- 16 Ekim 2022 Pazar 09:34

Putin’den önce düşünmüşler

A
A
A
Putin’den önce düşünmüşler

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Avrupa’ya tedarik için Türkiye’de büyük bir doğalgaz merkezi kurulabilir” ifadelerinden 3 ay önce Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesindeki bilim insanlarının ‘Avrasya Enerji Güvenliğinde Merkez Ülke Türkiye’ isimli yüksek lisans tezi hazırladığı ortaya çıktı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Avrupa’ya tedarik için Türkiye’de büyük bir doğalgaz merkezi kurulabilir” ifadelerinden 3 ay önce Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesindeki bilim insanlarının ‘Avrasya Enerji Güvenliğinde Merkez Ülke Türkiye’ isimli yüksek lisans tezi hazırladığı ortaya çıktı.


Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Enerji Sistemleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Nafiz Maden’in danışmanlığında geçtiğimiz Temmuz ayında tamamlanan ‘Avrasya Enerji Güvenliğinde Merkez Ülke Türkiye’ isimli yüksek lisans tezi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Avrupa’ya tedarik için Türkiye’de büyük bir doğalgaz merkezi kurulabilir” söylemlerinin ardından gündeme geldi.


Prof.Dr. Maden ve danışmanlığını yaptığı öğrencisi Halil Önder tarafından hazırlanan tezde hazırlanan boru hattı projeleri ve doğalgaz depolama merkezinin kurulacağı alanlar benzerlik gösteriyor.


Projenin hayata geçirilmesi durumunda her türlü desteği sağlayabileceklerinin altını çizen Prof. Dr. Nafiz Maden, “Türkiye dün Avrupa’yı, Dünya’yı açlıktan koruduğu gibi bugün de Avrupa’yı kışın soğuktan koruyacak bir ülke olduğunu tüm dünyaya ispat etti” dedi.


Proje detayları ile hazırladıkları tez arasında büyük oranda benzerlikler olduğunu dile getiren Prof.Dr. Maden, “Geçtiğimiz temmuz ayında tezimiz bitti. Bahsedilen tez tam da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında konuşulan konuyla ilgiliydi. Hatta tezimizin ismi de denk düşüyor. Bizim tezimizin ismi ‘Avrasya Enerji Güvenliğinde Merkez Ülke Türkiye’ ve bir de bununla ilgili doğalgaz hattı projesi tasarladık bu tasarımın güzergahı da yine söylenen Trakya dağıtım üstü olacak gibi söylemlerle de denk düşüyor. Bunu bir öngörü olarak değil tamamen bilimsel çalışmalarla yaptık. Şu anda Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşta Avrupa’ya doğalgaz sevkiyatı neredeyse bitmek üzere dolayısıyla Avrupa Birliği ülkeleri bu kışı soğuk bir ortamda üşüyerek geçirecek. Önceki gün Astana’da yapılan toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in önerisiyle Türkiye üzerinden Rus doğalgazının Avrupa’ya ulaştırılması amacıyla bir öneri yapıldı. Tabi ki Cumhurbaşkanımız bunu olumlu karşıladı çünkü Türkiye daha önce tahıl koridoru ve düzensiz göçler ile ilgili yaptığı çalışmalar nedeniyle güvenilir bir ülke olduğunu gösterdi. Dün Avrupa’yı, Dünya’yı açlıktan koruduğu gibi bugün de Avrupa’yı kışın soğuktan koruyacak bir ülke olduğunu tüm dünyaya ispat etti” dedi.



Projeyi 3 ay öncesinden hazırlamışlar


Türkiye’nin merkez ülke konumunda bulunduğu bir oluşumla projenin maliyetinin karşılanabileceğinin altını çizen Prof.Dr. Nafiz Maden, “Biz üç farklı güzergah şeklinde Avrupa’ya Trakya üzerinden bu doğalgazın dağıtımını sağlayacağız. Kuzey, Güney ve Orta kollarla. Güney kol İtalya’ya gidecek, Orta kol Bulgaristan, Arnavutluk, Kosova, Makedonya üzerinden Sırbistan ve diğer ülkelere gidecek, Kuzey kol da Romanya, Slovenya, Macaristan ve daha ilerisi Almanya’ya kadar ulaştırılacak bir proje şeklinde düşündük ve bunu da Temmuz 2022 tarihinde tamamladık. Şu anda da tezimiz YÖK’e iletildi orada da en kısa sürede arşive verilecek. Biz projeyi gerçekleştirirken 50 milyar metreküplük bir proje olarak gerçekleştirmiştik, ilave yatırımlarla bunun 75 milyar metreküpe kadar çıkarılmasını öngördük. Yapılan açıklamada Türkiye üzerinden 63 milyar metreküplük bir doğalgaz iletilebileceği söylendi dolayısıyla burada da bir benzerlik ortaya çıkıyor. Burada maliyet konusunda uluslararası bir konsorsiyum veya şirketin kurulması gerekiyor. Hem arz ülkelerinin hem talep ülkelerinin Türkiye’nin içinde bulunduğu hatta Türkiye’nin burada merkez ülke olduğu bir şirketin olması gerekiyor. Bu şirket aracılığıyla bu projenin hayata geçirilmesi gerekiyor. Buradaki finansal kaynak temini en önemli meselelerden biri bu nedenle hem kaynak hem de talep ülkelerinin bu projeye finansal anlamda katkı sunması bunun öncesinde de güvence beyanı sunması gerekiyor ülkemize. Bu güvence beyanı verildikten sonra projeden vazgeçen ülkelere mali olarak yaptırım uygulanması gerekiyor ki diğer ülkelerin bu durumdan en az zarar görmesi sağlanmış olsun” diye konuştu.



