ÇEVRE - 13 Mart 2026 Cuma 18:11

"Baharın habercisi" leylekler Muş Ovası’na gelmeye başladı

A
A
A
"Baharın habercisi" leylekler Muş Ovası’na gelmeye başladı

Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Muş Ovası, baharın habercisi olarak bilinen leylekleri ağırlamaya başladı. Kışı sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte göç ederek yeniden Muş’a geldi.


Kış aylarını sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte Muş Ovası’ndaki yuvalarına dönmeye başladı. Göç yolculuklarını tamamlayarak Muş Ovası’na ulaşan leylekler, köylerde daha önce yaptıkları yuvalarına yerleşmeye başladı. Köylerdeki elektrik direkleri, cami kubbeleri ve ev çatılarına kurdukları yuvalarına yerleşen leylekler, ovada baharın gelişini müjdeledi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bahar mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bölgeye gelen leylekler, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların ilgisini çekti. Muş Ovası’nın geniş sulak alanları ve doğal yaşamı, leyleklerin konaklaması ve beslenmesi için uygun bir ortam sunuyor. Bu nedenle her yıl çok sayıda leylek göç döneminde ovaya gelerek burada yuva kuruyor.


Baharın müjdecisi olarak bilinen leyleklerin köye gelmeye başladığını söyleyen Mehmet Çelebi, "Baharın müjdecisi olan leylekler köyümüze gelmeye başladı. Leyleklerin gelmesiyle birlikte inşallah bahar da gelecek. Köyümüzde kalıyorlar, burada yuvalarını yapıp yavruluyorlar. Yavrular büyüdükten sonra ise tekrar göç yoluna çıkıyorlar" dedi.


Leyleklerin köye gelmesine çok sevindiklerini dile getiren vatandaşlardan Kemal Kaya, "Leylekler köyümüze gelmeye başladı. Baharın müjdecisi olan leylekler şu an köyümüzde. Onlar geldiğinde baharın geldiğini hissediyoruz. Leyleklerin gelişine çok seviniyoruz çünkü baharın geldiğini gösteriyor. Leylekler çok neşeli hayvanlardır, biz de onları çok seviyoruz. Şimdiden yuvalarını yapmaya başladılar" şeklinde konuştu.



"Baharın habercisi" leylekler Muş Ovası’na gelmeye başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Bakan Yumaklı: "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi ziyarette bulunmak için Gümüşhane’ye geldi. İlk olarak Gümüşhane Valiliğini ziyaret eden Bakan Yumaklı program kapsamında sırasıyla AK Parti Tekke Belde Başkanlığı, Gümüşhane Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, AK Parti İl Başkanlığı, MHP İl Başkanlığı ve Gümüşhane Belediyesi’ni ziyaret etti. Sektör Paydaşları Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına İlber Ortaylı için başsağlığı dileyerek başlayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Buraya gelirken ülkemizin yetiştirdiği çok önemli değerlerden, çok kıymetli tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberini aldım. Rabbim kendisine rahmetiyle muamele eylesin. Gerçekten bazen toplumda kayıplar olur, üzüntü tarif edilir gibi değildir. Çünkü sadece bir vatandaşımızın, bir insanımızın hayatını kaybetmesi değil; bir değerin gitmesidir. Ama ben inanıyorum ki İlber Ortaylı hocamızın yetiştirmiş olduğu öğrencileri de bu ülkeye nice İlber Ortaylılar hediye etmiş olacaktır. Ben tekrar kendisine Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Sevenlerine, yakınlarına ve ailesine de başsağlığı diliyorum" dedi. "Risklere karşı yol haritalarımızı belirledik" İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaş ile birlikte ortaya çıkabilecek riskler noktasında yol haritalarının belirlendiğini ifade eden Bakan Yumaklı, "Dünyada yaşanan gelişmeleri hakikaten takip etmekte hepimiz zorlanıyoruz. ‘Yeni normal’ dediğimiz unsurlar artık bizi bütün alışkanlıklarımızdan başka yerlere doğru getirmiş durumda. Elbette ki tarım ve orman sektörü, yani tarım, orman ve su olarak ifade ettiğimiz bu sektör, yeni normal dediğimiz bu unsurlardan çok yakından etkilenmeye başladı. Önce pandemi vardı. Daha sonra hâlâ 5 yıldır devam eden bir Rusya-Ukrayna savaşı var. Suriye’deki iç savaş devam ediyor. Daha sonrasında herkesin ‘Hakikaten bu kadar da olur mu?’ dediği Venezuela’daki hadiseler oldu. En son ise bugün İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaşa şahit oluyoruz. Biz elbette devlet olarak, hükümet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde bütün riskli alanları önceden değerlendirerek herhangi bir riskin ortaya çıkma ihtimalinde ne yapacağımızı belirlemiş durumdaydık. Her bir riskin ortaya çıkma ihtimali değerlendirildikten sonra yol haritalarımızı belirlemiş olduk" diye konuştu. "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaşla birlikte gübre ve gübre hammaddeleri tedariki ile ilgili tedbirlerin önceden alındığını ve herhangi bir olumsuzluk olmadığını belirten Yumaklı, "Özellikle İran ile Amerika ve İsrail arasındaki savaş sonrasında Türkiye’de ‘Acaba yeteri kadar gübre ya da gübre hammaddesi var mı, olacak mı? Bir sıkıntı yaşayacak mıyız?’ konusu konuşuldu. Ben şunu ifade etmek istiyorum; gübre ve gübre hammaddeleri tedarikimizi zaten yapmıştık. Bunu tekrar ifade etmek isterim. Hatta Cumhurbaşkanımız da kabine toplantısı sonrasında bunu tekrar dile getirdi. Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok. Bu kapsamda arzı artırma yönünde bazı tedbirler de aldık. Bunlar zaten bizim planladığımız hususlardı. Alternatif ülkelerden gübre tedarikinin gerçekleştirilmesi için Ticaret Bakanlığımızla birlikte karar alarak bazı ülkelere uyguladığımız gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz bazı gübre çeşitlerinin ihracatını durdurduk. Böylelikle bu ürünlerin yurt içerisinde daha fazla kullanılmasını sağlamış olduk. Antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden transit ticaretini ve yeniden ihracını da bu vesileyle durdurmuş olduk. Son olarak aldığımız başka bir tedbirle, 10 yıldır kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanımına geçici olarak izin verdik. Bütün bu uygulamaların tamamı Çiftçi Kayıt Sistemi ve Gübre Takip Sistemi üzerinden takip edilecek. Amonyum nitratla ilgili olarak da söylüyorum; 30 Mayıs’a kadar takip edeceğiz. Ülkemizin etrafındaki bu ateş çemberinden bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde en az etkilenecek şekilde tedbirlerimizi alıyoruz. Tarımsal üretim açısından ve gıda arz güvenliği açısından hiçbir problemimiz yoktur; altını çizerek ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.