POLİTİKA - 18 Aralık 2012 Salı 17:44

MİLLETVEKİLİ ÜSTÜN: ``KIRSAL KESİMDE REFAHI ARTIRMALIYIZ``

A
A
A
MİLLETVEKİLİ ÜSTÜN: ``KIRSAL KESİMDE REFAHI ARTIRMALIYIZ``

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, kalkınmanın yurt sathında dengeli bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısında, Doğu Karadeniz Kalkınma İdaresi Başkanlığının bütçesini değerlendiren Milletvekili Üstün, şöyle konuştu: ``Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, 8 Haziran 2011 tarihinde 642 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuş, Mart 2012 tarihinde İdare Başkanının atanması ile fiilen görevine başlamıştır. Başkanlığın Giresun Merkez olmak üzere sorumluluk bölgesi Gümüşhane, Artvin, Bayburt, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu ve Samsun illeri olarak tanımlanmıştır. Proje bölgesi 48,256 km² alan ve 3 milyon 841 bin 474 kişilik nüfusa sahiptir``
Kalkınma İdaresi Başkanlıklarının temel görev ve amaçlarına değinen Üstün, şunları söyledi: ``Türkiye Cumhuriyeti, ülke kaynaklarının kalkınma çabalarında doğru kullanılmasını temin etmek, yerel dinamikleri ve fırsatları doğru kullanabilmek, yöre insanının kalkınma çabaları içerisinde yer alması ve entegrasyonu sağlamak amacıyla planlı kalkınma dönemi boyunca bölgesel kalkınma faaliyetlerine atıfta bulunmuş ve her dönemde bir veya birkaç bölgesel kalkınma projesi, programı yürütmeye çalışmıştır. Türkiye`nin 2007-2013 dönemini kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planı döneminde ekonomik büyümenin ve sosyal kalkınmanın istikrarlı bir yapıda sürdürülmesi ve plan vizyonunun gerçekleşmesi yolunda; Rekabet Gücünün Artırılması, İstihdamın Artırılması, Beşeri Gelişme ve Sosyal Dayanışmanın Güçlendirilmesi, Bölgesel Gelişmenin Sağlanması, Kamu Hizmetlerinde Kalitenin ve Etkinliğin Artırılması gibi stratejik amaçlar, gelişme eksenleri olarak belirlendi. Yerel dinamiklere ve potansiyele dayalı kalkınma anlayışı çerçevesinde bölgesel gelişme politikalarında Kalkınma İdaresi Başkanlıklarının temel görev ve amaçları arasında; Merkezi düzeydeki politikaların daha uyumlu ve etkin hale getirilmesi, yerel düzeyde kurumsal kapasitenin artırılması, ekonomik gelişme ve sosyal refahın ülke genelinde dengeli bir şekilde yayılması, bölge dışına göç eğilimlerinin bölge içinde tutulması, nüfusun mekanda dengeli dağılımının sağlanması, kentleşmenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması, kırsal kesimde refahı artırarak kır ve kent arasındaki sosyoekonomik gelişmişlik farklarının azaltılması yer almaktadır``
ÜLKEMİZİN BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞžÜ GÜÇLENMEKTEDİR
Türkiye`nin birlik ve bütünlüğünün giderek güçlendiğini kaydeden Üstün, sözlerini şöyle sürdürdü: ``Bu yaklaşım çerçevesinde, ülkemizde mevcut bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması, bölgesel ve mekânsal nitelikleri de dikkate alan yatırım politikalarının tespit edilerek rasyonel ve etkin kaynak kullanımının sağlanması ve kalkınmanın yurt sathında dengeli şekilde gerçekleştirilmesi için bölgesel gelişme politikalarına özel bir önem verilmektedir. Türkiye`nin her bölgesinin tamamlayıcılık, entegrasyon ve işbirliğini güçlendirmek; ekonomimiz içindeki rol ve fonksiyonunu artırmak, bölgesel ve küresel etkinliğini geliştirmek devletimizin temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Bölgesel gelişme ve kalkınma projelerinin amacı, Türkiye ölçeğinde bölgesel ve bölge içi sosyal, kültürel ve ekonomik dengesizlikleri gidererek, ülkemizin birlik ve bütünlüğünü güçlendirmektir``
BÖLGE İNSANININ REFAH DÜZEYİ
İdare tüm proje ve faaliyetlerinde insan odaklı kalkınma yaklaşımı ile Doğu Karadeniz Bölgesinin kalkınmasının amaçlandığını ifade eden Üstün, şöyle konuştu: "AK Parti iktidarımızın 61. Hükümet Programı`nda, önümüzdeki dönemde bölgesel kalkınmada, sosyal adaleti ve insanı merkeze koyan dengeli kalkınma ve rekabet edebilirlik yaklaşımımız sürdürülecektir. Geçmiş uygulamaların temelinde, yurdun her yerinde bölgesel gelişmenin hızlandırılmasına yönelik program ve projelerimizi güçlendireceğiz ve yaygınlaştıracağız. Yeni kurduğumuz bölgesel kalkınma idareleriyle, GAP, DAP, DOKAP ve KOP projelerimizi süratle halkımıza iş, aş ve refah sunar duruma getireceğiz.