YEREL HABERLER - 22 Ocak 2013 Salı 14:57

DOKA HEYETİ GÜMÜŞHANE`DE YATIRIMLARI YERİNDE İNCELEDİ

A
A
A
DOKA HEYETİ GÜMÜŞHANE`DE YATIRIMLARI YERİNDE İNCELEDİ

Gümüşhane Valisi ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Dr. Yusuf Mayda, devletin ve hükümetin her alanda ve her düzeyde üretimi desteklediğini söyledi.
Vali Mayda, beraberinde DOKA Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hasan Irkın, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Başkanı İsmail Akçay, Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Metin Şeker ile DOKA tarafından desteklenen işletmelerde incelemelerde bulundu.
``GÜMÜŞHANE OLARAK BELLİ KONULARDA MARKA OLMAK İSTİYORUZ``
İlk olarak Organize Sanayi Bölgesinde Yaşar Yılmazer tarafından Tarım Bakanlığı`nın Kırsal Kalkınma Desteği ve DOKA`dan makine-teçhizat desteği alan pestil-köme üretim tesisinde incelemelerde bulunan Vali Mayda, Gümüşhane olarak belli konularda marka olmak istediklerini söyledi. Gümüşhane`nin marka ürünlerinden birisi olan pestil ve kömenin ilk kez vakumlu paketleme yöntemine DOKA`nın makine desteği ile kavuştuğunu kaydeden Vali Mayda, ürünlerin böylelikle raf ömrünün de uzadığını söyledi. Devletin ve hükümetin üretimi her alanda, her düzeyde desteklerini kaydeden Vali Mayda, ``Aşçının mahareti, elde mevcut olan ürünleri değerlendirerek bir yemek yapmasıdır. Girişimci arkadaşlarımızdan Yaşar Yılmazer de bu konuda örnek bir faaliyet gösterdi. Organize Sanayi Bölgesinde yer alan tesise Tarım Bakanlığı kaynakları ile Kırsal Kalkınma Desteği ve DOKA`dan makine teçhizat alımı konusunda destek sağlandı. Bu desteklerin hepsini devletimiz, hükümetimiz üreticimiz, sanayicimize sunuyor. Önemli olan bu destekleri bir araya getirip böyle güzel bir kuruluşu ortaya çıkarmak ve ekonomiye katkıda bulunmak. Tesisle hem kendisi gelir sağlayacak devlete vergisini ödeyecek hem de istihdamımızı geliştirecek`` dedi.
Günümüz şartlarında artık her alanda yenilik -inovasyon- anlayışının getirilmesinin önemine değinen Vali Mayda, bunun yanında Ar-Ge çalışmalarının geliştirilmesine de vurgu yaparak , ``Güzel ürünler üretiyoruz ancak bu ürünlerin hem dayanıklı olması hem de iyi pazarlanması söz konusu. Vakumlu sistem bu açıdan önem arz ediyor. Arzumuz şu: Bir ürünü üretiyoruz, onun yan sanayileri de gelişsin. İlimizde daha yeni istihdam alanları oluşsun. Çarpan etkisini de ekonomik anlamda devreye sokarak kartopunu büyütelim. Sürekli yuvarlayarak büyümesini sağlayalım. Tesis hem ilimiz hem de ülkemiz ekonomisine ciddi katkılar sağlayacaktır`` şeklinde konuştu.
