GÜNDEM
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:14 İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlandı İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı, Fatih Camii’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Binlerce kişinin katıldığı cenaze töreni havadan görüntülendi. İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlandı. İlber Ortaylı için ilk tören yıllarca çalıştığı Galatasaray Üniversitesi’nde yapıldı. Törenin ardından İlber Ortayı’nın Türk bayrağına sarılı cenazesi sevenlerinin omuzunda tören için cami avlusuna getirildi. Törende İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı taziyeleri kabul etti. Törene ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TBMM Başkanvekili MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, fotoğraf sanatçısı Coşkun Aral, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Gazeteci Murat Bardakçı, oyuncu Zerrin Arbaş, Fener Rum Patriği Bartholomeos, sanat camiasından çok sayıda isim, öğrencileri, akademisyenler katıldı. İlber Ortaylı’nın cenaze namazını İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncer kıldırdı. Cenaze namazının ardından helallik alındı, dualar eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı. Fener Rum Patriği Bartholomeos’un tabutun başında dua ettiği görüldü Cenaze namazı öncesi bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ülkemizin yetiştirdiği çok müstesna bir tarihçiyi, akademisyeni ve yazarı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. İlber Hocamız biliyorsunuz toplumumuzda her kesime, geniş bir kesime tarih bilincini yerleştirmeyi başarmış, tarih konusunda bilinçlendirmeyi başarmış çok değerli bir bilim adamıydı. Kendisi 50’den fazla eser yazmış, bu eserlerle birlikte toplumun tarih konusunda bilinçli hale gelmesini sağlamıştı. Aynı zamanda hem Ankara Üniversitesi’nde hem Galatasaray Üniversitesi’nde dersler vererek birçok öğrencimizi yetiştirmiş; sadece bizim ülkemizle de sınırlı kalmamış, yurt dışında da birçok üniversitede dersler vermiş, konferanslara katılarak Türk tarihçiliğini gururla temsil etmiş ve bütün uluslararası akademisyenler, akademik çevreler tarafından da kabul görmüş bir insandı. Bu açıdan çok değerli bir insanı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Hem gelecek nesillere bilgilerini aktarmış hem de biliyorsunuz televizyon programlarıyla ve eserleriyle tarihi sevdirmiş bir hocamızdı. Bu tarz bilim insanları, bu tarz değerli insanlar çok sık gelmiyorlar. Ama bu tarz bilim insanları vefat ettikleri zaman hem eserleri hem fikirleri hem topluma kazandırdıkları bizlerde yaşamaya devam ediyor. Biz de bütün bu kazandırdıkları aslında biliyorsunuz 2006 yılında hem Lazio ödülüne, 2007 yılında Puşkin Madalyası’na, 2017 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülerek teyit edilmişti aynı zamanda. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da bize düşen, bundan sonra toplumumuza kazandırmış olduğu bu kültüre, sanata sahip çıkmak; hatırasına sahip çıkmak, bunu gelecek nesillere aktarmak olacaktır. Ben kendisine bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Başta ailesi olmak üzere öğrencilerine, tüm sevenlerine, milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum, mekanı cennet olsun" diye konuştu. İstanbul Valisi Davut Gül de yaptığı konuşmada, "Başta ailesi, öğrencileri, yakınları ve bütün milletimizin başı sağ olsun. İlber Hoca, Türkiye, İstanbul’umuz için çok kıymetli bir insandı. Eserleriyle, yetiştirdiği öğrencileri ile bıraktığı sözleriyle, konuşmalarıyla inanıyorum ki yıllar boyunca tarih alanında konuşulmaya devam edecek. Mekanı cennet olsun. Rabbim, ailesine, kızına, yakınlarına