` denilmektedir. Bu bağlamda DOKAP 8 il kapsamındaki yatırımların hızlandırılarak büyük bir bölümünün 2015 sonuna kadar tamamlanmasını; ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve istihdam artışı sağlanarak bölgede yaşayan vatandaşlarımızın refahının artırılması amaçlamaktadır.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kaymakamlar Toplantısı" gerçekleştirildi Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında düzenlenen "Kaymakamlar Toplantısı" düzenlendi. Toplantıya vali yardımcıları ile ilçe kaymakamları katıldı. Toplantıda, Kars genelinde yürütülen kamu yatırımları, altyapı çalışmaları, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler başta olmak üzere birçok alandaki mevcut durum değerlendirildi. İlçelerde devam eden projelerin son aşamaları gözden geçirilirken, önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında da istişarelerde bulunuldu. Vali Ziya Polat, kamu hizmetlerinin etkin ve hızlı şekilde vatandaşlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlçelerde vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Polat, sahada yürütülen çalışmaların titizlikle sürdürülmesini istedi. Toplantıda ayrıca, kamu kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesine yönelik konular ele alındı. Kaymakamlar, ilçelerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek karşılaşılan ihtiyaç ve talepleri paylaştı. İlçelerin gelişimine katkı sağlayacak yeni projeler ve planlanan yatırımların da değerlendirildiği toplantının, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması açısından önemli olduğu kaydedildi.
Tekirdağ Tekirdağ’da doğurganlık hızı düşüyor Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tekirdağ’da 2025 yılında 11 bin 859 bebek dünyaya gelirken, ilin toplam doğurganlık hızı 1,37 çocuk olarak açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Tekirdağ İli Doğum İstatistikleri" bültenine göre, 2025 yılında Tekirdağ’da canlı doğan bebek sayısı 11 bin 859 oldu. Doğan bebeklerin 6 bin 30’unu erkek, 5 bin 829’unu ise kız bebekler oluşturdu. Türkiye genelinde ise 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Tekirdağ’ın toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,37 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oranla Tekirdağ, doğurganlık hızının en düşük olduğu 48’inci il oldu. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk olarak açıklandı. Uzmanlar, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un altında kalınmasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olurken, onu 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Tekirdağ’da kaba doğum hızı ise binde 9,9 olarak açıklandı. Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Tekirdağ bu oranla Türkiye sıralamasında 53’üncü sırada yer aldı. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı da Tekirdağ’da 27,6 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Tekirdağ ise bu alanda 29’uncu sırada yer aldı.
Bayburt Bayburt’ta öğrenciler ruh sağlığı konusunda bilgilendirildi Bayburt’ta lise öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimde ruh sağlığı sorunları, erken destek almanın önemi ve psikiyatrik hastalıklarda damgalamayla mücadele konularında bilgilendirme yapıldı. Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından Kop Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrencilere ’Psikiyatrik Hastalıklarda Damgalama ile Mücadele’ konulu eğitim verildi. Psikolog Zeynep Ayan Deligöz ve Sosyal Çalışmacı Esra Demir Gül tarafından verilen eğitimlerde, gençlik döneminde ruh sağlığının önemi, ruhsal hastalıklarda erken destek almanın gerekliliği ve toplumda damgalama kaygısının tedavi sürecine etkileri anlatıldı. Eğitimde, ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireyi değil, aile ve sosyal çevreyi de etkileyebildiğine dikkat çekilerek, öğrencilerin psikiyatrik hastalıklara karşı doğru bilgiyle hareket etmeleri gerektiği vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gençlerin karşılaştığı önemli sağlık sorunları arasında ruh sağlığı problemlerinin de yer aldığı belirtilen programda, 10-19 yaş grubundaki bireylerde ruhsal bozuklukların görülebildiği, bu sorunların erken dönemde ele alınmasının yaşam kalitesi açısından önem taşıdığı ifade edildi. Program kapsamında öğrenci ve öğretmenlere, ruhsal hastalıklara karşı önyargıların azaltılması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim kurulması konularında bilgilendirme yapıldı.