ve tahrip edilen, kesilip yok edilen elma ağaçları nedeniyle uzun yıllar yitiren Gümüşhane’de son yıllarda elmacılık yeniden küllerinden doğuyor.


Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün yerel meyve çeşitleriyle ilgili kurduğu bahçe sayıları hızla artarken, şehirde yetişen 24 yerel elma çeşidinden en özeli olan ‘Göbek Elması’nda hasat mevsimi devam ediyor.


Kent merkezindeki Bağlarbaşı mahallesinde bulunan bahçelerinde Göbek Elması hasadı gerçekleştiren Engin Doğru, merdiven dayayarak çıktığı ağaçtan topladığı elmaları sepete doldurduktan sonra yaralanmaması için daha büyük boy sepete nazikçe yerleştirerek istifliyor.



“Şeker hastaları göbek elması yiyebiliyor”


Göbek elmasının Gümüşhane’nin yerel bir elma çeşidi olduğunu ve başka şehirlerde yetişmediğini kaydeden Doğru, “Gümüşhane’de 150 yıllık elma sürecinin içerisinde 24 yerel elmalardan birisi göbek elması. Göbek elması adıyla anılan elma Gümüşhane’de yetişiyor, başka şehirlerde yetişmiyor. Ekim ayı sonuna doğru toplanır. Su alan bahçelerde daha büyükçe, su almayan bahçelerde küçük ebatlarda oluyor. Göbek elmasının şeker hastaları için çok iyi bir elma olduğu söyleniyor. Elma şeker ihtiva ediyor ancak göbek elmasının içerisindeki şeker oranı çok daha düşük” dedi.



“Rus işgali sırasında Harşit Vadisi’nde yer alan elma bahçeleri talan edildi, kesildi”


Osmanlı döneminde saraya Gümüşhane’den elma gönderildiğine dair kayıtlar bulunduğunu hatırlatan Doğru, “120 yıl önce Rus işgali sırasında Harşit vadisinde yer alan elma bahçeleri talan edildi, kesildi. O günden bugüne elmacılık süre geliyor. Son 10 yıl içerisinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün yürüttüğü projeyle eski elma türleriyle yeni elma bahçeleri kuruluyor. Yerel fidan üretimiyle de üreticiler desteklenmeye çalışılıyor. Son yıllarda özellikle son baharda yerel elma ve armut çeşitleri fidanları dağıtılıyor” diye konuştu.



“İstanbul’a gönderilen elmalar İstiklal Caddesinde ‘Gümüşhane’ adıyla satılırdı”


Akademisyenlerin Gümüşhane elmalarıyla ilgili yazdığı makalelerde Osmanlı sarayına en fazla da göbek elması gittiğinin belirtildiğini kaydeden Doğdu, “Bunun sebebi de göbek elmasının çok uzun süre bozulmadan dayanabilmesi. Kış sonunu bulabiliyor elmanın dayanıklılığı. Elmaların bekletildiği alanda yere dökülerek toprakla iletişimi sağlanarak bekletiliyor. Veyahutta eskiden kullanılan fileler vardı onların içerisinde bekletilirdi. Diğer elmalara göre uzun ömürlüdür. Göbek elması Mart ayı sonuna kadar bu şartlarda saklanırsa dayanır. İstanbul’a gönderilen elmalar İstiklal Caddesinde ‘Gümüşhane’ adıyla satılırdı” şeklinde konuştu.