sabır versin. Biz de bugün, ikindi namazı sonrasında hocamızın cenaze namazına katılmak üzere Fatih Camii’ndeyiz. Sevenleri hocamızı yalnız bırakmamış. İnşallah bize yakışır şekilde hocamızın defnini gerçekleştireceğiz. Milletimize başsağlığı diliyorum. Hocamız her zaman neşeliydi. ’Hocam, İstanbul’da yapılması gereken, eksik gördüğünüz bir şey var mı’ dediğimde, ’bir çini müzesi olsa çok iyi olur’ dedi. Biz de bunu, hocamızın bir vasiyeti olarak kabul ediyoruz. İstanbul’umuza yakışır bir çini müzesini de kazandırmış olacağız" ifadelerine yer verdi. İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı ise, "Bu kalabalığı burada görmek acımızı hafifletiyor. Sevildiğini zaten biliyorduk. Bunu gözümüzle görmek onur verici bir şey. Onu en sevdiği camilerden biri olan Fatih Camii’nden uğurlamak çok kıymetli. Herkese çok teşekkür ediyorum. Dolu dolu yaşadığı hayatın ardından dolu dolu uğurlanıyor" şeklinde konuştu. Oyuncu Halil Ergün de, "Çok acı çekiyoruz. Değerli bir insanımızın daha çok işler yapacak insanımızı kaybettik. Yaptıklarıyla izler bıraktı. Benim özel bir arkadaşımdı. Fakülte yıllarında sanat da yaptık. Üzgünüz. Işıklar içinde yatsın" dedi. Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, "Çok üzgünüz. Türk milletinin en büyük değerlerinden bir tanesiydi. Yaşayan bir efsane otoriteydi. Sadece tarihçi değil aynı zamanda uluslararası ilişkilere, siyaset bilimine ve Türk kültürüne çok büyük hizmetler vermiş; en karmaşık durumlarda bile çok basit ama vurucu açıklamalarıyla bizlere rota çizmiş bir Türk bilim adamını kaybettik. Yeri nasıl doldurulur bilmiyorum. Çok üzücü bir kayıp. Allah’tan rahmet diliyorum. Ama yerini dolduracak öğrencileri gelmesini arzu ediyorum" ifadelerini kullandı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:13 Türk donanmasının gururu olan savaş gemileri ziyarete açıldı Çanakkale’de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı savaş gemileri halkın ziyaretine açıldı. Çanakkale’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan yerli gemiler ‘TCG Heybeliada’, ‘TCG Kınalıada’ ve ‘TCG Ayvalık’ mayın avlama gemisi, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü çerçevesinde halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar, GESTAŞ Feribot iskelesine demirleyen savaş gemilerini görmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Vatandaşlar, ziyaret sırasında gemiler hakkında merak ettikleri soruları sorma fırsatı da buldu. Askeri personel sorulan soruları içtenlikle yanıtlarken, seyrüsefer cihazları hakkında da bilgiler verdi. "Bunu deneyimlemek de çok güzel bir şey" Gemileri gezen Ahmet Ermin, "Çanakkale Savaşı’nın 111’inci yılındayız. Milli Savunma Bakanlığı bize gemiyi gezme fırsatı sundu. Şanlı Türk ordumuzun bu şekilde gemilerinin olmasını, tesisatlarının olmasını görmek çok güzel bir şey. Bunu deneyimlemek de çok güzel bir şey. Allah ordumuza zeval vermesin diyoruz. Şu dönemde en büyük kurtarıcılarımız kendileri. Onlara güveniyoruz. Tabii ki de daha iyi projeleri, daha iyi gemileri de görme şansı bulmak istiyoruz" dedi. "Donanmamızda böyle güzel gemilerin olması çok gurur verici" ‘Çanakkale ruhu’nu yerinde deneyimlemek için ailesi ile İstanbul’dan Çanakkale’ye gelen Yakup Serkan Barkol, "Gerçekten donanmamızda böyle güzel gemilerin olması çok gurur verici. Öncelikle çocukları getirdik, bu ruhu hissetsinler diye. 18 Mart zaferini tabii ki savaşan Mehmetçiklerimiz, şehitlerimiz kadar hissetmeseler bile en azından bu güzel duyguyu şimdiden damarlarında hissedebilsinler diye onları bu zaferi kutlamak için yerinde görsünler diye İstanbul’dan geldik. Çok güzeldi, çok heyecanlıydı" diye konuştu.
