POLİTİKA - 06 Kasım 2012 Salı 18:17

AK PARTİ GÜMÜŞHANE MİLLETVEKİLİ FERAMUZ ÜSTÜN`DEN ACEMİ BİRLİKLERİNİN BÜYÜKŞEHİRLERİN DIŞINA TAŞINMASI ÖNERİSİ

A
A
A
AK PARTİ GÜMÜŞHANE MİLLETVEKİLİ FERAMUZ ÜSTÜN`DEN ACEMİ BİRLİKLERİNİN BÜYÜKŞEHİRLERİN DIŞINA TAŞINMASI ÖNERİSİ

TBMM Plan Bütçe Komisyonu`nda Milli Savunma Bakanlığı`nın bütçe görüşmelerinde AK Parti Gümüşhane Milletvekili Plan Bütçe Komisyon Üyesi Feramuz Üstün, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz`a acemi birliklerinin büyükşehirlerin dışına çıkarılması ve askeri eğitim sisteminde değişiklik yapılması hususunda görüşlerini bildirdi.
Üstün konuşmasında ``Ülkemizde, büyükşehirlerin giderek her bakımdan daha da yoğunlaştığını bu durumun sebeplerinden birinin de diğer şehirlerimizden yapılan göçlerin olduğunu belirterek, şehirler gelişmelerine veya kurulmalarına sebep olan faaliyet alanlarına göre gelişme kategorilerinde isimler alır. Ülkemizde şehirler gelişme özelliklerine göre, sanayi şehirleri, üniversite şehirleri, askeri şehirler vb. kategorilerde değerlendirilmektedir. Özellikle gelişmekte olan küçük şehirlerimizin,sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan gelişmişlik düzeylerini hızlandıran en önemli sebepler sanayiden sonra askeriye ve üniversitelerdir. AK Parti hükümetlerimiz döneminde bu kriterler çok iyi analiz edilerek her şehrimize en az bir üniversite açılmış ve şehirlerimizin dokusu her alanda bu durumdan olumlu etkilenmiştir. Şimdi belirtmek istediğim şudur ki; ülkemizin muhtelif illerinde bulunan acemi birliklerimiz bu illerimizin ekonomilerine canlılık getirmiş, ülkemizin her bir tarafından gelen askerlerimiz bu şehirlerimizi tanımış ve tanıtılmasına sebep olmuş ve bunun neticesinde de bu şehirler çevresinde bulunan diğer şehirlere göre hızlı bir büyüme evresine girmişlerdir.Bu sebeple acemi birliklerimiz Gümüşhane, Bayburt, Artvin gibi gelişmeye müsait şehirlerimize taşınırsa inanıyorum ki bu şehirlerimize de her açıdan canlılık kazandıracak. Bir çok alanda istihdam oluşturacak ve büyükşehirlere olan göçüde azaltacaktır`` dedi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Üstün`ün açıklamalarını olumlu bulduklarını ve bu konuda çalışmalarının olduğunu belirtti.
``EKONOMİNİN, BÜTÇENİN EN SAОLIKLI YÜRÜDÜĞžÜ ORTAMLAR İSTİKRARIN VE GÜVENİN OLDUОU ORTAMLARDIR``
Ayrıca bütçenin geneli üzerinde görüşlerini bildiren Üstün, ``Ben bir mali müşavirim, 25 beş yıldır da Ankara`da mali müşavirlik yapıyorum. Aşağı-yukarı gelinen 20-25 yıllık süreci biliyoruz. Herhalde ilk defa, son zamanlarda ülke kendi kendine, bakanlık bürokratları, siyasetimiz kendi kendine bütçe yapıyor. Mesela burada maliye bürokratlarının hepsine ``˜Carlo Cottarelli kim?` desem hepsi bilir. O dönemin bakanını bile bilmezler. Gelirdi, bütçeler önümüze kalem kalem müdahaleler yapılırdı ``˜Şu bütçe şuraya yapılacak, şu bütçe buraya yapılacak.` On yıllık süreçte adeta hiçbir gelişme yapılmamış gibi bir eleştiriye tabi tutulması, çok da sağlıklı gelmiyor bana. Çünkü, ülkedeki krizden bahsediyoruz, son beş yıldaki özellikle dünyanın gelmiş geçmiş en önemli krizlerinden birisini yaşıyoruz. Dünya ekonomisinin yüzde 21`ine sahip olan Amerika`daki durum ortada, Asya`daki durum ortada, Avrupa Birliği yüzde 19`luk ekonomik hacme sahip olan Euro bölgesindeki durum ortada. Buna rağmen, borçlanma faizi, bütçede bir kalem var ``˜Faiz giderleri 53 milyar.` diyor. Borçlanma faiz oranları da yüzde 6 civarında. Herhalde, on yıl önce yüzde 70`lerdeydi, demek ki şu anda -on katı olmuş olsa- 300-500 milyar TL civarında sadece faiz giderimiz olacaktı. Ekonominin, bütçenin en sağlıklı yürüdüğü ortamlar istikrarın ve güvenin olduğu ortamlardır. Şu anda da ülkedeki on yıllık dönemde, belki çok başarılı muhalefet tarafından görünmeyebilir ama bu millet bu işe kararını verdi, bu millet bu istikrarın sürmesini``¦ Hatta bazı yerlerde vatandaşlarla karşılaştığımız zaman tek tesellileri de inanın şu oluyor, şu dönemde, şu dünyadaki krizin olduğu bu dönemde ``˜AK Parti iktidarı da olmasaydı şu anki durum ne olurdu?` diye hakikaten bizler de mesleğin içinde olan insanlar olarak, esnaflarımızla, işverenlerimizle oturduğu zaman belki milletin tek tesellisi şu anda güçlü bir iktidarın ve istikrarlı bir Hükümet`in olmasıdır`` diye konuştu.
