EĞİTİM - 23 Kasım 2022 Çarşamba 09:02

Öğretmenleri, şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ı anlattı

A
A
A
Öğretmenleri, şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ı anlattı

Görev yaptığı Şanlıurfa’dan Gümüşhane’ye dönerken 2017 yılında Tunceli-Pülümür karayolunda PKK’lı teröristler tarafından kaçırılarak 24 yaşında şehit edilen Necmettin Yılmaz’ın karnesi, teşekkür belgesi ve diploması da mezun olduğu lisede ilk günkü gibi korunurken, öğretmenleri şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ı anlattı.

Görev yaptığı Şanlıurfa’dan Gümüşhane’ye dönerken 2017 yılında Tunceli-Pülümür karayolunda PKK’lı teröristler tarafından kaçırılarak 24 yaşında şehit edilen Necmettin Yılmaz’ın karnesi, teşekkür belgesi ve diploması da mezun olduğu lisede ilk günkü gibi korunurken, öğretmenleri şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ı anlattı.


2017 yılında öğretmenlik yaptığı Şanlıurfa’dan karne tatili için memleketi Gümüşhane’ye dönerken Tunceli-Pülümür yolunda PKK’lı teröristler tarafından kaçırılarak 8 aylık sınıf öğretmeniyken şehit edilen ve görev süresince yalnızca bir kez öğretmenler gününü kutlayabilen Necmettin Yılmaz’ın anısı şehadetinin 5. yılında da mezunu olduğu Gümüşhane kent merkezindeki Ali Fuat Kadirbeyoğlu Anadolu Lisesinde yaşatılıyor.


2007 ve 2011 yılları arasında öğrenim gördüğü lisede öğretmenleri ve arkadaşları tarafından sessiz ve sakin kişiliğiyle hatırlanan şehit Necmettin öğretmenin karnesi, teşekkür belgesi ve diploması da ilk günkü gibi korunuyor.


Şehit Necmettin Yılmaz’ın hayalleri ve ümitleri olan bir genç olduğunu ifade eden Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Mustafa Fevzi Akçay, şehit bir öğretmenin öğretmeni olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi.



“Necmettin’in şarkısı bizim dudaklarımızda kaldı”


Şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın öğretmeni olmanın büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Ali Fuat Kadirbeyoğlu Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Mustafa Fevzi Akçay, “Bu okuldan hoş bir seda bırakarak ayrıldı. Gerçekten okula gelmesi, gitmesi, sınıf içerisindeki durumu, okuması, yazması, her şeyiyle sessiz, sakin, kendi halinde bir öğrencimizdi Necmettin. Zaman zaman onunla sohbet ettiğimizde, okumak zorunda olduğunu söyleyen, mutlaka okumalıyım, bana emek verenlerin emeğinin karşılığını bu şekilde göstermeliyim düşüncesinde olan bir öğrencimizdi. Necmettin sorumluluk almayı bilen bir öğrencimizdi. Azimliydi, kararlıydı, benim oğlumla da sınıf arkadaşı olduğu için aklımda daha fazla kaldı. ‘Gideriz nur yolu izde gideriz, Taş bağırda sular dizde gideriz, Bir gün akşam olur bizde gideriz, Kalır dudaklarda şarkımız bizim’ diyor ya şair Necip Fazıl Kısakürek, Necmettin’in şarkısı bizim dudaklarımızda kaldı. Gelecekle ilgili düşünceleri, hayalleri ve ümitleri olan bir öğrencimizdi. Bizi çok derinden üzdü, çok derinden yaraladı. Duyduğum zaman inanamadım. Canlı olarak dönecek umuduyla bekliyorduk ama olmadı. Hainler nasıl ki vatana kast etme cüretini gösteriyorlarsa, bu vatanın öğretmenine de kast edebildiler, acımadan. Katillik böyle bir şey diye düşünüyorum. Hiçbir günahı olmayan, sadece öğrencilerine bir şeyler vermeyi amaçlayan genç bir öğretmeni hem öğrencilerinden hem ülkesinden hem vatanından hem de annesinden, babasından ayırdılar. Şehit bir öğretmenin öğretmeni olmak gurur verici bir şey. Genç yaşta bu insanları kaybetmek çok üzüntü verici. Gururu ve üzüntüyü bir arada yaşamış oluyoruz” dedi.