4 çocuk annesini gören şaşırıyor: Elinde küreği lahmacun ustalığı yapıyor
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:24 4 çocuk annesini gören şaşırıyor: Elinde küreği lahmacun ustalığı yapıyor Kahramanmaraş’ta yaşayan 4 çocuk annesi 50 yaşındaki Neslihan Gürdal, çalıştığı fırında lahmacun ustalığı yaparak dikkat çekiyor. Gürdal, işini severek yaptığını belirterek, "‘Abla bu erkek işi’ diyorlar. İnsanlar çok şaşırıyor" dedi. Kahramanmaraş’ta yaşayan 4 çocuk annesi eşine destek olmak için fırında çalışmaya başlayan Neslihan Gürdal (50), kısa sürede lahmacun ustalığını öğrenerek tezgahın başına geçti. Görenlerin şaşırıp ‘Abla bu erkek işi’ dediği Gürdal, hem ailesine katkı sağlıyor hem de kadınların her işi başarabileceğini gösteriyor. Neslihan Gürdal, eşine destek olmak amacıyla fırında çalışmaya başladığını ve zamanla mesleği öğrenerek lahmacun ustası olduğunu söyledi. "‘Abla bu iş erkek işi’ diyenler oluyor" Yaptığı işi görenlerin şaşırdığını ifade eden Gürdal, "Eşime destek olmak için onun yanında bu işi öğrenmeye başladım. Şimdi lahmacun ustalığı yapıyorum. Yaptığım işi görenler çok şaşırıyor. ‘Abla bu iş erkek işi’ diyenler oluyor. Ama ben hem eşime destek oluyorum hem de kadınlarımızın her işi yapıp başarabileceğini göstermiş oluyorum" dedi. Kadınların güçlü olduğuna dikkat çeken Gürdal, "Kadınlarımız güçlü ve kuvvetlidir. Her iş alanında başarıyla çalışabilirler. Biz Türk kadınları olarak çok güçlüyüz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüzü de kutluyorum" diye konuştu.
Antep fıstığında bakım ve budama zamanı
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:24 Antep fıstığında bakım ve budama zamanı Gaziantep’in en önemli gelir kaynaklarından olan Antep fıstığı ağaçlarında hasat döneminde zararlıların önüne geçmek için bakım ve budama çalışmaları başladı. Gaziantep’in ve Türkiye’nin en önemli tarım ürünlerinden biri olan Antep fıstığı ağaçlarının bakımını yapmaya başlayan çiftçiler, bu yıl yağışlardan dolayı yüksek rekolte almayı planlıyor. Bahar mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte kentteki çiftçileri budama telaşı sararken, çiftçiler fıstık ekili bahçelerde hummalı bir çalışma yürütüyor. Mart ve Nisan yağışları başlamadan fıstık ağaçlarının bakımına yoğunlaşan çiftçiler, Ramazan ayında yoğun mesai yapıyor. Antep fıstığı bahçelerinde bakım ve budamalara start veren çiftçiler, bir sonraki hasat döneminde daha fazla verim alabilmek için özenle bakım ve budama işlerini yürütüyor. Çiftçiler seneye daha iyi verim alabilmek için ağaçlarının budamasını gerçekleştirmek için sabah erken saatlerde bahçelerin yolunu tutuyor. Her yıl belli dönemlerde tekrarlanan budama işlemi hem sonbaharda hem de de ilkbaharda yaygın bir şekilde yapılıyor. Çiftçilerin fıstık bahçelerinde budama ve bakım çalışmalarına hız verdiği kentte bu yıl Antep fıstığında yüksek rekolte bekleniyor. Kurumuş ve yaşlı dallar kesiliyor Budama sırasında, kurumuş ve yaşlı dallar kesilirken, ağaçların sağlıklı kalması için sakız akıntısının ve yaralanmaların önüne geçilmesi hedefleniyor. Çiftçiler, kendi arazilerinde meyve bakımını kendileri yaparak, ağaçların ömrünü uzatmaya çalışıyor. Budama işlemi, ağaçların verimliliğini artırmak ve ömürlerini uzatmak için büyük bir önem taşıyor. Şehitkamil, Araban, Yavuzeli ve Nizip ilçelerindeki çiftçiler, mart ayının budama işlemleri için en verimli dönem olduğunu belirtiyor. "Antep fıstığı bahçelerinde çiftçilerimiz ağaçların budama işlemine başladı" Antep fıstığı ağaçlarında bakım ve budama işlemlerinin başladığını belirten Gaziantep Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cuma Yiğit, doğru budama ile gelecek sezon ürün kalitesi ve verimin artacağına dikkat çekti. Başlayan budama çalışmalarının hummalı bir şekilde sürdüğünü söyleyen Yiğit, "Gaziantep genelinde bulunan Antep fıstığı bahçelerinde çiftçilerimiz ağaçların budama işlemine başladı. Bakım ve budama işlemi sayesinde ağaçlar gençleştiriliyor. Budama önemlidir. Çünkü Antep fıstığı ağaçlarında budama ve bakım bir sonraki sezon hem meyve kalitesini hem de meyvenin rekoltesini olumlu yönde etkiliyor. Budama işlemi ağaçların hava alması ve ilaçlamanın daha etkili olması bakımından da önem taşıyor. Aynı zamanda budama ile ağaçların aynı boyda kalması da sağlanmış oluyor. Her yıl düzenli bir şekilde ağaçların bakım ve budama işinin yapılması gerekir" dedi. "Budama üreticilerin bir sonraki yıl kaliteli ve yüksek verim almasını sağlar" Rekolte artışında başarı sağlanabilmesi için doğru budama tekniklerinin kullanılmasının büyük önem taşıdığını belirten Yiğit, "Periyodik bir şekilde yapılan yıllık bakımlar ve budama üreticilerin bir sonraki yıl kaliteli ve yüksek verim almasını sağlar. Zararlıları önlemek için ağaçtaki kuru dalların kesilmesi ve kesilen kuru dalların bahçede bırakılmaması lazım" diye konuştu.