``ENERJİ İTHALATINA BAОIMLILIK BELİMİZİ BÜKÜYOR``
``Ülke yerinde sayıyor`` diyenleri eleştiren Üstün ``Bu arkadaşlara soruyorum. 40 milyar dolarlık ihracattan, eğer duruyorsa 140 milyar dolara nasıl çıktı? İhracat bu aşamaya nasıl geldi? Üreten bir ekonomi olmamış olsa, muhakkak ki sıkıntılarımızın varlığından hepimiz haberdarız ki en önemli ve en yapısal problemimiz şu bütçede de gözüktüğü gibi enerji ithalatına bağımlılığımızdır. Yerel enerji, belirlediğimiz alanlarda yatırımlarımızı arttırmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu, hepimizin ortak problemidir. Bütçelerle ilgili bütün eleştirilerinize ben teşekkür ediyorum ama bu saygılı, seviyeli tartışmanın sonuna kadar devam edeceğinden de tereddüdüm yoktur`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?" Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde yaptığı açıklamalarda, "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi?" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde partisinin genel merkezinde partililer ve vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlaştı. Burada açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin arınarak siyasi yoluna devam edeceğini belirtti. CHP’nin bir halk yuvası olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, CHP’nin kimliğinde rüşvet, hırsızlık ve adam kayırmanın olmadığını vurguladı. CHP’nin mahkeme salonlarında sürünmeyeceğinin de özellikle altını çizen Kılıçdaroğlu, bu olaylar neticesinde sorumlulardan hesap soracağını sözlerine ekledi. "Burası halkın yuvasıdır" CHP’nin halkın bir evi, halkın merkezi olduğunu ve tüm Türkiye ile birlikte var olacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Burası halkın yuvasıdır. Bugün burada CHP’nin tarihi namusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Çünkü yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir. Yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye’de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi veya aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden ve kimseye haksızlık etmeden gerçeği söyleyeceğim. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyiz. Bizim kitabımızda intikam yoktur. Bizim kitabımızda iftira yoktur. Bizim kitabımızda kin yoktur. Bizim kitabımızda mertçe helalleşme vardır, hesaplaşma vardır. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur. 38. Kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün ‘CHP’de demokrasi esastır’ dedik ve geri çekildik. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır" diye konuştu. "Ahlaki meşruiyet sorunu yaşanırsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir" CHP iradesinin mahkeme salonlarına ve rüşvet operasyonlarına kadar düştüğünü vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ahlaki meşruiyet sorunu yaşanırsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana ne yapacağımı soruyorlar. Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Güvenli limanı ben değil, sizler inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamında hem de siyasi yaşamımda sadece vatana ve millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Hesap uzmanlığından genel müdürlüğe, milletvekilliğinden genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev yaptım. Boğazımdan aşağı tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim" şeklinde konuştu. "Benim tek odağım vatandır" Kendisine ve partililere çamur atmaya kalkışanların amaçlarına ulaşamadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Benim tek odağım vatandır ve Türkiye’dir. Bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş asırlık çınarı kuruluş kodlarına, tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama ‘hain’ diye bağıranları duydum. Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. Ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşinize, tam da bu noktada tarih önünde açıkça hakkınızı helal edin. Benim bu millete, cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan gizlice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum" dedi. "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?" Yaklaşık 3 yıldır süregelen rüşvet operasyonları ve diğer olumsuzluklar için tüm Türkiye’den özür dileyen Kılıçdaroğlu, "Sizin o nasırlı ellerinize, helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralara meze yapanları fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip, rüşvete talanına bulaşan o rüşvetli belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden özür diliyorum. Hakkınızı helal edin ve beni affedin. Uşak Belediyesi’nde rüşvete ve talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağı helaldir ve temizdir. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla haram lokma olmaz. Her şey helaldir. Çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclisi’nin çatısı altında rüşvet iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu ki bu lekeyi Gazi Meclisimize ve Cumhuriyet Halk Partimize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil. Siz karar vereceksiniz. Kapatma olursa yedek parti hazır diyenler şunu çok iyi bilsinler. CHP devlete istikamet çizen bir partidir. CHP; ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi temel ilke edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir" ifadelerini kullandı. "Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız" CHP’nin rüşvet operasyonlarında adı geçen belediye başkanlarından ve yardımcılarından arınacağının sözünü veren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rüşvetçiler ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. İçerideki haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye’yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları siz de iyi dinleyin. Herkes şunu çok iyi bilsin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu iradesi CHP’dir. Bu iradenin sarsılmaz ve sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor şerefle ve gururla taşıyoruz. CHP dimdik ayaktadır, yıkılmayacaktır ve dağılmayacaktır. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz. Biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Adaletin, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılmaz kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyoruz. Umutsuzluğu çöpe atın. Güneşli günler çok yakın." Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklama sonrası kendisine verilen beyaz güvercinleri gökyüzüne bıraktı. Program Kılıçdaroğlu’nun tekrardan makamına geçiş yapmasıyla son buldu.