Firmalara hep ileriyi düşünmeleri noktasında da çağrıda bulunan Vali Mayda, şunları söyledi: ``Üretimi güzel yapıyoruz, pazarlamada da sorunumuz yok ama biz kapasite artışı ile mutlak suretle ihracata yönelmemiz önem arz ediyor. Bu ikili bir gelişimi de sağlayacak. Hem ihraç edeceğiz hem de avantajlı olan ürünleri bu vesile ile ithal etmiş ve dışarıyı da tanımış olacağız. İlimize yatırım yapmak isteyen yatırımcılara da seslenmek istiyorum. İlimiz yatırımlar açısından teşvikte 5.sırada ama Organize Sanayi Bölgesi olduğu takdirde 6.bölge statüsünde işlem görüyor. Dolayısıyla hem vergiler hem de sigorta mevzuatı açısından çok avantajlı yatırım yapma imkanı doğuyor. Organize sanayi bölgemizde biz arsayı ücretsiz olarak tahsis ediyoruz. Bu şekilde devletimizin yine ilave teşvikleri de söz konusu oluyor. Ben yatırımcılarımızı yatırıma ve üretime davet ediyorum.``
``SEKTÖRE YENİLİK GELMESİNİ ÖNEMSİYORUZ``
DOKA Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım ise DOKA olarak kendileri için projelerin önemli noktalarından birisinin ``˜sektöre yenilik getirmesi` olduğunu söyledi. İşbirliği halinde rekabet kavramının yeni gelişen bir kavram olduğunu dile getiren Kaldırım, ``Birbirini aşağıya çeken rekabet değil işbirliği halinde sektörü yukarıya taşıyan rekabet. Dolayısıyla biz bunu burada gördük. Burada yapılması gereken bir kümelenme. Ortak tedarikle maliyeti düşürerek ortak pazarlama yapılacak. Pestil köme sektörü Gümüşhane için çok önemli. Belki buradan dünyaya açılmış olan bir marka çıkmış olacak. Bizim amacımız ajans olarak bölgeye yenilik getirmek. Katma değeri artıralım, var olan geleneksel sektörleri yenilikçi bir anlayışla dünyaya açalım ve markalaştıralım`` diye konuştu.
Dut pestilinin ana vatanı Gümüşhane`de pestil ve kömenin modern tesislerde üretildiğini görmekten son derece mutlu olduğunu ifade eden Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay ise merkezi hükümetlerin kendilerinin sürekli teşvik taleplerine kulak vererek gösterdikleri duyarlılık sonucunda Kırsal Kalkınma Projeleri kapsamında Tarım Bakanlığı ve DOKA`nın tarıma dayalı üretimle ilgili verdiği destekler sonucunda örnek işletmelerin açılmaya başlandığını söyledi.
Tüm bu destekler için hükümete teşekkür eden Akçay, şunları söyledi:
``Yapılan yatırımlarda işi yerinde görerek, yapılan yatırımların maksadına ulaşıp ulaşmadığını tespit etmek amacıyla yapmış olduğumuz inceleme ve denetleme gezisinden de ayrıca memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Bu desteklerin hükümetimiz tarafından devam ettirilmesinin ilimiz ekonomisine, üretim ve istihdamına çok önemli katkılar sağlayacağını hep beraber gördük. Bundan sonra da bu destek ve teşviklerin devam etmesi için siyasetçilerimizden ve merkezi hükümetten taleplerimiz olacaktır. Mutlaka bu tür desteklerle az gelişmiş olmaktan kurtulma imkanımız vardır. Ülkemizdeki gelişmişlik farklarının kaldırılmasına yönelik bu çalışmaları yürekten destekliyoruz.``
GÜMÜŞHANE`DE PESTİL-KÖME İLK KEZ VAKUMLU PAKETE GİRDİ
İşletme sahibi Yaşar Yılmazer ise Kırsal Kalkınma Desteklemeleri ve DOKA`ya sundukları projelerle deneme üretimlerine başladıklarını belirterek, üretimin tamamen hijyenik ortamda, Gümüşhane`de yeni bir teknikle vakumlanarak müşteriye sunmaya başladıklarını söyledi.
Yılmazer, deneme üretiminin ardından büyük marketlerde Gümüşhane`de üretilen vakumlu pestil ve kömenin raflarda görüneceğini belirterek, katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Günlük üretimin 750 kilogram dolayında olduğunu kaydeden Yılmazer, bunu yaz aylarında 1,5-2 tona çıkarabileceklerini söyledi. Gelecekte aylık 30-40 ton civarında pazara sunmayı planladıklarını dile getiren Yılmazer, diğer üreticilerin de vakum sistemine geçmesini isteyerek, ``Bu makineyi bütün üreticilerin kullanımına sunuyorum. Bu makineler bu şehrin bu memleketin makinesi, benim şahsıma ait değildir. Diğer üretici arkadaşlar vakumlu ürünlerini getirirse yardımcı olabiliriz`` ifadelerini kullandı.