"Bu proje hayata geçtiğinde ülkemiz güvenilirliğini pekiştirecektir”


Projenin Türkiye’nin güvenilir bir ülke olduğu algısını pekiştireceğini ifade eden Maden, “Bu proje bize jeopolitik ve stratejik olarak katkı sağlayacak. Bir defa bizim güvenilir bir ülke olduğumuz aşikar olacak. Tüm dünya tarafından bu kabul edilmiş buna bir katkı daha sunacak. Hem düzensiz göç hem tahıl koridoru hem de bu proje hayata geçtiğinde ülkemiz güvenilirliğini pekiştirecektir. Bizi artık transit geçiş ülkesi olmak yerine merkez ülke olma konumuna getirecek. Oyun kurucu devlet statüsüne gelmemizi sağlayacak. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın böyle bir projeye imza atmalarını da memnuniyetle karşılıyorum. Bu proje barışa ve huzura katkı sağlayacaktır. Ülkelerin sosyo kültürel hatta kardeşlik bağlarının güçlenmesini sağlayacaktır. Bu anlamda da biz ülkemize her türlü katkıyı koymaya hazırız. Gerek projenin fizibilite çalışması ve diğer çalışmalarda devletimizin hizmetindeyiz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Geleceğin hekimleri ‘Beyaz önlük’ giydi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimlerine başlayan 1. sınıf öğrencileri için ‘Beyaz Önlük Giyme Töreni’ düzenlendi. Törende akademik unvanları yükselen öğretim üyeleri yeni cübbelerini giyerken, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlerin ödülleri verildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri salonunda gerçekleştirilen tören, akademisyenler, öğrenciler ve ailelerin yoğun katılımıyla yapıldı. Törenin açılışında Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından verilen mini konserin ardından Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş konuşma yaptı. ‘Beyaz önlük giyme’ töreninde konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, "Tıp, hem teorik donanım, hem de pratik beceri gerektiren bir alan olmanın ötesinde, insana dokunan, insan hayatını merkeze alan sabır, merhamet ve sorumluluk duygusunu birlikte taşıyan çok özel bir meslektir. Bir hekimin attığı her adım, verdiği her karar, bir insanın hayatına doğrudan etkiler. Çünkü hayatımızın her safhasında tıbbın farklı branşlarını temsil eden hekimlerle hepimiz bir şekilde karşılaşıyoruz. Bugün giyeceğiniz beyaz önlük yalnızca bir kıyafet değildir. O önlük bilginin, sorumluluğun, cesaretin, güvenin ve insan hayatına duyulan saygının sembolüdür. Bu önlüğü taşımanın onurunu yaşarken, aynı zamanda onun gerektirdiği sorumluluğun da farkında olacağınıza inanıyorum. Sizlerden beklentimiz bilimin ışığında ilerleyin, mesleki etik değerlerinden taviz vermeyin, insan hayatını her şeyin üzerinde tutan hekimler olmanızdır. Hastalarınızla kuracağınız güçlü iletişim, zarafet ve nezaketiniz, mesleki bilgi ve beceriniz ile bir araya geldiği zaman muhataplarınızın nezdinde nasıl bir kahramana dönüştüğünüzü hayatınız boyunca sıkça göreceksiniz. Bu vesileyle büyük bir özveriyle çalışan tüm hekimlerimizin ve sağlıkçılarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum. Hepinize önünüzdeki yaşamınızda üstün başarılar diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından MSKÜ Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerine beyaz önlükleri Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar ve törene katılan protokol üyeleri tarafından giydirildi.
Muş "Baharın habercisi" leylekler Muş Ovası’na gelmeye başladı Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Muş Ovası, baharın habercisi olarak bilinen leylekleri ağırlamaya başladı. Kışı sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte göç ederek yeniden Muş’a geldi. Kış aylarını sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte Muş Ovası’ndaki yuvalarına dönmeye başladı. Göç yolculuklarını tamamlayarak Muş Ovası’na ulaşan leylekler, köylerde daha önce yaptıkları yuvalarına yerleşmeye başladı. Köylerdeki elektrik direkleri, cami kubbeleri ve ev çatılarına kurdukları yuvalarına yerleşen leylekler, ovada baharın gelişini müjdeledi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bahar mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bölgeye gelen leylekler, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların ilgisini çekti. Muş Ovası’nın geniş sulak alanları ve doğal yaşamı, leyleklerin konaklaması ve beslenmesi için uygun bir ortam sunuyor. Bu nedenle her yıl çok sayıda leylek göç döneminde ovaya gelerek burada yuva kuruyor. Baharın müjdecisi olarak bilinen leyleklerin köye gelmeye başladığını söyleyen Mehmet Çelebi, "Baharın müjdecisi olan leylekler köyümüze gelmeye başladı. Leyleklerin gelmesiyle birlikte inşallah bahar da gelecek. Köyümüzde kalıyorlar, burada yuvalarını yapıp yavruluyorlar. Yavrular büyüdükten sonra ise tekrar göç yoluna çıkıyorlar" dedi. Leyleklerin köye gelmesine çok sevindiklerini dile getiren vatandaşlardan Kemal Kaya, "Leylekler köyümüze gelmeye başladı. Baharın müjdecisi olan leylekler şu an köyümüzde. Onlar geldiğinde baharın geldiğini hissediyoruz. Leyleklerin gelişine çok seviniyoruz çünkü baharın geldiğini gösteriyor. Leylekler çok neşeli hayvanlardır, biz de onları çok seviyoruz. Şimdiden yuvalarını yapmaya başladılar" şeklinde konuştu.