EĞİTİM - 05 Kasım 2022 Cumartesi 09:11

Anaokulu öğrencilerine hayvan sevgisini atlarla aşıladılar

A
A
A
Anaokulu öğrencilerine hayvan sevgisini atlarla aşıladılar

Gümüşhane’de anaokulu öğrencileri hayvan sevgisini atlarla tattı.

Gümüşhane’de anaokulu öğrencileri hayvan sevgisini atlarla tattı. Okul bahçesine gelen atlara binmek için birbiriyle yarışan miniklerin heyecanı renkli görüntüler oluşturdu.


Kent merkezinde bulunan Şehit Murat Akçay Anaokulunda eğitim gören minik öğrenciler ‘Haftanın Çocuğu’ projesi ile hayvanları tanıyor. Proje çerçevesinde bu hafta kendisine sıra gelen Amine Canlı ise babası Abdulkadir Canlı’nın atlarıyla okula gelerek arkadaşlarına atları tanıttı. Okulun bahçesinde atları gören minikler sabırsızlıkla atlara binmeyi beklerken heyecanları izleyenlerin yüzünde tebessüm oluşturdu.



“Çocuklar gibi ben de heyecanlandım”


Minik öğrencilerin atları görünce çok mutlu olduğunu ifade eden Şehit Murat Akçay Anaokulu öğretmeni Özlem Yılmaz Cömert, “Şu anda okulumuzun bahçesine 2 tane at getirdik ve çocuklarımız atlara biniyorlar. Biz okulumuzda haftanın çocuğu projesini yürütüyoruz her hafta bir çocuğumuz başkan oluyor sınıfta ve haftanın bir gününde hayvan tanıtımı yapıyor. Bugün de sıra Amine Canlı’daydı babasının atları olduğu için okula atlar getirdiler. Çocuklardan çok ben de çok heyecanlandım. Hepimiz çok mutluyuz ve çok memnunuz zaten bugünü iple çektik” diye konuştu.



“Atların ne kadar merhametli olduklarını göstermek istedik”


Çocuklara hayvan sevgisini aşılamak için atlarıyla kızının okuluna gelen Abdulkadir Canlı, “Velisi olduğum kızımın haftalık çocuk günüydü. Okul müdürümüz ve öğretmenimiz benden böyle bir talepte bulundular atlarını getirir misin diye biz de olur dedik. Bugün de atlarımız getirdik çocuklara at ve hayvan sevgisini, hayvanların ne kadar merhametli ne kadar güzel olduklarını hele atın vurgusunu yapmak istedik. Emeği geçen herkese çok çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.


