GENEL - 12 Mart 2020 Perşembe 16:38

Gümüşhane’de arıcılara 860 adet organik kovan dağıtıldı

A
A
A
Gümüşhane’de arıcılara 860 adet organik kovan dağıtıldı

Gümüşhane’de Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) Başkanlığı tarafından finanse edilen ‘Organik Arı Yetiştiriciliği Projesi’ kapsamında arıcılara 860 adet organik kovan dağıtımı gerçekleştirildi.

Gümüşhane’de Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) Başkanlığı tarafından finanse edilen ‘Organik Arı Yetiştiriciliği Projesi’ kapsamında arıcılara 860 adet organik kovan dağıtımı gerçekleştirildi.


Kurumun bahçesinde düzenlenen törende 860 adet organik kovan Merkez’e bağlı Arzular, Çaltılı, Yağlıdere, Aktutan ve Yitirmez köylerindeki 8 işletmeye, Torul ilçesine bağlı Gümüştuğ ve Dedeli köylerindeki 5 işletmeye, Köse ilçesine bağlı Altıntaş, Kayadibi ve Övünce köylerindeki 6 işletmeye, Kelkit ilçesine bağlı Gödül ve Gerdekhisar köylerindeki 2 işletmeye olmak üzere toplam 21 organik arıcılık işletmesine teslim edildi.


Törende konuşan Vali Kamuran Taşbilek, Gümüşhane’yi Türkiye’de organik balcılık noktasında bir merkez haline getirme çabası içerisinde olduklarını söyledi.


Yiyecekten ziyade şifa olarak zikredilen ve çok özel bir nimet olan bal ve yan ürünlerinin Gümüşhane’de üretilmesinin temiz ve güzel coğrafyasında kaçınılmaz olduğunu ifade eden Vali Taşbilek, “Çevre illerden bile bizim floramızdan faydalanmak amacıyla gelen insanlar var. Ülke ekonomisine bu manada çok büyük katkı sağlanıyor. Arı ve bal Kur’an’da zikredilmiş, yiyecekten ziyade şifa kaynağı olan çok özel bir nimet. Bugünlerde de koronavirüs nedeniyle bal, propolis, polen gibi arı ürünleri çok meşhur durumda” dedi.


Konvansiyonel ürünün dünyada herkes tarafından yapılabildiğini fakat organik tarım uygulamalarının en katma değerli ve en özel ürünler olduğunu vurgulayan Vali Taşbilek, “İnsanlar artık farkındalık peşinde koşuyor. Yediği, içtiğinin kıymetli olması peşinde koşuyor, değerli olması peşinde koşuyor. Bu da organik tarım çalışmalarıyla sağlanıyor. Tarımsal üretimin en tepesine organik üretimi koyuyoruz, alt tarafa iyi tarım uygulamaları, sonrasına da konvansiyonel ürünler diyoruz. Ne kadar organik faaliyet yaparsak o kadar nitelikli, katma değeri yüksek ürünler elde edeceğiz. Balcılık noktasında da bu böyle. En değerli ürün organik bal. Bunu yaptığımızda piyasadaki diğer faaliyetlerle değerlendirdiğimizde birim değeri çok daha yükseliyor ve insanlarımıza katma değer oluşturur hale getiriyor” diye konuştu.


Bu yıl hedeflenen 40 ton organik bal üretiminin az olduğunu belirterek hedefin en az 100 tona çıkarılması gerektiğini kaydeden Taşbilek, “Türkiye’de organik balcılık noktasında Gümüşhane’yi bir merkez haline getirmemiz lazım. Bunun çabasını da arkadaşlarımızla veriyoruz. Bakanlıklarımız da İl Özel İdaremizde bu konuda bize destek oluyor. Devletin genel idaresi, Özel İdaresi, bütün kurumları burayı tarım noktasında katma değeri yüksek bir hale getirmemiz lazım. Pestil ve köme üretimimizde bal önemli bir unsur. Ceviz, bal bunları ne kadar artırırsak burayı özellikli bir üretim merkezi haline getireceğiz. Kovanların hayırlı olmasını temenni ediyorum. Çabamızı daha artıracağız. Ürettiğimiz ürünün değerini daha çok artırma çabasına gireceğiz. 2020 yılı bütün çiftçilerimize ve arıcılarımıza güzellikler getirir inşallah. Biz her zaman emrinizdeyiz, destek olmaya hazırız” şeklinde konuştu.


Törende konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü Edip Birşen ise arıcılığın toprağa bağlı kalmadan, az sermayeyle kısa sürede gelir getiren, bal arılarını sevk ve yönetebilme kabiliyetine dayanan tarımsal bir iş kolu olduğunu belirterek, Gümüşhane’de organik arıcılığı geliştirerek verimliliği artırmayı hedeflediklerini söyledi.


Gümüşhane’nin arıcılık bakımından son derece zengin bir potansiyele ve zengin bitki florasına sahip olduğunu ifade eden Birşen, bu kaynağı en iyi şekilde değerlendirmek ve kullanmak amacında olduklarını belirtti.


Türkiye’nin bal kalitesi en yüksek illeri arasında olan Gümüşhane’nin gerek arıcılık yönünden gerekse flora zenginliği bakımından bölgede önemli bir yer tuttuğun dile getiren Birşen, “Bu flora zenginliği ile kirlenmemiş olan kaynaklarımız dikkate alındığında Gümüşhane’de üretilen balın organik bal olarak pazarlanması için önemli bir fırsattır. Bal, doğrudan ve diğer gıdalara katılarak tüketimi yanında aslında şifa amaçlı tüketimi yaygın olan bir ürünümüz. Bal ve diğer ürünlerinin şifa amaçlı kullanılıyor olması son yıllarda alternatif tıbbın da gündemine girerek zaman içerisinde ticarete konu olmaya başlamıştır. Arıcılıkta büyük bir imkana sahip olan ilimiz bu gelişmeleri değerlendirerek bunu fırsata dönüştürmeliyiz. 2014 yılında itibaren yürüttüğümüz organik arı yetiştiriciliği projesi kapsamında 2 bin 160 adet organik kovan, 4 bin 196 kilogram organik temel petek, 14 bin 400 adet organik varroa ilacıyla arıcılarımıza destek olmaya devam ediyoruz” dedi.


Gümüşhane’de 2020 yılı üretim sezonunda 34 organik arıcının 3 bin kovanıyla ile yaklaşık 40 ton organik bal üretimi hedeflendiğini ifade eden Birşen, projenin önümüzdeki yıllarda da genişleyerek devam edeceğini söyledi.


Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü İbrahim Murathan’ın da organik tarım hakkında bilgiler aktardıktan sonra arıcılara kovanları protokol üyeleri tarafından dağıtıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kocaeli Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Sanık savunmaları tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.