Göbek elmasıyla ilgili bilim insanlarının 100 sayfanın üzerinde yüksek lisans tezi hazırladığını hatırlatan Doğru, son 50 yıldır Gümüşhane elmalarının önceki parlak dönemlerini aradığını, yapılan çalışmalarla yine eski özelliğine ve aranılır olma özelliğine kavuşması için de çaba gösterildiğini sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya "TUA Astro Hackathon" maratonunun kazananları belli oldu İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya Teknokent ana sponsorluğunda ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi stratejik partnerliğiyle gerçekleştirilen "TUA Astro Hackathon" sona erdi. Malatya’da bilim, teknoloji ve gençlik buluşmasına sahne olan etkinlikte, ödüller sahiplerine takdim edildi. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) himayesinde gerçekleştirilen etkinliğin ödül törenine; Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, farklı liselerden öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Ödül töreni öncesi konuşan Doç. Dr. Hasan Yılmaz, kurumlar arası işbirliğine dikkat çekti. Etkinliğe katkı veren kurumlara teşekkür eden Yılmaz, "Rektörümüzün önümüzü açması ve bizlere verdiği destekle başlayan bu süreç, büyükşehir belediyemizin, Yeşilyurt Belediyemizin ve diğer kurumlarımızın katkılarıyla çok büyük bir etkinliğe dönüştü. Türkiye genelinde 37 il arasında 4. olduk. Bu başarı hepimizin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, gençlerin ortaya koyduğu projelerin önemine vurgu yaptı. Geçit, "Bu organizasyonun temel amacı gençlerimizin inovatif, araştırmacı ve üretken yönlerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan her çalışma, her proje aslında geleceğe atılmış önemli bir adımdır. Hiçbir zaman yaptığınız işi küçümsemeyin. Belki de bugün burada ortaya koyduğunuz bir fikir, yarın bu ülkenin geleceğini, hatta insanlığın geleceğini değiştirebilir. Bilim ve teknoloji alanında geçmişte bazı fırsatları kaçırmış olabiliriz ancak son yıllarda çok önemli bir ivme yakaladık. Sizler de bu sürecin en önemli aktörlerisiniz" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat da etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin önemine dikkat çeken Akpolat, "Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda düzenlenen Astro Hackathon’da sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Üniversitemiz adına bu önemli organizasyona ev sahipliği yapmak bizler için gurur vericidir. Türkiye genelinde katılım açısından 4. sırada yer almamız da ayrıca mutluluk vericidir. Bu etkinlik gençlerimizin teknik, analitik ve girişimcilik becerilerini geliştiren çok kıymetli bir platformdur. Hayallerin projeye dönüştüğü, projelerin ise geleceği şekillendirdiği bir ortamdır. Bugün yazılan her bir satır kod, yarın uzayda görev yapacak bir sistemin parçası olabilir" şeklinde konuştu. Akpolat, ilk 5’e giren yarışmacılara Teknokent’te şirket kurmaları için destek sağlayacaklarını belirterek sözlerini tamamladı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise gençlerle bir arada olmanın memnuniyetini dile getirdi. Başkan Er, "Gençlerle bir arada olmaktan her zaman büyük mutluluk duyuyorum. Malatya olarak sadece depremin yaralarını sarmakla kalmıyor aynı zamanda geleceğin şehrini inşa ediyoruz. Bilim, teknoloji ve gençlik odaklı projelere büyük önem veriyoruz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz bilim merkeziyle bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye artık savunma sanayi, bilişim ve teknoloji alanında güçlü bir konuma gelmiştir. Siz gençler bu sürecin en önemli parçasısınız. Kendinize güvenin, çalışın ve ülkenize katkı sağlayın" şeklinde konuştu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, birinci "Yer Gök Ayna", ikinci "Nirvana", üçüncü "Infinity" olurken Teknokent Jüri Özel Ödülünü ise dördüncü "Kodere" ve beşinci olan "Göktürk" takımı elde etti.Ödül takdiminin ardından etkinlik sona erdi.
