ASAYİŞ - 04 Temmuz 2024 Perşembe 16:45

Şiran’ı fırtına vurdu

A
A
A
Şiran’ı fırtına vurdu

Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde öğleden sonra etkili olan ani rüzgar ve fırtına nedeniyle çok sayıda çatı uçtu, inşaatlar zarar gördü ve elektrik hatları koptu.


Şiran ilçe merkezinde bugün etkili olan ve hızının saatte 100 kilometreyi geçtiği tahmin edilen fırtına çok sayıda binayı ve yapımı devam eden inşaatları vurdu, ağaç dallarını kırdı ve bazı araçların camlarının patlamasına neden oldu.


Uçan çatıların araçların üzerine düşmesi nedeniyle ciddi oranda maddi hasarın da meydana geldiği ve 5-10 dakika süren fırtınada ilçe merkezi savaş alanına dönerken can kaybı yaşanmaması sevindirdi.


Şiran Belediye Başkanı Abdulbaki Kara, saat 15.15 gibi başlayan ve 5-10 dakika arası süren kuvvetli rüzgarın ardından ilçe merkezinin savaş alanına döndüğünü belirterek, “Arkadaşlarımız şu anda sahada. Önce hasar tespit çalışması yapıyoruz. Allah’a şükür can kaybı ve yaralı yok. Bolca çatı uçtu. Ekiplerimiz vatandaşlarımıza yardımcı olmak için sahadalar” dedi.


Zaman zaman vatandaşların da güçlükle ayakta durmasına neden olan fırtınaya evden çıkarken yakalanan Murat Tuğ, “Evden dışarı çıktığımda aşırı rüzgar vardı. Tekke Mahallesi’nde yakalandım rüzgara. Önce sokak lambalarından sesler çıkmaya başladı, sonrasında da birkaç çatı parçası ve poşetlerin, karton kutuların etrafımda uçtuğunu gördüm. Devamında rüzgar aşırı derecede artmaya başladı” sözleriyle o anları anlattı.



“Elektrik hatları koptu, 3-4 saat elektrik gelmeyecekmiş”


Birkaç küçük çatı parçasının uçmaya başladığını ve çatı seslerini duyup rüzgardan yürüyemeyecek duruma gelince okul binasının kenarına sığındığını aktaran Tuğ, “Yaklaşık 5 dakika sürdü. Rüzgarın ardından çatılar uçtu, ağaç dalları kırıldı ve bazı çatılarda hasar oluştu. Elektrik hatları koptu. 3-4 saat elektrik gelmeyeceklerini beyan ettiler. Genel kontroller yapılıyor hatlarda” ifadelerini kullandı.



Şiran’ı fırtına vurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan kadını vatandaşlar kurtardı: O anlar kamerada Kastamonu’da sokak köpekleri, önce okula gitmek isteyen öğrencilere, daha sonra da yol kenarında bekleyen bir kadına saldırdı. Kadının sokak köpeklerinden kurtarıldığı anlar ise saniye saniye kameraya yansıdı. Olay, Budamış Mahallesi’nde bulunan Doğakent Sitesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak köpekleri sabah saatlerinde okula gitmek isteyen öğrencilere saldırdı. Çevredeki vatandaşların bağırmasından korkan köpekler, kaçarak uzaklaştı. Bir süre sonra tekrar site içerisine gelen sokak köpekleri, yol kenarında bekleyen kadına saldırmaya çalıştı. Çantasını sallayarak köpeklerden korunmaya çalışan kadın, çevredeki vatandaşların yardımıyla yara almadan kurtuldu. Sokak köpeklerinin kadına saldırdığı anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde köpeklerin yol kenarında bekleyen kadına doğru koştuğu ve daha sonra saldırdığı görülüyor. Kadın çantasıyla kendisini korumaya çalışıyor. Daha sonra yere düşen kadın, bir vatandaşın bağırması ve bir vatandaşın da otomobili köpeklerin üzerine sürmesiyle kurtuluyor. "Arabamla köpeklerin üzerine sürdüm ama köpekler arabaya da saldırdı" Sitede ikamet eden Faruk Fettahoğlu, "Köpeklerin kadın ve çocuklara çok şiddetli bir şekilde bir saldırı, bir tehlike ortamı oluştu. Mümkün olduğunca biz de müdahale etmeye çalıştık ama bayağı tehlike arz eden bir durum oldu. Özellikle kadınlar ve çocuklar sabahları eziyet çekiyor. Hatta köpekler saldırırken videolarını falan da çektik. Hemen buradaki çeşmenin önünde bir kadına saldırdılar. Ben de arabamla köpeklerin üzerine doğru gittim ama arabanın üzerine doğru da saldırıda bulundular. Sürekli tehlike arz ediyor. Bir an önce bunların toplatılması gerekiyor. Yoksa burada çok kişinin canı yanacak. Hem sağlık açısından hem çocukların travmaları açısından sıkıntılı bir durum" dedi. "Köpekler insana saldırıyorlar, buna bir çözüm bulsalar iyi olacak" Sitede yaşayan Mustafa Eskicioğlu ise, "Sabah 5-6 tane köpek öğrenciye saldırdılar. Camları açıp bağırdık, köpekleri o şekilde uzaklaştırabildik. Çeşmenin yanında da bir kadın vardı, köpekler kadına sardı. Allah’tan kadının yakınında da bir adam vardı, kadını da adam kurtardı. Köpeklerden çok korktuk. Çocuklara saldırıyorlar. Sitenin kapısının önünde bir kadın ile öğrenci korkudan dışarı çıkamadı. Bağırınca da kaçmıyorlar. Oradan bir taksici geldi, kadın ile öğrenciyi taksiye aldı. Köpekler insana saldırıyorlar. Buna bir çözüm bulsalar iyi olacak" diye konuştu.
Düzce Ata tohumundan hibritlere Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) öncülüğünde hayata geçirilen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlenen buluşmalara bir yenisi daha eklendi. "Ata Tohumu: Miras mı Bilim mi?" başlıklı Bilim Kafe programı, Bostanlık Köyü’nde köy halkının yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi’nin toplumsal katkı misyonu doğrultusunda Bilim Kafe etkinliklerinin düzenli olarak gerçekleştirildiğini ifade etti. Tarım ve ata tohumu gibi doğrudan üreticileri ilgilendiren konuların bilimsel bir perspektifle ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirten Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, "Bilim Kafe etkinlikleriyle vatandaşlarımızın sorularına doğrudan yanıt bulabilecekleri bir paylaşım ortamı oluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Ata tohumundan hibritlere Ata tohumu, standart tohum ve hibrit tohum kavramlarına açıklık getirerek konuşmasına başlayan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, ata tohumlarının, tarımın başladığı dönemlerden itibaren nesilden nesile aktarılan, gözlem ve seçilim yoluyla korunmuş kadim bir miras olduğunu ifade etti. Standart tohumların belirli özellikleri sabitlenmiş ve standardize edilmiş çeşitler olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, hibrit tohumların ise iki üstün özelliğin tek bir bitkide birleştirilmesiyle elde edildiğini dile getirdi. "Atalarımız yüzyıllar boyunca aslında bir ıslah çalışması yürüttüler" Atalarımızın yüzyıllar boyunca en verimli ve kaliteli bitkileri seçerek sürdürdükleri üretim pratiğinin bir çeşit doğal seleksiyon ve ıslah süreci olduğunu belirten Öğretim Üyesi, modern tarımda da seleksiyonun hala temel yöntemlerden biri olduğunu kaydetti. Konuşmasında artan dünya nüfusuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, küresel ölçekte gıda üretiminin artırılmasının zorunluluğuna dikkat çekerek, hibrit tohumlar ve modern üretim teknikleri sayesinde 1 tona kadar çıkabildiğini belirtti. "Toprak sağlığı, sürdürülebilir üretimin anahtarı" Sürdürülebilir üretimin temelinde sağlıklı toprak bulunduğunu belirterek, topraktaki organik madde miktarının artırılmasının önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Can, ahır gübresi, yeşil gübreleme ve hümik asit uygulamalarının toprak yapısını iyileştirmede önemli araçlar olduğunu kaydetti. Bazı kimyasal gübrelerin içerdiği dolgu maddelerinin uzun vadede toprağa zarar verebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, bilinçli ve dengeli gübreleme yapılması gerektiğini vurguladı. Bilim ile toplum arasında güçlü bir köprü Köy halkının yoğun ilgisi ve aktif katılımıyla gerçekleşen programda, vatandaşlar merak ettikleri soruları Öğretim Üyesine yöneltme fırsatı buldu. Bilimsel bilginin toplumla buluşturulması ve tarımsal üretime ilişkin güncel konuların yerinde konuşulması açısından önemli bir buluşma olan "Ata Tohumu: Miras mı Bilim mi?" başlıklı Bilim Kafe buluşması, teşekkür belgesi takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.