KÜLTÜR SANAT - 11 Ocak 2025 Cumartesi 16:31

Gümüşhane’de Kalandar geleneği köylerden şehre indi

A
A
A
Gümüşhane’de Kalandar geleneği köylerden şehre indi

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sürdürülen ve bir Rumi yılbaşı eğlencesi olarak köylerde kutlanan asırlık Kalandar geleneği Gümüşhane’de kentin caddelerine indi. Köylü vatandaşların yöresel kıyafetler ve yöresel aletlerle gerçekleştirdiği kortej yürüyüşü ve sonrasında gerçekleştirilen eğlence programı renkli anlara sahne oldu.


Rumi takvime göre yılın ilk ayı olarak kabul edilen her yıl Ocak ayının 13’ü ile 14’üncü gününü birbirine bağlayan gün kutlanan Kalandar etkinliği bu yıl Gümüşhane’de büyük bir organizasyonla kutlandı. Gümüşhane Ülkü Ocakları İl Başkanlığı tarafından organize edilen Kalandar etkinliğine yaklaşık 10 köyden vatandaşlar katıldı. Yöresel kıyafetli vatandaşlar ve yöresel tarım aletleri başta olmak üzere birçok eski geleneğin temsil edildiği etkinlikte katılımcılar Kalandar geleneğini kent merkezinde sürdürdü. Kortej yürüyüşü esnasında vatandaşlar hem evlerinin balkonlarından hem de yol kenarlarından eski ve eğlenceli geleneği meraklı gözlerle takip ettiler. Tarım İl Müdürlüğü önünden 15 Temmuz Zafer Meydanı’na kadar süren yürüyüşün ardından kurulan sahnede eskiden köy odalarında oynanan oyunlar oynanırken o anlar renkli görüntülere sahne oldu.



“Bu asırlık geleneği köylerden şehre indirmek istedik”


Etkinliğe vatandaşların yoğun katılım sağladığını ve ilgiyle takip ettiklerini söyleyen Gümüşhane Ülkü Ocakları Başkanı Sadık Coşkun, “Ülkü Ocakları Gümüşhane İl Başkanlığı olarak Kalandar Programı yapmak istedik her Ocak ayının 13’ü Kalandar olduğu için. Biz de Cumartesi gününe denk geldiği için ayın 11’inde yapmak istedik. Daha önce köylerde yoğun bir katılımla yapılıyordu bizler de bunu şehre indirelim istedik. Daha sonra köylerimize gittik oradaki vatandaşlarımızla görüştük sağ olsunlar kendileri de bize destek verdiler. Yoğun bir katılım ve istek vardı çok güzel devam ediyor, köy oyunlarımız devam ediyor, yöresel aletlerimizi, yöresel lezzetlerimizi sergiledik. Develer, öküz arabaları, at arabaları burada unutulmaya yüz tutmuş köydeki bütün aletlerimizi buraya getirerek burada sergiledik. Katılımlarından dolayı Gümüşhane halkına çok teşekkür ediyorum. İnşallah bunu gelecek yıllarda yine yapmayı planlıyoruz. Şu anda yaklaşık 10 köyden katılım var, Kelkit, Köse, Torul ilçesi ve Kürtün ilçesi olmak üzere Gümüşhane merkezde bu işi organize ettik. Caddedeki yürüyüşümüzde caddedeki ve balkondaki vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Eski gelenekleri gördüler çok mutlu oldular biz de bu geleneği yaşattık ve yaşatmaya da devam edeceğiz” dedi.



“Ben bu Kalandar’a soba olarak katıldım”


Asırlardır köylerde kutlanan Kalandar geleneğinin kent merkezinde coşkuyla kutlanmasından dolayı çok memnun olduğunu belirten Karamustafa köyü sakini gelen Yılmaz Demirel, “Biz burada Kalandar geleneğini yaşatmak istedik. Geçmişteki yılbaşımız Kalandar, küçükken evlere gidiyorduk evlerden elma, armut, un, yağ toplayıp köy odalarında birleşip hep birlikte eğlence yapıyorduk. Benim üzerimde soba var, sakal ve fes var. Üzerimde soba var çünkü kış olduğu için hem ısınıyorduk hem de evleri geziyorduk. Ben de o nedenle sobayı temsil ettim. İlk defa Kalandar’ı şehirde yapıyoruz, herkes geldik teşekkür ediyoruz, inşallah bunu gelecek senelerde de yaparız” diye konuştu.


Sevda Çelik de, “Biz burada Lemis yapıyoruz Gümüşhane’mizin yöresel lezzetlerinden bir tanesidir, göç yapılırken annelerimiz ninelerimiz bize bundan yapardı. İlk defa şehirde yapıyoruz, genelde hep köylerde yapılırdı. Köylerde çok kalabalık şekilde yapılırdı, şehre indi çok güzel bir organizasyon oldu” şeklinde konuştu.



Gümüşhane’de Kalandar geleneği köylerden şehre indi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenlendi. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda eski TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise, "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığı "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenledi AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından ‘’28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası’’ isimli panel düzenlendi. Programda konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan TBMM 29. Başkanı Mustafa Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise konuşmasında "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmasında "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.