5 yaşındaki anaokulu öğrencisi Aziz Emir Buğra da “Okulumuzda atlar olduğu için çok güzel bir his hissediyorum. Atların hangi yemekleri yediklerini biliyorum. Atlar çiftlikte yaşarlar. Atları ilk defa görüyorum, ata ilk defa bindim. Ben de at almak istiyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Tarımda Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Çözüm Önerileri CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapısını tarım sektörüyle buluşturdu. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle CW Enerji ev sahipliğinde düzenlenen "Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Tarımda Kullanım Olanakları" başlıklı çalıştayda, güneş enerjisinin tarımsal üretimde sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, tarımda sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odağında önemli bir bilgi paylaşım platformu sundu. Program, katılımcıların CW Enerji/ısı showroom alanı ile SolarCell ve alüminyum üretim hatlarını kapsayan tesis gezileriyle başladı. Üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı bulan katılımcılar, yerli, inovatif enerji teknolojileri hakkında detaylı bilgi aldı. Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapılarını tarım sektörüyle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Tarım sektörüne yönelik geliştirdikleri sistemleriyle de fark oluşturduklarına dikkat çeken Sarvan, "Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor. Biz de geliştirdiğimiz sistemlerle tarımda verimlilik artışı ve çiftçilerin enerji maliyetlerinin azaltılmasını hedefliyoruz. CW Enerji olarak, ürettiğimiz ürünlerle tarım ekosistemine de katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve çevresel etkilerin azaltılması, sürdürülebilir gelecek vizyonumuzun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz çözümlerle; sulama sistemlerinden seracılığa, depolama alanlarından tarımsal işletmelere kadar geniş bir ölçekte güneş enerjisinin etkin kullanımını destekliyoruz" dedi. AR-GE ve üretim güçleri sayesinde tarım odaklı uygulamaları hayata geçirdiklerini ifade eden Sarvan, şunları kaydetti: "Tarıma yönelik sistemlerimizle çiftçilerimizin enerjiye daha erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Tarım alanlarında enerji bağımsızlığını güçlendiren projelerimizle hem üreticilerimizin rekabet gücünü artırıyor hem de ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine katkıda bulunuyoruz. Güneş enerjisinin tarımda yalnızca bir enerji kaynağı değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve sosyal bir değer oluşturduğumuza da inanıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmayı, bilgi paylaşımını güçlendiren ve tarımda yenilenebilir enerji farkındalığını artıran önemli bir adım olarak görüyoruz. CW Enerji olarak, bundan sonra da tarım sektörüyle birlikte hareket ederek sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına öncülük etmeye devam edeceğiz." Uzman akademisyenlerden tarımda güneş enerjisi ve teknoloji odaklı sunumlar Program kapsamında Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli, enerji depolama sistemleri, fotovoltaik panellerin tarımda kullanımı, solar sulama çözümleri, sera uygulamaları, ısı pompası sistemleri, off-grid tarımsal çözümler ve tarımda dijital dönüşüm başlıklarında uzman akademisyenler ve CW Enerji yöneticileri tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi ve ODTÜ GÜNAM’dan akademisyenlerin de katılım sağladığı seminerde, güneş enerjisinin tarımsal üretimde iklimlendirme, sulama ve enerji bağımsızlığı gibi alanlarda sağladığı avantajlar paylaşıldı. CW Enerji yetkilileri, tarım sektöründe yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasının hem üreticilerin rekabet gücünü artıracağını hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Ayrıca bu etkinlikte, Türkiye’de fotovoltaik enerji sistemlerin tarımsal uygulamalara entegrasyonu için mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik ortak çalışmaların da tohumları ekildi. Etkinlik, katılımcılar arasında gerçekleşen değerlendirmelerle sona erdi.
