GÜNDEM - 05 Mayıs 2026 Salı 13:55

Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye"

A
A
A
Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma sanayi ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan Avrupa ülkeleri için Türkiye’nin bir çözüm ortağı olabileceğini belirterek, "Sektörümüz, Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır" dedi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın açılışında konuştu.


Dünyada amansız bir mücadele yaşandığına dikkat çeken Bakan Kacır, "Ne yazık ki 2. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma umutlarıyla inşa edilen küresel düzen, dünyanın dört bir yanından şiddetlenen çatışmalar karşısında vaat ettiği huzur, güvenlik ve istikrarı sağlayamıyor. Meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığı bu ortamda uzlaşmazlık aktörleri diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ediyor. Uzun yıllardır savunma harcamalarını kısan, başka ülkelerin oluşturduğu güvenlik şemsiyesine kayıtsız itimat eden ülkeler, yapay huzur ikliminin bedelini ağır biçimde ödüyor. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte değişen ve dönüşen tehdit karakterleri, güvenlik rekabetini klasik harp sahalarının çok daha ötesine taşıyor. Artık bir ülkenin güvenlik kapasitesi yalnızca kara sınırlarını, hava sahasını, deniz yetki alanlarını koruma gücüyle değil, siber alanda dijital altyapılarda ve uzayda kurduğu teknolojik hakimiyetle de ölçülüyor. Bu yeni gerçeklik karşısında ülkeler caydırıcılıklarını arttırmak için çok daha yüksek maliyetleri göze alıyor. Küresel savunma harcamaları son on yılda yüzde 41 artarak 2.9 trilyon dolara ulaştı. Hız kesmeyen jeopolitik gerilimler bu artışın yükselerek devam edeceğine işaret ediyor. Ancak bilinmelidir ki savunmaya ayrılan devasa bütçeler güvenlik hedeflerini teminat altına almak için tek başına yeterli değildir. AR-GE ile, altyapılarıyla, seri üretim kabiliyetleri ve insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayii kurmak tam bağımsızlığın ve yüksek caydırıcılığın vazgeçilmez şartıdır" dedi.


Türkiye’nin dünyada az sayıda ülkede bulunan bir savunma sanayi ekosistemine sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, "Bugün dünyada satılan her üç asgari insansız hava aracının ikisini Türk firmalarımız üretiyor. Kendi savaş gemisini geliştiren 10 ülkeden biriyiz. Savunma sanayii gibi uzun soluklu bir alanda yalnızca son iki yılda hanemize eklediğimiz kazanımlar, teknolojide ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor. Bu dönemde 5. nesil savaş uçağımız Kaan, gökyüzü ile buluştu. Bayraktar TB3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. Hava-hava füzelerimiz Gökdoğan ve Bozdoğan ile dünyada bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdik" dedi.



"Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye"


Türkiye’nin Avrupa ülkeleri için savunma sanayiinde bir çözüm ortağı olabileceğini vurgulayan Bakan Kacır, "Savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağının Türkiye olduğunu bu vesileyle ifade etmek isterim. Sektörümüz; sahada oyun değiştirici rolü kanıtlanmış, yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin geniş bir ürün portföyüyle Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır. Avrupa’daki karar vericiler, miyop yaklaşımlara teslim olmadan, vizyoner bir perspektifle Türkiye ile çok daha sıkı bir iş birliğine bir an evvel yönelmelidir. NATO standartlarında üretim altyapımız; Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı.



"Sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık"


Türkiye’nin yapılan yatırımlar ve teşviklerle küresel üretimin merkez üslerinden biri haline geldiğini, sanayinin Anadolu’nun tamamına daha dengeli bir şekilde yayılması için kapsamlı adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız. Tabi savunma sanayiinde geliştirilen kabiliyetlerin sivil alanlara aktarılması, yüksek teknoloji odaklı kalkınmamız açısından büyük önem taşıyor. Ancak bunun kadar öncelikli ve önemli gördüğümüz bir husus, sivil sanayimizdeki bilgi ve tecrübe birikiminin savunma sanayiimize kazandırılmasıdır. Savunma sanayimizin yükselişini hızlandırmak için üretim ve Ar-ge süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz. Otomotiv ve mobiliteden bilişime, telekomünikasyondan sivil havacılık ve uzaya, enerjiden malzeme ve kimyaya, elektronikten makineye, sağlık ve biyoteknolojiden tekstile farklı sektörlerin sağladığı kabiliyetleri bu doğrultuda değerlendirmek arzusundayız. Üretim tecrübesine ve kapasitesine sahip olduğumuz bu alanlardaki yetkinliklerimizin savunma sanayiimize aktarılması; sektörümüz için daha hızlı prototipleme, daha çevik ürün geliştirme, Ar-Ge süreçlerini daha kısa sürede tamamlama, seri üretime daha hızlı geçiş anlamına geliyor. Daha açık ifadeyle. Tüm imalat süreçlerinde daha hızlı ve daha yüksek adetlerde üretim yapmanın yollarını, yöntemlerini hızla keşfetmeliyiz. Ve halihazırda Ankara ve İstanbul’da yoğunlaşmış savunma sanayii kümelenmelerini Anadolu’nun güçlü üretim merkezlerinde hızla çoğaltmalıyız."



Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Milletvekili Öztürk "Öğrenciler isimsiz kahramanlar" DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelen Milletvekili Ercan Öztürk, sosyal hizmet ve hemşirelik bölümü öğrencileri için isimsiz kahramanlar olduğunu söyledi. AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlenen ‘Gençlikten Geleceğe Kariyerini İnşa Et’ adlı konferansta öğrencilerle buluştu. Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Ali Kayıkçı, kariyerin düz bir yol değil, inişli çıkışlı bir yol olduğunu belirterek kariyer inşasında kontrol edilebilen ve edilemeyen faktörler olduğunu söyledi. Kariyer yolunda en kritik noktayı kendini tanımak ve ne istediğini bilmek şeklinde açıklayan Kayıkçı, bu yolda uzun soluklu ve planlı çalışmalar yapmanın önemine değindi. "Doğru hedefler belirleyin" Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, kariyer planlamasının bireyin hayatını şekillendiren önemli zorlu süreçlerinden biri olduğunu ifade ederek, doğru hedefler belirlemenin, yetenekleri geliştirmenin ve geleceği sağlam temeller üzerine kurabilmenin önemi üzerinde durdu. Bilginin yüzde 10’unun derslerde, yüzde 90’ının ise gerçek hayatta ve sosyal faaliyetlerde öğrenilebileceğini işaret eden Sözbir, bu tür etkinliklerde uzmanlardan edinilen tecrübelerin, kişilerin eksikliklerini gidermede büyük fayda sağladığının altını çizdi. Düzce Üniversitesi’nin de sosyal transkript uygulamasıyla öğrencilerine akademik başarılarının yanı sıra sosyal, kültürel ve gönüllülük alanlarındaki etkinliklerini belgeleyebilme ve bu belgeleri akademik ya da sektörel başvurularda kullanabilme imkanı sunduğunu belirten Nedim Sözbir, birikimi ve tecrübesini paylaşacak olan Düzce Milletvekili Ercan Öztürk’e teşekkür etti. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Oruç’un, Düzce Milletvekili Ercan Öztürk’ün özgeçmişini okumasıyla devam eden etkinlikte, öğrencilerin sorularını yanıtlayan Öztürk, Sosyal Hizmet ve Hemşirelik Bölümü öğrencilerine kariyer ve meslek alanlarıyla ilgili yol gösterici bilgiler paylaştı. "İşin öznesi insan" 25 yıllık sosyal hizmet alanındaki birikimini topluma aktarabilmek ve daha iyi hizmet edebilmek için siyasete atıldığını dile getiren Ercan Öztürk, öğrencilerin isimsiz kahramanlar olarak toplumun zor zamanlarında yanlarında olacaklarını ifade etti. Üniversitedeki teorik bilgiyi sağlam almak gerektiğini söyleyen Öztürk, öğrencilerin asıl deneyimi sahada elde edebileceklerini, insanların hayatlarını etkileyen kararlara imza atacaklarını ve insanların hayatlarına dokunacaklarını sözlerine ekledi. Düzce’de hayata geçirdikleri Türkiye’de örnek olan projelerden de söz eden Ercan Öztürk, sosyal hizmet alanında işin öznesinin insan olduğunu belirterek, bu alanı meslek olarak değil, yaşam tarzı olarak benimsemenin önemine dikkat çekti. Geleceğin Sosyal Hizmet Uzmanı olacak öğrencilerin, toplumsal travmaları ölçerek, sorunlara çözüm getirecek çalışmalar yapacaklarını ifade eden Ercan Öztürk, onların topluma hizmet noktasında şimdiden hazır olmalarını tavsiye etti. Program, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir tarafından Düzce Milletvekili Ercan Öztürk’e hediye ve teşekkür belgesi takdiminin ardından sona erdi.