İstanbul Arkanı tarafından 16 yaşında 17 bıçak darbesiyle öldürülen Abdülbaki doğum gününde unutulmadı Büyükçekmece’de kendisinden sigara isteyen 16 yaşındaki çocuğa "Yok" dediği için 17 yerinden bıçaklanarak katledilen 16 yaşındaki Abdülbaki Demirel’in doğum günü unutulmadı. Mezarı başında toplanan aile üyeleri ve yakın arkadaşları dualarla andı. Sürpriz doğum günü yapmayı planladıklarını belirten arkadaşları ise mezarı başında yaşadıkları acının tarifinin bulunmadığı belirtti. 10 Mayıs Pazar günü akranları tarafından sigara vermediği gerekçesiyle defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in doğum gününde de unutulmadı. Büyükçekmece Güzelce Mahallesi’nde bulunan mezarı aile üyeleri ve yakın arkadaşları tarafından ziyaret edilirken, doğum günü dualarla anıldı. Geçtiğimiz yıl doğum gününde sürpriz yaptıklarını, bu yılda sürpriz doğum günü yapmayı planladıklarını belirten arkadaşları ise sorumluların gerekli cezayı almasını istediklerini belirtti. "Yaşasaydı sürpriz yapacaktık" Ecrin Yaren Bakar, "Abdülbaki benim en yakın arkadaşımdı, gerçekten çok iyi bir insandı. Kimseye kötülüğü olmadı, o bizi incitmedi, umarım toprakta onu incitmez. Biz katillerin en büyük cezayı almasını istiyoruz, daha fazla ailenin canı yanmasın istiyoruz. Bugün doğum günüydü, yaşasaydı sürpriz yapacaktık. Maalesef mezarını ziyarete geldik. Abdülbaki, Atlas, Ahmet gibi birçok çocuk katledildi, bununla ilgili kanuni düzenleme istiyoruz." dedi. "Bende korkuyorum" Hamza Ali Kumur, "Geçtiğimiz yıl doğum gününü Büyükçekmece Sahili’nde kutlamıştık. Bu yılda beğendiği şeyleri göstererek ‘Benim doğum günüme az kaldı, bunları istiyorum hediye olarak’ demişti. Böyle gitmesini hiçbirimiz istemezdik. Bu şekilde canice katledilmeyi kimse istemezdi. Abdülbaki için adalet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Bende korkuyorum, benim başıma veya eşimin, dostumun başına bir daha böyle bir şey gelebilir. Gerekli önlemlerim alınmasını istiyoruz" diye konuştu. "Cinayetler umarım bizim ailemiz ile son bulur" Muhammet Demirel, "Arkadaşlarının gelmesine biz çok sevindik. Sabahta gelmişler, şimdi bizimle de bir kısmı geldi. Zaten ailecek biz her gün buradayız. Bugün doğum günüydü, keşke aramızda olsaydı. Biliyorum ki cennette onun doğum günü kutlanıyor şimdi. Kardeşim masumdu, bu şekilde aramızdan ayrılmasını istemezdik. Bu tarz cinayetler umarım bizim ailemiz ile son bulur, bizden başka kimsenin evine ateş düşmez. Adalet bakanına, cumhurbaşkanına sesleniyoruz, bu suça sürüklenen çocuk denilen kavram ortadan kalksın. Kardeşimin katilleri gereken cezayı alsın" ifadelerini kullandı.