İpek sanatının zarafeti Bursa’da sergilendi
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:21 İpek sanatının zarafeti Bursa’da sergilendi Bursa Büyükşehir Belediyesi, tamamen kadın emeğiyle üretilen eserlerden oluşan ‘Efsanelerle İpek’ sergisini, Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açtı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, hem somut hem de somut olmayan kültürel miras çalışmaları kapsamında kent belleğindeki tüm değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Midas İpek Evi tarafından hazırlanan ‘Efsanelerle İpek’ sergisi, Bursa büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açıldı. İpeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğunu görünür kılmayı amaçlayan "Efsanelerle İpek" sergisi, dünyanın farklı coğrafyalarında anlatılan 12 kadim ipek efsanesi ile Eskişehir’de doğan 13. hikâyeyi sanatla buluşturdu. Sergide yer alan eserler, yalnızca ipek malzeme kullanılarak farklı tekstil teknikleriyle hazırlanarak ipeğin kültürel ve timsâlî değerini görünür kılıyor. Sergi, 13 Mart Cuma gününe kadar Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. "Eskişehir ile birlikte ortak projeler geliştirebiliriz" Sergi kapsamında gerçekleştirilen söyleşide konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Eskişehir ile Bursa’nın yüzyıllardır ipekçilik yolunda kol kola uzun yıllar birlikte yürüdüğünü söyledi. Bursa’nın eskide olduğu gibi hala ipek şehri olarak anıldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, son 15-20 yılda ipek üretiminde ciddi bir düşüş yaşandığını dile getirdi. Çin ipeğinin de Bursa ipeği adıyla satılmasının üzücü olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Hala bu alanda önemli ustalarımız bulunuyor. Onların değerini bilmeliyiz. Elbette üretimin tekrar artmasını istiyoruz. Bunun için de birinci derece dut ağaçlarının sayısı artırılmalı. Ayrıca aile işletmelerini de çoğaltmak gerekiyor. Ancak bu şekilde sürdürülebilir hale getirilir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Eskişehir ile birlikte ortak projeler geliştirebiliriz. Bursa ipeğinin ne kadar değerli olduğunu gelecek nesillere aktarmalıyız. Bu işlerle uğraşacak gençleri yetiştirmeliyiz. Bursa’nın ipek konusundaki hassasiyetini öne çıkartmak istiyoruz" dedi. "Bursa ile işbirliğine hazırız" Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Bursa’yı ipekçiliğin ana vatanı olarak kabul ettiklerini ifade etti. İpekçiliği tekrar canlandırmak için büyük çaba harcayan Başkan Mustafa Bozbey’i de tebrik eden Ünlüce, ipekçilik konusunda Bursa ile işbirliği yapmak için hazır olduklarını ve kolları sıvadıklarını belirtti. Hep beraber ipekçiliği bu topraklarda tekrar canlandıracaklarını söyleyen Ünlüce, "Kasım Uzunöz ile yollarımızın kesişmesiyle birlikte İpek Yolu haritasını oluşturduk. Harita Eskişehir’den de geçiyor. Bursa elbette bu yol üzerindeki en kalıcı noktalardan biri. Beş kişilik bir kadroyla yola çıktık. İpeği kendimiz dokuduk ve ilk Midas İpek Evi’ni kurduk. İpek Köyü projemizi de hayata geçireceğiz. 2017’de başlayan yolculuk, açılan sergiye kadar uzandı" diye konuştu. Kozabirlik Yönetim Kurulu üyesi Ramazan Işık, Kozabirlik’in geçmişi ve çalışmaları hakkında katılanlara bilgi verdi. 2016 yılından bu yana ipek böceklerinin ihtiyacı olan dut ağaçlarının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Işık, bugüne kadar 400 bin dut ağacını üretime kazandırdıklarını dile getirdi. Bursa’da bulunan İpek Müzesi’ne değinen Sanatçı Kasım Uzunöz, Türkiye’de çalışır durumda bulunan 80-90 yıllık makinelerin yer aldığı müzenin önemli bir miras olduğunu söyledi.
