KÜLTÜR SANAT - 17 Kasım 2022 Perşembe 09:13

Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki ilk lejyoner mezarlığı Satala’da ortaya çıktı

A
A
A
Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki ilk lejyoner mezarlığı Satala’da ortaya çıktı

Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’da kazı yapılabilen tek kalesi olan Satala Antik Kentinde Anadolu’da ilk kez karşılaşılan çok katmanlı ve ana kayaya oyulmuş Leyjoner mezarlığı bulundu.

Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’da kazı yapılabilen tek kalesi olan Satala Antik Kentinde Anadolu’da ilk kez karşılaşılan çok katmanlı ve ana kayaya oyulmuş Leyjoner mezarlığı bulundu. Mezarda 25 yıllık görev süresini dolduran Roma askerlerine verilen yaklaşık 2 bin yıllık “Diplomata” denilen bronz belgenin de parçası çıktı.


Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyünde Apollinaris Lejyonu ve 15.Lejyon Kalesi olan Satala Antik Kentinde sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarında Anadolu’da ilk kez karşılaşılan bulgular elde edildi.


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Gümüşhane Valiliği ve İl Özel İdaresi ile Kelkit Kaymakamlığı ve Kelkit Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen kazı çalışmaları Bartın Üniversitesi Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç.Dr. Şahin Yıldırım ve ekibi tarafından sürdürülen kazı çalışmalarının son günlerinde Anadolu’ya yüzyıllar boyunca hükmetmiş olan Roma İmparatorluğu’nun askerleri olan lejyonerlerin yer aldığı bir mezarlık Anadolu’da ilk kez ortaya çıkarıldı.


Çok katmanlı olan ve altta Roma dönemi mezarları üstte de Bizans dönemi mezarlarının yer aldığı mezarlıkta demirden yapılmış mızraklara ait parçalar ve çeşitli silahlar da bulundu.


Mezarlıktaki iskeletlerin antropolojik araştırmalar ve DNA araştırmalarıyla yaralanma ve ölüm nedenlerinin ortaya çıkarılması için çalışma yapılacak.



“Anadolu’da ilk defa Roma Lejyonerlerine ait bir mezarlık karşımıza çıktı”


Satala’da 2022 yılı kazı çalışmalarını tamamladıklarını, çalışmaların son kısmında Roma İmparatorluk dönemine tarihlendirilen bir mezarlık yapısıyla karşılaştıklarını kaydeden Doç.Dr. Şahin Yıldırım, “Geçmiş yıllardaki fotoğraflara baktığımız zaman burada yardımcı birliklere yada atlı şövalyelerinin üstleri şeklinde olan Ala Kalesi olması muhtemel bir yapı kalıntısı dikkat çekiyordu. Çevresinde yaptığımız çalışmalar sırasında bir nekropolle karşılaştık. Anadolu’da ilk defa Roma Lejyonerlerine ait bir mezarlık karşımıza çıktı. Burada birçok mezarla karşılaştık. Bu mezarların önemli bir bölümü Roma askerlerine ait. Bunlara ait silahlar, mızraklar, ok uçları gibi savaş araç gereçleriyle karşılaştık” dedi.



“Ana kayaya oyulmuş mezarlık çok katmanlı bir mezarlık”


Alandaki ana mezarda süvari subayı olması muhtemel bir şahsın gömülü olduğunu belirlediklerini kaydeden Yıldırım, şahsın yanında at koşum takımlarının ve pişmiş topraktan eserlerin yanında “Diplomata” adı verilen bronz bir levhayla karşılaştıklarını belirterek, “Diplomatalar Roma İmparatorluk dönemi askerlerinin askerlik görevini tamamladıktan sonra kendilerine verilen bir belge. Bir nevi terhis belgesi olarak adlandırabiliriz bunu. Bulduğumuz diplomata parçası önemli ölçüde tahrip olmuş durumdaydı. Yazıtlı bölümünü bulamadık ama arka bölümündeki kısmıyla karşılaştık. Mezarların neredeyse hepsi ana kayaya oyulmuş ve iskeletler onların içindeydi. Bulduğumuz buluntuların önemli bir bölümü 3.yüzyıla tarihlendirilmekte. Bu tarihler de Roma İmparatorluğunun eski görkemini yitirip zayıflamaya başladığı dönem. Aynı zamanda bu mezarlık çok katmanlı bir mezarlık. Sadece Roma dönemi değil Bizans dönemine ve hatta Sasanilerin bu kenti 2.kez ele geçirdikleri dönem olan 607-608 yıllarına tarihlendirilen benzer bulgular da elde ettik. Sadece tek bir katmandan oluşmuyor ve mezarlık. Bu diplomatanın burada bulunuyor olması çok önemli. Roma İmparatorluk döneminde bir asker 25 yıl görev yapmak zorunda. Bu süre tamamlanınca bu belgeler kendilerine veriliyor” dedi.