“Öğrencilerinin gözlerinde Necmettin öğretmenin sevgisini gördük”


Şehit Necmettin Yılmaz’ın çok merhametli olduğunu anlatan diğer Türk Dili Edebiyatı Öğretmeni Ali Artun ise “Bırakın bir canlıyı incitmeyi, bastığı toprağa bile son derece nazik davranan bir insandı. Aramızdan erken ayrıldı onu özlüyorum. Kendisi çalışan, gayret eden başarıya odaklanmış bir öğrenciydi. Sorumluluklarını elinden geldiğince yerine getirirdi. Üniversitede okuduğu yıllarda zaman zaman görüşürdük. Çok rüya gördüğünü söylerdi hatta rüyalarını bir kitap haline getireceğinden bahsederdi. Her işini eğitim öğretim faaliyetlerine uygun olarak takip ederdi. ‘İyi bir üniversite kazanmaktan başka çarem yok’ derdi. Biz Necmettin’in kayıp olduğunu duyduğumuzda Ramazan ayıydı. Bulunana kadar, Hamit amcamız ona ulaşana kadar 30 gün boyunca sürekli dualarımızda o vardı hala dualarımızda o var. O süreci takip etmek çok zordu öğretmeni olarak. Kendisinden bu acı haber gelene kadar bir umudumuz vardı. Acı haber geldikten sonra artık onun şehit olduğunu kabul ettik. Necmettin insanları çok seven birisiydi. Onun öğrencileri, ailesini ziyaret ettiği zaman hepsi hüngür hüngür ağladı. O öğrencilerin gözlerinde, o ışıltıda Necmettin öğretmenin sevgisini gördük. Gittiği her yere sevgisini taşımış oldu. Necmettin bu koridordaki sınıflarda okuyordu, dolayısıyla onun hatıraları var. Okulumuzun çalışan, gayret eden, bir yerlere ulaşmayı hedefleyen bir öğrencisiydi. Onun o gayretini zaman zaman şimdiki bazı öğrencilerimizde de görebiliyoruz” diye konuştu.


Ali Fuat Kadirbeyoğlu Anadolu Lisesi Müdürü Abdulhaki Tural da “Şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz ben geldiğimde son sınıftaydı. Onunla beraber 6 aylık bir eğitim sürecimiz oldu. 12 TM-B sınıfı öğrencilerindendi, hem de yurdumuzda kalıyordu. Çalışkan, saygılı, efendi, kimseyle sürtüşmeyen bir öğrencimizdi. O nedenle hem idari, hem de öğretmenleri olarak ondan şikâyet eden kimseyi duymadık” ifadelerini kullandı.


