YEREL HABERLER - 10 Mayıs 2014 Cumartesi 13:57

Memur-sen Genel Başkanı Gündoğdu Gümüşhane'de

A
A
A
Memur-sen Genel Başkanı Gündoğdu Gümüşhane'de

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Türkiye’nin gündeminin en tartışmalı konusunun hala demokratikleşme yolundaki vesayet zincirlerini kırma meselesi olduğunu söyledi.
Gümüşhane’de sendika temsilcileri ve üyeleriyle buluşan Gündoğdu, burada gazetecilere toplu sözleşme ve memurların enflasyon farkları ile ilgili eleştiriler başta olmak üzere birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye’de yaşanan tüm bu tartışmaların ileri demokrasinin sancıları olduğunu ifade eden Gündoğdu, “Dün tartışamıyorduk, darbeciler konuşuyordu, vesayetçiler topyekün söz sahibiydi, millet göbeğini kaşıyan adamlar ilan edilmişti. Milletin seçtiklerinin de iradesi elinden alınıp 5 yılda bir, 10 yılda bir haddi bildiriliyordu. Şimdi millet iradesine sahip çıktı, sandığa el koydu” dedi.
“REFERANDUMDA HAYIR DİYENLER BUGÜN NİMETLERİNDEN FAYDALANIYOR”
Türkiye’yi 17 Aralık operasyonu ile Suriye’ye, Mısır’a döndürmek istediklerini, bugün Anayasa mahkemesine müracaat edenlerin de referandumda hayır dedikleri nimetlerden yararlandıklarını dile getiren Gündoğdu, “Vesayetin, referanduma kadar olan kısmı devletin milletidir, millet iradesinin önemli olmadığı bir realitedir, darbecilerin bazen bir sağdan bir soldan astık diyerek millet iradesini değersizleştirmek için, önünü kesmek için oluşturdukları noktadır, referandumdan sonra ki noktada milletin devletine geçiştir. Metefor değişikliği diyorum ben buna. Dün devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü diye başlayan bu süreç, bugün milletin devleti ve ülkesiyle diye oluyor. Özne millettir, milletin iradesidir. Memur-Sen ailesi olarak da bunda büyük payımız olması nedeniyle camiamızla gururlanıyoruz” diye konuştu.
“İSRAİL’İN YAPAMADIĞINI YAPMAYA KALKIŞAN KESİMLER VAR”
Hoca, cami, cemaat ve hizmet kavramlarının içinin boşaltılması nedeniyle üzüldüklerini, fakat vesayetin paraleline de, dikeyine de, yatayına da hayır denilmesi için bu tartışmanın Türkiye’nin geleceği adına önemli bir tartışma olduğunu düşündüğünü ifade eden Gündoğdu, “Türkçe olimpiyatlarıyla Türkiye Cumhuriyeti devletinin yapması gerekip de yapamadığını yaptığı için, Türkçemizi dünyaya tanıttığı için alkışladığımız insanlar bugün Dış İşleri bakanlığı dinlemeleri ile terörist İsrail’in Türkiye Cumhuriyeti devletine yapamayacağını, yapamadığını yapmaya kalkışıyorsa bunu kabul etmemiz mümkün değil.” ifadelerini kullandı.
“DERSHANELER KAPATILMAMALIDIR AMA KAPANMALIDIR”
Dershane tartışmasının olduğu dönemde “kapatılmamalıdır, kapanmalıdır” ve ‘hükümetin dershane kapatarak işe başlamaması lazım’ dediklerini hatırlatan Gündoğdu, 17 Aralık’ta meselenin dershane meselesi olmadığını gördüklerini söyledi.