Samsun Eski kız arkadaşına uyuşturucu tuzağı kurdu, gerçeği polis ortaya çıkardı Samsun’un Çarşamba ilçesinde bir ikamete uyuşturucu bırakılarak yapılan ihbarın arka planında planlı bir kumpas olduğu, narkotik polisinin titiz çalışmasıyla ortaya çıkarıldı. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Çarşamba ilçesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, uyuşturucuya ilişkin yapılan bir ihbar üzerine Ö.T. (45) isimli kadının ikametinin müştemilatında arama yapıldı. Aramada 1 kilo 398 gram 93 miligram esrar maddesi ile 1 adet hassas terazi ele geçirildi. İlk etapta uyuşturucu madde bulundurma kapsamında işlem yapılan Ö.T. hakkında adli süreç başlatıldı. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla soruşturmayı derinleştiren narkotik ekipleri, yürütülen uzun soluklu ve çok yönlü çalışmalar sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin Ö.T.’ye ait olmadığını tespit etti. Yapılan incelemelerde olayın planlı şekilde kurgulandığı belirlendi. Elde edilen deliller doğrultusunda, olayın asıl şüphelisinin Ö.T.’nin eski erkek arkadaşı H.K. (45) olduğu ortaya çıkarıldı. Şüphelinin gece saatlerinde siyah bir poşet içerisinde uyuşturucu maddeyi Ö.T.’nin ikametinin müştemilatına bıraktığı ve ardından yetkililere ihbarda bulunduğu tespit edildi. H.K.’nın uyuşturucu poşetini taşıma anı ise saniye saniye güvenlik kamarasına yansıdı. Saha çalışmaları ve deliller doğrultusunda yakalanarak gözaltına alınan H.K., ’uyuşturucu madde ticareti yapmak’, ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak’ ve ’iftira’ suçlarından adli mercilere sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.
Bursa Büyükşehir şifa dağıtıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan evde bakım ve ambulans hizmetleri ile binlerce hastanın ayağına giderek sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri Şube Müdürlüğü, sağlıklı ve gülümseyen Bursa hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Aktif hasta sayısı her geçen yıl artarken, 2025 yılında sisteme kayıtlı 12 bin 873 hastaya 155 bin kez evde bakım hizmeti verildi. Büyükşehir Belediyesi’nin evde bakım hizmetinden yüzde 25 ile en çok 76-85 yaş grubu yararlandı. Hizmet alanların yüzde 19’unu 66-75 yaş grubu, yüzde 16’sını 86-95 yaş grubu, yüzde 12’sini 56-65 yaş grubu, yüzde 8’ini 46-55 yaş grubu, yüzde 7’sini 96 yaş üstü, yüzde 7’sini 1-34 yaş grubu, yüzde 6’sını ise 35-45 yaş grubu oluşturdu. Toplam 7 bin 621 kişiye ise 40 bin 898 kez ambulans ve hasta nakil desteği verildi. Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri ile 2025 yılında 6 bin 900 doktor muayenesi, bin 228 FTR uzman ziyareti, 5 bin 500 bakım destek hizmeti, 3 bin 200 ev temizliği hizmeti, 12 bin 750 fizyoterapist hizmeti, 71 bin hemşirelik hizmeti, 2 bin 850 psikolojik destek, 450 ebelik hizmeti, bin 800 diyetisyen hizmeti verildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan ‘Sağlık Otobüsü’nde 4 bin 567 vatandaş ağırlanırken, 23 bin 259 kez sağlık hizmeti verildi. "Her yıl binlerce vatandaşımıza destek sağlıyoruz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sosyal belediyecilik anlayışını merkeze alarak Bursalıların yaşam şartlarını iyileştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Sağlık hizmeti almanın herkesin en temel hakkı olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmıyoruz. Sağlık hizmetini mahallere ve evlere kadar ulaştırıyoruz. Amacımız, ihtiyaç duyan tüm vatandaşlarımızın yanında olmak. Hayattaki en değerli servetin sağlık olduğunu biliyoruz. Evde sağlık hizmetlerini 7 gün 24 saat kesintisiz sürdürüyoruz. Her yıl binlerce vatandaşımıza destek sağlıyoruz. Türkiye’ye örnek olacak olan halk sağlığı projelerimizi bir bir yaşama geçirmeye devam edeceğiz. Tüm hastalarımıza şifa, özveriyle çalışan sağlık ekibimize de çalışmalarında kolaylıklar diliyorum" dedi.
Sakarya Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabet dikkat çekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgahını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’da, nesilden nesle aktarılan dükkanlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin kendilerini maddi anlamda etkilemediğini belirtirken, esnaf-müşteri samimiyetini öldürdüğüne inanıyor. İnternet satışını tercih eden aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik ise gelirinin yarısının internet üzerinden yaptığı satışlardan geldiğini, çağa ayak uydurmayan esnafın ise yakında zamanda batma riski ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. "İnternetten satıştan uzak duruyoruz" Uzun Çarşı’da babasının 45 yıllık gümüşçü dükkanında küçüklüğünden beri çalışan ve yakın zamanlarda devralan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı konumda esnaflık yapmanın kendilerine düzenli müşteriler kazandırdığını ve o müşteriler olmadan gelişen teknolojik ticaret sebebiyle zor günler yaşayabileceklerini belirtti. Akyıldız, "Babamdan devraldım. Esnaf şimdi kira ödüyor, sigorta ödüyor, eleman çalıştırıyor. Bir sürü giderimiz var, bunların haricinde iş yapmamız lazım ki bu giderleri karşılayabilelim. İş yapamayınca tabi ki zora düşüyoruz. İnsanlar bizi tanır, güven verdiğimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. İnternetten satılan ürünlerde yüzde 29 gibi bir komisyon ödüyorsun belirli kurumlara. Bu sebepten internete çok yanaşmıyoruz, internetten satıştan uzak duruyoruz. 45 yıldır biz bu sektördeyiz, bizim düzenli ve oturmuş müşterimiz olmasa internet yüzünden dükkanı kapatır giderdik" dedi. "Genç nesil dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyor" Genç neslin artık çarşıda gezerek değil internet üzerinden veya alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade eden 40 yıllık ayakkabı dükkanı sahibi Sinen Pekçetin, "Aşağı yukarı 40 yıl gibi bir süredir esnaflık hayatım var. Eski müşteri yoğunluğumuz yok tabi ki. Bizden önceki kuşaklar rahmeti rahmana kavuştu artık. Genç nesilde buraları pek fazla tercih etmedikleri için dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyorlar. Burayı bilenler, daha önce buradan alışveriş yapanlar ve onların çocukları buraya geliyor. Bizim müşterilerimiz genelde görerek alan modeller. Görüp giyip, üzerine denedikten sonra ancak alıyorlar. Müşterilerle olan samimiyetimiz ve eski esnaf sıcaklığımızdan dolayı bizi tercih ediyorlar. Abi kardeş, abla kardeş ilişkisi gibi ilişkiler kuruyoruz müşterilerimizle" diye konuştu. "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var" Yıllardır Uzun Çarşı’dan alışveriş yaptığını belirten 80 yaşındaki Engin Bakır ise konuyla alakalı "Yüz yüze esnaftan alışveriş yapmayı seviyorum. Pazarlık yapmayı seviyorum. Alacağım malı görerek alırsam daha iyi oluyor. Sağlamlığını oradan anlıyorum. Hep peşin ve görerek almaya çalışıyorum" derken 47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise, "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var. Bugün bize eski kafalı diyorlar, geri kafalı diyorlar. Evet kabul ediyoruz, eski kafalıyız. Bir şeyi dokunarak almayı severiz. Ne alacaksak alalım onu göreceğiz, dokunacağız, hissedeceğiz. Ondan sonra bedeli neyse ödeyerek alma taraftarıyız. İnternette yapmış olduğumuz alışverişler biraz sıkıntılı. Dolandırıcılık çok yüksek. Burada esnaf seni dolandırmaz. Gösteriyor, malı ortada. Bakıyorsun hoşuna gitti verirsin parasını alırsın. İnternet güvensiz geliyor bana. O yüzden internetten alışveriş yapmam. Esnafı tercih ederim. Onları kalkındırmalıyız çünkü onlarla geçim daha rahat" şeklinde konuştu. "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor" Babasının 25 sene önce açtığı aksesuar dükkanında, ilk başlarda okul çıkışlarında yardım ederek çalışmaya başlayan ve gelişen teknoloji çağına ayak uydurmak için mağazada ki ürünlerin internet üzerinden de satışını yapan Hüseyin Oğuz Çelik, "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor. Bizim sektörümüz açısından, özellikle kıyafet, giyim, aksesuar sektörlerinde internette olman gerekiyor ama bir gıda sektörü için belki olmayabilir. E-ticarete başlayalı yaklaşık bir sene olacak. Şu an gelir konusunda yarı yarıya gidiyor gibi bir durum var" ifadelerini kullandı. "Ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın" Esnaflığın kurallarından birinin çağa ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, "E-ticarete herkesin girmesi gerekiyor. Eskiden Sakarya nüfusu çok daha düşüktü, herkes markaydı. Tatlıcı denince bir kişi, kıyafet denince iki kişi biliniyordu. Artık nüfus 2 milyon oldu. Artık kimse kimseyi pek tanımıyor. Yerel markaların pek bir önemi kalmıyor. İlçeler arası alışverişe bile kimse pek gitmiyor. Esnaflığın zaten kuralı budur, çağa ayak uyduramazsan hala burada kösele benzeri eski şeyler satmaya devam edersen çağın gerisinde kalırsın. Bu kredi kartına, pos cihazına geçmemekte inat etmek gibi bir şey. Bu tarz teknolojilere ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl battığını da anlamazsın" dedi. (ACK-OK-