SPOR - 27 Temmuz 2020 Pazartesi 11:21

Spor salonunu bulutların üzerine taşıdılar

A
A
A
Spor salonunu bulutların üzerine taşıdılar

Gümüşhane’de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, ‘Herkes için her yerde spor’ sloganıyla denizden 2 bin 350 metre yükseklikte, adeta bulutların üzerindeki yaylada çocuk ve gençlere spor yaptırdı, hediyeler verdi.

Gümüşhane’de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, ‘Herkes için her yerde spor’ sloganıyla denizden 2 bin 350 metre yükseklikte, adeta bulutların üzerindeki yaylada çocuk ve gençlere spor yaptırdı, hediyeler verdi.


Çocukları sporla buluşturmak ve belirli yaş üstü insanların hareketsiz yaşamdan uzaklaştırmak amacıyla Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyü, Büyük Silve Yaylasında düzenlenen etkinlikte yaylada bulunan kale direkleri değiştirildi, file takıldı.


Yaz aylarını hayvancılıkla uğraşan ailelerinin yanında yaylada geçiren çocuk ve gençlerin doyasıya spor yapmasına olanak sağlanan etkinlikte zorlu yolları aşarak bölgeye ulaşan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ekip ve antrenörleri kurdukları parkurda çocuk ve gençlere unutmayacakları sporla dolu bir gün geçirtti.


“Onlar bize gelemezse biz onlara gideriz” sloganıyla gerçekleştirilen etkinliğe katılan tüm çocuk ve gençlere kupa, madalya, yağmurluk ve spor malzemesi hediye edilirken, alanında uzman antrenörlerin hazırladıkları etkinliklerle çocuklar neşeli saatler geçirdi.


Görevliler tarafından yaylaya götürülen kale direklerinin eskisiyle değiştirilmesi, badminton, halat çekme, spor parkuru etkinlikleri ve çocuklar için hazırlanan forma takımları, yağmurluk, satranç takımı, kupa ve madalya takdimleriyle etkinlikler sona erdi.


Daha önce yaylada yaşayan çocuk ve gençler için malzeme yardımı ve kale direği için Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduklarını kaydeden Yücebelen köyü muhtarı Selami Maz, “Çocuklarımız ve gençlerimiz için malzeme yardımı, kale direği ve futbol topu yardımı talebinde bulunduk. İl Müdürlüğümüz yetkilileri sportif malzemeler getirdi. Onlarla birlikte hem çocuklarımız hem gençlerimiz yaylada etkinlik yaptık. Çok güzel bir çalışma oldu. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze, bu imkanları bize sunan bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Getirilen hediyeleri de çocuklarımıza paylaştırarak sevinçlerine ortak olduk” dedi.


Etkinliğe katılan yayla sakinlerinden Kübra Kaya “Bugün çok güzel bir gün yaşadık. Oyunlar oynadık. Çok eğlenceliydi. Çok mutlu oldu herkes. Kupa, madalya, satranç takımı ve çeşitli hediyeler verdiler” ifadelerini kullanırken Muhammet Salih Yolcu ise “Futbol maçı yaptık. Çok eğlenceliydi” diye konuştu.