Yolsuzlukla mücadelenin sonuna kadar yapılmasını isteyen, yetimin malına göz diken kim varsa hukuk devletinin yapması gereken her türlü yaptırımların uygulanmasını isteyen Gündoğdu, “Ama dün KPSS soru hırsızlığı dolayısıyla sağımızdaki konfederasyon hırsız var diye bağırıp medya bir camiayı, hizmet camiasını topyekün hırsız ilan ettiği günlerde biz nasıl hırsız kimse üzerine gidilsin, topyekün bir camia hırsız ilan edilemez, bir kesime kızgınlığınız bizi adaletten alıkoymasın hükmü ve masumiyet karinesi dolayısıyla iddianın üzerine gidilmesini istiyorsak bugün de aynı iddianın sahibiyiz” şeklinde konuştu.
“GENÇLERİN DEĞER YARGILARI DEĞİŞMEYE BAŞLADI”
Memur-Sen olarak gençler üzerinde yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını da paylaşan Gündoğdu, araştırmada gençlerin değer yargılarının değiştiğini gördüklerini belirterek, gençlerin hala aileye verdiği önemin kendileri için geleceğe dair ümitvar olmalarını gerektiren bir tablo olmasının yanında, alkole, uyuşturucuya, satanizme bulaşma oranın da gelecek açısından tehlikeli olduğunu gördüklerini söyledi.
Gündoğdu, bu konuda artık devletin, hükümetin, muhalefetin, sivil toplum örgütlerinin gençlik deyince sadece gençlerin test ile tost arasına sıkışmış, ne kadar çok soru çözmüşse o kadar değerli olduğu değersiz yargı değil, gençlerin bu ülkenin emanet edileceği inşacılar olması gerektiğinin konuşulması gerektiğine vurgu yaptı.
“ALMANYA CUMHURBAŞKANININ KONUŞMALARI EDEP DIŞIYDI”
Konuşmasında Joachim Gauck’u da eleştiren Gündoğdu, Gauck’un Türkiye’ye içişlerine karışmasının edep dışı olduğunu belirterek, “Almanya’da emekçiler dövülüyor, emekçilere şiddet uygulanıyor, Neonaziler Türkleri katlediyor, faili meçhullerin oranı Türkiye’nin en az 10 katı ama evde kendi başını bağlayamayanlar gelip düğünde gelin başı bağlamaya çalışıyorlar. Biz iç sorunlarımızı kendimiz çözmeliyiz.” diye konuştu.
“TOPLU SÖZLEŞMESİNİN ERTESİ GÜN MEMURA ÇİFTE BAYRAM MANŞETİ ATANLAR ŞİMDİ MEMUR ALDATILDI DİYORLAR”
Konuşmasının son bölümünde son günlerde kamuoyunda kendilerine yönelik eleştirilere sebep olan toplu sözleşme ve enflasyon farkıyla ilgili açıklamalarda bulunan Gündoğdu, şunları söyledi:
“Toplu sözleşme bugünlerde yeniden değersizleştirmeye başlandı. Bu paralel kavganın da bunda büyük etkisi var. Toplu sözleşmesinin ertesi gün memura çifte bayram manşeti atanlar şimdi memur aldatıldı diyorlar. Memur çifte bayram mı yaşadı? Aldatıldı mı? Toplu sözleşme ve taban aylık kavramını bilmeyenler boş konuşuyorlar, cahilliklerini dışarıya yansıtıyorlar. Taban aylık, memurun emekli maaşını, emekli ikramiyesini ve gelirini birlikte ele alan aylıktır. 1978 yılında başlatılmıştır. O tarihten 2013 yılına kadar bin 27 liraya çıkmıştır. Biz 11 Genel Başkan oy birliği ile toplu sözleşme masasına otururken emekli maaşını artırmayı hedefledik. Bir milyon 900 bin emeklimiz var. Yüzde 5+5 bile zam gelse onlara 45+45 lira gelirdi. Bu yıl onlara her ay 146 lira zam aldık. Emekli ikramiyesi 50 bin lirayı bulmaz memurlarda. Bunun sebebi de taban aylığına zam gelmediği için artmaz. Bu yıl taban aylığına yüzde 17 net zam aldık. Bu 175 liradır. 