“İlk defa bir lejyon kalesinin hem sur duvarları hem plan tipiyle ilgili önemli veriler elde ettik”


Anadolu’da ilk defa bir lejyon kalesinin hem sur duvarları hem plan tipi hem de sur içerisindeki yapılarla alakalı önemli veriler elde ettiklerini belirten Yıldırım, “Roma İmparatorluk dönemine tarihlendirilen ve 15. Apollinaris Lejyonuna ev sahipliği yapan castrum yapısıyla ilgili şu ana kadar çok fazla veri ele geçmemişti. Castrumlar Roma İmparatorluk dönemindeki lejyonların ana üsleri, ordugahları durumunda olan yapılardır. Geçen yıl yaptığımız çalışmalarda surların bir bölümünü ortaya çıkarmıştık ancak bu surlar daha çok orta çağ hüviyetindeydi. Ama bu yıl yaptığımız çalışmalarda Roma İmparatorluğu İmparator Hadrianus döneminde yapıldığı aktarılan kaleye ait giriş kapısıyla karşılaştık. Böylelikle Anadolu’da ilk defa bir lejyon kalesinin hem sur duvarları hem plan tipi hem de sur içerisindeki yapılarla alakalı önemli veriler elde etmiş durumdayız” diye konuştu.


Roma İmparatorluğunun Apollinaris Lejyonu da denilen 15.Lejyonunun yaklaşık 600 yıl hüküm sürdüğü Satala Antik Kentinde 2017 yılından beri devam eden arkeolojik kazılarda toprağın 50 santimetre altından başlayan tarihi bulgularda 5 bin yıl önceye tarihlenen Erken Tunç Çağı ile Urartuların bölgedeki varlığı mimari açıdan kanıtlanmış, erken tunç çağına ait el yapımı seramikler ve Helenistik dönemin bulgularının yer aldığı kazı alanının 6 metre derinliğinde ise geç Roma İmparatorluk dönemine ait olduğu tahmin edilen askeri zırh, çok sayıda ok ucu, tiyatro maskı, kandil, Roma eyalet sikkesi, 15.lejyon damgalı tuğla, mızrak, miğfer parçalarından oluşan tarihi eserler bulunmuş, lejyon kalesinin yaklaşık 170 bin metrekarelik bir alanı kapsadığı belirlenmiş, 1500 yıllık bir bazilika ve sonrasında da bir hamam kompleksi ortaya çıkarılmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN, akreditasyon başarılarına bir yenisini daha ekledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını bir kez daha tescilleyerek önemli bir başarıya imza attı. BEUN Devrek Meslek Yüksekokulu bünyesinde yer alan Aşçılık Programı, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından 4 yıl süreyle tam akredite edilirken, Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programı ise 2 yıl süreyle koşullu akreditasyon almaya hak kazandı. MEDEK tarafından gerçekleştirilen değerlendirme süreci sonucunda elde edilen bu akreditasyonlar, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin mesleki eğitimde kalite, sürdürülebilirlik ve sürekli iyileştirme anlayışını benimsediğinin önemli bir göstergesi oldu. Akredite edilen programlar, eğitim-öğretim süreçlerini ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürüttüklerini belgeleyerek öğrencilerine sunulan eğitimin niteliğini bir kez daha ortaya koydu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, akreditasyon çalışmalarının üniversiteler açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Mesleki eğitimin niteliğini artırmak, sektörün beklentilerine cevap verebilen, donanımlı ve çağın gerekleriyle uyumlu mezunlar yetiştirmek üniversitemizin temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda yürüttüğümüz kalite ve akreditasyon çalışmaları, eğitim-öğretim süreçlerimizin sürekli gelişimini sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Devrek Meslek Yüksekokulumuz Aşçılık Programının dört yıl süreyle tam akredite edilmesi ve Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulumuz Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programının koşullu akreditasyon alması, bu alanlarda ortaya koyduğumuz nitelikli çalışmaların apaçık bir göstergesidir. MEDEK akreditasyonu, mezunlarımızın diplomalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığını artırmakta, istihdam olanaklarına önemli katkılar sunmaktadır. Aynı zamanda bu süreçler, paydaşlarla olan etkileşimi güçlendirerek üniversitemizde kalite kültürünün yerleşmesine ve kurumsal gelişimin