ÇEVRE - 27 Temmuz 2023 Perşembe 08:16

Santa Harabeleri tarihi ve doğal güzellikleriyle göz kamaştırıyor

A
A
A
Santa Harabeleri tarihi ve doğal güzellikleriyle göz kamaştırıyor

Gümüşhane’de “Vadideki cennet”, “Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer” olarak adlandırılan, yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, çeşmeleri ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabeleri, 17. yüzyıldan kalma eserleriyle ziyaretçilerine hem zamanda yolculuk yaptırıyor hem de eşsiz manzaralarıyla hayran bırakıyor.


Merkeze bağlı Dumanlı Köyü sınırları içerisinde 17. yüzyılda Rumlar tarafından kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde dönemin özelliklerini yansıtan tek ve iki katlı evleri, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle döneminin kendine özgü sivil mimari özelliklerini sergiliyor.


Doğu Karadeniz’in önemli kültürel miraslarından birisi ve geçmişin izleriyle dolu olan Santa Harabeleri, tarihi ihtişamı ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine enfes manzaralar sunuyor.


Doğa ve tarih tutkunlarının adresi olmasının yanında son dönemde bölgedeki Arap turistlerin de akınına uğrayan Santa Harabeleri, Binatlı, Terzili, Zurnacili, Piştovlu, İşhanlı, Çinganli ve Çakallı olmak üzere 7 mahalleden oluşuyor. İki sıradağın oluşturduğu dar ve derin bir vadi içinde yer alan Santa, kaybolmaya yüz tutmuş önemli bir değer olarak biliniyor. Arkeolojik ve doğal sit alanı olan Santa Harabeleri geçtiğimiz yıllarda kesin korunacak hassas alan olarak ilan edilmişti.


Tarihi eserler yönünden oldukça zengin olan, bazı mahallelerinde kiremit fabrikası ve kireç ocaklarının da bulunduğu Santa Harabeleri, Yanbolu deresinin doğduğu üç ayrı yamaçta denizden ortalama bin 500 metre yükseklikte yer alıyor.


Fransa’da yaşayan ve yaz tatili için Santa Harabelerindeki Zurnacılı Mahallesine gelen Taha Sarıtaş, "Burası çok güzel bir yer. Özellikle Sakız ağaçları çok güzel. Burada ağaçlar, doğa, tarihi yapılar çok etkileyici. Ben herkesi buraya bekliyorum. Gelsinler çok güzel bir yer" dedi.



"Burası Ayder’den çok daha güzel bir yer"


Kıbrıs’ta yaşayan ve yaz tatili için babasının doğduğu yere gelen Kağan Bilaloğlu da "Bir ay oldu ben buraya geldi. Babam burada büyüdüğü için okul bitince yaz tatilinde buraya geliyorum. Burası çok güzel bir yer. Kiliseler, doğa, köprüler, eski yapılar başta olmak üzere görülecek çok şey var. Kesinlikle gelinmesi gereken bir yer. Ben Ayder’e de gittim ama burası Ayder’den çok daha güzel bir yer" diye konuştu.


Yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, tarihi okulları, çeşmeleriyle büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabelerinde geceyi kamp yaparak geçirip ertesi gün mahallelerinde doğa yürüyüşü gerçekleştiren Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği (GÜDAK) üyesi sporcular da Gümüşhane’nin muhteşem güzelliklerle dolu "Vadideki Cennet"i Santa Harabelerini doya doya gezdi.


Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekmeye devam eden bölgeye şahsi araçlarıyla ulaştıktan sonra kamp yapıp geceyi burada geçiren sporcular ertesi gün Gümüşhane’den minibüsle gelen sporcularla buluşarak toplam 41 kişiyle doğa yürüyüşü gerçekleştirdi.


Piştovlu mahallesinde bulunan tarihi köprüyle başlayan doğa yürüyüşünde sporcular Çakallı, Binatlı, Terzili ve Zurnacılı Mahallelerini yürüyerek etkinliği tamamladı.