2009 yılında taban aylığına 10 lira verin imza atalım diyen konfederasyon şimdi onun 17,5 katına dil uzatıyor. 175 lira taban aylık her memurun emekli ikramiyesini 5 bin 250 lira artırmıştır. Bugün ayrılan bugün alıyor. Bu da ayda 437,5 lira net zam demektir. Bunun daha iyisi bir Özal zamanında bir de Erbakan zamanında verilmişti. Enflasyon farkı unutuldu mu? Hayır. Kime göre enflasyon, hangi kardeşimize göre enflasyon? 4/C’li kardeşlerimize yüzde 49 zam aldık. Daha önce unutulan 830 bin öğretmene 150 lira ek ödeme aldık. Bunu yok sayarak konuşmak sağlıklı değil. Enflasyon unutulmadı. Çünkü milletvekiline zam yüzde 2, hizmetliye zam yüzde 24. Bunu neye göre hesaplayacaksınız. Memurlar 30 yıldan sonra kaç yıl çalışırsa çalışsın, emekli maaşı ve emekli maaşına yansımazdı. Bunu da 35 yıla çıkardık. Bu 5 yıllık emekli ikramiyesi ve emekliye gelecek zam bile geçmişteki toplu görüşmelerin her bir yılında yapılanında daha önemli. Disiplin affında da yüzde 100 uzlaştık. Mesai ücretlerinde uzlaştık. 4/c’nin kadroya geçirilmesinde Çalışma Bakanıyla uzlaştık, Maliye’nin şerhi devam ediyor. Tüm bunlar Başbakana ulaştırıldı. Yüzde 100 uzlaşılanlar yasaya dönüşecek. Diğerleri üzerinde kararı Başbakan verecek.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başakşehir’de parfüm imalatı tesisinde çıkan yangın 8. saatinde söndürüldü Başakşehir’de dün akşam saatlerinde parfüm imalatı tesisinde yangın çıktı. Yangın tesisin yanındaki bir başka dükkana ve otoparka da sirayet etti. İtfaiye ekiplerinin 8 saat süren müdahalesi sonunda yangın tamamen söndürülürken, mahsur kalan bir kedi kurtarıldı, ayağından yaralanan bir itfaiyeci ise hastaneye kaldırıldı. Yangın saat 22.30 sıralarında Başakşehir İkitelli Turgut Özal Caddesi üzerinde bulunan Eskoop Sanayi Sitesi’nde parfüm imalatı yapan 2 katlı iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre elektrik tesisatında başlayan yangın hızla büyüdü ve yanındaki bir başka iş yeri dahil olmak üzere alt katta bulunan otoparka da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken itfaiye ekipleri yangına müdahaleye başladı. Saatler süren patlamaların da yaşandığı yangına çevre ilçe belediyelerinden de su tankı desteği geldi. Yangında ölen olmazken müdahale eden bir itfaiye eri bacağının yanması ile olay yerinde sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası hastaneye kaldırıldı. Öte yandan yangından bir kedi yine itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Yangın gece boyunca devam ederken 8. saatinde tamamen söndürüldü. Yangının başladığı parfüm imalatı yapan iş yeri dahil olmak üzere yangının sirayet ettiği diğer dükkan ve otoparkta büyük çapta hasar meydana geldi.