Yaz tatilini geçirmek için 16 Haziran 2017 günü görev yeri Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Çiftçibaşı İlkokulundan memleketi Gümüşhane’nin Torul ilçesine dönerken PKK terör örgütü mensupları tarafından Tunceli-Erzincan karayolunun Pülümür ilçesi civarında aracı yakıldıktan sonra kaçırılarak şehit edilen ve bölgede 27 gün süren arama çalışmalarının ardından cansız bedeni 12 Temmuz 2017’de Pülümür çayında bulunan 8 aylık sınıf öğretmeni 24 yaşındaki Necmettin Yılmaz, 16 Temmuz 2017 tarihinde ilçeye bağlı Demirkapı köyünde son yolculuğuna uğurlanmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN, akreditasyon başarılarına bir yenisini daha ekledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını bir kez daha tescilleyerek önemli bir başarıya imza attı. BEUN Devrek Meslek Yüksekokulu bünyesinde yer alan Aşçılık Programı, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından 4 yıl süreyle tam akredite edilirken, Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programı ise 2 yıl süreyle koşullu akreditasyon almaya hak kazandı. MEDEK tarafından gerçekleştirilen değerlendirme süreci sonucunda elde edilen bu akreditasyonlar, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin mesleki eğitimde kalite, sürdürülebilirlik ve sürekli iyileştirme anlayışını benimsediğinin önemli bir göstergesi oldu. Akredite edilen programlar, eğitim-öğretim süreçlerini ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürüttüklerini belgeleyerek öğrencilerine sunulan eğitimin niteliğini bir kez daha ortaya koydu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, akreditasyon çalışmalarının üniversiteler açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Mesleki eğitimin niteliğini artırmak, sektörün beklentilerine cevap verebilen, donanımlı ve çağın gerekleriyle uyumlu mezunlar yetiştirmek üniversitemizin temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda yürüttüğümüz kalite ve akreditasyon çalışmaları, eğitim-öğretim süreçlerimizin sürekli gelişimini sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Devrek Meslek Yüksekokulumuz Aşçılık Programının dört yıl süreyle tam akredite edilmesi ve Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulumuz Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programının koşullu akreditasyon alması, bu alanlarda ortaya koyduğumuz nitelikli çalışmaların apaçık bir göstergesidir. MEDEK akreditasyonu, mezunlarımızın diplomalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığını artırmakta, istihdam olanaklarına önemli katkılar sunmaktadır. Aynı zamanda bu süreçler, paydaşlarla olan etkileşimi güçlendirerek üniversitemizde kalite kültürünün yerleşmesine ve kurumsal gelişimin sürekliliğine katkı sağlamaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle kalite odaklı çalışmalarımızda bizleri her daim destekleyen başta Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ile değerli YÖK ailesi olmak üzere kıymetli teşvikleri dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Sayın Ümit Kocabıçak ile tüm YÖKAK üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum. Bununla birlikte iki meslek yüksekokulumuzun bünyesindeki programların akredite olmasında başta ilgi ve alakalarından dolayı MEDEK yöneticileri olmak üzere üniversitemizin uluslararası görünürlüğüne ve kaliteli eğitim ilkesine katkı sağlayan değerli akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize teşekkür ediyorum."
İstanbul Akbank, ADB’den sağladığı ilk krediyle uluslararası fonlama tabanını güçlendirdi Akbank, Asya Kalkınma Bankası (ADB)’den, 100 milyon ABD Doları tutarında 5 yıl vadeli kaynak sağladığını duyurdu. Akbank, Asya Kalkınma Bankası (ADB)’den, 100 milyon ABD Doları tutarında 5 yıl vadeli kaynak sağladı. Bu işlem, bankanın ADB’den aldığı ilk kredi olmasının yanı sıra, ADB Yönetim Kurulu tarafından Türkiye’de özel sektör için onaylanan ilk işlem olma özelliğini taşıyor. Söz konusu kaynak, KOBİ’lere, kadın KOBİ’lere, depremden etkilenmiş ve kapsayıcı büyüme odağında desteklenen bölgelerdeki KOBİ’lere kullandırılacak. Böylelikle banka hem kadınların finansal fırsatlara erişimini artıracak hem de kapsayıcı büyüme odağındaki bölgelere finansman desteği sağlayacak. ADB ile olan iş birliği KOBİ’lerin finansal olarak güçlenmelerine katkıda bulunmak amacıyla faaliyet gösteren Akbank Dönüşüm Akademisi’ni de destekleyerek uzun vadeli sürdürülebilirliğin sağlanmasında rol oynayacak. Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Asya Kalkınma Bankası ile hayata geçirdiğimiz 100 milyon ABD doları tutarındaki, 5 yıl vadeli bu finansman işlemini; Akbank’ın kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun somut bir yansıması olarak görüyoruz. Fonların en az yüzde 50’sini sermayesinin en az yüzde 51’i kadınlara ait olan KOBİ’lere, yüzde 25’ini ise kapsayıcı büyüme odağında desteklenen ve depremden etkilenen bölgelere tahsis ederek, kadın girişimciliğini desteklemeyi ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu işlem, bankamızın güçlü iş birlikleri aracılığıyla finansal erişimi artırarak ekonomik büyümeyi destekleme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor" dedi.
Zonguldak Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi’nin yeni sayısı yayımlandı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) tarafından yayımlanan "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi"nin 2025 yılı 4. sayısı okuyucuyla buluştu. 2005’te yayın hayatına başlayan ve TÜBİTAK ULAKBİM TR Dizin kapsamında indekslenerek, yılda dört sayı hâlinde çıkıp güncel ve bilimsel yayınlarla literatüre katkı sağlamaya devam eden "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi"nin 2025 yılı 4. sayısı çıktı. Derginin baş editörü olan Prof. Dr. Arzu Bayramoğlu, derginin bilimsel içeriğinin yükseltilmesi amacıyla her bir makaleye, değerlendirme aşamasında büyük bir titizlik ve özen gösterildiğini ifade etti. Prof. Dr. Arzu Bayramoğlu aynı zamanda, Türkiye’deki çeşitli üniversite ve kurumdan araştırmacı ve akademisyenin bilimsel yayınlarının yayımlandığı bu sayıda, aynı zamanda çok sayıda farklı üniversiteden öğretim üyelerinin hakem olarak görev yaptığını belirtti. Türkiye ve dünyadaki literatüre büyük katkılar sağlamayı hedefleyen derginin yeni sayısını okuyucuyla buluşturmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyduklarını aktaran Prof. Dr. Bayramoğlu, derginin yayımlanmasındaki desteklerinden dolayı başta Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere yazarlara, hakemlere, danışma kuruluna, dil redaksiyon kuruluna, yayın kuruluna, Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığına ve yayınevine teşekkürlerini sundu.