ÇEVRE - 23 Temmuz 2020 Perşembe 14:03

Gümüşhane’de çevreyi kirleten maden firmasına 404 bin lira para cezası

A
A
A
Gümüşhane’de çevreyi kirleten maden firmasına 404 bin lira para cezası

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Karamustafa köyünde faaliyet gösteren maden firmasına Çevre Kanunu’na aykırı hareket ettiği için 354 bin, Su Ürünleri Kanunu’na muhalefet ettiği için de 50 bin lira olmak üzere toplam 404 bin lira idari para cezası kesildi.

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Karamustafa köyünde faaliyet gösteren maden firmasına Çevre Kanunu’na aykırı hareket ettiği için 354 bin, Su Ürünleri Kanunu’na muhalefet ettiği için de 50 bin lira olmak üzere toplam 404 bin lira idari para cezası kesildi. Firma hakkında ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.


Faaliyete başladığı günden beri hem işçi hem de çevre sorunlarıyla sürekli gündeme gelen firma, geçtiğimiz Haziran ayında bulunduğu vadide yer alan Midi Deresi’ndeki kirlilik ve balık ölümleri nedeniyle tekrar gündeme geldi. Tersun Dağı eteklerinden doğarak İkisu köyünde Harşit Çayı ile buluşan ve geçtiği vadideki çok sayıda köye hayat veren Midi Deresi’nde yaşanan kirlilik ve balık ölümleriyle ilgili ihbarın ardından alanda hem Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü hem de Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri inceleme yaparak su numuneleri almıştı.


Konuyla ilgili açıklama yapan Gümüşhane Valiliği, ihbarın ardından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü personellerinin iki ayrı gün boyunca Boyluca köyünde Midi Deresi’nin üç ayrı noktasından üç ayrı su numunesi alarak Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş çevre laboratuvarına gönderdiğini, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü personelinin de bölgeden su ve balık numuneleri alarak Bakanlık laboratuvarına gönderdiğini açıkladı. Yapılan açıklamada, "Söz konusu balık ölümleri ile alakalı olarak yapılan inceleme neticesinde Yıldız Bakır Madencilik San. A.Ş.’ye ait beton mikserlerinin yıkanması nedeniyle oluşan atık suyun Midi Deresi’ne deşarj edilerek çevrenin kirletildiği tespit edilmiş olup, söz konusu firmaya 2872 sayılı Çevre Kanunu mevzuatı kapsamında 354 bin TL idari yaptırım kararı uygulandı. Ayrıca İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri, Boyluca köyü Midi Deresi’nde görülen balık ölümlerini araştırmak için bölgeden alınan su ve balık numunelerini il dışındaki laboratuvara göndermiş, gelen sonuçlarda 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve ilgili mevzuatındaki maddelerde belirlenmiş alıcı ortamda olmaması gereken yasaklı maddelerin referans değerlerinin üstünde çıktığı tespiti yapılması üzerine ilgili kanun gereği Yıldız Bakır Madencilik Sanayi A.Ş’ne 50 bin TL idari para cezası uygulandı” ifadelerine yer verildi.