Malatya Malatya’da çiçek açan kayısı bahçeleri havadan görüntülendi Türkiye’nin kayısı başkenti Malatya’da baharın gelişiyle birlikte kayısı ağaçları beyaza büründü. Kent genelinde kartpostallık görüntüler oluşurken, üreticiler yeni sezon için umutlu olduklarını ifade etti. Yaklaşık 10 milyon kayısı ağacının bulunduğu Malatya’da çiçeklenme dönemiyle birlikte bahçeler havadan görüntülenirken görsel şölen ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşayan üreticiler bu yıl hava şartlarının olumlu seyretmesini bekliyor. Battalgazi ilçesine bağlı Ağılyazı Mahallesi Muhtarı ve kayısı üreticisi Yaşar Adak kayısıların bu yıl genel olarak iyi durumda olduğunu belirterek, "Eğer don olmazsa ve aşırı yağış etkili olmazsa iyi bir sezon bekliyoruz. Şu anda çiçek dökme aşamasındayız, inşallah daha iyi olacak" dedi. Üretim maliyetlerinin yüksek olduğunu kaydeden Adak geçen yılki kayıplara rağmen devlet desteklerinin üreticiye katkı sağladığını ifade etti. Alacakapı Mahallesi Muhtarı Nafiz Sayın ise mahallede yaklaşık 32 bin dönüm arazide kayısı üretimi yapıldığını belirterek, "Çiçeklerimiz şu an güzel görünüyor. En büyük temennimiz don olmaması. Malatya kayısısı dünya çapında önemli bir ürün" dedi. Dolamantepe Mahalle Muhtarı Ahmet Bayduz da geçen yıl yaşanan don olayının etkilerinin sürdüğünü ifade ederek, "Ağaçlarımız çiçeklenme döneminde. Yoğun çiçek var ancak geçen yılki don nedeniyle yalancı çiçek oranı fazla. Kalan ürün yeterli olursa iyi bir sezon geçirebiliriz" diye konuştu.
Edirne 88’lik usta gençlere taş çıkarıyor Edirne’de 14 yaşında başladığı elektrik işini 88 yaşında da sürdüren usta, yıllar içinde onlarca çırak yetiştirdiğini ancak artık gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini söyleyerek, ölene kadar işini büyük bir aşkla yapmayı sürdüreceğini belirtti. Edirne’de sanayi sitesinde çalışan 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, 14 yaşında başladığı oto elektrik mesleğini yaklaşık 74 yıldır sürdürüyor. İlerlemiş yaşına rağmen her gün iş yerinin yolunu tutan Uyguner, mesleğine olan sevgisinin kendisini ayakta tuttuğunu ifade etti. Yıllar boyunca çok sayıda çırak yetiştirdiğini belirten Uyguner, bugüne kadar 50’nin üzerinde çırak yetiştirdiğini söyledi. Günümüzde ise gençlerin meslek öğrenmeye eskisi kadar ilgi göstermediğini dile getiren Uyguner, birçok kişinin işin kolayına kaçtığını ifade etti. Sanayi sitesinde uzun yıllardır esnaflık yaptığını anlatan Uyguner, sağlığını ise işine olan bağlılığına borçlu olduğunu belirtti. Çalışmayı sevdiğini dile getiren Uyguner, imkân bulduğu sürece mesleğini sürdürmeye devam edeceğini söyledi. "Artık çırak yetişmiyor 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, "14 yaşında elektrikçiliğe başladım. Yaşım 88. Sabahleyin kalkarım, işime gelirim. Akşama kadar burada işime devam ederim, hizmet veririm. Gelene yardımcı olurum. Böylece mutluluğu elde ediyorum. Çalışarak elde ediyorum. Çok çırak yetiştirdim. 50’nin üzerinde çırak yetiştirdim. Hatta daha fazla. Ama artık çırak yetişmiyor . Bu şartlarda herkes işin kolayına kaçmaya çalışıyor. Olmuyor, yok" dedi. "Çalışmayı çok seviyorum" Çalışmayı çok sevdiğini belirten Uyguner, "Bir, çalışmayı çok seviyorum. İki, çalışmanın sonucunu görüyorum. İnsanlar buradan mutlu ayrılıyor. Vergimi veriyorum, aileme geçindiriyorum. Ve sağlığımı bu yaşta da olsa yerine getirmeye çalışıyorum. İşi yapacağım dersen zorluğu falan yok. Var değil, yalan söyler. Yanlış söyler. Peygamberimiz diyor ki, 8 gün ömre 9 gün çalışma. 8 gün ömrü, 9 gün çalışma. Herkes çalışacak. Eli, ayağı tutan, kafası yerinde olan, kendini bir şeylere adamağa kalkan, kahvede oturmayan insanlar çalışacak. Bu ülkenin çalışmaya ihtiyacı var. Herkes çalışacak" şeklinde konuştu. "Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum" Gençlerle arasında kuşaklar olduğunu ifade eden Uyguner, "Bugüne kadar ülkemize sahip çıktık. Benle olsun, kardeşlerim olsun, akrabalarım, tanıdıklarım sahip çıktık. Bundan sonra gelecek nesiller iyi bir şekilde yaşamak istiyorlarsa önce ülkesine sahip çıkacak. Demokrasiye sahip çıkacak. Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum. Yeniliyorum. Bir şey yaptığım vakit karşılığında diyorum ki ya ben bir şeylere yarıyormuşum demek ki. İşte sen burada bir şey yaptın, yeni göstereyim, tamir ettim. Kolay kolay yapılacak bir iş değil. Ama gene de bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu ülke bizim. Çalışarak, hayata durarak ben görevimi yapmaya çalışıyorum, yapacağım da. Söylene kadar. Bu yaşa kadar geldim. Hiç rahatsız olmadım, memnun oldum, mutlu oldum. Ölene kadar çalışacağım" ifadelerini kullandı.