Etkinliğe katılan sporculardan Bilgehan Yüce, “Yıllardır görmek istediğim ve çok merak ettiğim bir yerdi Santa Harabeleri. Ben kültürel gezileri çok seviyorum. Çok bekledim ve beklediğime değdi. Hemen hemen bütün mahalleleri gezdik. Herksin gelmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum. Bütün yapıların aynı özellikte olması beni çok etkiledi. Dolu dolu gezmek isteyen bir gün yetmeyebilir burada” ifadelerini kullandı.


Santa Harabeleri tarihi ve doğal güzellikleriyle göz kamaştırıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Serik’te "ebru, hat ve naht" sanat sergisi açıldı Serik’te, Halk Eğitimi Merkezi ile Serik Gençlik Merkezi iş birliğinde düzenlenen "ebru, hat ve naht" sanat sergisi sanatseverlerle buluştu. Mevlid-i Nebi etkinlikleri kapsamında hazırlanan temalı eserlerin yer aldığı sergi yoğun ilgi gördü. Sergide, usta öğreticiler rehberliğinde kursiyerler tarafından hazırlanan toplam 33 eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Ebru, hat ve naht sanatının örneklerinin yer aldığı eserler, ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelendi. Sergi hakkında bilgi veren Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, Mevlid-i Nebi etkinlikleri kapsamında anlamlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Efendimizin doğumunun bin 500’üncü yılı dolayısıyla Serik Halk Eğitimi Merkezi olarak ebru, hat ve naht sanatlarından oluşan bir sergi düzenledik. Sergide yer alan 33 eser, kursiyerlerimizin hazırladığı çalışmalar arasından seçildi. Amacımız bu sanatları halkımıza ve öğrencilerimize tanıtarak önemini vurgulamak. Ayrıca Ramazan ayı içerisinde olmamız sebebiyle bu manevi atmosferi sanatla birleştirmek istedik. Kursiyerlerimizin yaklaşık iki aylık emeğini sergilemekten mutluluk duyuyoruz. Bu tür kurs ve sergilerimiz önümüzdeki dönemlerde de devam edecek." Serik Gençlik Merkezi spor salonunda gerçekleştirilen açılışa İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Ekiz, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, Gençlik Merkezi Müdürü İsa Seyyar, okul müdürleri, kursiyerler ve öğrenciler katıldı. Bir gün sürecek olan sergi, gün boyunca vatandaşların ziyaretine açık olacak.
Bursa BUÜ’de gönül coğrafyası iftarda buluştu Bursa Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUTÖMER) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, farklı coğrafyalardan gelen öğrencileri ve üniversite yönetimini aynı sofrada buluşturdu. BUÜ Çamlık Yemekhanesinde gerçekleşen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel ile akademisyenler ve çok sayıda uluslararası öğrenci katıldı. İftar öncesi öğrencilere hitap eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, konuşmasında üniversite bünyesindeki uluslararası öğrencilerin toplam sayının yüzde 10’unu oluşturduğuna dikkat çekerek, her bir öğrenciyi birer misafir ve zenginlik olarak gördüklerini ifade etti. ULUTÖMER’in sadece teknik bir dil öğrenme merkezi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel dünyasına açılan bir kapı niteliği taşıdığını belirten Yılmaz, öğrenilen dil sayesinde kurulan dostluk ve kardeşlik bağlarının bir ömür sürmesini temenni etti. Konuşmasında dünya üzerindeki tüm mazlumlar için dua isteyen Rektör Yılmaz, üniversite yerleşkesinde yapımı devam eden caminin de bir an önce tamamlanması arzusunu dile getirerek tüm katılımcılara hayırlı iftarlar diledi. ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel ise merkezin yürüttüğü faaliyetler ve uluslararası işbirlikleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Temel amaçlarının Türkçeyi en iyi şekilde öğretmek ve Türk kültürünü tanıtmak olduğunu vurgulayan Demirel; halihazırda 68 farklı ülkeden 200’e yakın öğrenciye eğitim verdiklerini belirtti. 2025 yılı içerisinde Özbekistan ve Azerbaycan gibi dost ülkelerle yapılan akademik işbirliklerine, karşılıklı öğretim elemanı değişimlerine ve sertifika programlarına değinen Demirel, merkezin uluslararası vizyonunun altını çizdi. Ayrıca Nisan ayında düzenlenecek olan 11. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi’nin haberini veren Demirel, davetlerine icabet eden üniversite yönetimine ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.