Açıklamada ayrıca firma hakkında her iki kanuna muhalefet etmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün alanda her ay düzenli olarak kontrol yaptığı da kaydedildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında doğdu, Diyarbakır’da sağlığına kavuştu Mardin’in Kızıltepe ilçesinde nadir görülen bir doğumsal anomali ile dünyaya gelen bebek, Diyarbakır’da gerçekleştirilen başarılı tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında (gastroşizis) doğan bebek, doğumun hemen ardından acil müdahale kapsamında ambulansla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine sevk edildi. Hastaneye ulaştırılan bebek, zaman kaybedilmeden gece saatlerinde ameliyata alındı. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Suat Çal tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından bebek, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındı. Yaklaşık bir ay süren titiz tedavi sürecinin ardından bebeğin genel sağlık durumunun iyiye gitmesi üzerine taburcu işlemleri gerçekleştirildi. Op. Dr. Çal, gastroşizisin doğumda karın duvarının tam gelişmemesi sonucu bağırsakların karın dışında bulunmasıyla ortaya çıkan ciddi bir tablo olduğunu belirterek, "Bu tür vakalarda en önemli unsur hızlı sevk ve erken cerrahi müdahaledir. Doğumdan hemen sonra yapılan doğru müdahale ve yoğun bakım süreci sayesinde bebeğimiz sağlığına kavuştu. Multidisipliner ekip çalışması bu başarıda büyük rol oynadı" dedi. Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise vaka sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İlimizde sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve koordineli şekilde yürütülmesi sayesinde bu zorlu vaka da başarıyla sonuçlanmıştır. Sevk sürecinden ameliyata, yoğun bakım takibinden taburculuğa kadar emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın en ileri düzeyde sağlık hizmetine erişimi için çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Zorlu bir süreci başarıyla atlatan bebeğin sağlığına kavuşması, hem ailesine hem de sağlık çalışanlarına büyük mutluluk yaşattı. Yetkililer, bu tür vakalarda erken müdahale ve ekip koordinasyonunun hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguladı.
Gaziantep Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil" Son zamanlarda çevrimiçi platformlarda eski ev eşyalarının yüksek fiyatlarla satışa çıkarılması ve bu ürünlerin gerçek değerinin çok üstünde fiyatlarla satılması konusunda vatandaşları uyaran antikacılar, her eskinin antika olmadığını belirtti. Antika piyasasında ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satılması vatandaşları özellikle de antika tutkunlarını mağdur ediyor. Bir dönemin vazgeçilmezi olan fincan ve perde gibi eşyalar ile geçmiş döneme ait olan ancak antika olmayan ürünler, çevrimiçi platformlarda veya sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında antikacı olmayan kişiler tarafından "nostaljik" ya da "antika" adı altında fahiş fiyatlarla satılıyor. Antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapılmamalı 70’li ve 80’li yıllara ait eski eşyaların fahiş fiyatlarla satılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gaziantep’teki antikacılar, her eski eşyanın antika olmadığını belirterek, vatandaşlara yeterli araştırma yapmadan ve antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Antikacılığı babasından öğrenen ve çocukluğundan beri antikacı olan 65 yaşındaki Menderes Kaya, 40-50 yıl öncesine ait eşyaların antika sayılamayacağını belirtti. "Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" Antikanın belli kriterlere bağlı olduğunu belirten Kaya, eski eşyaların sadece nostaljik bir değere sahip olduğunu ifade ederek, "Antika olması için bir eşyanın hem çok eski hem de nadir olması lazım. Eski tür eşyalar satın alınmadan önce mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" dedi. "Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik" Küçük yaşlarda babasının topladığı antika eserlerle tanıştığını belirten Kaya, "Rahmetli babam bu sanatla uğraşırdı. Osmanlı dönemine ait tüfek, tabanca, kılıç, kama ve hançer gibi malzemeleri toplardı. Eski malzemelerin namlusunun üzerine ağaçlarla imitasyon süsleme yapardı. Bir kısmı eski parçalar olan eski orijinal parçaları yenileriyle takviye edip bir bütün hale getirirdi. İki kardeşim daha vardı, onlarla birlikte bu sanata başladık. Bu sanatta babam 29 tane eleman yetiştirdi. Bizler de o elemanların yanında yetiştik. Bu yaptığımız tüfek, tabanca ve diğer malzemelerin nakış işlerini bizler yapardık. Antik eski namlulu silahlar bir bütün hale getirildiğinde demir üzerine, ahşap üzerine gümüş veya altın kakma sanatı yapmaya başladık. Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik. Yıllardır da hala bu meslekle uğraşıyorum" dedi. "Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım" Her eski malzemenin antika olmadığının altını çizen Kaya, "Eski malzemenin üzerine sanat yapılması lazım. El emeği göz nuru bir emeğin olması lazım. Bir de yapılan malzemenin üzerindeki sanatkarın çalışmış olduğu maden de önemlidir. Orijinal Osmanlı kale tüfeği üzerine yapılan çalışma bile alüminyum sarı telle değil de altın gümüş kakma sanatıyla yapılması lazım. Ticaret amaçlı alüminyum çalışma yapıyorlar. Bu tür eşyalara ‘orijinal’ diyorlar ama orijinal olmadığını, imitasyondan yapıldığını söylemeleri lazım. Her malzeme antika değildir. Antika üzerinde sanat, emek ve göz nuru olmalıdır. Antika eserin tarihi olarak, özgeçmiş olarak antik bir zamanı bünyesinde barındırması lazım. Eserin üzerinden 100 yıl geçmesi lazım. Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım. Eski orijinal malzemeleri yeni döküm olarak yapıyorlar. Sosyal medyada da görüntüyle alıcıyla satıcı arasında bir haberleşme oluyor. Resim gönderiliyor. Satıcı arkadaşımızda, ‘bu eser orijinal mi?’ diye soruyor. Evet, belki resimde orijinal gibi gözüküyor diye orijinal diye satılıyor. Esnaf arkadaşlarımızın buna çok dikkat etmesi lazım" diye konuştu.