Çocuklarla birlikte adeta bulutların üzerinde yer alan yaylada gün boyu etkinlikler yaptıklarını dile getiren Badminton Antrenörü Hasan Hüseyin Boşnak ise “Sporun her alanda yapılabileceğini, her alandaki insanların spora ihtiyaç duyduğunu bugün gördük. Çocuk ve gençlere çeşitli hediyeler getirdik. Hem gençlerimizle bütünleştik hem de spor yapma imkanı bulduk. Muhtarımız ve köylülerimiz bizlere çok yardımcı oldu. Sporun gerçek dilini göstermiş olduk. Burası 2 bin 350 metre rakımlı bir yer. Sportif etkinliklerin rahatlıkla yapılabileceği bir alan. Çocuklar aşırı derecede eğlendiler. Onlar sporu bizim her alanda onlara verebileceğimizi gördüler” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında doğdu, Diyarbakır’da sağlığına kavuştu Mardin’in Kızıltepe ilçesinde nadir görülen bir doğumsal anomali ile dünyaya gelen bebek, Diyarbakır’da gerçekleştirilen başarılı tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında (gastroşizis) doğan bebek, doğumun hemen ardından acil müdahale kapsamında ambulansla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine sevk edildi. Hastaneye ulaştırılan bebek, zaman kaybedilmeden gece saatlerinde ameliyata alındı. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Suat Çal tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından bebek, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındı. Yaklaşık bir ay süren titiz tedavi sürecinin ardından bebeğin genel sağlık durumunun iyiye gitmesi üzerine taburcu işlemleri gerçekleştirildi. Op. Dr. Çal, gastroşizisin doğumda karın duvarının tam gelişmemesi sonucu bağırsakların karın dışında bulunmasıyla ortaya çıkan ciddi bir tablo olduğunu belirterek, "Bu tür vakalarda en önemli unsur hızlı sevk ve erken cerrahi müdahaledir. Doğumdan hemen sonra yapılan doğru müdahale ve yoğun bakım süreci sayesinde bebeğimiz sağlığına kavuştu. Multidisipliner ekip çalışması bu başarıda büyük rol oynadı" dedi. Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise vaka sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İlimizde sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve koordineli şekilde yürütülmesi sayesinde bu zorlu vaka da başarıyla sonuçlanmıştır. Sevk sürecinden ameliyata, yoğun bakım takibinden taburculuğa kadar emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın en ileri düzeyde sağlık hizmetine erişimi için çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Zorlu bir süreci başarıyla atlatan bebeğin sağlığına kavuşması, hem ailesine hem de sağlık çalışanlarına büyük mutluluk yaşattı. Yetkililer, bu tür vakalarda erken müdahale ve ekip koordinasyonunun hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguladı.
Gaziantep Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil" Son zamanlarda çevrimiçi platformlarda eski ev eşyalarının yüksek fiyatlarla satışa çıkarılması ve bu ürünlerin gerçek değerinin çok üstünde fiyatlarla satılması konusunda vatandaşları uyaran antikacılar, her eskinin antika olmadığını belirtti. Antika piyasasında ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satılması vatandaşları özellikle de antika tutkunlarını mağdur ediyor. Bir dönemin vazgeçilmezi olan fincan ve perde gibi eşyalar ile geçmiş döneme ait olan ancak antika olmayan ürünler, çevrimiçi platformlarda veya sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında antikacı olmayan kişiler tarafından "nostaljik" ya da "antika" adı altında fahiş fiyatlarla satılıyor. Antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapılmamalı 70’li ve 80’li yıllara ait eski eşyaların fahiş fiyatlarla satılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gaziantep’teki antikacılar, her eski eşyanın antika olmadığını belirterek, vatandaşlara yeterli araştırma yapmadan ve antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Antikacılığı babasından öğrenen ve çocukluğundan beri antikacı olan 65 yaşındaki Menderes Kaya, 40-50 yıl öncesine ait eşyaların antika sayılamayacağını belirtti. "Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" Antikanın belli kriterlere bağlı olduğunu belirten Kaya, eski eşyaların sadece nostaljik bir değere sahip olduğunu ifade ederek, "Antika olması için bir eşyanın hem çok eski hem de nadir olması lazım. Eski tür eşyalar satın alınmadan önce mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" dedi. "Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik" Küçük yaşlarda babasının topladığı antika eserlerle tanıştığını belirten Kaya, "Rahmetli babam bu sanatla uğraşırdı. Osmanlı dönemine ait tüfek, tabanca, kılıç, kama ve hançer gibi malzemeleri toplardı. Eski malzemelerin namlusunun üzerine ağaçlarla imitasyon süsleme yapardı. Bir kısmı eski parçalar olan eski orijinal parçaları yenileriyle takviye edip bir bütün hale getirirdi. İki kardeşim daha vardı, onlarla birlikte bu sanata başladık. Bu sanatta babam 29 tane eleman yetiştirdi. Bizler de o elemanların yanında yetiştik. Bu yaptığımız tüfek, tabanca ve diğer malzemelerin nakış işlerini bizler yapardık. Antik eski namlulu silahlar bir bütün hale getirildiğinde demir üzerine, ahşap üzerine gümüş veya altın kakma sanatı yapmaya başladık. Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik. Yıllardır da hala bu meslekle uğraşıyorum" dedi. "Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım" Her eski malzemenin antika olmadığının altını çizen Kaya, "Eski malzemenin üzerine sanat yapılması lazım. El emeği göz nuru bir emeğin olması lazım. Bir de yapılan malzemenin üzerindeki sanatkarın çalışmış olduğu maden de önemlidir. Orijinal Osmanlı kale tüfeği üzerine yapılan çalışma bile alüminyum sarı telle değil de altın gümüş kakma sanatıyla yapılması lazım. Ticaret amaçlı alüminyum çalışma yapıyorlar. Bu tür eşyalara ‘orijinal’ diyorlar ama orijinal olmadığını, imitasyondan yapıldığını söylemeleri lazım. Her malzeme antika değildir. Antika üzerinde sanat, emek ve göz nuru olmalıdır. Antika eserin tarihi olarak, özgeçmiş olarak antik bir zamanı bünyesinde barındırması lazım. Eserin üzerinden 100 yıl geçmesi lazım. Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım. Eski orijinal malzemeleri yeni döküm olarak yapıyorlar. Sosyal medyada da görüntüyle alıcıyla satıcı arasında bir haberleşme oluyor. Resim gönderiliyor. Satıcı arkadaşımızda, ‘bu eser orijinal mi?’ diye soruyor. Evet, belki resimde orijinal gibi gözüküyor diye orijinal diye satılıyor. Esnaf arkadaşlarımızın buna çok dikkat etmesi lazım" diye konuştu.