GÜNDEM
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:36 Bilecik’te orman yangınlarına karşı hava gücü artırıldı Bilecik Valiliği koordinesinde yaklaşan yaz ayları öncesinde orman yangınlarına karşı alınan tedbirler kapsamında yangın söndürme helikopteri sayısı 1’den 2’ye çıkarıldı. Orman Genel Müdürlüğü tarafından Bilecik’e konuşlandırılan yangın söndürme helikopterleri Bilecik’in Vezirhan ilçesindeki pistte göreve hazır şekilde bekletilmeye başlandı. Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, yaz aylarında artış gösterebilecek orman yangınlarına karşı tüm hazırlıkların titizlikle sürdürüldüğünü belirterek, "Orman yangınlarına hızlı ve etkin müdahale edebilmek adına ilimizdeki hava gücünü artırdık. Konuşlandırılan helikopterler sayesinde olası yangınlara ilk müdahale süresi en aza indirilecek. Göreve başlayan hafif sınıf yangın söndürme helikopteri; 500 litre su taşıma kapasitesi, yaklaşık 1,5 saatlik çalışma süresi ve hızlı kalkış kabiliyetiyle dikkat çekiyor. Tek pilot ve idare temsilcisinin görev aldığı helikopter, ihbarın ardından yaklaşık 3 dakika içerisinde su dolu şekilde havalanarak yangın bölgesine intikal edebiliyor" ifadelerini kullandı. Vali Sözer, Orta sınıf yangın söndürme helikopterinin ise 2 bin 500 litre su taşıma kapasitesiyle yangınla mücadelede önemli görev üstleneceğini kaydederek; "Geçtiğimiz yıl meydana gelen yangınlarda etkin görev alan helikopterimiz, seri müdahale kapasitesiyle önemli katkı sağladı. Bu yıl da aynı kararlılıkla görev yapacak. Helikopterlerin havuz, göl, baraj, nehir ve deniz gibi farklı su kaynaklarından su alabilme özelliğine sahip. Orman varlığımızın korunması ve vatandaşlarımızın can ile mal güvenliğinin sağlanması adına tüm kurumlarımızla koordineli şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Eskişehir’de cezaevlerini inceledi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:30 İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Eskişehir’de cezaevlerini inceledi Eskişehir’e gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Komisyonu heyeti, Ceza İnfaz Kurumlarında fiziki şartlar gibi çeşitli konularla ilgili incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz’un eşliğinde Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda açıklama yaptı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Milletvekili Alkayış, "Değerli milletvekillerimizle beraber bugün Eskişehir Ceza İnfaz Kurumlarını incelemek üzere buradayız. Komisyonumuz, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun alt komisyonudur. Tabii İnsan Haklarını İnceleme Komisyonumuz, her yasama döneminde olduğu gibi bir gelenek olarak hükümlü ve tutuklu haklarını koruma amacıyla kurulmuştur. Komisyonumuz özellikle insan hakları boyutuyla hükümlü ve tutukluların; eğer hükümlüyse cezalarının insan onuruna yakışır şekilde infaz edilmesi, infazdan sonra topluma kazandırılması, cezaevine girdiği zaman eğer bir işi varsa bu işini kaybetmemesi, herhangi bir işi yoksa da mümkünse bir iş sahibi olması için gerekli ıslah tedbirlerinin alınması, eğer tutukluysa da yargılama süresince insan haklarına uygun bir şekilde bir muameleye tabi tutulmasını amaç ediniyor" dedi. "İncelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" Hükümlü ve tutuklular açısından bazen çok ufak görünen hakların tam yerinde ve zamanında yerine getirilmesinin İnsan Hakları Komisyonu açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Başkan Alkayış, "İnsan hakları konusu her gün kendini yenileyen, her gün değişen, dinamik bir alan olduğu için konuşulan başlıklar da çok hızlı bir şekilde değişebiliyor. Türkiye, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu kurarak insan hakları yönüyle anayasamız ile uluslararası anlaşmaların uyumunu sağlama, yine içeride de iyi uygulamalarla eş güdümü sağlama, insan hakları yönüyle şikâyetler varsa bu tarafları dinleme ve inceleme yapma yetkisine sahiptir. Bu anlamda incelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" diye konuştu. "Çalışmalarımızın insan haklarının daha ileriye gitmesine katkı sunmasını temenni ediyorum" Alkayış, sözlerini şöyle sürdürdü: "28. Dönem’de bu 12’nci inceleme olduğunu İncelemelerimizden sonra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğümüzü davet ederek bulgularımızı kendileriyle müzakere ediyoruz. Sonra bunları raporlaştırıp Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve kamuoyuna açıklıyoruz. İncelediğimiz konular; hükümlü ve tutukluların sağlığa erişim hakları, beslenme şartları, fiziki şartlar, kalabalık, nakiller, görüşmelerin tam ve istenilen düzeyde yapılması gibi konularda incelemelerimizi yapıyoruz. Eskişehir cezaevimizde bugün iki tane incelememiz olacak. Komisyonumuza 206 tane başvuru var; biz de bu başvuruların içeriğini milletvekili arkadaşlarımızla beraber daha sonra rapora dönüştüreceğiz. Yaptığımız çalışmaların ülkemizdeki insan haklarının daha ileriye gitmesine ve standardın yükselmesine katkı sunmasını temenni ediyorum."
İzmir’de belediye memurlarının ’TİS’ eylemi sürüyor
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:01 İzmir’de belediye memurlarının ’TİS’ eylemi sürüyor İzmir’in Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görevli memurlar, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamındaki haklarını alamadıkları gerekçesiyle 10 Nisan’da başlattıkları eylemlerine devam ediyor. İzmir’deki ilçe belediyelerinde çalışan memurların eylemleri sürüyor. Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görev yapan yüzlerce memur, ödenmeyen TİS hakları ve arazi tazminatları için iş yerleri önünde toplanarak basın açıklaması düzenledi. Buca’da memurlardan ’Hak ihlali’ tepkisi Buca Belediyesi önünde bir araya gelen memurlar, 7 aylık geriye dönük alacaklarının ödenmemesini ve verilen sözlerin tutulmamasını protesto etti. Memurlar adına açıklamayı okuyan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, emeğin değersizleştirildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bugün burada sadece rakamları konuşmak için değil, çiğnenen bir hukuku savunmak ve yok sayılan irademize sahip çıkmak için toplandık. Sabır taşı çatlamış, artık mücadele konuşmaya başlamıştır. Aylardır ‘sabredin’ denilerek oyalanıyoruz. Toplu İş Sözleşmesi’nden doğan 7 aylık alacağımızın ödenmemesi bir idari gecikme değil, açık bir hak ihlalidir. 30 Mart 2026 tarihinde imza altına alınan sözleşme, bugün ’sınıra çekme’ kılıfıyla fiilen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Haklarımızı söke söke alana kadar meydanlarda, iş yerlerinde ve her platformda mücadelemizi büyüteceğiz." "TİS bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur" Eylemlerin bir diğer adresi olan Bayraklı Belediyesi önünde de memurlar tepkilerini dile getirdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, belediyelerde gece gündüz çalışan emekçilerin görmezden gelindiğini ve müzakere masasında verilen sözlerin yok sayıldığını belirtti. İmzalanan sözleşmelerin geri çekilmesini eleştiren Filiz, "Dün kabul ettikleri hakları, bugün geri çekiyorlar. TİS’i bir hak değil, keyfi bir uygulama gibi görüyorlar. TİS; bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur. Bir imza değil, bir mücadelenin sonucudur. Gasp edilen haklarımızı geri alacağız ve TİS hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Canikli vatandaşlara yerinde hizmet: 16 bin kişiye diş tedavisi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:00 Canikli vatandaşlara yerinde hizmet: 16 bin kişiye diş tedavisi Samsun Canik Belediyesi’nin ilçeye kazandırdığı Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde son 4 ayda 16 bin hastaya modern diş ünitlerinde tedavi hizmeti sunuldu. Canikli vatandaşlara kolaylık sağlayan Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, vatandaşların çevre ilçelere gitmeye gerek duymadan ağız ve diş sağlığı ile ilgili tüm tedavilerini gerçekleştirebilmelerine imkân sunuyor. Canik Belediyesi’nin yerinde, hızlı ve etkin hizmet adımlarının önemli çalışmaları arasında yerini alan Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde 2026 yılının ilk 4 ayında 16 bin vatandaşa tedavi hizmeti sunuldu. Son teknoloji cihazlarla donatılan modern diş ünitlerinin yer aldığı merkezde, muayene ve tedavi işlemleri ile birlikte ayrıca cerrahi müdahaleler de yapılıyor. Yaşamı kolaylaştıran projeler Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde çocuklar ve yetişkinler için ayrı modern diş ünitlerinin yer aldığını ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, vatandaşların ağız ve diş sağlığı ile ilgili tüm tedavilerini Canik’te gerçekleştirebildiğini söyledi. Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imize kazandırdığımız Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimiz, modern diş ünitleriyle hemşehrilerimize hizmet vermeyi sürdürüyor. Yetişkin ve çocuk diş ünitlerinin yer aldığı merkezimizle hemşehrilerimiz, ağız ve diş sağlığı ile ilgili tedavi işlemlerinin tamamını gerçekleştirebiliyor. Hemşehrilerimizin yerinde hizmet almalarına imkân sunan merkezimiz, modern ve son teknoloji cihazlarla donatılan diş ünitleriyle gündelik yaşamın daha kolay bir hale gelmesinde önemli bir rol üstleniyor. Canik’mize değer katan, hemşehrilerimizin yaşamını kolaylaştıran eser ve hizmetleri ilçemize kazandırmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Ustalık yolculuğu bu kez çocuklarla devam etti
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:58 Ustalık yolculuğu bu kez çocuklarla devam etti Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, kadınların marangozluk, sıhhi tesisat, elektrik ve boyama gibi geleneksel olarak erkek mesleği olarak görülen alanlarda eğitim almasını sağlayan ‘Hayatımın Ustasıyım’ projesi, farklı yaş gruplarına ilham vermeye devam ediyor. Kadınların üretim gücünü desteklemek amacıyla hayata geçirilen proje, bu kez miniklerle buluşarak anlamlı bir deneyime dönüştü. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında düzenlenen atölye çalışmasında çocuklar, yalnızca eğlenmekle kalmadı; aynı zamanda üretmenin ve ortaya bir ürün koymanın değerini deneyimledi. Muğla Büyükşehir Belediyesi 2 No’lu Hizmet Binası’nda yer alan Marangoz Atölyesinde gerçekleşen etkinlikte minikler eğitmenler eşliğinde sürecin her aşamasına aktif olarak katıldı. Kendi kalemliklerini tasarladılar Atölyeye katılan çocuklar, ahşap parçaları bir araya getirerek kendi kalemliklerini oluşturdu. El becerilerini geliştiren minikler, ardından kalemliklerini boyayarak hayal güçlerini renklerle buluşturdu. Ortaya çıkan birbirinden farklı ve özgün tasarımlar, etkinliğe renkli görüntüler kattı. Kendi emekleriyle yaptıkları kalemlikleri kullanacak olmanın heyecanını yaşayan çocuklar, üretmenin verdiği mutluluğu doyasıya hissetti. Ortaya çıkardıkları ürünleri gururla sergileyen minikler, hem başarma duygusunu tattı hem de özgüven kazandı. El becerileri ve özgüven gelişti Etkinlik boyunca çocukların el-göz koordinasyonu, dikkat ve yenilikçi becerileri desteklenirken, paylaşma ve birlikte üretme kültürü de pekiştirildi. Güvenli bir ortamda temel el aletlerini tanıma fırsatı bulan çocuklar, yeni deneyimler kazanarak farklı alanlara olan ilgilerini keşfetti.
Fabrikaların istemediği derilerden harçlık çıkarıyorlar
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:52 Fabrikaların istemediği derilerden harçlık çıkarıyorlar Bolu’nun Gerede ilçesinde üniversite öğrencileri, Türkiye’de bir ilke imza atarak kurdukları öğrenci kooperatifi aracılığıyla, fabrikalardan temin edilen atık ve defolu deri parçalarını çanta, cüzdan ile anahtarlığa dönüştürerek hem ekonomiye kazandırıyor hem de gelir elde ediyor. Gerede Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören gençler, aldıkları teorik eğitimi pratiğe dökmek amacıyla Türkiye’de bir ilke imza atarak kendi öğrenci kooperatiflerini kurdu. Dericilik, tasarım, muhasebe ve işletme gibi bölümlerde okuyan öğrenciler, proje ortağı Gerede Ticaret ve Sanayi Odası ve ilçedeki deri sanayi firmalarından temin ettikleri atık ile defolu derileri üretim sürecine dahil ediyor. Lazer makinelerinde kesilen ve el dikişiyle nihai ürün haline getirilen deriler; çanta, cüzdan, magnet ve anahtarlığa dönüştürülüyor. Projeyle öğrenciler, hem geri dönüşüme katkı sağlayarak çevreye destek oluyor hem de ürünlerin e-ticaret ve birebir pazarlama yöntemleriyle satışından harçlıklarını çıkarıyor. "Yönetim kurulunda öğrencilerimiz var" Gerede MYO Müdürü Hakan Çambel, kooperatifte aktif olarak 25 civarında öğrencinin bulunduğunu belirterek, "Kooperatifin yönetim kurulunda da öğrencilerimiz var. Biz 3 eğitmen olarak yer alıyoruz. Kooperatifimizin 7 asıl üyeden oluşması gerekiyor, diğer 4 üyemiz de öğrencilerimizden oluşuyor. Alttan gelenlere eğitim vererek, mezun olanların yerine yeni öğrencilerimizi yetiştirip kooperatifçiliği sürdüreceğiz" dedi. "Projemiz desteklenmeye hak kazandı" Projenin mimarlarından Gerede MYO Dr. Öğretim Üyesi Onur Özevin ise işletme, muhasebe ve girişimcilik gibi dersleri öğrencilerin pratiğe dökmekte zorlandığını, bu nedenle risk almadan deneyimleyebilecekleri bir model üzerinde çalışırken öğrenci kooperatifi fikrinin ortaya çıktığını anlattı. Öğrencilerin bir girişimin A’dan Z’ye kuruluşunu, muhasebesini ve pazarlamasını deneyimlemesini hedeflediklerini aktaran Özevin, "Projeyi TÜBİTAK’a sunduk ve 3005 projesi kapsamında desteklenmeye hak kazandık. Bu hibe kapsamında lazer makineleri tedarik edildi ve öğrencilere eğitimler verildi. Başarılı olan 30 kişiyle kooperatifimizi resmi olarak kurduk" diye konuştu. Kooperatifin kurulmasının ardından öğrencilerin alanlara ayrıldığını anlatan Özevin, "Gerede, deri sanayisinde öncü merkezlerden biri. Burada üretim yapan deri sanayi firmalarıyla iş birliği halindeyiz. Gerede Ticaret Sanayi Odası proje ortağımız. Onlardan kullanmadıkları defolu, artık deri ürünleri talep ediyoruz. Burada ayakkabıcılık, deri teknolojisi, muhasebe ve işletme bölümü bir araya gelerek departmanlara ayrıldılar. Teknik olarak artık deriler buraya geliyor, bir tasarım aşamasından geçiyor (anahtarlık, magnet, cüzdan gibi) Daha sonra lazer makinesinde kesimi yapılıyor. El dikişiyle nihai ürün haline getiriliyor ve kişiselleştirmek için ikinci bir lazer makinemiz var; isim, logo, marka, her türlü baskı yapılıyor ve müşteriye dijital pazarlama veya birebir pazarlama kanalıyla ulaştırılıyor" ifadelerini kullandı.
DAKAF’26 ’Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla kapılarını açıyor
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:47 DAKAF’26 ’Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla kapılarını açıyor Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) ev sahipliğinde, İŞKUR koordinasyonunda düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26) yarın kapılarını açıyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en kapsamlı kariyer organizasyonlarından biri olan DAKAF’26 için geri sayım sona erdi. "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla hazırlanan fuar, Van YYÜ’nün ev sahipliğinde ve bölgedeki 8 üniversitenin paydaşlığında 5-6 Mayıs tarihlerinde Tuşba ilçesindeki Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Paydaş üniversiteler tek çatı altında Van YYÜ’nün ev sahipliği yaptığı organizasyon; Muş Alparslan, Bitlis Eren, Ağrı İbrahim Çeçen, Şırnak, Batman, Hakkari, Iğdır ve Siirt üniversitelerinin paydaşlığında hayata geçiyor. Bölgedeki genç yetenekleri Türkiye’nin dev firmalarıyla buluşturacak olan fuar, kamu ve özel sektörü aynı platformda bir araya getiriyor. Firma ve kurumlar, nitelikli öğrenci ve mezunlarla birebir mülakat yapma imkanı bularak insan kaynağı stratejilerini güçlendirme fırsatı yakalayacak. "Ülkemizin gözbebeği kurumları burada" Fuar öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelerek hazırlıkların tamamlandığını müjdeleyen Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, yaklaşık 140 standın kurulduğunu belirtti. Şevli, "Yarın tüm öğrencilerimizi ve gençlerimizi fuar alanına bekliyoruz. Farklı bakanlıklar, kamu kuruluşları ve özel sektör temsilcileri fuarda yer alacak. Ülkemizin gözbebeği kurumları stantlarını açmış olacak" dedi. "CV’lerinizi yanınızda getirin" Gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Rektör Şevli, fuarın sunduğu fırsatların geniş bir yelpazeye yayıldığını ifade etti. Şevli, "Öğrencilerimize fuara hazırlıklı gelmelerini ve CV’lerini yanlarında getirmelerini tavsiye ediyorum. Tarımdan uzay sanayisine, havacılıktan girişimciliğe kadar birçok farklı sektörden kuruluş burada olacak. Ayrıca 5 farklı salonda, 30’un üzerinde etkinlikte alanında uzman konuşmacılar kariyer deneyimlerini paylaşarak öğrencilerimize ışık tutacak" ifadelerini kullandı. Yarışmalar, çekilişler ve atölye çalışmaları İki gün sürecek organizasyonun sadece mülakatlardan ibaret olmayacağını belirten Şevli; simülasyonlar, atölye çalışmaları, yarışmalar ve çeşitli çekilişlerle katılımcıları dolu dolu bir programın beklediğini ifade etti. Basın toplantısına Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenay Baydaş ve Prof. Dr. Cemil Göya da katılarak organizasyonun önemine dikkat çekti.
Fabrikaların istemediği derilerden harçlık çıkarıyorlar
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:44 Fabrikaların istemediği derilerden harçlık çıkarıyorlar Bolu’nun Gerede ilçesinde üniversite öğrencileri, Türkiye’de bir ilke imza atarak kurdukları öğrenci kooperatifi aracılığıyla, fabrikalardan temin edilen atık ve defolu deri parçalarını çanta, cüzdan ile anahtarlığa dönüştürerek hem ekonomiye kazandırıyor hem de gelir elde ediyor. Gerede Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören gençler, aldıkları teorik eğitimi pratiğe dökmek amacıyla Türkiye’de bir ilke imza atarak kendi öğrenci kooperatiflerini kurdu. Dericilik, tasarım, muhasebe ve işletme gibi bölümlerde okuyan öğrenciler, proje ortağı Gerede Ticaret ve Sanayi Odası ve ilçedeki deri sanayi firmalarından temin ettikleri atık ile defolu derileri üretim sürecine dahil ediyor. Lazer makinelerinde kesilen ve el dikişiyle nihai ürün haline getirilen deriler; çanta, cüzdan, magnet ve anahtarlığa dönüştürülüyor. Projeyle öğrenciler, hem geri dönüşüme katkı sağlayarak çevreye destek oluyor hem de ürünlerin e-ticaret ve birebir pazarlama yöntemleriyle satışından harçlıklarını çıkarıyor. "Yönetim kurulunda öğrencilerimiz var" Gerede MYO Müdürü Hakan Çambel, kooperatifte aktif olarak 25 civarında öğrencinin bulunduğunu belirterek, "Kooperatifin yönetim kurulunda da öğrencilerimiz var. Biz 3 eğitmen olarak yer alıyoruz. Kooperatifimizin 7 asıl üyeden oluşması gerekiyor, diğer 4 üyemiz de öğrencilerimizden oluşuyor. Alttan gelenlere eğitim vererek, mezun olanların yerine yeni öğrencilerimizi yetiştirip kooperatifçiliği sürdüreceğiz" dedi. "Projemiz desteklenmeye hak kazandı" Projenin mimarlarından Gerede MYO Dr. Öğretim Üyesi Onur Özevin ise işletme, muhasebe ve girişimcilik gibi dersleri öğrencilerin pratiğe dökmekte zorlandığını, bu nedenle risk almadan deneyimleyebilecekleri bir model üzerinde çalışırken öğrenci kooperatifi fikrinin ortaya çıktığını anlattı. Öğrencilerin bir girişimin A’dan Z’ye kuruluşunu, muhasebesini ve pazarlamasını deneyimlemesini hedeflediklerini aktaran Özevin, "Projeyi TÜBİTAK’a sunduk ve 3005 projesi kapsamında desteklenmeye hak kazandık. Bu hibe kapsamında lazer makineleri tedarik edildi ve öğrencilere eğitimler verildi. Başarılı olan 30 kişiyle kooperatifimizi resmi olarak kurduk" diye konuştu. Kooperatifin kurulmasının ardından öğrencilerin alanlara ayrıldığını anlatan Özevin, "Gerede, deri sanayisinde öncü merkezlerden biri. Burada üretim yapan deri sanayi firmalarıyla iş birliği halindeyiz. Gerede Ticaret Sanayi Odası proje ortağımız. Onlardan kullanmadıkları defolu, artık deri ürünleri talep ediyoruz. Burada ayakkabıcılık, deri teknolojisi, muhasebe ve işletme bölümü bir araya gelerek departmanlara ayrıldılar. Teknik olarak artık deriler buraya geliyor, bir tasarım aşamasından geçiyor (anahtarlık, magnet, cüzdan gibi) Daha sonra lazer makinesinde kesimi yapılıyor. El dikişiyle nihai ürün haline getiriliyor ve kişiselleştirmek için ikinci bir lazer makinemiz var; isim, logo, marka, her türlü baskı yapılıyor ve müşteriye dijital pazarlama veya birebir pazarlama kanalıyla ulaştırılıyor" ifadelerini kullandı.
Zonguldak’ta su ürünleri kooperatifleri kafes balıkçılığına karşı eylem birliği kararı aldı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:41 Zonguldak’ta su ürünleri kooperatifleri kafes balıkçılığına karşı eylem birliği kararı aldı Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi ile Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesine karşı çıkan balıkçılar, düzenlenen toplantıda eylem birliği kararı aldı. Karadeniz Ereğli Su Ürünleri Kooperatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Bozhane balıkçı esnafı başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen balıkçılar bir araya gelerek projeye yönelik endişelerini dile getirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kooperatif Başkanı Murat Toprak, kafes balıkçılığı projesine karşı çıkışlarının bireysel değil, tamamen üyelerin talepleri doğrultusunda alındığını söyledi. Küçük ölçekli balıkçıların geçim kaynaklarının tehlikeye girebileceğine dikkat çeken Toprak, "Hepimizin bildiği gibi Karadeniz Ereğli - Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesi bölgemizin en önemli gündem maddesi haline geldi. Küçük ölçekli balıkçılar ciddi endişeler yaşıyor. Geçim kaynağını riske atabileceği düşünülen, rekabet şartlarını ağırlaştırabileceği öğrenilen ve deniz üzerindeki faaliyet alanlarının daralmasına kaygı duyan çok sayıda üyemiz var. Hiçbir proje, balıkçı esnafımızın emeğinin ve geleceğinin önüne geçemez. Bu nedenle aldığımız karar bireysel değildir. Sizlerin iradesinin bir sonucudur. Kafes balıkçılığına karşı çıkma tutumumuz tamamen üyelerimizin talepleri sonucu şekillenmiştir. Biz gelişme, yatırım ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak projelere karşı değiliz" dedi. Toprak, projeye karşı olmadıkları yatırımların da bulunduğunu ancak bu tür girişimlerin mevcut düzeni bozmayacak ve küçük esnafı koruyacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini belirten Toprak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "Proje deniz ekosistemine zarar verir" Toplantıda söz alan Adnan Manaş ise kafes balıkçılığının çevresel etkilerine dikkat çekti. Manaş, denizde yoğun şekilde yapılan kafes balıkçılığının yem atıkları, balık dışkıları ve kimyasal kullanımı nedeniyle deniz kirliliğine yol açtığını belirterek, oksijen seviyesinin düşmesiyle birlikte ekosistemin zarar görebileceğini ifade etti. Kafes balıkçılığının hastalıkların yayılmasına, biyoçeşitliliğin bozulmasına ve kıyı kullanım alanlarının daralmasına neden olabileceğini dile getiren Manaş, "Bu proje hayata geçirilirse sadece balıkçılar değil, bölgedeki tüm kıyı yerleşimleri olumsuz etkilenecek" diye konuştu. Çevre ilçelerden destek Toplantıya Kozlu, Alaplı, Kocaali, Akçakoca ve Karasu’dan gelen su ürünleri kooperatif başkan ve yöneticileri katılarak Bozhane balıkçılarına destek verdi. Katılımcılar, söz konusu projenin bölge balıkçılığı ve denizcilik faaliyetlerine zarar vereceğini savundu. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatif Başkan Yardımcısı Çağdaş Özer, "Bu proje de olursa zaten ortalama bizim yasak sahanın bittiği yerde burası başlayacak. Biz Ereğli balıkçıları ile beraber avlanmaya başladık. Şimdi buraya da sığamayacağız. Melen tarafına gitmeye başlayacağız. Orada da fazlasıyla balıkçı var" diyerek endişesini dile getirdi. Toplantı sonunda balıkçılar, kafes balıkçılığı projesine karşı ortak hareket etme ve süreci birlikte takip etme kararı aldı.