Arama kurtarma köpeği Tipo, öğrencilerin gözdesi oldu
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:21 Arama kurtarma köpeği Tipo, öğrencilerin gözdesi oldu Bursa’da ilkokullarda deprem farkındalık eğitimi ve tatbikatı gerçekleştirildi. Arama kurtarma köpeği Tipo çocukların gözdesi oldu. Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Şube Müdürlüğü tarafından, 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında afet farkındalığını artırmaya yönelik eğitim ve tatbikat programları düzenlendi. Tophane ilkokulunda öğrencilerle buluşan risk yönetimi uzmanları çocuklara deprem yapılması gerekenleri anlattı. Eğitim ve tatbikat kapsamında Lütfi Banuşoğlu İlkokulu, Tophane İlkokulu ve Mehmet Akif Ersoy İlkokulu’nda gerçekleştirilen etkinliklerde öğrencilerle bir araya gelindi. Toplamda 2 binden fazla öğrencinin bulunduğu okullarda yapılan programlarda, çocuklara deprem öncesinde alınması gereken önlemler, deprem anında doğru davranış biçimleri ve deprem sonrasında yapılması gerekenler hakkında bilgiler verildi. Eğitimlerin ardından okullarda deprem tatbikatları gerçekleştirildi. Tatbikat alanlarında arama kurtarma köpeği "Tipo" ile Mobil Afet Koordinasyon Merkezi aracı da yer aldı. Uygulamalı tahliye çalışmalarının ardından yapılan değerlendirme konuşmalarıyla doğru davranış modelleri pekiştirildi. Program kapsamında arama kurtarma köpeği Tipo’nun gerçekleştirdiği gösteri öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinliklerin sonunda öğrenciler Mobil Afet Koordinasyon Merkezi aracını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında afet farkındalığını artırmaya yönelik eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin hafta boyunca il genelindeki farklı okul ve kurumlarda devam edeceği bildirildi.
Erzurum’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programı
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:20 Erzurum’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programı Erzurum’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla anlamlı bir program düzenlendi. Erzurum Valiliği himayelerinde, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen program, kadınların toplumdaki yerini ve önemini vurgulayan etkinliklere sahne oldu. Atatürk Üniversitesi yerleşkesinde bulunan Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Salonu’nda gerçekleştirilen programa Erzurum Valisi Aydın Baruş’un eşi Nagihan Baruş, Erzurum Vali Yardımcısı Didem Dinç Özay, Erzurum Baro Başkanı Av. Mesut Öner, kurum amirleri ve çok sayıda davetli katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Program kapsamında ayrıca "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Projesi" çerçevesinde hazırlanan sergi davetlilerin ziyaretine açıldı. Sergide şehit anneleri tarafından hazırlanan çini, tezhip ve ebru eserleri yer aldı. Geleneksel sanatların inceliklerini yansıtan eserler katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, kadınların toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün önemine dikkat çekti. Aykut, kadınların emekleri, sevgileri ve güçlü duruşlarıyla hayatın her alanına anlam kattığını ifade etti. Kadının toplumun temel direği olduğunu belirten Aykut, güçlü kadının güçlü aileyi, güçlü ailenin ise güçlü toplumu inşa ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Kadın, hayata değer katan, ailesinin ve toplumun temel direğidir." sözünü hatırlatan Aykut, kadınların emeği, üretimi ve fedakârlığının ülkenin kalkınmasının en sağlam temellerinden biri olduğunu söyledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın kadınların eğitime, istihdama ve karar alma mekanizmalarına aktif katılımının Türkiye’nin geleceğini şekillendiren önemli unsurlardan biri olduğunu vurguladığını belirten Aykut, kadınların potansiyelini ortaya koyan her adımın ülkenin yarınlarına yapılan güçlü bir yatırım olduğunu dile getirdi. Kadının