İstanbul Başakşehir’de parfüm imalatı tesisinde çıkan yangın 7 saattir devam ediyor: 1 itfaiye eri yaralandı bir kedi kurtarıldı Başakşehir’de akşam saatlerinde parfüm imalatı tesisinde yangın çıktı. Yangın, tesisin yanındaki bir başka dükkana ve otoparka da sirayet etti. İtfaiye ekiplerinin saatler süren müdahalesi sonunda yangın büyük oranda söndürülürken, mahsur kalan bir kedi kurtarıldı, ayağından yaralanan bir itfaiyeci ise hastaneye kaldırıldı. 7. saatin sonunda itfaiye ekipleri çalışmalarına devam ediyor. Yangın saat 22.30 sıralarında Başakşehir İkitelli Turgut Özal Caddesi üzerinde bulunan Eskoop Sanayi Sitesi’nde parfüm imalatı yapan 2 katlı iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre elektrik tesisatında başlayan yangın hızla büyüdü ve yanındaki bir başka iş yeri dahil olmak üzere alt katta bulunan otoparka da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken itfaiye ekipleri yangına müdahaleye başladı. Saatler süren patlamaların da yaşandığı yangına çevre ilçe belediyelerinden de su tankı desteği geldi. Yangında ölen olmazken müdahale eden bir itfaiye eri bacağının yanması ile olay yerinde sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası hastaneye kaldırıldı. Öte yandan yangından bir kedi yine itfaiye ekiplerince kurtarıldı. "Yer sallandı deprem sandık" Yangın anında orada olduğunu belirten ile ilgili konuşan vatandaş Fatih Kiper, "Arkadaşımızın dükkanında çalışıyorduk. Önce bir patlama sesi geldi. Yer sallandı. Deprem olarak düşündük. Ondan sonra dışarı çıkıp baktığımızda ‘Yangın var’ diyerek birileri kaçıyordu. Biz de direkt kendimizi dışarı attık. Tekrar gidip baktığımızda arkadaşımızın dükkanında yangın çıkmıştı. Oradan insanların çıkartıp geri dışarı çıktık. Duyduğumuza göre kolonya dükkanı yanmış. Yan dükkana sıçramış. Kendimizi zor kurtardık. İki üç patlama duyduk. Biz dışarı çıktığımızda otoparktan dumanlar çıkıyordu. Şu an durumla ilgili bilgim yok. Söndürmüşler diye biliyoruz" diye konuştu. Yangında alevler ekiplerin yaklaşık 2 saat süren müdahalesi sonrası bastırıldı. Soğutma ve duman tahliyesi dahil 7 saat süren mücadele sonunda yangın büyük oranda söndürüldü. Yangının başladığı parfüm imalatı yapan iş yeri dahil olmak üzere yangının sirayet ettiği diğer dükkan ve otoparkta büyük çapta hasar meydana geldi. Yangında soğutma çalışmaları sabahın ilk saatlerinde devam ediyor.
İstanbul Kurban Bayramı öncesi İstanbul’da sevk noktalarında yoğun mesai Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi İstanbul’a kurbanlık hayvan girişlerine yönelik denetimler başladı. İstanbul’a giriş yapan kurbanlık hayvanlar, Riva Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda ekipler tarafından tek tek kontrol edildi. Yol kontrolleri kapsamında hayvanların küpeleri, pasaportları ve veteriner sağlık raporları incelendi. Denetimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Suat Parıldar, 2026 yılı itibarıyla kontrollerin başladığını belirterek, geçtiğimiz yıl İstanbul’a yaklaşık 60 bin büyükbaş ve 81 binin üzerinde küçükbaş hayvan sevki gerçekleştirildiğini söyledi. Parıldar, 2025 yılında kent genelinde yaklaşık 80 bin büyükbaş ve 94 bin küçükbaş hayvanın kurban ibadeti kapsamında kesildiğini ifade ederek bu yıl da benzer rakamların beklendiğini kaydetti. Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun çalışmalarına da değinen Parıldar, geçici kurban satış ve kesim alanlarına belge verilirken hijyen, sağlık ve hayvan refahı kriterlerinin titizlikle incelendiğini belirtti. Kesim alanlarında vatandaşların dini vecibelerini sağlıklı ve uygun şartlarda yerine getirebilmeleri için gerekli tüm şartların denetlendiğini aktardı. Vatandaşlara çağrıda bulunan Parıldar, kurbanlık alımlarında kulak küpesi, pasaport ve veteriner sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu belirten Parıldar, Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.