sürekliliğine katkı sağlamaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle kalite odaklı çalışmalarımızda bizleri her daim destekleyen başta Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ile değerli YÖK ailesi olmak üzere kıymetli teşvikleri dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Sayın Ümit Kocabıçak ile tüm YÖKAK üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum. Bununla birlikte iki meslek yüksekokulumuzun bünyesindeki programların akredite olmasında başta ilgi ve alakalarından dolayı MEDEK yöneticileri olmak üzere üniversitemizin uluslararası görünürlüğüne ve kaliteli eğitim ilkesine katkı sağlayan değerli akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize teşekkür ediyorum."
İstanbul Akbank, ADB’den sağladığı ilk krediyle uluslararası fonlama tabanını güçlendirdi Akbank, Asya Kalkınma Bankası (ADB)’den, 100 milyon ABD Doları tutarında 5 yıl vadeli kaynak sağladığını duyurdu. Akbank, Asya Kalkınma Bankası (ADB)’den, 100 milyon ABD Doları tutarında 5 yıl vadeli kaynak sağladı. Bu işlem, bankanın ADB’den aldığı ilk kredi olmasının yanı sıra, ADB Yönetim Kurulu tarafından Türkiye’de özel sektör için onaylanan ilk işlem olma özelliğini taşıyor. Söz konusu kaynak, KOBİ’lere, kadın KOBİ’lere, depremden etkilenmiş ve kapsayıcı büyüme odağında desteklenen bölgelerdeki KOBİ’lere kullandırılacak. Böylelikle banka hem kadınların finansal fırsatlara erişimini artıracak hem de kapsayıcı büyüme odağındaki bölgelere finansman desteği sağlayacak. ADB ile olan iş birliği KOBİ’lerin finansal olarak güçlenmelerine katkıda bulunmak amacıyla faaliyet gösteren Akbank Dönüşüm Akademisi’ni de destekleyerek uzun vadeli sürdürülebilirliğin sağlanmasında rol oynayacak. Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Asya Kalkınma Bankası ile hayata geçirdiğimiz 100 milyon ABD doları tutarındaki, 5 yıl vadeli bu finansman işlemini; Akbank’ın kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun somut bir yansıması olarak görüyoruz. Fonların en az yüzde 50’sini sermayesinin en az yüzde 51’i kadınlara ait olan KOBİ’lere, yüzde 25’ini ise kapsayıcı büyüme odağında desteklenen ve depremden etkilenen bölgelere tahsis ederek, kadın girişimciliğini desteklemeyi ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu işlem, bankamızın güçlü iş birlikleri aracılığıyla finansal erişimi artırarak ekonomik büyümeyi destekleme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor" dedi.
Zonguldak Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi’nin yeni sayısı yayımlandı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) tarafından yayımlanan "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi"nin 2025 yılı 4. sayısı okuyucuyla buluştu. 2005’te yayın hayatına başlayan ve TÜBİTAK ULAKBİM TR Dizin kapsamında indekslenerek, yılda dört sayı hâlinde çıkıp güncel ve bilimsel yayınlarla literatüre katkı sağlamaya devam eden "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi"nin 2025 yılı 4. sayısı çıktı. Derginin baş editörü olan Prof. Dr. Arzu Bayramoğlu, derginin bilimsel içeriğinin yükseltilmesi amacıyla her bir makaleye, değerlendirme aşamasında büyük bir titizlik ve özen gösterildiğini ifade etti. Prof. Dr. Arzu Bayramoğlu aynı zamanda, Türkiye’deki çeşitli üniversite ve kurumdan araştırmacı ve akademisyenin bilimsel yayınlarının yayımlandığı bu sayıda, aynı zamanda çok sayıda farklı üniversiteden öğretim üyelerinin hakem olarak görev yaptığını belirtti. Türkiye ve dünyadaki literatüre büyük katkılar sağlamayı hedefleyen derginin yeni sayısını okuyucuyla buluşturmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyduklarını aktaran Prof. Dr. Bayramoğlu, derginin yayımlanmasındaki desteklerinden dolayı başta Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere yazarlara, hakemlere, danışma kuruluna, dil redaksiyon kuruluna, yayın kuruluna, Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığına ve yayınevine teşekkürlerini sundu.