üretkenlik, merhamet ve dirayetin sembolü olduğunu ifade eden Aykut, kadının kimi zaman bir anne, kimi zaman bir öğretmen, kimi zaman bir bilim insanı, kimi zaman ise bir sanatçı olarak topluma yön verdiğini söyledi. Kadınların azmi ve başarılarıyla toplumun gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirten Aykut, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak kadınların güçlenmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Kadın Konukevi ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) aracılığıyla ihtiyaç duyan kadınların yanında olduklarını ifade eden Aykut, kadınların yalnızca destek alan bireyler değil, aynı zamanda hayatın her alanında söz sahibi olan güçlü bireyler olduğunu vurguladı. Kadınların azmi, çalışkanlığı ve fedakârlığının Türkiye Yüzyılı’nın en büyük gücü olduğunu dile getiren Aykut, konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü hatırlattı: "Şuna inanmak lâzımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir." Konuşmaların ardından kadınların azmi, başarısı ve toplumsal hayattaki katkılarını anlatan kısa video gösterimi gerçekleştirildi. Program kapsamında Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tanıtım Uzmanı ve yazar Canan Şimşek, "Motiflerden Nene Hatun’a Erzurum’da Kadın İzleri" konulu söyleşisiyle katılımcılara Erzurum’un tarihindeki kadınların izlerini anlattı. Etkinlikte ayrıca "Kadın Gibi" isimli kısa film gösterimi gerçekleştirildi. Programın devamında Atatürk Üniversitesi Türk Mûsıkîsi Devlet Konservatuvarı sanatçılarının hazırladığı müzik konseri katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Konserde solist olarak Buse Nur Sönmez ve Salih Bingöl sahne aldı. Programda ayrıca Dr. Derya Sahil Eroğlu da sahne alarak eserlerini davetliler için seslendirdi. Programın sonunda programa katkı sunan konuklara plaket ve çiçek takdim edildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Gödekmerdan’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:16 Gödekmerdan’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı Sağlıkta Hak Sendikası Genel Başkanı İlim Gödekmerdan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Hayatın her alanında sevgiyi, fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınların, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarından olduğunu dile getiren İlim Gödekmerdan, Türk toplumunda kadının çok özel bir konuma sahip olduğu belirtti. Dünyadaki birçok ülkeden önce Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verildiğini belirten Gödekmerdan, Türk kadınının Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği üstün gayret ile dünya milletlerine örnek olduğunu ifade etti. Gödekmerdan, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Toplumsal hayatta önemli roller üstlenen kadınlarımızın hak ettikleri konuma gelmeleri, geleceğe güvenle bakmaları, sevgi ve hoşgörü ile yetiştirdikleri nesillerin mutluluklarının ve başarılarının ilk şartıdır. Kadınlarımız milletimizi geleceğe taşıyan evlatlarımızı yetiştirdikleri gibi, sendika, siyaset, ekonomi, iş hayatı ve pek çok alanda çok önemli görevler üstlenmektedirler. Kadınlarımız iş hayatında, siyasette, sendika ve sosyal hayatta ağırlıklarını ne kadar çok hissettirirse arzu edilen refah düzeyine o kadar kolay ulaşırız. Kendine özgüveni gelmiş, ekonomik özgürlüğe sahip kadınlarımızın sayısı arttıkça gelişmişlik düzeyimiz de o paralelde artacaktır. Son yıllarda kadınların hem iş hayatında, hem sendikal mücadelede, hem siyasette, hem de sosyal hayatta ön plana çıkmaya başladıklarını memnuniyetle görüyoruz ve ülkemizin geleceği açısından umutlarımız artıyor. Bu duygularla ülkemizde kadınların şiddete maruz kalan değil, başarı hikâyelerinin anlatılması temennisi ile yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren; sevginin, şefkatin ve özverinin timsali olan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum."