GÜNDEM
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 23:24 Gazipaşa-Alanya’dan Almatı ve Astana’ya direkt uçuşlar başladı Kazakistan’ın Almatı kentinden Gazipapaşa-Alanya Havalimanı’na gerçekleştirilen direk uçuş törenle karşılandı. Havayolunun Gazipaşa-Alanya-Astana seferleri yaz sezonuyla birlikte yeniden başladı. TAV Havalimanları tarafından işletilen Gazipaşa-Alanya Havalimanı, FlyArystan’ın Kazakistan’ın Almatı kentinden bugün gerçekleştirdiği ilk uçuşu düzenlenen törenle karşıladı. İlk uçuşu gerçekleştiren uçak, Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nda geleneksel su takı seremonisiyle karşılandı. Almatı’dan gelen yolcular terminalde çiçeklerle karşılandı, pasta kesimi yapıldı. Düzenlenen törene Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, TAV Gazipaşa-Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan, Kazakistan Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Nazmi Zavlak, Gazipaşa Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Özdemir, FlyArsytan Pazarlama Müdürü Sayın Aliya Bazhenova ile havalimanı ve havayolu çalışanları ile davetliler katıldı. FlyArystan’ın Almatı-Gazipaşa-Alanya hattındaki seferleri 13 Mayıs-24 Ekim 2026 tarihleri arasında çarşamba ve cumartesi günleri haftada iki frekansla gerçekleştirilecek. Havayolunun Astana-Gazipaşa-Alanya uçuşları ise 11 Mayıs-22 Ekim 2026 tarihleri arasında pazartesi ve perşembe günleri yapılacak. TAV Gazipaşa-Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan, "FlyArystan’ın Almatı’dan başlattığı direkt uçuşu karşılamaktan dolayı memnuniyet duyuyoruz. Paydaşlarımızla birlikte Gazipaşa’yı daha fazla uluslararası destinasyona bağlamak ve bölgenin turizm potansiyelini güçlendirmek için çalışmayı sürdürüyoruz. Almatı ve Gazipaşa-Alanya havalimanlarının TAV Havalimanları portföyünde yer alan iki havalimanı olması bizim için ayrıca anlam taşıyor. Dünyanın farklı noktalarında yolcularımıza en iyi seyahat deneyimini sunmak için çalışıyoruz. Yeni hatların Kazakistan ile Türkiye arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkilere katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. FlyArystan JSC Başkanı ve CEO’su Johan Eidhagen, "Yolcuların seyahat tercihleri değişiyor; daha planlı hareket ediyor, yeni destinasyonlar keşfetmek ve yoğun noktalara alternatifler bulmak istiyorlar. Gazipaşa, sakin yapısı, kolay ulaşımı ve popüler tatil bölgelerine yakınlığıyla bu eğilimin güçlü örneklerinden biri. Astana ve Almatı’dan başlattığımız uçuşlarla hem yolcularımıza yeni seyahat seçenekleri sunuyor hem de Kazakistan ile Türkiye arasındaki ulaşım ve turizm bağlantılarını güçlendiriyoruz" diye konuştu. FlyArystan’ın Almatı ve Astana seferleriyle birlikte Gazipaşa-Alanya Havalimanı’ndan 10 ülkede 16 dış hat noktası olmak üzere toplam 18 destinasyona direkt uçuş gerçekleştiriliyor. 17 havayoluna hizmet veren Gazipaşa-Alanya Havalimanı, 2025 yılında toplam 1 milyon 4 bin 377 yolcuya hizmet verdi.
Kars’ta ulaşımda büyük dönüşüm: 182 kilometrelik yol atağı başlıyor
05 Mayıs 2026 Salı - 14:30 Kars’ta ulaşımda büyük dönüşüm: 182 kilometrelik yol atağı başlıyor Kars’ta kırsal altyapıyı güçlendirecek yatırım hamlesi hayata geçiriliyor. Kars İl Özel İdaresi tarafından yürütülecek yeni sezon yol çalışmaları kapsamında, merkez ve ilçelere bağlı köy yollarında toplam 182,4 kilometrelik yapım ve iyileştirme çalışması gerçekleştirilecek. Kentin dört bir yanında eş zamanlı olarak yürütülecek çalışmalarla ulaşım ağı baştan aşağı yenilenecek. İl Özel İdaresi tarafından Kars merkez 19,3 kilometre, Akyaka 9,8 kilometre, Arpaçay 22,7 kilometre, Digor 15,3 kilometre, Kağızman 45,5 kilometre, Sarıkamış 39,7 kilometre, Selim 20,8 kilometre ve Susuz 9,3 kilometre olmak üzere toplam 182,4 kilometre yol yapılacak. Yapılan yollar ise köylerde yaşayan vatandaşların günlük yaşamına doğrudan katkı sağlayacak. Yol yapım ve iyileştirme çalışmalarıyla birlikte bozuk ve standart altı yollar modern hale getirilecek. Bu sayede sürüş güvenliği önemli ölçüde artacak, araç yıpranması ve yakıt maliyetleri azalacak, kış aylarında yaşanan ulaşım aksaklıkları minimuma inecek ve acil sağlık ve kamu hizmetlerine erişim hızlanacak. "Kırsalda kalkınmanın anahtarı: Yol" Yatırım sadece ulaşımı değil, bölgenin ekonomik ve sosyal yapısını da güçlendirecek. Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar ürünlerini daha hızlı ve düşük maliyetle pazara ulaştırabilecek. Bu durum, kırsalda gelir artışını desteklerken ticari hareketliliği de beraberinde getirecek. Öte yandan, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşmasıyla birlikte köylerde yaşam kalitesinin yükselmesi hedefleniyor. Yetkililer, yapılan çalışmaların sadece bugünü değil geleceği de kapsayan bir vizyonla planlandığını belirtiyor. Dayanıklı ve uzun ömürlü yol standartlarıyla Kars genelinde sürdürülebilir bir ulaşım ağı oluşturulması amaçlanıyor. Kars’ta İl Özel İdaresi tarafından başlatılan yol seferberliğiyle birlikte hem kırsal altyapının güçlenmesi hem de vatandaşların yaşam standartlarının yükselmesi yönünde önemli bir adım atılmış olacak.
Erciyes’te sezon 15 gün daha uzadı
05 Mayıs 2026 Salı - 14:23 Erciyes’te sezon 15 gün daha uzadı Erciyes’te son günlerde yağan kar turizmcileri sevindirirken, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Sezon şimdilik 15 gün daha uzadı" dedi. Kayseri’de son günlerde yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı, turizmcilerin yüzünü güldürdü. Bahar ayının gelmesine rağmen Erciyes Kayak Merkezi’ne yağan kar, kayak sezonunu da uzattı. Sezon açıldığından bu yana 3 milyon 300 bini aşkın ziyaretçiyi Erciyes’te ağırladıkların ve sezonun son yağan karla birlikte 15 gün daha uzadığını belirten Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Bu sene yaz geleceği yok gibi, kış sezonu uzun sürdü. Bu sene Erciyes Kayak Merkezimiz altın çağını yaşadı. Sezonun bittiği dönemi beklerken kar yağmasıyla şimdilik 15 gün daha tekrar uzadı. 3 milyon 300 binin üzerinde vatandaşımız Erciyes Kayak Merkezi’ni ziyaret etti. Profesyonelce 19 mekanik tesisten, 41 pist ve 112 kilometre pist uzunluğundan oluşan Erciyes Kayak Merkezimiz misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. 2029 Dünya Spor Başkenti ünvanını da kazanan Kayseri’nin ’sporda biz de varız’ diyen şehir olma yolunda en büyük desteği bize Erciyes veriyor. Erciyes Allah’ın bize bir lütfu, suyumuz oradan kayak merkezimiz oradan, ekonomimizin can damarı oradan, tarım arazilerinin merkezi etrafından derken Mevla’m verdikçe veriyor. Allah’a şükürler olsun üretmeye devam diyoruz, hizmet etmeye devam diyoruz" ifadelerini kullandı.