Vali Mayda ve beraberindeki heyet daha sonra kent merkezinde üretim yapan ve DOKA`dan makine-teçhizat desteği alan başka bir işletmede incelemelerde bulundu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesinde başarıya katkı sağlayanlar onurlandırıldı Selçuk Üniversitesi (SÜ) tarafından düzenlenen "Selçuk Üniversitesi Ödülleri Töreni"nde akademik ve idari personel ile öğrencilerin bilimsel ve toplumsal alanlardaki başarıları ödüllendirildi. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Selçuk Üniversitesi’nin uluslararası başarı grafiğine ve üniversiteyi ileriye taşıyan mensupların emeğine dikkat çekti. Sultan Alparslan Kültür Merkezi’nde akademik ve idari personel ile öğrencilerin çalışmalarını desteklemek ve başarılarını teşvik etmek amacıyla düzenlenen törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Ak, Prof. Dr. Haldun Soydal, Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, Genel Sekreter Mustafa Karakışla, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitenin bilimsel üretim gücünün ve uluslararası görünürlüğünün her geçen yıl arttığını belirtti. Prof. Dr. Yılmaz, "Selçuk Üniversitesi olarak bilimsel çalışmanın hayatın içinde karşılık bulmasına büyük önem veriyoruz. Laboratuvarda üretilen bilginin topluma ulaşmasını; kampüste başlayan bir fikrin şehrimize, ülkemize ve insanlığa katkı sunmasını istiyoruz. 65 bini aşan öğrencimiz, 500 bine yaklaşan mezunumuz, güçlü akademik kadromuz ve araştırma altyapımızla Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumlarından biriyiz. Uluslararası kuruluşların dünya üniversiteleri sıralamasında 1001-1200 bandında, Türkiye’de ise 16. sırada yer alıyoruz. Uluslararası indekslerdeki bilimsel yayın sayımız 2025 yılında yüzde 21 artarak bin 950’ye yükseldi. TÜBİTAK 2209 öğrenci projelerinde Türkiye birincisi olmamız da üniversitemizin araştırma ve proje kültüründeki başarısını ortaya koymaktadır. Ülkemiz yükseköğretim kurumlarının ve üniversitemizin son yıllarda elde ettiği tüm bu başarılarda; ortaya koyduğu vizyon, belirlediği hedefler ve sağladığı imkanlarla bizlere rehberlik eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Üniversitenin başarısında emeği bulunan tüm mensuplara teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Yılmaz, "Bir üniversiteyi güçlü kılan, o kurumun her kademesinde fedakarca çalışan insanların emeğidir. Bilimsel çalışmalarıyla uluslararası literatüre katkı sunan, proje üreten, patent geliştiren, toplumsal sorunlara çözüm arayan akademisyenlerimiz; görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren idari personelimiz ve üniversitemizi başarıyla temsil eden öğrencilerimiz Selçuk Üniversitesinin en büyük gücüdür. 51 yıldır bu köklü yükseköğretim kurumuna katkı sunan tüm mensuplarımıza, paydaşlarımıza ve bugün ödül alan çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. Program kapsamında; Araştırma Performans, Proje, Yayın ve Atıf, Toplumsal Katkı, Üstün Başarı, Vefa Ödülleri ile Öğrenci Toplulukları ve Kulüp Faaliyetleri Ödülleri başta olmak üzere farklı kategorilerde ödüller takdim edildi.
Kastamonu Türk Mutfağı Haftası’nda genç şefler hünerlerini sergiledi Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Liseli Şefler Yarışıyor" yarışmasında öğrenciler, yaptıkları yemekle birinci gelebilmek için birbirleriyle kıyasıya yarıştı. 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında, Türk mutfağının sağlıklı ve geleneksel yönlerini vurgulamak amacıyla düzenlenen "Liseli Şefler Yarışıyor Yemek Yarışması", Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kastamonu genelindeki 3 ilçeden 9 lisenin katıldığı organizasyonda toplam 36 öğrenci; çorba, ana yemek ve tatlı kategorilerinde kıyasıya mücadele etti. Etkinlik, Anadolu Yemekleri Fotoğraf Sergisi ile başladı. Serginin açılış konuşmasını yapan Turizm Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Çağdaş Aydın, Türk mutfağı temalı bir fotoğraf yarışması düzenlediklerini, bu yarışmanın üç farklı kategoride gerçekleştirildiğini ve bunlardan birinin öğrencilere yönelik olduğunu belirtti. Doç. Dr. Aydın, ayrıca fotoğraf yarışmasına ait serginin fakültede ziyaret edilebileceğini ifade ederek, ilgilileri davet etti. Serginin ardından yapılan açılış programında konuşan Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Serkan Çalışkan ise, "Her yıl düzenlemiş olduğumuz liseli şefler yarışmasını yine Türk Mutfağı Haftası kapsamında bu yılda düzenledik. Bu yıl yarışmamıza 3 farklı ilçeden, Taşköprü, Tosya ve Merkez ilçe olmak üzere 9 farklı lisemiz katıldı. Her liseden 4’er kişiden oluşan öğrencilerimiz çorba, ana yemek ve tatlı kategorilerinde yarıştılar. Öğrencilerimize bu değerlendirmeleri sonucunda da ödülleri takdim edildi. Her bir kategoride birinci, ikinci, üçüncülük ödülleri verildi. Her yıl düzenlenen Türk Mutfağı Haftası kapsamında ‘Sofrada Miras’ temasıyla haftamızı kutluyoruz. Öğrencilerimizin yemek yapmalarını, mutfağı tanımalarını, Türk mutfağına olan ilgi ve alakanın artmasını devam etmesini sağlamayı amaçlıyoruz. Geçmiş yıllarda burada bizim yapmış olduğumuz yarışmaya katılan öğrencilerden gastronomi mutfak sanatları bölümümüzü tercih eden öğrencilerimiz var. Örneğin geçen sene Mustafa Kaya Anadolu Lisesi adına yarışmaya katılan öğrencilerimiz burada gastronomi mutfak sanatları bölümünde öğrenim görüyorlar. Bu durum yarışmanın da aslında amacına ulaştığının bir göstergesidir. Türk mutfak kültürünü yaşatma adına bu etkinliği yapmış olmaktan biz oldukça mutluluk duyuyoruz. Yarışma kapsamında öğrencilerimiz saat 9.30’da alana alındı. Yarışmamız saat 10’da başladı. İki saatlik süren yarışmamız saat 12.00 itibariyle sonlandı. Sonlanmanın akabinde ise jüri değerlendirmesi başladı. Beş kişiden oluşan jürimizin içerisinde yiyecek-içecek hizmetleri öğretmeni, bir otelimizin baş aşçısı, fakültemizden bir araştırma görevlisi iye sosyal medyada yemek üzerine oldukça yüksek takipçiye sahip sosyal medya fenomenleri bulunuyor. Onlar, öğrencilerimizin yapmış oldukları yemekleri değerlendirdiler. Bu değerlendirmeleri yaparken oldukça yapıcı konuşmalar gerçekleşti. Bu yapıcı konuşmalarda öğrencilerin Türk mutfağına olan ilgisini, alakasını arttıracak diyaloglar gerçekleşti. Bu yarışmayı biz, ilk olarak 2023 yılında yapmaya başladık. 2023 yılında oldukça geniş katılımlı, 36 okulun katılımı ile yapılan bir yarışmaydı. Yaklaşık 8 gün sürdü. 2024 yılında bu yarışmayı tekrarlamadık. Çok güzel bir yarışma olmuştu 2023’te ve 2024’te de neden tekrarlanmadığına ilişkin, özellikle lise öğrencilerimizden istekler geldi. 2024 yılında tekrar başladık ancak bu kez haftada 8 gün değil de 1 gün olarak yapıldı. Sadece tek bir gün yapıldı. Yine biz bu yıl dördüncüsünü düzenliyoruz bu yarışmanın" dedi. Doç. Dr. Çalışkan, etkinliğin uzun süren hazırlıkların ardından hayata geçirildiğini belirterek yarışmaya katılan öğrencilere teşekkür etti. Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burhan Sevim ise, Türk mutfağının dünya mutfakları arasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Mutfağın yalnızca bir beslenme aracı değil; aynı zamanda tarih, coğrafya, kültür, inanç ve gelenekleri yansıtan bir hafıza olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sevim, Türk mutfağının Orta Asya’dan günümüze uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek tüm öğrencilere başarılar diledi. Kastamonu Hüma Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Zeynep Güntürk, "Yemeğimizde çökertme kebabı, Süleymaniye çorbası, dondurmalı irmik helvası yaptık. Buraya kazanmak için geldik, kazanıp da gideceğiz inşallah. İddialıyız. İki saat içinde yarıştık. Gerçekten çok zorluydu, çekişmeli geçti. Malzeme konusunda sıkıntımız yoktu aslında ama ortam çok geriyor bazen insanı. Eğlenceliydi gerçekten. Adrenalin gerçekten çok yüksekti ama çok eğlendik. Hep beraber vakit geçirdik, hem yarıştık hem yemek yaptık" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen ödül töreninde, çorba kategorisinde Kastamonu Anadolu İmam Hatip Lisesi "Son Tabak" takımı Kara Çorba ile üçüncü, Pervaneoğlu Ali Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi "Master PAMTAL" takımı Köfteli Şehriye Çorbası ile ikinci, Kastamonu Göl Anadolu Lisesi ise Karalahana Pancar Çorbası ile birinci oldu. Ana yemek kategorisinde, Tosya Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi "Ehl-i Lezzet" takımı bostan kebabı, pilav ve sumaklı salata ile üçüncülük elde etti. Hüma Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi "Lezzet-i Hümayun" takımı çökertme kebabı ile ikinci sırada yer alırken, Sevim Tokatlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mutancana yemeğiyle birincilik ödülünü kazandı. Tatlı kategorisinde ise Aytaç Eruz Anadolu Lisesi "Anadolu Ateşi" takımı damla sakızlı muhallebi ile üçüncü oldu. Mustafa Kaya Anadolu Lisesi "Kastramoni" takımı Üryani soslu siyez kıtırlı muhallebi ile ikinciliği elde ederken, 10 Aralık Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi keşkül ile birincilik ödülünün sahibi oldu.
Bolu Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Demirkol, Türkiye’nin yerli ultrason üretimine başlayacağını duyurdu Bolu’da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı’na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul’daki cerrahların Muş’taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu. Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu’da düzenlenen "İhtisas Akademi 26" programında öğrencilerle buluştu. Türkiye’nin ultrason cihazı üretiminde, kanser ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T sisteminde hem de yenilikçi tedavilerde gelinen son noktayı aktaran Demirkol, dün 5G teknolojisiyle sağlık alanında yapılan başarılı bir tedaviden bahsetti. Programda İhtisas Akademi’nin sinevizyon gösterisi de izletildi. "Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor" Türkiye’nin kendi ultrason cihazını üretmeye başlayacağını ve önümüzdeki yılda 700 adet ultrason cihazının Sağlık Bakanlığı bünyesine kazandırılacağını açıklayan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, "Artık sağlık alanında kendi kalp akciğer pompamızı yapıyoruz. 2 hafta önce Sayın Bakanımızın hem Kore hem de Çin firmasıyla imzalamış olduğu anlaşma gereği, artık Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor. Böylelikle önümüzdeki yılda 700 tane ultrasonu Sağlık Bakanlığına bu protokol yapılan firmalar teslim edecekler. Şu anda CAR-T (Kimerik Antijen Reseptörü T-hücre) sistemi dediğimiz, özellikle lösemi ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T çalışması Ankara Etnik Şehir Hastanesi’mizde başladı. Bu sistem Türkiye’de ve dünyada gelecek 10 yılın en önemli kanser tedavilerinden biri olacak. Hem ultrasonda hem CAR-T’de hem de yenilikçi tedavilerde Türkiye, üreten sağlık olarak özellikle savunma sanayiinde aldığımız yolun çok daha ötesine gitmeyi hedefliyor" dedi. 5G teknolojisiyle uzaktan böbrek ameliyatı yapıldı Türkiye’nin yeni geçtiği 5G teknolojisi sayesinde uzaktan başarılı bir böbrek ameliyatı yapıldığını aktaran Demirkol, "Dün Muş Devlet Hastanesi’nde İstanbul Üniversitesi’ndeki hocalarımızın 5G teknolojisiyle İstanbul’dan Muş’a bağlanarak robotla başarılı bir böbrek ameliyatı yapması sağlandı. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Türkiye’nin gelişen teknolojisinde, 5G teknolojisiyle bu uzaktan telecerrahi işlemlerini artırarak devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu. Programa Yatırım Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Fidan, BAİBÜ Rektör yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.