ÇEVRE - 19 Kasım 2019 Salı 16:42

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ‘Dipsiz Göl’ için 4 maddelik eylem planını açıkladı

A
A
A
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ‘Dipsiz Göl’ için 4 maddelik eylem planını açıkladı

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Prof.

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, “Bundan sonra SİT alanında olsun veya olmasın Türkiye’nin herhangi bir yerinde define aranacaksa mutlaka Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun alınması talep edilecek” dedi.


Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dumanlı köyün sınırlarındaki İstavroma yaylasında define aranan ve Dipsiz Göl olarak adlandırılan bölgenin Doğal Sit alanı ilan edileceğinin açıklanmasının ardından Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Prof.Dr. Mehmet Emin Birpınar, bölgede incelemelerde bulundu.


Vali Kamuran Taşbilek ve beraberindeki heyetle alanda incelemelerde bulunan Birpınar, alanda çalışma yapan bilim adamlarıyla görüştü, göl alanında incelemelerde bulundu.



“Bundan sonra Türkiye’nin herhangi bir yerinde define aranacaksa mutlaka Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun alınmasını talep edecekler”


Burada gazetecilere açıklama yapan ve 4 maddelik eylem planlarını anlatan Bakan Yardımcısı Birpınar, “Bundan sonra SİT alanında olsun veya olmasın Türkiye’nin herhangi bir yerinde define aranacaksa mutlaka Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun alınmasını talep edecekler. Biz bunu yönetmeliklerimize yazacağız. Türkiye’nin neresinde olursa olsun bir mezarlıkta da olsa bir dağın tepesinde bir yer de olsa bir gölün içerisinde bir yer de olsa bu tür bir faaliyet öncesinde mutlaka bir çevre etki değerlendirme, çevreye nasıl etkisi vardır onun raporlanmasını isteyeceğiz. Bunun yanında bir üniversite raporu da isteyeceğiz. Bilimsel bir rapor olmadan bu tip aramaların yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz zaten maden aramalarında istiyoruz. Burada da böyle bir raporlanmanın olması gerektiğini bunu da o kapsama alacağımızı buradan Türkiye’ye deklare etmek istiyoruz” dedi.



“Türkiye’yi yoran bir mesele”


Gümüşhane’nin yaylasında Türkiye’yi yoran bir mesele ile karşılaştıklarını kaydeden Birpınar, “Bu doğal güzellikleri Türkiye ile paylaşmak yerine bir gölün kuruması olayı ekolojik bir yapının bozulması nedeniyle buraya gelmek istemezdik. Bu konuda bize de yeni şeyler öğretiyor. Aslında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile çok ilgisi olmayan bir yer ama bir çevre felaketi olarak görünüyor. Gölün yok olması da hiç istenmeyen bir durum. Doğal yapının bozulması başka etkileri de beraberinde getiriyor” dedi.


Türkiye’de define aramak için bir yönetmelik olduğunu hatırlatan Birpınar, “O yönetmelik Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yönetmeliği. Oradan izinler alınıyor ve burada bir hazine olduğu iddia edilerek bir arama yapılıyor. Ama içerisinde bir şey çıkmadığı söyleniyor. Bunu yaparken gölün doğal yapısı bozuluyor. Bunun tekrar restore edilmesi gerekiyor. Bunu çok büyük bir göl veya çok küçük bir göl gözüyle bakmıyoruz bunun restore edilmesi eski haline döndürülmesi ve bu tip olayların bir daha yaşanmaması için ne yapılması gerektiği üzerinde duruyoruz” diye konuştu.



“SİT alanını 2 bin hektara çıkaracağız”


Gölün olduğu alanın komşu Santa Harabelerindeki doğal SİT alanıyla birleştirilerek bin 600 hektardan 2 bin hektara çıkaracaklarını ifade eden Birpınar, “Türkiye’nin yüzde 9,7 civarında doğal SİT alanı var. 2023 hedefimiz hocalarımız ile birlikte çalışarak bunu yüzde 17’ye çıkarmak. Bu konuda Tabiat Varlıkları Genel Müdürlüğümüz çalışmalarını sürdürüyor. Buranın SİT alanı olarak ilan edileceğini Bakanımız Murat Kurum ilan etmişlerdi. Bu bölgede Santa Harabeleri dediğimiz bir yer var. Orası bin 600 hektarlık bir alan. Bu alanı genişleterek burayı da içine olarak 2 bin hektarlık doğal sit alanı haline çevireceğiz” şeklinde konuştu.



“Bu gölü eski haline getirmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak herşeyi yapacağız”


Görünen manzaraların bir daha olmaması, eski haline dönmesi için bunun yaparken de dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Birpınar, “Bunu yaparken de dikkat olmamız lazım. Onun için de bu bölgedeki bilim adamları su bilimleri ile uğraşan akademisyenler, jeologlar, hidrobiyoglar, hidrolistler yeraltı suyu ile uğraşan, göllerle uğraşan hocalardan bir rapor hazırlamalarını isteyeceğiz. Acaba bu göl tabandan beslenen bir göl mü yoksa yüzeysel beslenen kar suları ile beslenen bir göl mü ? onu belirleyeceğiz. Hangisinin olduğunu çok kısa sürede tespit edeceğiz. Çamurdan da arkadaşlarımız numune aldılar, analiz ettiriyorlar. Bunu tespit ettikten sonra da bu kapanan yeri açıp 3-4 metre çapında yeniden bu gölü eski haline getirmeye çalışacağız. Böylece buradaki habitatı varsa florayı da korumak için Çevre Şehircilik Bakanlığı olarak herşeyi yapacağız” dedi.



“Bu izinler verilirken izlemelerin de iyi yapılması gerekiyordu”


“Keşke bunlar yaşanmasaydı” tespitinde bulunan Birpınar, “Bu izinler verilirken izlemelerin de iyi yapılması gerekiyordu. Buradaki süreci takip etmek izlemeyi de sürdüreceğimizi ifade etmek istiyorum. Mutlaka ÇED raporu isteyeceğiz. Bu bölgeyi Doğal Sit Alanına çevireceğiz. Buranın restorasyonunu ve tekrar gölü geri kazanacağız. Buranın bundan sonra izlemesini ve takip edilmesini Tabiat Varlıkları Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla buradaki Valimiz aracılığı ile biz bu işi yapacağız” diye konuştu.


Birpınar’ın talimatıyla gölün bozulmamış alanından toprak numuneleri alındı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden Türkiye’ye örnek Kadın Çalıştayı Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar" kadınların kent yaşamına dair taleplerini somut çözüm önerilerine dönüştürürken, kapsayıcı yerel politikalar için güçlü bir yol haritası ortaya koydu. Osmangazi Belediyesi, kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önceleyen vizyoner yaklaşımıyla önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı. Kadınlara yönelik sosyal, ekonomik ve kültürel projeleriyle örnek olan Osmangazi Belediyesi, eşitlikçi ve kapsayıcı bir kent hedefi doğrultusunda Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi ve YEİP iş birliğiyle "Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar" programını gerçekleştirdi. İki gün süren çalıştay, 20 moderatör, 20 raportör, 110 katılımcı ve organizasyon ekibinin de dahil olduğu yaklaşık 200 kişilik geniş bir buluşmayı sağladı. Kadınların kent yaşamındaki haklarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini görünür kılan çalıştay, eşitlikçi ve kapsayıcı yerel politikaların inşası için güçlü bir zemin oluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in de katıldığı sonuç oturumunda somut, uygulanabilir ve dönüştürücü çözüm önerileri paylaşıldı. Çalıştay boyunca 5 ana masa ve 15 alt masa olmak üzere toplam 20 masada yürütülen yoğun tartışmalar ve atölye çalışmaları ile birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik alanında; finansman ve destek mekanizmaları, kooperatif yönetimi ve sürdürülebilirlik ile eğitim ve mentorluk konularında önemli öneriler geliştirildi. Yerel yönetimlerde kadın politikaları kapsamında kadın dostu şehir tasarımı, kadın temsili ve liderlik ile sosyal hizmetlerin güçlendirilmesine yönelik somut adımlar ele alındı. Eğitim ve teknoloji başlığında dijital okuryazarlığın artırılması, teknolojiye erişimin kolaylaştırılması, STEM alanlarında kadınların güçlendirilmesi ve eğitim fırsatlarının yaygınlaştırılması konuları öne çıktı. Kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı alanında şiddetle mücadele ve rehabilitasyon, sağlık hizmetlerine erişim, önleyici sağlık uygulamaları ile psikolojik destek mekanizmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Kadın istihdamı ve çalışma hayatı başlığında ise kadın istihdamının artırılması, sosyal destekler, kadın dostu iş yerleri ve kurumsal politikalar ile kadınların emek ve meslek örgütlerindeki hakları ve temsiliyeti üzerine kapsamlı öneriler ortaya kondu. Çalıştay kitaplaştırılarak rehber niteliği taşıyacak Çalıştay çıktıları, kadınların yalnızca hizmetlerden yararlanan bireyler değil, karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenen, kenti dönüştüren güçlü aktörler olması gerektiğini ortaya koydu. Sonuç oturumunda kadın dostu kent politikalarının hayata geçirilmesinin ancak katılımcı, şeffaf ve eşitliği esas alan bir yerel yönetim anlayışıyla mümkün olduğu vurgulandı. Çalıştayın en önemli kazanımlarından biri ise farklı temalar altında geliştirilen önerilerin ortak bir strateji çerçevesinde bir araya getirilerek, bütüncül bir yol haritasına dönüştürülmesi oldu. Bu kapsamda elde edilen içerik, "Bursa Kadın Odaklı Yerel Yönetim Strateji Belgesi" için güçlü bir temel oluşturdu. Düzenleme kurulu, çalıştay süresince üretilen tüm çıktıları derleyerek kapsamlı bir kitap hazırlayacak. Hazırlanacak bu eser, kadınların taleplerini, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini doğrudan yerel yönetimlere aktaran önemli bir rehber niteliği taşıyacak. "Çalıştay kollektif kadın çalışmasının ürünüdür" Çalıştaya katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kadınlara yönelik çalışmalara destek verdiklerini ifade ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sonuçların çok başarılı olacağına inandıklarını belirten Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal ise, "Bu çalıştayın sonuçları bir kitaba dönüştürülecek ve o kitabın bir yerel politika strateji belgesi olmasını bekliyoruz. Sadece Osmangazi Belediyemiz için değil, bütün Bursa’nın kamu kurumları için ve yerel yönetim temsilcileri için. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik, yerel yönetimlerde kadın politikaları, eğitim ve teknoloji, kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı, kadın istihdamı ve çalışma hayatı konularında ve bunların alt masalarında derinlemesine iki gün boyunca çalışmalar yapıldı. Yaklaşık 75 kurumun temsilcisi vardı. Bu elde edilen çıktılar, daha sonra bir ürün olarak ortaya konacaktır. Bu, kollektif kadın çalışmasının ürünüdür. Sürecin Bursa’ya hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Çalıştayda ayrıca plan ve projelere emek veren kadınlar, sonuç oturumunda da söz alarak fikir alışverişinde bulundu. Güçlü ortak akıl ve dayanışma zeminiyle şekillenen çalıştayın Bursa’da kadın odaklı yerel yönetim anlayışının gelişmesine önemli katkılar sunması bekleniyor.