Sağlıkta yapay zekâ zirvesi: Tıbbın geleceği Atatürk Üniversitesinde masaya yatırıldı
05 Mayıs 2026 Salı - 14:00 Sağlıkta yapay zekâ zirvesi: Tıbbın geleceği Atatürk Üniversitesinde masaya yatırıldı Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğini yaptığı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Cansağlığı Vakfı ve Bilim Erzurum iş birliğiyle "Tıbbın Yarınına Bugünden Bak" temasıyla düzenlenen "MedAI 26 Tıpta Yapay Zekâ Kongresi" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda, düzenlenen etkinliğe; Erzurum Vali Vekili Mustafa Berk Çelik, Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Sağlık İl Müdürü Gürsel Bedir ile Can Sağlığı Vakfı yönetim kurulu üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Bakan Birinci, Sağlık sistemlerinin dönüşümünde yapay zekânın rolüne dikkat çekti Açılış konuşmalarının ardından Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, "Sağlığın Bugünü ve Geleceği" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda sağlık sistemlerinin dönüşümünde yapay zekânın rolüne dikkat çeken Birinci, özellikle tütün kullanımının sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Türkiye’de kişi başı sağlık harcamasının 840 dolar olduğunu belirten Birinci, sigara kullanan bireylerde bu maliyetin 1028 dolara yükseldiğini ifade etti. Tütün ürünlerine yönelik hane halkı harcamasının yıllık 15 milyar lirayı bulduğunu aktaran Birinci, sigara kaynaklı yangın hasarının 4 milyar lira, sağlık harcamalarının ise yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde olduğunu vurguladı. Tüm bu olumsuz tabloya rağmen tütün kullanımının artmaya devam ettiğine işaret eden Birinci, özellikle gençler arasında sigaraya erişimin ciddi boyutlara ulaştığını belirtti. Avrupa genelinde yapılan araştırmalara değinerek 15-16 yaş grubundaki gençlerin yüzde 55’inin sigaraya ulaşabildiğini, ilk deneme yaşının ise 12 yaşın altına düştüğünü ifade eden Birinci, kullanım oranlarında kız ve erkek çocuklar arasında farkın ortadan kalktığını dile getirdi. Her yıl dünya genelinde 7 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini, 1,6 milyon kişinin ise pasif içicilik nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Birinci, kanser vakalarının yüzde 25’inden sigaranın sorumlu olduğunu söyledi. Türkiye’de akciğer kanseri görülme sıklığının en önemli nedeninin sigara olduğuna dikkat çeken Birinci, ülkede her 100 çocuktan 44’ünün sigara dumanına maruz kaldığını da sözlerine ekledi. Düzenlenen interaktif oturumda "Yerli ve milli ilaç hamlesi" ele alındı Program kapsamında ayrıca Doç. Dr. Şuayıp Birinci ile Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun katılımıyla "Yerli ve milli ilaç hamlesi" başlıklı interaktif bir oturum düzenlendi. Oturumda, Türkiye’nin sağlıkta dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik stratejiler, biyoteknoloji yatırımları ve yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçleri ele alındı. İki gün süren kongre boyunca tanı ve tedavi süreçlerinde yapay zekâ uygulamaları, sağlıkta yapay zekâ ekosistemi, radyoloji alanındaki gelişmeler ile yapay zekâ etiği ve hukuk boyutu gibi başlıklar farklı oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ayrıca öğrenci bildirileri, poster sunumları ve uygulamalı atölye çalışmalarıyla genç araştırmacıların bilimsel üretime aktif katılımı teşvik edildi. Rektör Hacımüftüoğlu: "Yapay zekâ, sağlıkta dönüşümün anahtarıdır" Kongreye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sağlık alanında yaşanan dijital dönüşümün merkezinde yapay zekânın yer aldığını belirterek şunları kaydetti: "Sağlık hizmetlerinin daha hızlı, daha doğru ve daha erişilebilir hale gelmesinde yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu imkânlar her geçen gün daha da belirginleşmektedir. Atatürk Üniversitesi olarak bizler, yalnızca mevcut gelişmeleri takip eden değil; aynı zamanda bu dönüşüme yön veren, bilimsel üretimi önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. MedAI 26 gibi organizasyonlar, akademi ile uygulama sahasını buluşturarak ülkemizin sağlık vizyonuna önemli katkılar sunmaktadır." Üniversitenin sağlık bilimleri ve teknoloji alanındaki çalışmalarına da değinen Hacımüftüoğlu, disiplinlerarası iş birliklerinin artırılmasının önemine dikkat çekerek: "Yerli ve milli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi, güçlü bir akademik altyapı ve nitelikli insan kaynağı ile mümkündür. Bu noktada üniversitelerimize büyük sorumluluk düşmektedir. Atatürk Üniversitesi olarak bu sorumluluğun bilinciyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. MedAI 26 Tıpta Yapay Zekâ Kongresi, kapanış ve ödül töreniyle sona ererken, alanında uzman isimleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek sağlıkta yapay zekâ konusundaki farkındalığın artırılmasına önemli katkı sundu.
Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye"
05 Mayıs 2026 Salı - 13:55 Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma sanayi ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan Avrupa ülkeleri için Türkiye’nin bir çözüm ortağı olabileceğini belirterek, "Sektörümüz, Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır" dedi.   Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın açılışında konuştu.   Dünyada amansız bir mücadele yaşandığına dikkat çeken Bakan Kacır, "Ne yazık ki 2. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma umutlarıyla inşa edilen küresel düzen, dünyanın dört bir yanından şiddetlenen çatışmalar karşısında vaat ettiği huzur, güvenlik ve istikrarı sağlayamıyor. Meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığı bu ortamda uzlaşmazlık aktörleri diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ediyor. Uzun yıllardır savunma harcamalarını kısan, başka ülkelerin oluşturduğu güvenlik şemsiyesine kayıtsız itimat eden ülkeler, yapay huzur ikliminin bedelini ağır biçimde ödüyor. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte değişen ve dönüşen tehdit karakterleri, güvenlik rekabetini klasik harp sahalarının çok daha ötesine taşıyor. Artık bir ülkenin güvenlik kapasitesi yalnızca kara sınırlarını, hava sahasını, deniz yetki alanlarını koruma gücüyle değil, siber alanda dijital altyapılarda ve uzayda kurduğu teknolojik hakimiyetle de ölçülüyor. Bu yeni gerçeklik karşısında ülkeler caydırıcılıklarını arttırmak için çok daha yüksek maliyetleri göze alıyor. Küresel savunma harcamaları son on yılda yüzde 41 artarak 2.9 trilyon dolara ulaştı. Hız kesmeyen jeopolitik gerilimler bu artışın yükselerek devam edeceğine işaret ediyor. Ancak bilinmelidir ki savunmaya ayrılan devasa bütçeler güvenlik hedeflerini teminat altına almak için tek başına yeterli değildir. AR-GE ile, altyapılarıyla, seri üretim kabiliyetleri ve insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayii kurmak tam bağımsızlığın ve yüksek caydırıcılığın vazgeçilmez şartıdır" dedi.   Türkiye’nin dünyada az sayıda ülkede bulunan bir savunma sanayi ekosistemine sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, "Bugün dünyada satılan her üç asgari insansız hava aracının ikisini Türk firmalarımız üretiyor. Kendi savaş gemisini geliştiren 10 ülkeden biriyiz. Savunma sanayii gibi uzun soluklu bir alanda yalnızca son iki yılda hanemize eklediğimiz kazanımlar, teknolojide ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor. Bu dönemde 5. nesil savaş uçağımız Kaan, gökyüzü ile buluştu. Bayraktar TB3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. Hava-hava füzelerimiz Gökdoğan ve Bozdoğan ile dünyada bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdik" dedi.       "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye"   Türkiye’nin Avrupa ülkeleri için savunma sanayiinde bir çözüm ortağı olabileceğini vurgulayan Bakan Kacır, "Savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağının Türkiye olduğunu bu vesileyle ifade etmek isterim. Sektörümüz; sahada oyun değiştirici rolü kanıtlanmış, yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin geniş bir ürün portföyüyle Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır. Avrupa’daki karar vericiler, miyop yaklaşımlara teslim olmadan, vizyoner bir perspektifle Türkiye ile çok daha sıkı bir iş birliğine bir an evvel yönelmelidir. NATO standartlarında üretim altyapımız; Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı.       "Sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık"   Türkiye’nin yapılan yatırımlar ve teşviklerle küresel üretimin merkez üslerinden biri haline geldiğini, sanayinin Anadolu’nun tamamına daha dengeli bir şekilde yayılması için kapsamlı adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:   "Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız. Tabi savunma sanayiinde geliştirilen kabiliyetlerin sivil alanlara aktarılması, yüksek teknoloji odaklı kalkınmamız açısından büyük önem taşıyor. Ancak bunun kadar öncelikli ve önemli gördüğümüz bir husus, sivil sanayimizdeki bilgi ve tecrübe birikiminin savunma sanayiimize kazandırılmasıdır. Savunma sanayimizin yükselişini hızlandırmak için üretim ve Ar-ge süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz. Otomotiv ve mobiliteden bilişime, telekomünikasyondan sivil havacılık ve uzaya, enerjiden malzeme ve kimyaya, elektronikten makineye, sağlık ve biyoteknolojiden tekstile farklı sektörlerin sağladığı kabiliyetleri bu doğrultuda değerlendirmek arzusundayız. Üretim tecrübesine ve kapasitesine sahip olduğumuz bu alanlardaki yetkinliklerimizin savunma sanayiimize aktarılması; sektörümüz için daha hızlı prototipleme, daha çevik ürün geliştirme, Ar-Ge süreçlerini daha kısa sürede tamamlama, seri üretime daha hızlı geçiş anlamına geliyor. Daha açık ifadeyle. Tüm imalat süreçlerinde daha hızlı ve daha yüksek adetlerde üretim yapmanın yollarını, yöntemlerini hızla keşfetmeliyiz. Ve halihazırda Ankara ve İstanbul’da yoğunlaşmış savunma sanayii kümelenmelerini Anadolu’nun güçlü üretim merkezlerinde hızla çoğaltmalıyız."   Zöhre Alağöz
İletişim Başkanı Duran: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz, ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor"
05 Mayıs 2026 Salı - 13:53 İletişim Başkanı Duran: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz, ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN’dan TCG Anadolu’ya, İHA’lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin geçmişte bazı ambargolara maruz kaldığını ancak bu ambargolardan güçlenerek çıktığını belirterek Türkiye’nin artık ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazdığını söyledi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve geliştirilen Savunma Sanayii ürünlerinin olduğu bir video paylaşan Duran şu ifadelere yer verdi: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN’dan TCG Anadolu’ya, İHA’lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor. Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA2026’da bugün bu başarıyı tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz. ‘Savunma sanayisinde tam bağımsız Türkiye hayalimizi gerçeğe dönüştürünceye kadar bize durmak, dinlenmek, nefeslenmek yok.’ diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı bu yolda, sadece üretim kapasitemizi değil, küresel dengeleri belirleyen diplomatik etkimizi de artırıyoruz. Liderin vizyonu, milletin gücü, tam bağımsız Türkiye’nin yolu açık olsun" ifadelerine yer verdi.